Yıllardır üzerinde çalıştığımız makalemiz Güvenlik Stratejileri Dergisinde "war and international system" başlıklı özel sayısında yayınlandı. Makalede kavramsallaştırmasını yaptığımız "sistemik geçiş dönemi savaslarini" tarihsel örnekler üzerinden tartışıyoruz.
"Dış politika krizlerinde liderler neden sürekli olarak "bir başka Münih" ya da "bir başka Vietnam" tartışması yapar? Erhan Büyükakıncı bu çalışmasında, savaş ve tarihsel analojilerin uluslararası ilişkilerde yalnızca birer retorik süsleme değil, karar alma süreçlerinin en derinindeki bilişsel ve siyasi mekanizmalar olduğunu göstermeye çalışmaktadır. Dış politikadaki karar alıcılar, belirsizlik ve karmaşıklık karşısında rasyonel seçim modellerinin öngördüğü gibi salt maliyet-fayda hesabıyla hareket etmez; geçmiş deneyimlerden devraldıkları zihinsel şablonlar ve kısayollarla mevcut durumu anlamlandırır, geleceğe dair kararlarını da bunlar üzerinden şekillendirirler.
Kitap, öncelikle analojik düşünme ile tarihsel analojiler arasındaki ayrımı netleştirmeyi amaçlamaktadır. Bunu yaparken bu araçların aynı anda hem bilişsel bir kısayol hem de stratejik bir meşrulaştırma aracı olarak nasıl işlediğini ortaya koyar. Bu çifte karakterin analojileri neden bu denli güçlü ve aynı zamanda bu denli sorunlu kıldığı ise çalışmanın merkezî sorularından birini oluşturur. Yazar, Churchill'den Mao'ya farklı lider tipolojilerinin analoji kullanma biçimlerini karşılaştırırken bu bireysel tercihlerin kurumsal bellek ve örgütsel kültür tarafından nasıl sınırlandırıldığını ve yönlendirildiğini de göstermeyi arzular.
Siyasal psikoloji, dış politika analizi ve kolektif bellek kuramını bir araya getiren çok katmanlı bu kuramsal çerçeve, on bir bölümlük çalışmanın zeminini oluşturur ve okuru yedi çarpıcı vaka etüdüne taşır: Münih'in yatıştırma siyasetinden Pearl Harbor'ın şok saldırısına, Hiroşima-Nagazaki'nin atom bombası travmasından Vietnam Sendromu'na, Afganistan'ın "imparatorluklar mezarlığı" metaforundan Apartheid'ın küresel tartışmalarına ve 1389/1999 Kosova Savaşı'nın çoklu ve çatışmalı belleklerine uzanan bu yolculuk; zaferlerin nasıl pekiştirici, travmaların ise nasıl zorlayıcı bir güçle siyasî kararları biçimlendirdiğini gözler önüne serer.
Burada mesele, geçmişin kendisini tekrarlaması değildir. Asıl soru şudur: Hangi geçmiş, kimin tarafından, hangi amaçla ve hangi bedelle yeniden çağrılmaktadır? Walter Benjamin'in "Tarihin meleği" imgesinde olduğu gibi, siyasî aktörler geleceğe ilerlerken yüzleri hep geçmişe dönüktür. Önlerinde yığılan enkazın hangi parçasının görünür kılındığı, hangisinin unutturulduğu ise en sessiz ama en kalıcı siyasî iktidar biçimidir.
Savaş ve Tarihsel Analojiler, bugünün krizlerini anlamak isteyen her okura, geçmişin dış politikayı nasıl sessizce ama kalıcı biçimde yönettiğini gösteren özgün bir çerçeve sunar. Ve işte o enkazı göstermek, okuru bir daha aynı gözle bakamayacağı bir farkındalığa taşımak bu çalışmanın temel çabasıdır."
