Ne yaparsanız yapın, alt ırklar nefretle doludur. Beyinlerinin genel olarak büyük bir kısmı ilkel güdümle çalışır. Bizim de mesela bizle yaşamaya uygun olmayan bizden nefret eden bir alt ırkımız var ama yüce devletimiz yenilerini ekliyor sürekli...
Bir yere göç ediyorsan o toplumun bir parçası, onlardan biri olmalısın. Kaçtığı aşağı kültürü utanmadan oraya dayatmaya kalkan, bununla ilgili çeşitli haklar isteyen alt insanlar ait oldukları yerlere amasız fakatsız geri postalanmalıdır. Toplumları enfekte etmenin manası yok!
Dünya genelinde böyle bir tipoloji var; sosyo-ekonomik ve kültürel refah arayışıyla yerlisi olmadıkları coğrafyalara yönelip, akabinde entegre olmak yerine sosyo-kültürel normlarını misafir edildikleri ev sahibi topluluğa dayatma eğilimindeler. Bu dayatma başarılı olursa da, kaçtıkları yapısal ve kültürel krizleri geldikleri yere de getirip orayı da yaşanmaz hâle getiriyorlar. Dünyanın neresinde olursa olsun, bu zihniyetteki kişiler ilk uçakla geldikleri yere gönderilmediği müddetçe yaşanabilir hiçbir yer kalmayacak.
Bir ara Cem Yılmaz’ın Haluk Levent’e “sen de dernek ayağına yolunu buldun” dediği konuşulmuştu, doğru mu gerçek mi bilmiyorum ama bayağı bi ses getirmişti, Ahbapçı fanatikler çıldırmıştı.
Elektrik faturasını ödeyemediği için Show Tv’de yardım dilenen biriyken birden “İzmir Marşı” ile ayağa kalkmış, yardım organizasyonlarıyla popüler olup hayatını düzene sokmuştu.
Yaklaşık 8-10 yıl önce de, henüz yeni yeni yardım işlerine girerken bir PKK sempatizanının evine yaptığı ziyaretle Türkçülerin tepkisini çekmişti.
O gün yaptığı şark kurnazlığını, bu konuda tartışırken yoğun tepki gelince köşeye sıkışıp birden saçma sapan tweetler atıp yarım saat sonra Ahbap hesabından “Haluk Levent’in hesabı hacklenmiştir” açıklaması yayınlatmıştı.
Hesabı “Türkçüler hackledi” gibi bir tezgah kurup o günün şartlarında 15 dakikada her hesabın hacklenebileceğine inanan güruhu çok güzel kandırmıştı.
Suç duyurusunda bulunacağını, iktidarın adamı olduğumuzu söylemiş, sonra DM’den “ben Türklük için hizmet ettim, Üsküp Türkleriyle dayanışma içindeyim” diye yağ çekmişti.
Ziyaret ettiği PKK’lıyı “adam alt tarafı HDP’li, ne var bunda” diye savunmuş, sonra bir yerde oturalım, konuşalım, orta yolu bulalım diye de yanına çekmeye çalışmıştı.
Bugün gelinen noktaya hiç şaşırmadım. Aksine bu herifin gerçek yüzünün bu kadar geç ortaya çıkmasına kızgınım.
Bu kadar geç ortaya çıkmasının tek nedenin de “iş tuttuğu” gücü elinde bulunduranlar olduğunu düşünüyorum. Onlar ortaya çıkar mı? Sanmam.
Ama en azından toplum bu herifi tanımış oldu geç de olsa.
Atatürk kuranı “alın dininiz bu” diye Türkçeye çevirtti. Dininizden utanmıyorsanız o zaman Atatürk size güzel bir hizmet sunmuş olur, yok utanıyorsanız o zaman çıkın o dinden amk.
@vinsanity1907@bdincaslan1 Ya siktir git ne söylememiş! Daha ne söyleyecek? Sokağa sıçılmış piçlerinize çözüm kaçak elektrikli sandalye! Telef olurken de tatmin olun diye kaçak olsun.
Bu açıklama, yanılmış olmaktan daha kötü. Ben mesela Ahbap’a hiç bağış yapmadım ancak bir kere Ahbap’ı sudan gerekçelerle hedef gösterdiklerinde, o gerekçesiz saldırıya karşı destekledim. Zira önemli olan ilkelerdi. Şimdi de Ahbap’ı göklere çıkaranlara kızıyorum çünkü 30 yaş üstü herkes Haluk Levent’in sicilini bilir - aynı şekilde ilkeler gereği.
