Astsubay Selman Karamik vatanı için mücadele ederken, şimdi evladı Ömer yaşam mücadelesi veriyor. 🇹🇷
Serebral palsi ile mücadele eden Ömer, 86 milyonun evladı. Paylaşalım, sesini hep birlikte duyuralım.
Emir hareketli, baba yorgun.
Onlara bir araba lazım. İmkanları kısıtlı. Lüks değil ihtiyaç. Biriniz sosyal sorumluluk adına el atıverin..
#fiat#ford#renault#toyota
Bir babanın çaresizliğini anlayamıyorsanız trilyonlar kazansanız ne fayda! Bir araba size bir şey kaybettirmez. Verin Metin Bey’e bir araba. En düşük modelinize bile razıyız. Kim arabayı verirse buradan onun reklamını bedava yapacağız her gün, söz. Lütfen!
@RenaultTurkey@FiatTurkey@Toyota_Turkiye@fordturkiye
Metin ağabeyimiz, ileri yaşına rağmen, gezmek isteyen otizmli evladının peşinde her gün kilometrelerce yol yürüyor. Artık çok yorgun ve bir yardım istiyor. Yok mu ağabeyimize bir araba hediye yada tahsis edecek vicdanlı bir birey ya da kurum?
Genel Başkanımız Özgür Özel'in sesini daha fazla kişiye ulaştırabilmesi için destek hesabını takip etmenizi rica ediyoruz.
Lütfen bu paylaşımı RT ve takip ederek destek olun. Desteğiniz bizim için çok önemli çok kıymetli.
12 yaşındaki otizmli Emir, toplu taşıma kullanamıyor. Eskiden kullandıkları Ford Courier aracına güçlü bir bağ kurdu. Ailesinin yeniden araç alma imkanı yok. Ford’dan bu çocuğa bir destek istiyoruz.
@fordturkiye@Ford#EmirİçinBirAraç#BeyazAraba
Otizmli Emir için bir umut: Ford’dan bir araç desteği istiyoruz - Kampanyaya imza ver! https://t.co/aXgTguwwD0 @ChangeTR aracılığıyla
Arkadaşlar bu tweetim için herkesten destek bekliyorum. Çünkü hayatını kaybeden bir çocuğumuz söz konusu!
Minik yavrumuz Metehan Kirazlı ne yazık ki servis şoförü tarafından ezilerek hayatını kaybetti!
Videoya dikkatle bakarsanız servis şoförü hiç dikkat etmeden, önüne ve sağına soluna bakmadan direk yola çıkıyor ve Metehan kardeşimiz hayatını kaybediyor!
Ve bu servis şoförü şuan ARAMIZDA geziyor! 5. Levent Mimar Sinan İlkokulu da bu servis firmasıyla sözleşmesini 2 yıl daha DEVAM ettiriyor!
Gül yüzlü yavrumuz Metehan artık aramızda değil ama en azından sorumlular HESAP VERSİN! @adalet_bakanlik
İktidara yakın holdinglerin 200 milyar dolar vergi borcunun silindiği ülkede, bu engelli kardeşimizin 7.500 TL olan engelli maaşı, "çorap satıyorsun" diyerek kesilmiş.
Siz İbrahimin üstüne 5 litre benzin dükmeden önce bir çakmakla barmağınızın ucundan yakmayı denedinizmiki oğlumun üstüne 5 litre benzin dökülerek vahşice katlettilediyorsunuz 11 aydır idanamesi bile hazırlanmadı lütfen ses olun adalet
Sayın Yusuf TEKİN @Yusuf__Tekin@tcmeb
Sayın Yılmaz TUNÇ @yilmaztunc@adalet_bakanlik
Sayın Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ @MahinurOzdemir@tcailesosyal
Sayın Mehmet KASAPOĞLU @kasapoglu
Sayın Vasip ŞAHİN @vasipsahin@AnkaraValiligi
Sayın Murat KÜÇÜKALİ @Murat4Kucukali@MemAnkara
Bugün, çocuğum Ege HÖKELEK’in Sincan Otizm Aktif Yaşam Merkezi’nde üç ayrı MEB Hayat Boyu Öğrenme kursuna usulsüz şekilde kaydedilmesi üzerine Ankara Valiliği tarafından başlatılan inceleme kapsamında görevlendirilen müfettişlerce ifademin alınması sürecinde açıkça hukuk ve etik dışı bir muameleye maruz kaldım.
