@ghaurinanda Mahkeme ne benim ne de sensin,bu cürreti kendinde bulanın milletin inancını kendince yetersiz bulanlardan hiçbir farkı yok gözümde,o yüzden mahkeme evet yaptı demeden kimse suçlu değil.Ayrıca kk hakkında da milletin parasını alıp kanal kurmama iddiası var,sana göre o da suçlu
@ghaurinanda ++Lafla mastürbasyon yapıyorsunuz. Buarada hiçbir başkan eşim dostum değil, olsa da farketmez, varsa suçu olanın yedi göbeğinde çıksın,a partisinden z partisine ama rakip parti adına maşa olup da partiliyim diyenler de en derin çukurda yansınlar...
@Lazm124657@turklendikkk@cuneytozdemir Lazımlık ağızlı, adam diğer maçtan olası bir gol haberine karşılık önlem alıyor ve tabiki evinde taraftarı önünde yedek kadroyla bile olsa seni yenmek istiyor haklı olarak. Ne yapacaktı, bizi boş kaleyle mi karşılayacaktı? Sonra sahaya herkes kazanmak için çıkar, tabiki koşacak
@cuneytozdemir Pochettino bile neye sevindiler bu kadar anlamadım, lider çıkan biziz derken böyle bir saçma sevinci eleştirmiş... Galibiyet alınır sevinilir ama bu mahalledeki en zayıf halkanın, en güçlüyüm ben dedikten sonraki bir ufak başarısını kutlaması olur... Makul bir noktamız kalmadı
@ghaurinanda Sen partiden ayrılan vekil yok demişsin butlan geldiğinden beri, vekilin biri de bu hafta gitti, özgür özel yok,yönetimde, istediği kadar da olay çıkarsın, şimdiki yönetim ihraç edebilir onu istediği an, kimse de gitmez memnunsa, yanlış mı?
@gurseltekin34 Ya siz orada toplansaydınız, millet yolu keser sizi pataklardı, hala hayatın gerçeklerine alışamadınız akp'nin atadığı memurlar olarak...
@HanlSelahattin Yorum yapma yetisini sınavla vermek lazım... Bütün muhalefetin oy verdiği kişiyle herkesin kendisi için girdiği seçimdeki oyları kıyaslamak 80iq nun üstündeki kişilerin yapacağı iş değil...
📢 Hüseyin Aygün:
⭕ Kılıçdaroğlu'nun bugün CHP genel merkez bina önündeki konuşması -tek kelimeyle- ibretlik:
⭕ Öncelikle "tweet"inde, CHP genel merkez yöneticileri için, "topyekün halk ayaklanması yapanlar..." diyor.
⭕ Hiç kimse "halk ayaklanması çağrısı" yapmadı. Ama "CHP'nin butlana teslim olmayacağı, direnileceği" açıklaması yapıldı ki bu, bir hak ve aynı zamanda görevdir ("Halk ayaklanması.." sözü bana kötü bir yerlerden tanıdık geliyor; şimdilik ona girmiyorum).
⭕ CHP genel merkez önündeki konuşma çok vahim:
⭕ İktidara, AKP'ye, tek adam rejimine tek laf etmeyen -bilakis "Neo-Osmanlı coğrafyası" laflarıyla AKP'nin dış politika avukatlığını yaptı- Kemal bey, -kısa bir süre evvel lideri olduğu- CHP'yi hedef bellemiş durumda. İnanılmaz bir akıl tutulması ya da toptan "karşı safa geçme" hali.
⭕ Kemal bey, "CHP'yi arındıracak"mış.
⭕ Oysa bu ülkeyi bu hale getiren CHP değil ki, AKP.
⭕ Kamuyu yağmalayan, "128 milyar dolar"ı çalan, 5'li Çete'yi yaratan, memleket toprağını yabancı maden şirketlerine peşkeş çeken, her gün ortalama 6 (çocuk, yaşlı) işçiyi katleden AKP rejimidir. Arınacaksa -daha doğrusu yargılanacaksa- AKP'liler yargılanmalıdır.
⭕ AKP'den -kendi bakanlığına, hem de 'kovid dönemi'nde- kocasının şirketi üzerinden milyonlarca dolarlık dezenfektan satın alan bakanın yargılanmadığı bir ülkede CHP'liler neden yargılanıyor Kemal bey? Sadece muhalefete "çalışan" bir yargıya, kim/nasıl güvenebilir?
⭕ Kemal bey bu basit soruyu dahi vicdanına sormaktan aciz, Saray'a o derece teslim olmuş bir kişidir.
