YAZIKTIR, GÜNAHTIR, AYIPTIR
Buğra Gökce:
23 Mart’ta gerçek dışı gerekçelerle tutuklanmışım. Sonradan hazırlanan sözde bilirkişi raporları ise, yıllardır belediyelerde rutin olarak atılan sevk, teklif ve kesinleştirme imzalarını “ihaleye fesat” olarak yorumlamış. Üstelik söz konusu ihalelerin tamamı kamuya gelir sağlayan ihalelerdir; kamu zararına yol açan ihaleler değildir.
Buna rağmen; rüşvet isnadıyla tutuklanıp tek kuruş usulsüz para hareketi bulunamayan, aleyhine gizli veya açık hiçbir tanık olmayan, görevde olmadığı tarihlerde yapılan ihaleler dahi isnat edilen bir kişi olarak; “Hiç mi imza atmadı, elbet imzalarından bir suç üretiriz” anlayışıyla yaklaşık on beş aydır özgürlüğümden, ailemden ve hayatımdan koparılmış durumdayım.
Yazıktır, günahtır, ayıptır Sayın Hâkim. #İBBDavası
"Cezaevine girince kesilen maaşım ve azalan gelirimiz nedeniyle artan giderler karşısında geçim sıkıntısı yaşadığımızı da şerefle ifade ederim, ŞEREFLE!"
#İBBDavası'nda 51. Gün
🔺️İstanbul Planlama Ajansı Başkanı ve Şehir Plancısı #BuğraGökce:
"Meslek hayatım boyunca attığım her imzanın, yürüttüğüm her bürokratik sürecin arkasında yalnızca kamu yararı gözetilmiştir.
İddianamede yer alan sevk maddelerini, somut dayanaktan yoksun iddiaları ve şahsıma yönelik asılsız suçlamaları bütünüyle reddediyorum.
Hayatım boyunca hukukun ve kamunun çıkarını gözeten bir bürokrat olarak, buradaki zorlama kurgunun bir parçası olmam mümkün değildir.
Hiçbir surette hiçbir örgütle tırnak ucu kadar temasımın olmadığını ve olmayacağını tekrar ifade etmek isterim.
Birlikte görev yaptığımız, suç örgütünde olduğu söylenen insanların %80'ini ben tanımıyorum, hiçbir irtibatım olmamıştır.
🔺️Benimle irtibatı olduğu iddia edilen kişi olmadığı gibi; ortak işimiz olan, telefon trafiğimiz olan, para trafiğimiz olan da hiç kimse yoktur.
🔺️Bambaşka dünya görüşü ve sosyal çevrelerden gelen, birçoğuyla hiçbir ortak yönüm ve menfaatim olmayan, İBB çalışanları ve yüklenicileri olmak dışında ortak yanları bulunmayan bu arkadaşlardan suç örgütü üretmeye çalışmak hukuken mümkün değildir.
🔺️Birbirini hiç bilmeyen benzemezlerin aynı örgüte hizmet ettiğini söylemek hakikaten ahlaken ve insafsızlıktır.
KİTAP KAFE İHALESİ
🔺️"Belediyenin faaliyetlerinin tanıtılması amacı taşıyan bu toplantı, görüşmeler ya da süreçlerin yönetilmesine ilişkin hususlar tamamen görev ve sorumluluğumuzdur; biz görevimizi, ben görevimi yaptım.
🔺️Kendileriyle temaslarımın da ihale tarihleriyle bakacak olursanız zerre bağlantısı olmadığını göreceksiniz.
İhale daireleriyle bir ilişki kurmak gerekir değil mi, o da yok.
Piyasa kendi koşulları içerisinde kitap kafe yapmıyorsa, siz iştirak gibi her yerde kitap kafe yapıyorsunuz.
Bu bir kamusal, siyasi projedir; kamucu bir bakış açısıdır.
🔺️Bunlar ihaleler, bunlar bunları encümene sevk ettim diye hapis yatıyorum ben, ihaleye fesat karıştırdım diye...
🔺️Bu kamusal hizmetleri yapmanın suç olduğunu bu iddianameden öğrendim."
Şayet bu tür tesislerin belediye iştiraklerince işletilmesi ihaleye fesat karıştırma olarak nitelendirilecekse, bu durumda söz konusu tesisleri işletecek bir yapı bulmak dahi güçleşir, hatta fiilen imkansız hale gelebilir.