Devletten bağımsız sivil toplum devletin sigortasıdır. Uzun süredir kirli bir çarkın içinde olan bir derneğin yıllar sonra operasyona uğraması da devlet zayıflığıdır. Bu operasyonun sonucu da sivil topluma inancın bitmesi olmamalıdır.
Bana çok ters yerden örnek vereyim. Ben deprem zamanında, sahada resmi kurumları ilk günler göremedim. Ama İHH’yı görmüştük. İdeolojilerine düşmanım ama sırf sivil toplum açısından bakarsak etkili bir iş yaptılar. Devletten önce yerinde reaksiyon veren on, yüz dernek/vakıf olsa kötü mü olurdu mesela?
Üstelik devlet kurumları şeffaflıklarını yitirdiler. Bizi bırak, Sayıştay’ın raporları bile kulak arkası ediliyor. Devleti şeffaflığa zorlayacak olan da sivil toplumdur.
Başka yerden bak: Partin, üstelik muhalif partin saçma işler yapıyor, seni öfkelendiriyor değil mi? Ona karşı da sigortan sivil toplumdur. Sivil toplum “resmi kurumlar”ın bozulmasını engeller.
Hata yaptım diyen insana kızılmaz ama üzerime gelmesinler diye devletim goygoyu yapanlara kızmak lazım.
Suça sürüklenen çocuklara "cezaların tamamını yatsınlar" diyen Adalet Bakanı Akın Gürlek, Meclis komisyonunun çalışmalarını yok sayıyor!
Norveç'i örnek gösterip Norveç'teki sosyal devlet gerçeğini gizliyor.
Çocuğu cezalandırmak devletin aczini örtmektir.
Yoksulluğu, eğitimsizliği, sokakları düzeltmeden çocukları kurtaramazsınız.
📍TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu
Ata Emre Akman, maddi durumu iyi olmadığı için hem okuyor hem kuryelik yapıyordu. Onu öldüren Erdoğan Özdemir 17 yaşındaydı. Özdemir'in babası kendine metres tutacak kadar varlıklıydı.
Resmiyette çocuk statüsünde olan Erdoğan Özdemir'in nesini koruyacaktık? Ne suç örgütü vardı ne aşırı sefaletten ötürü suç işleme zorunda kalmak gibi bir hal. Yalnızca canilerin istikrarlı bir şekilde cezasız kaldığını gördüğü için motive olmuş bir başka caniydi.
Sosyoekonomik iddiaların hiçbiri tutmuyor burada. CHP Türklerin başına bela olan sokak sürülerini desteklemekten vazgeçsin. İktidarın suçu cezasız bırakma politikalarını eleştirsin. Zira aradan geçen 5 ayda görmüş olmalılar ki oy alırız umuduyla sürekli yalakalık yaptıkları potansiyel suçlu güruhu onlara ne oy veriyor ne destek.
She posted constantly about how her 3rd world Muslim boyfriend wasn't at all like the stereotypes. Turns out he was a scammer who drained her for all she was worth, then brutally murdered her after an argument. He then fled back to the nation he said he needed asylum from
@taranamarana@UgurTurgutIlgar Zırvaya bak amk! Arabın putu ile Türklüğü bir araya getirmeye çalışanın derdi Türklük değil, Arap köleliğidir. Atsız da bizim Tanrımız değil. Türkçülüğün mutlak kaynağı da Atsız değil.
Atsız, yaşadığı dönemde tüm dünyevi varlığından vazgeçerek Türkçülük sancağını omuzlarında taşımış, bunun uğruna çileyi göğüslemiş büyük bir fikir adamıdır.
Ancak Atsız, Türkçülerin Allah'ı değildir. Dolayısıyla sözleri de hadis hükmünde kabul edilemez.
Atsız'ın Osmanlı hayranlığı ise, "manevi babam" dediği Rıza Nur'dan etkilenmesinin bir sonucudur.
Türkçülük; bir isme, bir şahsa ya da bir söze kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul eden bir hareket değildir. Türkçülük, Türk milletinin karakteridir.
@koftianarchist tiranlık sinyalliyorsunuz.
yarın birgün güç bizimkilerin eline geçsin, bu kez biz sizi sikicez demeye getiriyorsun. yeni ve adil bir şey vaad etmiyorsunuz yani.