@akrepnaci@ajansmuhbir1923 E tamam İYİ Parti üyelerinin suçuymuş işte. Biz de onu dedik. Parti parti geziyor kadın. Cemal Enginyurt önceden de muhalifti hala muhalif, CHP yi bırakıp da AKP ye geçmiyor ya.
@profcelalsengr ne kadar da haklıymış bugün tescillendi. KK ne kadar yalancıymış, cahilmiş, diktatörmüş. Yıllarca bizi bu hain butlan sinsi KKya mecbur bırakanlar utansın. https://t.co/4wfguEAYP7
Bir yandan “yargı bağımsız değildir” diyor, diğer yandan aynı yargının CHP’li belediye başkanları, parti yöneticileri ve seçilmiş temsilcileri hakkında yürüttüğü soruşturmaları peşinen doğru kabul ediyor.
Bir yandan “bu iddianamelerin tamamını okumadım” diyor, diğer yandan okumadığını söylediği dosyalardan kesin hükümler çıkarıyor.
Bir yandan “ben hukukçu değilim” diyor, diğer yandan yargı süreci devam eden dosyalarda mahkeme kararı varmış gibi konuşuyor.
Bir yandan “karşı dava açılsın” diyor, diğer yandan iftirayı, etkin pişmanlık baskısını, çıplak aramayı, ailelerle tehdidi ve siyasi operasyon düzenini görmezden geliyor.
Büyük bir çelişki olmasını geçtim, masumiyet karinesini de açıkça yok sayıyor.
Masumiyet karinesi, soyut bir hukuk ilkesi değildir. Hukuk devletinin, adil yargılanma hakkının ve tüm yurttaşların hukuk güvenliğinin temelidir. Bir kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı yoksa, hele ki o kişi siyasallaşmış bir yargı düzeninin hedefindeyse, “rüşvetçi”, “kirli”, “arınması gereken unsur” gibi ifadeler kullanmak hukukla da vicdanla da bağdaşmaz.
Bugün Sözcü TV yayınında CHP’li belediye başkanları ve parti yöneticileri hakkında iktidar yargısının iddiaları esas alınarak konuşulmuştur. Oysa aynı yargının Can Atalay, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala kararlarında siyasi saikle hareket edildiği kabul edilmektedir. Aynı yargı, diploma iptalinde siyasaldır; aynı yargı, Gezi’de siyasaldır; ama sıra CHP’li belediye başkanlarına gelince birden “itirafçı beyanı”, “banka hareketi”, “dava açılmadıysa kabuldür” denilerek dosyalar meşrulaştırılmaktadır.
En vahim cümlelerinden biri, “Bunlar siyasi dava değil” sözüdür. Türkiye’de yargı bağımsız değilse, iktidar yargı eliyle muhalefeti dizayn etmeye çalışıyorsa, yalnızca CHP’li belediyelere operasyon yapılıyorsa, belediye başkanları tutuklu yargılanıyorsa, insanlar etkin pişmanlığa zorlanıyorsa, aileleriyle tehdit ediliyorsa, bu davalara “siyasi değil” demek iktidarın kurduğu hukuksuz zemini kabullenmektir.
“Dava açmıyorsa kabuldür” sözü de hukuken kabul edilemez. Ceza hukukunda ispat yükü suçlanan kişide değildir. Hiç kimse masumiyetini kanıtlamak zorunda bırakılamaz. Suç isnadında bulunan iddiasını kanıtlamak zorundadır. Hele ki itirafçı beyanlarının, baskı altında alınan ifadelerin, duyuma dayalı anlatımların ve siyasi operasyon dosyalarının tartışıldığı bir zeminde, “dava açmadıysa kabul etmiştir” demek hukuk devleti mantığını tersine çevirmektir.
Bu anlayışa göre, iktidar bir kişiye iftira atacak, yargı dosyası açacak, medya eliyle itibarsızlaştıracak, sonra da o kişiye “kendini akla” denilecek. Bu, masumiyet karinesi değil, siyasi linç düzenidir.
Kurultay sürecine ilişkin açıklamalar da aynı çelişkiyi taşımaktadır. “Ben bu davanın tarafı değilim” denilirken mahkeme kararının siyasi sonucu kabullenilmektedir. “Davayı ben açmadım” deniliyor, ama davanın yarattığı sonuç meşru görülüyor.
Hem bilmiyorum diyeceksiniz, hem dosyanın tarafı değilim diyeceksiniz, hem de CHP’nin seçilmiş yönetimini şaibe, kirlilik ve arınma kavramlarıyla hedef alacaksınız. Bunun adı tutarlılık değildir.