2019 öncesinde de bu alanlar aynı şekilde işletilmiştir. 2019 öncesinde işletenler suç örgütü faaliyeti yapıyor mu ydu ki şimdi suç örgütü faaliyeti olsun?"
🔺️Hem encümeni hem de ihale kamunun gelir elde etme yöntemidir, belediyenin cebinden 1 kuruş para çıkarmama yöntemidir.
Bunların hepsi benim imza attığım kamunun gelir elde ettiği yerlerdir.
Söz konusu işlemlerden suç ya da suç örgütü çıkarılmaya çalışılması, hakikaten benim aklımın sınırlarını çok zorluyor ve benim kamuya hizmet anlayışımı da açıkça tehdit ediyor."
@SibelSuicmez Sibel hanım bütün vekillerin orada olup adeta slogan olan savunmaları dinleyip millete halka yaymalıdırlar cımhuriyetin kalesi kalemiz silivri!
Göreve geldiğimizde, İstanbul’un neredeyse tüm sahilleri, Anayasamız ve Kıyı Kanunu gereği herkesin olan kıyılarımız ticari işletmeler tarafından işgal edilmişti. Bu mekânları da kararlı ve cesur bir mücadele ile kamuya kazandıran, işgalleri arındıran ekip bu salondadır. Bu mücadelelerin bir bölümünde görev alıp tehdide maruz kalmaktan hep birlikte korkmak yerine kamu yararını savunma, halkın malını halka verme görev ve sorumluluğunu yerine getirme anlayışıyla çalışan ekibin bir parçası olmaktan gurur duydum. Bizlere kamusal mekanları işgal edenler silah çekti, geri çekilmedik. Kıyıları talan edenler yumruk salladı vazgeçmedik. Bu kamu yararını savunan kıymetli arkadaşlarım burada benimle kamuyu dolandırmakla suçlanıyor.
ALEYHİNDE TANIK YOK, MASAK RAPORU YOK, HTS KAYDI YOK, GİZLİ TANIK YOK,
15 AYDIR TUTUKLU
Buğra Gökce:
23 Mart 2025 tarihli ilk tutuklama kararında, tutuklanma gerekçem olarak; “şüphelilere ait MASAK raporu, HTS kayıtları ve gizli tanık ifadeleri incelendiğinde kaçma şüphesi ve delilleri karartma tehlikesi dikkate alındığından tutuklanmasına” ibaresi yer almaktadır. Gördüğünüz üzere bu ilk karardır ve sonrasında aylar boyunca tekrar edilen tutukluluk gerekçeleri de bunlardır.
Sizlere anlattım, sizler de dosyadaki belge ve kayıtlar üzerinden görüyorsunuz: Aleyhime düzenlenmiş bir MASAK raporu yoktur. Usulsüz tek kuruşluk bir para hareketimden dahi söz edilmemektedir. Tek bir mali veya akçeli usulsüzlük ortaya konulamamıştır. Aleyhimde bırakın gizli tanığı, 143 eyleme yansıyabilmiş tek bir açık tanık dahi yoktur. Gizli tanıklar tarafından tarafıma yöneltilmiş somut bir suç isnadı da mevcut değildir. Bir müşteki yoktur. Sanıklar içinde, tutuklu ya da tutuksuz olup etkin pişmanlıktan yararlananlar dahil, eylemlerle ilişkilendirilebilecek herhangi bir suç isnadı ortaya koyan kimse bulunmamaktadır.
Adımın geçtiği birkaç yerde ise savcılık, suç unsuru tespit edememiş olacak ki, bunları eylem olarak dahi isnat edememiştir. Belediye yöneticileri ve birlikte çalıştığım arkadaşlar dışında hiç kimseyle telefon görüşmem, baz kaydım, HTS ilişkim bulunmamaktadır. Bunlar üzerinden bir suç örgüsü kurulamamaktadır. “Örgüt irtibatı” olarak sunulan görüşmelerin tamamının, kurum içi görevimin ve kamusal sorumluluklarımın doğal gereği olduğunu da açıkladım.