İfade alma işlemi;
• tarafsızlık, bağımsızlık ve adil inceleme ilkelerini ihlal edecek şekilde,
• baskı, tehdit ve yönlendirme içeren bir üslupla,
• sunmak istediğim delillerin engellenmesi,
• ifade metnimin iradem dışında dikte edilmesi,
• belgeyi görme hakkımın keyfi biçimde kısıtlanması,
• ve şahsıma yönelik küçültücü, hakaret niteliğinde sözler eşliğinde yürütülmüştür.
Bu davranışlar;
– kamu gücünün kötüye kullanılması,
– hak arama özgürlüğünün engellenmesi,
– kişisel verilerin ve resmî işlemlerin usulsüzlüğünü ortaya koyan delillerin sunulmasının engellenmesi,
– görevin gereklerine aykırı hareket,
– ve vatandaşa yönelik saygı ve nezaket yükümlülüğünün ağır ihlali niteliğindedir.
Hukukun üstünlüğü, ancak vatandaşın susturulmadığı, örtbas ve cezasızlığın kronikleşmediği yerde ayakta kalır.
Sayın Yusuf Tekin @Yusuf__Tekin
Milli Eğitim Bakanı
Sayın Mahinur Özdemir Göktaş @MahinurOzdemir
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı
Sayın Yılmaz Tunç @yilmaztunc
Adalet Bakanı
Sayın Vasip Şahin @vasipsahin
Ankara Valisi
Sayın Mehmet Kasapoğlu @kasapoglu
TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı
Sayın Cengiz Mete @cengizmete
Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü
Ankara Valiliğine 29.11.2025 tarihinde CİMER üzerinden yaptığım 2504969414 sayılı başvurumun metnini bilgilerinize sunarım.
Sübuta erdirmemek maksadıyla başlayan ve cezasızlıkla sonuçlandırılan idari inceleme/soruşturmaların otizmli bireylere yönelik hak ihlallerini derinleştirdiğine, fiziksel ve psikolojik şiddetin yaygınlaşmasına zemin hazırladığına dikkatinizi çekmek isterim.
"T.C. ANKARA VALİLİĞİNE
Vasisi bulunduğum, T.C.Kimlik No:.................... olan, otizm tanılı çocuğum Ege HÖKELEK, açık ve kesin nitelikte, gerekçesini belirterek katılmayacağına dair beyanımın varlığına rağmen, bilgim ve rızam dışında; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Sincan Otizm Aktif Yaşam Merkezi bünyesinde yürütülen MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğ��ne ait üç ayrı kursa usulsüz biçimde kaydedilmiştir. Çocuğumun, 13.10.2025 tarihinden itibaren haftanın beş günü ve tam gün süreyle anılan merkezde kurslara devam ediyormuş gibi gösterildiği, 21.10.2025 tarihinde MEB E-Yaygın Sistemi üzerinden tarafımca yapılan inceleme sonucunda tespit edilmiş ve delil niteliği taşıyan ilgili ekran görüntüleri alınarak yetkililere iletilmiştir. İtirazım üzerine sistemde çocuğumun üç kurstan sadece ikisinden kaydı silinmiş, kurslardan birine hala kayıtlı kayıtlı görünmeye devam etmiştir. Söz konusu kurslara kayıt işlemleri sadece MEB E-Yaygın platformuna kişinin e-Devlet şifresi aracılığıyla giriş yapılması ile mümkündür. Bu itibarla, çocuğumun kişisel verilerinin hukuka uygun olmaksızın işlendiği; vesayet makamı olarak tarafıma herhangi bir bildirim yapılmadan ve onayım alınmaksızın, sorumlu kişilerce görevin kötüye kullanılması suretiyle resmî belgede usulsüz işlem tesis edildiği mevcut delillerle sabittir.
Sincan Otizm Aktif Yaşam Merkezi Müdürlüğüne verdiğim 18.07.2023 tarihli dilekçe, yalnızca 2023-2024 döneminde açılacak kurslara çocuğumun katılımına onay verdiğim hususunu kapsamaktadır. 2025 yılında açılan kurslar ise yeni bir eğitim-öğretim dönemi kapsamında, farklı tarih ve içerikte gerçekleştirilen ayrı kurslar olup, bu kurslara katılım için yeni kayıt ve yeni onay gerekliliği açıktır. Dolayısıyla, 18.07.2023 tarihli dilekçemle 13.10.2025 tarihinde başlayan kurslar için onay verdiğim yönünde yapılan bir değerlendirme hukuki temelden yoksun ve geçersizdir.
Söz konusu usulsüzlükleri resmi başvuru ile dile getirmem üzerine adeta misilleme yapılarak çocuğumun ASHB’ye bağlı bu merkezden alabileceği psikolojik destekten yararlanması hala engellenmektedir.