📚Savaş ve Tarihsel Analojiler
Uluslararası İlişkilerde Bellek Siyaseti
🖊Erhan Büyükakıncı
Kitabın örnek sayfalarına ulaşmak için 👇
https://t.co/RsyqU2fXDL
#savaş #dışpoltika #sosyoloji #erhanbüyükakıncı #yenikitap
Yeni kitap!
"Belleğin Jeopolitiği – Zaferler, Travmalar ve Dünya Siyaseti_ başlıklı araştırma çalışması, dünyanın farklı coğrafyalarından geniş bir vaka yelpazesi üzerinden, zaferlerin ve travmaların dünya siyasetinde nasıl üretildiğini, yeniden üretildiğini ve kolektif bellekte nasıl araçsallaştırıldığını incelemektedir.
Erhan Büyükakıncı, devrimlerin kurucu mitoslarından imparatorlukların çöküş travmalarına, askerî darbelerin meşrulaştırma söylemlerinden diaspora topluluklarının sürgün belleğine, soykırımların "bir daha asla olmasın" çığlığından ve tanıma siyasetinden askerî zaferlerin kahramanlık anlatılarına ve ekonomik başarı hikâyelerinin ulusal gurur söylemine uzanan geniş bir yelpazede, Rusya'dan Çin'e, Hindistan'dan Nijerya'ya, Venezuela'dan Singapur'a, Güney Afrika'dan Güney Kore'ye, Batı dünyasının farklı imparatorluk deneyimlerine kadar geniş bir coğrafyayı taramaktadır. Her vaka, aynı temel soruyu yeni bir bağlamda yeniden sormaktadır: Bu tarihsel olayları analojik olarak kimler yönlendirdi, bu olayların yükünü gerçekte kimler taşıdı ve bu olaylar hangi siyasî projeler kapsamında nasıl araçsallaştırıldı?
Siyasal psikoloji, kolektif bellek kuramı ve tarih felsefesini analojik bir çerçevede bir araya getiren bu çalışma, zaferin belleğinin bireyi ve lideri yücelten, travmanın belleğinin ise topluluğu ve direnişi öne çıkaran asimetrik doğasını ortaya koyar. Ancak kitabın asıl iddiası daha da radikaldir: Tarihin hiçbir anlamı sabit değildir; aynı olay, farklı milletlerin, farklı rejimlerin ve farklı kuşakların elinde birbirine tamamen zıt anlamlara bürünebilir. Bir imparatorluğun çöküşü bir halk için kurtuluş, bir diğeri için yas günü olabilir. Bir askerî darbe bir kesim için toplumsal düzenin yeniden tesisi, bir başkası için kolektif bellekte travmanın başlangıç noktasıdır. Bu kitap, söz konusu çelişkili hatırlama biçimlerinin nasıl yan yana ve çoğu zaman aynı toprak üzerinde var olabildiğini gösterir.
Bu çok katmanlı ve çoğu zaman çelişkili hatırlama sürecinin özünde, edebiyatın çoktan sezdiği bir gerçek yatar. Lev Tolstoy, başyapıtı Savaş ve Barış'ın sonunda çarların tarihin öznesi değil kölesi olduğunu, gerçek gücün halkların adsız ve kolektif iradesinde saklı olduğunu yazmıştı. Ama aynı roman bize şunu da gösterir: Bugün bir halkın "kendiliğinden" ve "otantik" sandığı bir kimlik duygusu bile yarın birbirini dışlayan siyasî rejimlerce farklı amaçlarla yeniden sahiplenilebilir ya da üretilebilir. Nobelli yazar Annie Ernaux ise bir bireyin ömrü için, bir gün her şeyin; beşikten son yatağa kadar biriktirilen bütün sözcüklerin, imgelerin, adların sessizce silineceğini yazmıştı. Belleğin Jeopolitiği, işte bu silinme korkusunun ya da yeniden okuma çabasının milletlerin belleğinde nasıl bir siyasi mücadele alanına dönüştüğünü sorgular. Çünkü her analojik düşünmede aynı zamanda bir unutma ya da kurgulama vardır; her unutma ya da kurgulama ise aslında siyasal bir tercihtir."