Peki tüm bunlar ne anlama geliyor? Çok açık biçimde şunu: 23 Mart’ta tutuklanırken ileri sürülen gerekçeler benim bakımından mevcut değildir. Yani gerçek olmayan gerekçelerle tutuklanmışım. #İBBDavası
iddianamedeki 110, 113 ve 115 nolu eylemlerde ve benim olmadığım dönemdeki 61 nolu eylemde Encümen kararında AKP’li üyelerin de imzası olduğu ve kararların oybirliği ile alındığı göz ardı edilmiştir. İddianame ile, yine imza atanlar arasında hiçbir “fiil” ve” delil” farkı olmaksızın ayrım yapılarak sadece işaretlenmiş isimlerin “suçu sabit” ilan edilmiştir. Bu haliyle C. Başsavcılığı tarafsızlığını da yitirmiş, lehte delilleri toplamama, iddianameye koymama yönündeki yaklaşımına ek olarak bir de suç olduğunu düşündüğü konudaki bazı sorumluları saklamıştır!
İBB Davası'nda bugün savunma yapacak Buğra Gökce'nin 80 yaşındaki annesi Şeyma teyze tekerlekli sandalye ile duruşma salonuna gelerek oğluna destek veriyor.
Buğra Gökce'nin eşi Filiz Kahveci Gökce'nin annesi Sevim ve babası Ahmet de salonda.
#İBBDavası
Tutuklama kararından sonra Silivri Belediye Başkanı Balcıoğlu'ndan ilk açıklama geldi:
"Benim alnım açık. Başım dik. Vicdanım rahat!
Tanıklık yok. Somut delil yok. Sadece “duydum” var.
Yetmedi; 12 yaşımda kaybettiğim rahmetli babama ev aldığımı bile iddia ettiler."
https://t.co/motDG4Xm5n
Hakkımda öne sürülen iddialar 3 temel varsayıma dayanıyor.
(1) Bir suç örgütünün var olduğu
(2) Bu suç örgütün kısmen ihaleleri de manipüle ettiği
(3) Benim de örgütün bir üyesi olarak bu ihale manipülasyonuna katıldığım iddiaları
Ancak iddianamede bu üç varsayımın hiçbirinin somut delillerle desteklenmediği, iddia makamının kurgusunun dayanaksız olduğuaçıkça görülmektedir.
Bu nedenle savunmam 3 temel varsayım ile ilgili tüm gerçekleri ortaya koymak üzerine kurulmuştur.
15 ay sonra savunmama başlıyorum. Savunmamda 3 başlığı değerlendireceğim.
1 - BUĞRA GÖKCE kimdir, nasıl yetiştim, ne görevler yaptım, hakkımdaki suçlamalar özgeçmişim, kişiliğim ve etik değerlerimle uyuşmakta mıdır?
2- Bir yıllık tutukluluk süresinde neler yaşadım, nelerden mahrum kaldım, hayatım, mücadelem ile hakkımdaki isnatlar arasında nasıl bir uyumsuzluk var ve ne talep ediyorum?
3- Son bir yıldır nelerle suçlandım? Savunmalarım nedir?
CANLI BLOG | Mahkemede hakimin yüzüne bile bakmadan kendisini tutukladığını, Silivri Cezaevi'ne girdikten 15 gün sonra hiçbir bilgi verilmeden İzmir'e sevk edildiğini söyleyen Çetin, "12 ihaleden sorumluyum. Bu 12 ihalede 60 komisyon üyesi var. Ama burada 2 kişi var. Geri kalan 58 kişi nerede? Doğru olan zaten burada olmamaları." ifadelerini kullandı. Çetin, savunmasında kendisini "Ben biraz kıl bir daire başkanıyım. Her sene Sayıştay'a hazırl olmak için denetim isterim." diyerek tanıttı.
#İBBDavası'nda 51. Gün
İstanbul Planlama Ajansı Başkanı ve Şehir Plancısı #BuğraGökce beyanda bulunacak.
Buğra Gökce'nin eşi Filiz Gökce eşinin fotoğrafını yakasına taktı.
15 aydır tutuklu olan Buğra Gökce ve Filiz Gökce cezaevinde evlendi. Düğün fotoğrafları kendilerine verilmedi.
CANLI BLOG | "Kendimi saçma sapan haberlerin içinde bulduğumda çok canım sıkıldı" diyen Çetin, gözaltına alındıktan sonra savcının karşısına çıkartıldığını söyledi ve savcının kendisine "64 yaşına gelmişsin, buradan çıkamazsın, gel etkin pişmanlıktan yararlan. Senin Ekrem'in bile diploması yok, senin gibileri dolduruyor oraya, dolgun maaş veriyor, gel sen itirafçı ol" dediğini ifade etti.