"Vesilenin Meyvesi" başlıklı öyküm ile bir bölümüne mütevazi katkı sunmaya çalıştığım "BAĞIMLILIKLA MÜCADELE HATIRALARI" kitabı DİB Y. tarafından basılmıştır. Öykümün kabulünü layık gören @Diyanetvakfiyay'na, @DiyanetYay'na, üzerimde emeği olan hocalarıma ve aileme teşekkürler.
Herhangi bir kurumu temsilen yapılan görüşmelerde temsilci kendisine sorulan sorulara cevap vermekle yetinmeli, takdir buyrulursa öneri ve eleştirisini beyan etmeli fakat özel hayatını ilgilendiren teferruatları öne sürerek konuyu gereksiz noktalara bağlamamalıdır.
📌 Sakarya İl Müftüsü Mehmet AŞIK, İl Gençlik Koordinatörü Mehmet ÇATALLAR ile birlikte, İl Gençlik Koordinatör Yardımcılığı görevine getirilen Mücahit Emre ÖZCAN ve Kadir BAŞKOŞAN’ı makamında kabul etti.
📍Sakarya İl Müftülüğü
@DIBSafiArpagus@aidemir#GençSakarya
Alkış almama gerek yok. Başımı yastığa koyduğumda bugün de bu iş için mücadele ettim diyebiliyorsam konu kapanmıştır. Allah Zü’l-celâl’dir; düşmesi gereken kalplere düşürür, görmesi gereken gözlere gösterir, işitmesi gereken kulaklara duyurur. Sırf görünür olma çabaları beyhude…
Kendi başlarına birçok işi halletmeleri gereken bazı çocuklar aşırı el üstünde tutulup kendilerine sorumluluk verilmediği için 18’li yaşlarına geldiklerinde de sorumluluk nedir bilemeyecekler. Annesi neredeyse lokmasını ağzına sokacak…
Bu kötülük çocuklara yapılmamalıdır.
Devletimizin layık görüp de verdiği vazife vatanımıza hizmet ederek milletimize güven vermek, düşmana ise kim olduğumuzu unutturmamak içindir. Bu emanete Devlet-i Aliyyemizin itibarına yaraşır bir şekilde sahip çıkmak boynumuzun borcudur.
Gazze’ye karşı duyarsızlık suçlaması üzerinden yapılan genellemelerin arasına sıkıştırılan parmak sallamaların, bedduaların kimlere karşı olduğu düşündürücü… Toplumdaki bazı kesimlerin derdi Filistin mi yoksa onun üzerinden birilerine karşı kin ve nefret mi kusuluyor? 🇹🇷
Özellikle de üniversite öğrencisi kardeşlerin radikal söylemlerden oldukça fazla etkilendiklerini bundan dolayı da zamanla mutedil olana burun kıvırdıklarını düşünüyorum. Kanı deli akan kardeşlerim! O ruhunuzu okşayan bazı söylemlerin arka planı karanlık noktaların habercisi…
Sevmeyen, çoluğunu çocuğunu külfet olarak görüp bakmak istemeyen, eşine gün yüzü göstermeyen, nerde akşam orda sabah kafasıyla bir yaşamdan vazgeçmek istemeyen kimseler evlenmemelidir. Kişi kendini bilir… Evlilik öyle herkese farz değil!
Tabelası var diye her derneğe veya benzeri yerlere girip de sohbet dinlemeyin! Bu durum aynı şuna benzemektedir: Sokakta yürürken yanından geçen herhangi biri gel sana İslam’dan bahsedeyim, oturur muhabbet ederiz vb. şeklinde bir teklifte bulunsa kabul edip gider misin?
Bir insanın herkes tarafından seviliyor olmasının hayra alamet olduğunu düşünmüyorum. Bu kimseler ya kalplerini de gözlerini de hainlik bürümüş takiyye kamufleli vatan düşmanları tarafından da seviliyorsa… Binaenaleyh ortaya çıkan manzara, akla gelen sorular değişiyor, değil mi?
Müslümanlar birbirine düşürüldü, şerre dair daha nice farklı çalışmalarda da epey yol alındı dolayısıyla geriye bir süreliğine rutin işlere devam etmek kalmış… Yüce Allah memleketimizi hoca görünümlü sahtekarların fitnesinden muhafaza eylesin.
Bir göreve talip olmuşsak veya istemediğimiz halde bu görev yine de bize tevdi edilmişse artık o iş bizim sorumluluğumuzdadır ki bundan dolayı gerekenleri eksiksiz yapmalı ve vaktinde yerine getirmeliyiz. Başkalarının bizim işimizi sürekli takip etmesine sebebiyet vermek ayıptır.
Sosyal medyanın gücünün farkındayız ama buralarda ortaya çıkan akımlara uygun paylaşımlar yapılması gerektiğine bizi kim inandırdı? Vakur bir duruşumuz olmalı kardeşim! Arka planı belli olan saçmalıkları kendimize göre çevirip buralara atmakla tebliğ yapmış mı oluyoruz?
Gençliğe hizmet için yapılan programların bulunulan o yerde dişe dokunup dokunmadığı sahada anket tarzıyla veya buna benzer başka bir metotla araştırılmalıdır. Şu kadar program yaptık, şu kadar kişi katıldı vb. bilgilerin sadece rapor edilmesiyle asla yetinilmemelidir.