Bir sabah nöbetten çıkıp eve döndüğümde arabayı sürekli park ettiğim yerde ölü bir kedi vardı. Acaba önceki sabah manevra yaparken ben mi ezdim diye aylardır düşünüyorum.
Uzun zamandır birinde kalbimi görüyorum. Kırgın, yorgun, öfkeli, umutsuz,... ama olabildiğince mağrur. Ulaşabilsem ömrüm boyunca hissettiğim yarım kalmışlık tamamen yok olacakmış gibi.
Yıllardır bir yere geç kalmış hissiyle uyanıyordum. Sabah dersim miydi, iş servisim mi? Bilmediğim ve bunlardan çok daha fazlası olduğuna inandığım cevaba sanki çok yakınım.
İnsan sevdiği biriyle iletişimi kusursuz kuramaz. Bazen yanlış konuşur, bazen ne diyeceğini bilemez, bazen saçmalar. Ama yine de geri gelir, anlatmaya çalışır, bir yol bulmaya uğraşır.
Çünkü insan değer verdiği birini kolay kolay kaybetmek istemez. Seni anlamaya, kendini anlatmaya ve aradaki bağı korumaya devam eder.
Gerçek bağlar kusursuz cümlelerle değil, tekrar tekrar kurulan çabayla ayakta kalır.