📚Belleğin Jeopolitiği Zaferler, Travmalar ve Dünya Siyaseti
🖊 Erhan Büyükakıncı
Kitabın örnek safalarına ulaşmak için👇
https://t.co/hfH9dpusf0
#dünyasiyaseti #toplum #tarih #siyasalpsikoloji #sosyoloji #erhanbüüyükakıncı
30 Ağustos Zafer Bayramımızı gurur ve coşkuyla kutluyor; başta vatanımızı bize armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Kurtuluş Savaşı kahramanlarımızı ve tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
🌍 Dünyayı anlamaya, g��ndemi takip etmeye ve kendini geliştirmeye meraklı mısın?
Uluslararası İlişkiler disiplini üzerine daha fazla şey öğrenmek, güncel gelişmeleri farklı perspektiflerden değerlendirmek ve alanında kendine yeni bir yol çizmek istiyorsan, ODAP Merkezi Güz Dönemi Staj Programı seni bekliyor!
Yeni bilgiler öğrenmek, kendini geliştirmek ve ilgi duyduğun alanlarda çalışmalar yapmak için sen de başvurunu yap!
📌 Başvurular ve daha fazla bilgi için: https://t.co/gZstpQeXkP
ODAP Merkezi Yaz Dönemi Staj Programının İkinci Yuvarlak Masa Toplantısı Gerçekleştirildi
ODAP Merkezi Yaz Dönemi Staj Programı kapsamında düzenlenen ikinci Yuvarlak Masa Toplantısı; ODAP ekibi, Kurucu Direktörümüz Dr. Ali Semin ve yaz dönemi stajlarının sonuna yaklaşan deneyimli stajyerlerin katılımıyla gerçekleştirildi.
Toplantıda stajyerlerin araştırma ve yazım süreçlerinde edindikleri deneyimler, gerçekleştirdikleri çalışmalar ve program boyunca gösterdikleri akademik ve mesleki gelişim değerlendirildi. Dr. Ali Semin, gündeme ilişkin değerlendirmelerinin yanı sıra stajyerlerin akademik, mesleki ve kişisel gelişimlerine yönelik görüş ve önerilerini paylaştı.
Stajyerlerin önerileri doğrultusunda planlanan proje ve çalışmaların da ele alındığı toplantıda, katılımcıların kurumun üretim süreçlerine daha aktif katkı sunmasına yönelik fikir alışverişinde bulunuldu.
Programın ilerleyen dönemine ilişkin değerlendirmelerin ve karşılıklı görüş alışverişinin gerçekleştirildiği toplantı, iyi dilek ve temennilerin paylaşılmasıyla sona erdi.
🇹🇷30 Ağustos Zafer Bayramı’nda askerî müzeler tüm halkımızın ziyaretine ücretsiz açık olacaktır.
Askerî Müzelerimiz: 👇
📍 Ankara Hava Kuvvetleri Müzesi,
📍 Çanakkale Deniz Müzesi,
📍 Hatay Deniz Müzesi,
📍 İstanbul Deniz Müzesi,
📍 İstanbul Hava Kuvvetleri Müzesi,
📍 İzmir Müze Gemiler,
📍 İzmit Müze Gemiler,
📍 Mersin Deniz Müzesi,
📍 Zonguldak Ereğli Deniz Müzesi.
#MillîSavunmaBakanlığı
24 Mart 2021 tarihinde koronavirüs sebebiyle kaybettiğimiz mimarlık tarihçisi ağabeyim Yavuz Sezer'in doktora tezi, meslektaşlarının girişimiyle Edinburgh Üniversitesi Yayınları'ndan kitap olarak çıktı. Nesiller boyu istifade edenleri olsun.
