Yüzlerce Masum insanına
Yerlikaya O P E R A S Y O N U ‼️
Ve herşey Saraya yaranmak için..
Başka mantikli bir açıklaması olan varsa yazsın.
Yoksa ev hanımı, öğrenci, yaşlı demeden masum insanlar başka neden dolayı alınırki.
🔻
YüzlerceMasuma Operasyon
Avukat Dilek Ekmekçi süresiz açlık grevine başlama kararı almış.
Tüm barolar, duyarlı tüm insanlar destek verip bu hukuksuzluğu durdurmalıyız.
@barolar@istbarosu
Melek ipek tutuklanmış. Yaşı itibariyle ve birçok hastalığa rağmen verilen karar vicdanları yaralamıştır. Yıllardır süren kin öfke rüzgarı masumları yaşlı hasta insanları perişan etmiştir. Yazık....
Bir Amerikan filminden duyduğum bir cümleyi not etmiştim. Haksız yere hapsedilen filmin kahramanı, “Neden?” diye soruyor. Cevap ise çok ilginçti; “Yapabiliyorlar çünkü. Hapsedebiliyorlar. Buna güçleri yetiyor.” https://t.co/7mhCHHyhEx
Bir dönemin “Melek Anne”si, sayısız çocuğa eğitim desteği sağlamış, yoksullara yardım eli uzatmış Melek İpek, şu an parmaklıklar ardında! Onu tanıyanlar büyük bir üzüntü içinde. Melek anne bir suç değil, iyilik işledi;
TürkiyeninMelek AnnesineZulüm
Melek İpek (78), die Mutter von Akın İpek, dem Eigentümer der Koza İpek Holding, der zum Treuhänder ernannt wurde, wurde in den frühen Morgenstunden des 9. November verhaftet und in das Sincan-Gefängnis gebracht.
TürkiyeninMelek AnnesineZulüm
Türkiye’de hayırseverliği ile tanınan Melek İpek (78), Gülen Cemaatine yönelik soruşturmalar kapsamında hakkında verilen 7 yıl 6 ay hapis cezası Yargıtay tarafından onaylanması nedeniyle dün sabah saatlerinde tutuklandı.
Pek çok rahatsızlıkları bulunan Melek İpek alehinde tek bir somut suç delili bulunmamaktadır.
TürkiyeninMelek AnnesineZulüm
@senakaleli@meraldanis
#KadınınSesi
Yeni haftaya zulüm takibi ile başlıyoruz.
Mazlumları yalnız bırakmak yok!!
#DilekEkmekçi#KazimGüleçyüz#Melekipek
Onları sadece dinleyin!
Haksız iseler birlikte suçlayalım
Haklı iseler ses olalım.
Insan olmak bunu gerektirir!!
"Cezaevinde öldürmek ve son kalan mallarını da yağmalamak istiyorlar.
78 yaşında ve hastalıklarla boğuşan kadını"
@cevheritv#FBvSVS
TürkiyeninMelek AnnesineZulüm
BU ÖFKENİN SEBEBİ
Türkiye'de, Hocaefendi'nin vefatı ve cenaze ile ilgili, insanı utandıracak kadar seviyesiz yayınlar yapanlar, yazıp çizenler ve ifrat edenleri gördük. Bu hırçınlık ve hezeyanlarının nedeni, Hocaefendi ve Hizmet insanlarının, iddia ettikleri gibi olmadığını bilmek. Bir tarafta, davaları için hayatlarını ortaya koyacak kadar yiğit ve tertemiz insanlar varken, 3 kuruş para, az bir makam için peylenecek kadar ucuz olduklarını kendileri de biliyorlar. Ne kadar isteselerde onlar, hizmet insanlarının tırnağı dahi olamayacaklar. En büyük endişeleri, hizmetin ve hizmet insanlarının haklı oldukları gerçeğinin ortaya çıkması. Bütün gayretleri ve duaları, hizmet insanlarının eline bir taş alması. Bütün kışkırtmaları, onlardan bir mukabele görmek için. Terörle itham ettikleri, her türlü iftirayı attıkları insanların, çakı dahi taşımadığını biliyorlar ve bu onları çileden çıkarıyor. Haksız olduklarını, kaybeden tarafta, değersiz ve anlamsız bir hayatı sürdürerek öleceklerini bilmek onları hizmet insanlarına karşı nefrete sevkediyor. Girdikleri lanetli yoldan dönmek mümkün ancak onlarda bedel ödeyecek ve tercihinin yükünü taşıyacak yürek yok. Yıllardır yapılan bunca zulme rağmen hâlâ, omuz omuza ve dimdik duruyor olunmasını hazmedemiyorlar. Eğer, onları haklı çıkaracak tek kare yakalasalar, yaklaşık on yıldır gece-gündüz iddiasında oldukları şeyin doğru olduğuna hükmedecek ve mutlu olacaklar. Onlar için Hocaefendi'nin vefatı son fırsattı aslında. Önce ve sonrası, acılı hizmet insanlarının, yazılıp edenlere, tacizlere bir karşılık vereceklerini, mukabele edeceklerini hesap ettiler ancak olmadı. Cenazede birşeyler olur diye düşündüler tutmadı. Hizmet insanları, karakterlerinin gereğini yerine getirdi. Hakkın muradı budur diyerek, vakur bir şekilde, kışkırtmalara aldırmadan, küfür ve hakaretlere mukabelede bulunmadan, en sevdikleri Hocaefendi'yi ebedi istirahatgâhına tevdi ettiler. Büyük bir metanetle, birlik beraberlik içinde, acılarını dualara havale ederek geldiler. Tek bir an olsun bu tavırlarını bozmadılar ve kendilerine yakışır bir şekilde Hocaefendi'ye vefalarını gösterdiler. Rabbim Hocaefendi'ye rahmet eylesin. Büyükler vefat ettiklerinde, onlar için merhum ifadesi kullanılmaz. İmamı Azam, Abdülkadir Geylani, İmam Rabbani, Üstad gibi insanlar, bedenen dünya yükünden kurtulmuşlardır ancak ruh ve mânâ olarak hayattadırlar. Yol ve davaları yaşadığı müddetçe onlar canlı sayılırlar. Aynı şeyi, değerli Hocamız içinde söyleyebiliriz. O bizim hayatımızda, hiç ölmemiş gibi varlığını sürdürmeye, her zaman rehberliği ile bize yol göstermeye devam edecek. Rabbim kendisinden razı olsun. Bizleri, ona karşı mahcup etmesin.