Sorumluluğu olan tüm kamu görevlilerinden şikayetçiyim.
Olayın tüm yönleriyle titizlikle ve eksiksiz olarak araştırılmasını talep ediyorum. Görevlendirilen müfettişin, çocuğumun sistemdeki kayıtları ısrarlı başvurularım üzerine 27.11.2025 tarihinde silinmiş olsa dahi objektiflik ve tarafsızlık ilkesine bağlı kalarak, kronolojik deliller ve sistem logları üzerinden maddi gerçeği ortaya çıkarmayı amaçlaması; bağımsız hareket ederek, vesayet makamını dışarıda bırakıp, çocuğumun kişisel verileri kullanılarak üç ayrı kursa kayıt işleminin nasıl, kim tarafından, hangi tarihte ve hangi yetki ve belgelerle yapıldığını tespit etmesi; ayrıca üçüncü kurstan kaydının neden 27.11.2025 tarihine kadar silinmediğini ve çocuğumun merkez tarafından sunulan psikolojik destek hizmetinden neden yararlandırılmadığını araştırması ve adaleti tesis etmeye hizmet eden teklif sunması gerekmektedir.
Gereğini arz ederim."
Sayın Özer,
Dünya Çocuk Hakları Günü vesilesiyle paylaştığınız mesajda Filistinli çocukların yaşadığı büyük acılara dikkat çekmeniz elbette kıymetlidir. Uzak coğrafyalardaki çocukların maruz kaldığı haksızlıkları görmek, insanlık adına önemli bir sorumluluktur.
Ancak bu vesileyle, dikkatinizi ülkemizdeki çocuklara —özellikle de en kırılgan gruplardan biri olan otizmli çocuklara— yöneltmenin de en az bunun kadar hayati olduğunu hatırlatmak isterim. Zira kendi ülkemizin sınırları içinde, otizmli çocuklar sistematik psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalmakta; ailelerin şikâyetleri ise idari inceleme ve soruşturmalar sonucunda “sübuta ermedi” denilerek çoğu kez görünmez kılınmaktadır. Bunlardan biri de benim çocuğuma yönelik hak ihllalerini incelemek/soruşturmak üzere Bakanlığınız döneminde olurunuz üzerine yürütülen ardından KDK tarafından hukuken şaibeli bulunan bir idari inceleme/soruşturmadır.
Çocuk haklarından bahsederken, dünyanın herhangi bir yerindeki acı ne kadar gerçekse; kendi ülkemizde sessiz bırakılan, dosyalar arasında kaybolan, yeterince duyulmayan bu acılar da o kadar gerçektir. Dünya Çocuk Hakları Günü’nde verilecek en anlamlı mesajın, öncelikle kendi ülkemizdeki bu gerçeğe eğilmekle başlayacağına inanıyorum.
Filistinli çocukların hakları için gösterdiğiniz duyarlılığın benzerinin, Türkiye’deki otizmli çocukların maruz kaldığı hak ihlallerinde de görünür olmasını tüm samimiyetle temenni ederim.
Yurtta 17 engelli ve bakıma muhtaç çocuğun yerlerde sürüklenmesi, topluca ve çıplak banyoda yıkanması, tokatlanması, kafalarına vurulması, itilip kakılması, aç bırakılması ve kilitli tutulması işkence değilmiş!
Niğde’de 12’si işkenceden ceza yemiş 14 kadın bakıcı artık serbest...
Sayın @MahinurOzdemir , benim tek mücadelemin oğluma yapılan haksızlığın olmadığını da biliyorsunuz.
Kızım için verdiğim o lanet hukuki mücadelemi de biliyorsunuz. Bir anne olarak size sesleniyorum, sizin de 2 çocuğunuz var, aynı yaştayız. Bize destek olun, sadece hakkımızı istiyoruz. Tek başıma bu kadar sıkıntı ile baş etmeye çalışıyorum. Kimseden bir şey dilenmiyorum, hakkımız olanı istiyorum çünkü Demirkan #KısmiDeğilTamBağımlı
Bu mücadelede bana destek olmazsanız, kendiniz de özgün tweetler atıp, tag'ı kullanmazsanız, tek başıma bu mücadelede ancak kendime hayrım olur!
Engelli aileleri'ne ; benim mücadelem seni yarın bekleyecek kaderin.
Sen bugün destek olmazsan, ben yoluma bakarım ama yarın senin de başına gelince sen de yalnız kalırsın.
Bu mücadelede birlik olunmazsa,
daha çok hak kaybı yaşanır. O yüzden bugün susma zamanı değil, tag'ı kullanarak destek olma zamanı.
#KısmiDeğilTamBağımlı