This was Emma’s last project. She gave it her everything, working out of hospitals in very difficult circumstances. In the end she ran out of time and life. I then spent the next 18 months doing my best to complete the project as Emma had envisaged it. https://t.co/HiF92BsysV
Gazze'deki soykırımın sadece hızı azaldı. Ölümcül saldırıların yanısıra, temel ihtiyaç malzemelerinin girişine getirilen kısıtlamalar da devam ediyor.
45 günlük bebek Nida İbrahim Zib, formül mama ve diğer temel ihtiyaçların yokluğu sebebiyle hayatını kaybetti.
Sevgili eşim Nihal ve kıymetli arkadaşımız Cansu Ulu'nun pozitif iki duygu gurur ve biz-duygusuna kuramsal olarak odaklandıkları ve Türkiye-Azerbaycan güvenlik ilişkileri özelinde inceledikleri makaleleri Avrasya Etüdleri dergisinde yayınlandı. https://t.co/OHZFltdeui
🚨 GÜNDEM MASADA, KRİTİK ANALİZ CANLI YAYINDA
ODAP Merkezi Kurucu Direktörümüz Dr.@alisemin , Haber Global kanalında yayınlanan “Kayıt Altında” programında, Orta Doğu’daki son gelişmeleri değerlendiriyor.
🎙️ “İran savaşı bitecek mi, yoksa daha da alevlenecek mi?” sorusuna ilişkin dikkat çeken analizler ve stratejik değerlendirmeleri canlı yayında ele alınıyor.
📌 Bölgesel dengeler
📌 Diplomatik senaryolar
📌 Güvenlik politikaları
📌 Küresel aktörlerin pozisyonları
‼️Gündemi doğru okumak için canlı yayını takip edin.
Bugün @dunyagazetesii ndeki yazımda Trump’ın Çin gezisini değerlendirdim.
Rekabet mi, işbirliği mi?
Modern imparatorluğa karşı kadim medeniyetin başkaldırısı…
Aigai Antik Kenti’de bahar yeniden taşlara dokunuyor.
Papatyalar ve gelincikler, antik kentin kalıntılarıyla kucaklaşarak geçmiş ile doğayı aynı manzarada buluşturuyor.
@aigaiantikkenti
Uluslararası İlişkiler Konseyi Derneği (UİK) 2026 Doktora Tez Ödülü, Üniversitemiz İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Gökhan Atak’a verildi. “Change and Continuity in Germany’s Roles in the European Union and in EU-Turkey Relations: A Role-Theoretical Analysis of the Merkel Era” başlıklı teziyle ödüle layık görülen Atak, ödül töreninde yaptığı konuşmada doktora tez sürecindeki katkıları ve destekleri için tez danışmanı Prof. Dr. Beyza Çağatay Tekin’e, tez izleme komitesi üyeleri Doç. Dr. Ali Faik Demir ve Doç. Dr. Ebru Turhan’a, ayrıca Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nün tüm öğretim üyelerine teşekkürlerini sundu.
Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Gökhan Atak'ı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.
Geleceğimizin mimarı, merhametin dünyadaki temsilcisi olan annelerimiz, toplumun en güçlü dayanağıdır. “Cennet annelerin ayaklarının altındadır” hadis-i şerifini baş tacı ederek başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutlarız.
Günün son turunda #uikkongre 2026'da ontolojik güvenliğe eleştirel bir bakış, kimlik-anlatı-öznellik ekseninde dış politika, "Türk Dış Politikası'nın Yüzyılı" kitap lansmanı ve göç-sınır yönetişimi...
Uluslararası İlişkiler, Strateji ve Güvenlik Araştırmaları, Harp Tarihi, Savaş Araştırmaları, Askeri Sosyoloji, İstihbarat, Stratejik İletişim ve Askeri Eğitim Yönetimi alanlarında yüksek lisans ve doktora yapmak isteyenler için duyurudur. İlanımız yayında...