Kötü niyetliler tarafından istismar edildiğinizi anlayın. Sonra kurunun yanında yaş da yandı diyemezsiniz. Yazıda ne yandaş islamcılara ne de teröristlere yer verdim. Atatürk düşmanlarına laf anlatıp kitlesel bir uyanış beklemek artık saflık olur. Sadece bizden olana biz bize.
Dost acı söyler, aynen dedikleri doğru vatandaşın istedikleri bu. Keşke yeni parti kurunca şu eski tip her şeyi meşrulaştıran bakış açısından uzaklaşsalar gerçekten Atatürkçü bir çizgide olsalardı da bir kere yandaş olabilmenin tadını alabilseydik.
CHP'nin iddia edildiği gibi güçlü bir siyasi kültürü, beyin takımı ve kurmay aklı olsaydı 13 sene boyunca "bugünlerde ajanlığı tescillenmiş" bir siyasi aktör bu yapıya liderlik etmezdi, edemezdi.
CHP erken Cumhuriyet dönemi aydınlanma mücadelesinin ekmeğini yiyen, Atatürk'ün gölgesinde serinleyen, 10 milyon kemik seçmenin sırtında kariyerist projeler yükselten konformist siyasetçilerin oyun sahası oldu yıllar boyunca.
CHP, çemberin dışına değil içine büyümeyi önceliklendiren,risk almayan, 3 sene evvel kaybedecek adayın PR'ına en güçlü desteği verip bugünlerde "o karanlık dönemin" günahını çıkaran, politikacılığı edit video hazırlamak sanıp zaten her halükarda CHP'ye oy verecek seçmenin etkileşimini almayı yeterli gören siyaset tüccarlarının uğrak noktasıydı bugüne kadar.
Tam da bu sebeple CHP, mutlak butlana gerek kalmadan bu saptamayı yapıp hakiki bir dönüşümü sağlamak zorundaydı. Elbette siyasetin finansmanıyla yükselen vasat siyasetçiler bu hakiki değişimi öteledi.
Önce İmamoğlu'nun sonra Özel'in gayretiyle yükselen CHP oyları her şeyin doğru yapıldığı yanılgısına neden olmamalıydı fakat oldu.
"Bir her şeyi doğru yaptığımız için bunları yaşıyoruz." analizi en büyük hata. Hayır onca tercih hatasına, bugünün dilini/siyasetini yakalayamamış olmamıza rağmen CHP birinci parti kaldı. Çünkü değişim arzusu çok büyük. Anti Erdoğanizm CHP limanına sığınmışken cesur kararlar alınmadı. EVET ALINMADI.
Bugün gelinen noktada ise artık bu elemeyi yapıp yeni bir politik hattı topluma anlatma iddiasında bulunacak, bütçesi olmasa da kendisi için "EV EV" dolaşacak yüz binlerce vatandaşı ortak bir idealde birleştirecek, "sevilseler dahi" yüzü eskiyen siyasetçilerin kenara çekildiği taze bir siyasi hareket zorunluluk halini aldı. Bundan kaçış yok.
Yurttaşın çağrısı çok net:
Yepyeni bir yapı ve bu harekete önderlik edecek; bütçeyi, baba ocağını ve ilk paragrafta bahsettiğim bilimum romantik sloganı/kavramı geride bırakabilecek o her şeyi göze almış lider.
Neler değişecek bu partide?
1- Örneğin belediye başkanlarının telefonuyla PM'ye, MYK'ye, Gençlik ve Kadın Kolları'na gökten paraşüt siyasetçi inmeyecek.
2- Bu yeni yapıda kitlesi olan, takip edilen, sözüne itibar edilen, aykırı ama güçlü fikirlere alan açılacak.
3- Bu yapıda Erzurum'a Isparta Milletvekili yollanıp hiç tanınmadığı bir coğrafyada bu siyasetçiye ezbere saha çalışması yaptırılmayacak.
4- Bu partide kendi başına tweet atamayan, Türkçe bilmeyen, mesleksiz genç isimlere yer verilmeyecek.
5- Bu yapının potansiyel 1 milyon üyesi ev ev, dükkan dükkan dolaşıp yeni hareketi anlatacak.
6- Bu yapıda temayül yoklamasında birinci sırada çıkan ismin yerine Ankara'dan gelen bir telefonla hayatında o şehirde bulunmamış bir kişi delege yazılmayacak.
7- Bu partinin ideolojisi ve gençlere sunacak bir yol haritası olacak.
8- Bu partide "Bunu yapamazlar." değil; "Yapacaklar. Yaptıklarında cevabımız bu olacak." fikri ve bu fikrin altını dolduran plan program, ayakları yere basan kadrolar olacak.