⭕ Halk TV'nin sahibi için, "yurda gelemeyen TV kanalları sahipleri var" diyor. Fakat Cafer Mahiroğlu'nun niçin, "memleketine gelemediğini" söylemiyor (Cafer hakkında, AİA adlı namlı işadamı/itirafçının iftiraları sonrası tutuklama kararları verildi. O yüzden gelemiyor).
⭕ Kemal bey, AİA'nın itiraflarını "hukuki" bulduğu gibi, soyut itirafçı beyanıyla herhangi bir bireyin tutuklanması kararını da böylece desteklemiş oluyor. Kaldı ki burada tutuklamayla karşılaşan kişi, Türkiye'nin en çok izlenen muhalif televizyon kanalının sahibi. Bir siyasi kararın söz konusu olduğu açık.
⭕ Kemal bey, bu sözleriyle Silivri'de şu an yargılanmakta olan tüm CHP'li belediye başkanlarını ve arkadaşlarını da suçlu ilan etmiş oluyor.
⭕ Tarih böyle bir şey yazmadı: CHP genel başkanlığı yapmış bir siyaset��i, iktidar partisinin emrine girmiş, 3 yıldan bu yana kendi partisine adeta savaş açmış halde. Ülke ne halde, gençler ülkeden neden kaçıyor, işsizler, emekliler ne halde; hiçbiri Kemal beyin umurunda değil; O varsa yoksa CHP 12. kattaki -kaybettiği- koltuğunu -Saray darbesiyle- geri alma peşinde. Ne utanç verici bir "dava".
⭕ Kemal bey, hiç mi utanmıyorsun? (Bak, oğlun bile yaptıklarını onaylamıyor).
⭕ Kendini, partini, ülkeni düşünmüyorsun anladık, bari evlatlarını düşün!
⭕ "Ayıptır, günahtır, yazıktır."
EĞER;
TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar...
BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar...
FİZİK okursan karşına BİG BANG çıkar...
KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar...
TARİH okursan karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar...
JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar...
ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar...
PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar. Din kitapları yazmaz bunu...
EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar...
Ama hiçbir şey okumazsan
sana ne söylenirse ona inanırsın.
Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın,
başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın,
seni herkes kandırır.
Ama sen bunların hiçbirisini fark etmezsin bile...
12 adaları 1912’de verdik.....
Nerde mi?
Lozan şehrinin Ouchy semtinde.
Şu Lozanda adaları verdik diyip oku emrinden uzak güruhun meydanlarda Lozanda verdik deyip algı yaratması bundan!!
Araştırmayan halk da: “ulan savaşı kazandık- adaları verdik”e inandırıldı...
Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor.
Sene 1912, “Uşi Anlaşması”dır bu gördüğünüz anlaşma. İtalya'ya bırakıyor fakat geçici olarak.
Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek.
Fakat şartlara uyum sağlanmıyor.
Bu yüzden 3 yıl sonra, yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor.
Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. Hiç sultan yok.
Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz.
Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915’de Londra'da İtalya'ya verilmiştir.
Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir.
Bu adam kim mi?
Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur. Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır.
12 Adaları İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardır.
Şimdi asıl olaya gelelim...
Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer. Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir.
İşte arkadaşlar sahte kiralık tarihçiler, yani Kadir Mısıroğlu, Armağan ve çetesi, bu durumdan faydalanıyor ve
12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar.
Halbuki o Lozan başka, bu Lozan başka. Ne yazık ki bunu bütün millete yutturdular ve böylece milletimizi Lozan barışına düşman ettiler.
Bizim bildi��imiz Lozan Anlaşması'nda ise bilakis Ege'de birçok ada Türkiye'ye geçmiştir.
Türkiye'ye Lozan Anlaşması ile geçen bu adalar ise, son 10 yılda Yunanistan'a bırakılmıştır.
Bugün Yunan papazların mangal yaptığı Ege adaları, uluslararası anlaşmaya göre halen daha Türklerindir...
Umulur ki bol bol paylaşılır, gruplara atılır, milletimiz bilgilendirilir...
Prof.Dr. Yusuf HALAÇOĞLU
@HomerosHayyam41@BekirTiryakii Ula sığır, bu yıkılan şeyin ne olduğundan haberin var mı? Çok sevdiysen bu eseri! 1877-1878te savaşıp bizi yenen Rusya'ya gidebilirsin... Adamlar yeşilköyde, geldik-yendik-yine geliriz diye dikti o anıtı, bu sığır gelmiş bunu paylaşıyor...
@varank Siz devlet adamı mısınız yoksa partizan mı? İki seçim arasında oy kullanan sayısını, aday çıkaran partileri ve bunun gibi verileri paylaşıp konuşmak devlet adamlığına yakışmakla beraber sizin yazınız neye yakışıyor?