“Ben dokunulmazlığımın kaldırılmasını isterdim” sözü de Türkiye’nin yakın siyasi hafızası açısından son derece ağırdır. Bu yaklaşımın ne sonuçlar doğurduğunu Türkiye ge��mişte yaşamıştır. Siyasallaşmış yargı düzeninde dokunulmazlıkların kaldırılması, hukuk önünde aklanma zemini yaratmaz, muhalefetin yargı eliyle tasfiye edilmesinin kapısını açar. Bugün aynı hatayı yeniden savunmak, siyasal basiretsizlikten öte bir meseledir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin ahlaki üstünlüğü, iktidarın iddianamelerine yaslanarak kendi yol arkadaşlarını suçlamakla korunmaz. Ahlaki üstünlük, masumiyet karinesini savunarak korunur. Ahlaki üstünlük, seçilmiş belediye başkanlarına, yöneticilere ve örgüte sahip çıkarak korunur.
Bugün bize düşen görev, iktidarın yargı operasyonlarına meşruiyet kazandırmak değildir. Görev, millet iradesine sahip çıkmak, seçilmişleri savunmak, hukuku ve demokrasiyi ayakta tutmaktır.
@zekikartal44 Eğer öyle deselerdi halktan alacakları tepkiyi biliyorlar çünkü. Sırf bu hain herif yayına çıkacak diye bile yeterince tepki aldılar zaten. Ama iyi oldu. Saray kayyumu KK kendi rezilliğini canlı yayında kendisi tescilledi.
@kk_gundem Tam tersi olmasın, butlan dedenizi rezil ediyorlar. Sözcü tv yayınını ve yerinde sorular sorarak KK yı yerin dibine geçiren gazeteciler tebrik ediyorum. @gazetesozcu@baristerkoglu@ilgazsenem
Kayyum yazarlarsa
kabul etmem dedim
Kılıçdaroğlu karar yazılırken pazarlık mı yaptı?
Kararı önceden bilmiyordum dedi. Ardından da “Kayyum yazarlarsa görevi kabul etmem dedim” diyor.
@ilgazsenem@baristerkoglu@aslikurtuluss
Kemal Kılıçdaroğlu artık siyasi bir kadavradır.
Gelecek nesiller ona bakarak ne yapılmaması gerektiğini öğrenecektir.
Bu da memlekete sağlayabileceği son ve tek faydadır !
Sorar mısınız, cumhurbaşkanı adayının dahil olduğu, kendi isminin de geçtiği yanardağ casusluk iddianamesini bile okumayan biri ana muhalefet partisini ve akabinde ülkeyi yönetmeye nasıl talip oluyor? @szctelevizyonu
Sözcü TV deki Kılıçdaroğlu röportajının özeti;
Yalan söylediğini biliyoruz
Yalan söylediğini biliyor
Yalan söylediğini bildiğimizi biliyor
Yalan söylediğini bildiğimizi bildiğini biliyoruz
Ama hâlâ yalan söylüyor.
#BilmedimGörmedimKemal#CHPLideriÖzgürÖzel
Kemal Kılıçdaroğlu, @szctelevizyonu 'ndaki programın başında, daha 1 saat önce butlan davasıyla ilgili mahkemeyle ya da kimseyle görüşmedim dedi.
Şimdi de "ben kesinlikle kayyım olmam dedim. Geleceksem mutlak butlanla gelirim, diğer türlüsünü kabul etmem dedim" diyor.
Hani hiç görüşmemiştin kimseyle? Hani senin bilgin dışında sonuçlanmıştı dava?
@baristerkoglu
@kivilcimgen Allah aşkına neyini üzüldünüz? O bizim için üzüldü mü yıllardır 13 seçimi bile isteye kaybederken? O hiç üzüldü mü KAYYUM olarak partiye çökerken? O hiç üzüldü mü parti Binasına Polisler biber gazlarıyla girerken?
Kılıçdaroğlu: İdianameleri okudum dersem yalan söylemiş olurum. Komisyon kurduk o komisyon inceleyecek. Benim bütün iddianameleri okuma şansım yok.
O zaman sorarlar adama: Okumadan neye dayanarak suçlu ilan ettiniz insanları?
@SermiyanMidyat Dahası var. Neredeyse her soruya "az önce söyledim ya" diyerek cevap veriyor. Doğru düzgün cevap yok. Hiçbir konuda Bilgisi yok. Gazetecilere sinirlenme var.