Genel Başkanım Özgür Özel'e ve Cumhurbaşkanı adayım Ekrem İmamoğlu'na tüm bu maddeler ışığında çağrımdır:
Başkanlarım bu kararı GECİKMEDEN alın. 4-5 Kasım Değişim Kurultayı'nda yükselen "Delege sokağın sesini dinle." naralarını ve tribünde asılı olan "Sokağın sesine kulak ver." pankartını anımsayın. Sokaktaki vatandaşın sizi haklı bulmak için partiden atılmanızı beklediği tezini çöpe atın. Herkesin düşüncesi net. 2026 TR'sinde Kılıçdaroğlu'nu desteklemeyi tercih eden 3-5 kişinin fikrini değiştiremezsiniz, değişmez.
Muhatabı RTE'den KK'ya yönelten, CHP'yi muhalif seçmenin duyduğu öfkenin paratoneri haline getiren, SÜREÇ ODAKLI YIPRATMA GİRİŞİMİNİN aktörü olmayın.
Sokak sizi çağırıyor. Sokak gideceği yönü de düşmanı da dostu da en az sizin kadar iyi biliyor. Fakat sokak "Bunlar daha kendi arasında anlaşamıyor." tezine katkı sunacak kısır tartışmaları reddediyor.
Korkmayın, çekinmeyin. Bu dönemin Atatürk'ü olma sorumluluğu sizin; Çiğiltepesi, Nene Harun'u olma sorumluluğu bizim omuzlarımızda.
KİMSENİN HUKUKİ GÜVENCESİ KALMADI!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafınca 8 ilde yürütülen operasyon kapsamında, Türkiye’nin önde gelen 13 beyaz et üreticisine "denetim kayyımı" atanması mülkiyet hakkının açıkça ihlalidir.
Tüketiciyi koruma motivasyonuyla atıldığı belirtilen bu adım, yapısal olarak ciddi riskleri beraberinde getirmektedir.
Enflasyonla mücadele, fiyat sınırlamaları ve polisiye tedbirlerle yürütülemez. Haksız ve agresif müdahaleler, üreticinin önünü görememesine ve üretimi azaltmasına neden olur. Azalan arz ise uzun vadede fiyatları daha da yukarı çeker.
Hükümet benzer bir fiyat baskılama ve müdahale politikasını büyükbaş hayvancılık sektöründe de uygulamış, sonuç yerli üretimin zarar görmesi ve kırmızı et fiyatlarının kontrolsüz yükselişi olmuştu. Aynı hatanın beyaz et sektöründe tekrarlanması sektörü krize sürükleyebilir.
Sektördeki olası bir tekelleşme veya fiyat anlaşmasının (kartel) denetimi savcılık eliyle değil, bu alanda uzmanlaşmış Rekabet Kurumu tarafından yürütülmelidir. Ekonomik iddiaların doğrudan organize suç kapsamına alınması piyasa işleyişini bozar.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 133. maddesinde şirketlere kayyım atanmasını gerektiren katalog suçlar net bir şekilde sınırlanmıştır. "Fiyatları etkileme" (TCK 237) bu katalogda yer almazken şirketlerin finansal ve ticari kararlarını kayyım onayına bağlamak mülkiyet hakkına yönelik orantısız bir müdahaledir.
Yerli sanayinin amiral gemisi konumundaki şirketlerin mülkiyet haklarının bu denli zedelenmesi, Türkiye’de yatırım yapması beklenen dış yatırımcıların nezdinde öngörülebilirlik algısına büyük zarar vermektedir.
Ekonomik krizlerin çözümü yapısal reformlardan, adil rekabet ortamının korunmasından ve hukuki öngörülebilirlikten geçer. Mülkiyet hakkını askıya alan geçici tedbirler sorunların çözülmesini sağlamaz aksine yeni sorunlara sebep olur.
Turks are now much more eligible for being considered White due to their proven ability to co-opt initially insulting memes as their own identity.
Non-Whites can’t do that. More investigation is needed.
ARŞİV | Birileri 30 40 sene önce piçlik yaptı bu yüzden 25 yıl türke müslüman olsa da olmasa da zulmedeceğiz. Ceplerimizi dolduracağız sonra da bakalım artık seneye kaçabilirsek kaçacağız nasılsa ülkede idamı da kaldırdık. demiş.
@emrecelebi_1980@tvOnlar Ozaman hain olurdun kardeşim bu kadar içerden öyle bir şey söylerse ihraç edilirdi. Iceride muhalif kitlenin başında önceden ince vardı ondan sonra da kimse kalmadı seçimden sonra sadece imamoğlu gil vardı ama seçimden önce onlar da taraftı
@avaligul Yine de siyasi parti sonuçta onların çıkarları doğrultusunda onu yaptılar. Tepkiyi millet hiçbir kılıçdaroğlucuya oy vermeyerek cezalandırmalı. Tabi mecliste çeşitlilik olsun birçok partiden temsiliyet olsun ama Tip yerine hürriyete verebilirler, zaten çoğunluğu genç kitle.
@etkilihaberyeni iktidara nefretini de dile getirseymiş keşke sonuçta hukuksuzluğa sinirlenmek lazım beklediğimiz şey alıştığımız şey olsa bile o nefreti diri tutmak lazım