Abim benim, bizler de Güran ailesinin 7 sülalesi korunsun diye kimseye yalvarmadık. Bizim korunmaya da ihtiyacımız yok. Hadsizlik ediyorsun. Devam edersen kırarım seni. Burası gözlüklü emoji paylaşacağın yer değil.
Bir diğer konu: Kızımız Narin adına açılan her oda bizim odamızdır. Narin adına açılmayan odalarda bulunmayız, ilgilenmeyiz. Kimseyi küstürdüğümüz, kırdığımız yok. Senin karın ağrın var, git karnını ağırtanla konuş bu yazdıklarını.
3 masum için, Narin melek için buradaysanız; onların hatırını bilip Narin odası açıp küfürleşme, hakaretleşme, kaos yaratmazsınız. Hadsizlik etme. Yazdıklarını okuyup öyle yaz. Bu şekilde konuşamazsın benimle. Anladınnn!
Narin Güran cinayetinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan amca Salim Güran, cezaevinden mektup yazdı.
Güran, suçlamaları reddederek cinayetin tek failinin Nevzat Bahtiyar olduğunu öne sürdü:
“Biz masumuz, biz katil değiliz.”
Güran ayrıca adalet çağrısında bulundu.
Narin Güran cinayetinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan amca Salim Güran, cezaevinden mektup yazdı.
Güran, suçlamaları reddederek cinayetin tek failinin Nevzat Bahtiyar olduğunu öne sürdü:
“Biz masumuz, biz katil değiliz.”
Güran ayrıca adalet çağrısında bulundu.
Salim Güran:
"Narin benim canımdı, kanımdı. Beni yeğenimi katletmekle itham ettiler. Biz masumuz, biz katil değiliz.
Dosyayı okuyun, köye gidin, olay yerini görün. Olay sadece 19 dakikada işlenmiş. Bu delillere rağmen neden kimse gerçeği görmek istemiyor?
8 kez ifade değiştiren Nevzat Bahtiyar vahşisini gariban ettiniz. Daha da o vahşiye “gariban” diyenler... Allah’tan dileğim onu sizlere komşu eylesin.”
Narin Güran’ın amcası Salim Güran’ın mektubu:
“Ben Salim Güran, yüreği paramparça bir amca olarak, hiçbir somut delil olmamasına rağmen tek katilin Nevzat Bahtiyar olduğu gün gibi ortadayken ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edilen bir baba olarak yazıyorum:
Sözlerime başlamadan önce Sayın Selahattin DEMİRTAŞ’ın selamlarını aldım. Kendisine buradan çok çok selam gönderiyorum.
Kendisinin de Allah yardımcısı olsun,
Allah selamet versin.
Bu zorlu süreçte birçok insanın kulağını, ağzını, gözünü kapadığı günlerde kendisi çıkıp haksızlığa uğradığımızı haykırdı, mazlumlara ses oldu.
Sayın Selahattin DEMİRTAŞ’ın çok iyi bir hukuk eğitimi aldığını da herkes bilir.
Tek katil Nevzat Bahtiyar’dır dedi.
Aynı benim “SARI ÖKÜZ” ortadır deyimim gibi.
Ben 7 çocuk babasıyım. Narin yaşında 1 kızım var. Narin benim canımdı, kanımdı. Beni yeğenimi katletmekle itham ettiler, iftiralar attılar, hakaretler ettiler.
Zalimler Allah’ın adaletini düşünmedi.
Ben kızımızı katleden vahşi Nevzat Bahtiyar’a, bizi bu hâle getiren hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum. Ben de bir babayım.
Halka sesleniyorum: Bana bu ithamlarda bulunanlar, sizler evlatlarınıza kıyabiliyor musunuz? Bize attığınız iftiralar kendi hayatlarınız da var mı?
8 kez ifade değiştiren Nevzat Bahtiyar vahşisini gariban ettiniz. Daha da o vahşiye “gariban” diyenler… Allah’tan dileğim onu sizlere komşu eylesin.
Dosyayı okuyun, köye gidin, olay yerini görün. Allah aşkına, olay sadece 19 dakikada işlenmiş. Bunu hangi akıl, hangi mantık kabul eder?
Olay günü evimde 7 şahidim vardı. Evlatlarım, eşim evdeydi. İfadeleri dikkate bile alınmadı.
Bilirkişi rapor çıkardı. Olayın işlendiği saatte telefon imaj kaydımı çıkarttılar; telefonla meşgul olduğumu, sosyal medyada, mobil bankacılıkta olduğumu, manuel fatura ödediğimi ortaya koydu. Telefonumun olay saatinde şarjda olduğunu ortaya koydu. Olay saatinde adım sayar uygulamasında 45 adım attığımı ortaya koydular.
Bu deliller olmasına rağmen ey insanlar, kör mü oldunuz, görmüyor musunuz? 2 seneyi aşkındır 4 duvar arasında “Adalet! Adalet! Adalet!” diye haykırıyoruz.
Zulüm var, zulüm!
Vallahi billahi tillahi, zulmün sonu hüsrandır.
Ben Allah’a havale ettim. Ben Narin’e edilen vahşiliği, ailemize edilen caniliği, evlatlarımızı bizden mahrum bırakan vicdansızları Allah’a havale ettik. Allah hakkınızdan gelsin.
Yetkililer, görün artık, duyun sesimizi!
Biz masumuz, biz katil değiliz…”
Bu nasıl iştir aklım almıyor? Güran ailesi aylardır dosyada sahte evrak ve sahte imza olduğunu söylüyor. Şeytantepe Belgeselinde de somut delile dayanan çok ciddi beyanlar var. Yalansa yalanlayın, gerçekse Narin Güran dosyasını yeniden açın. Masum insanları cezalandırmanın vebalini kimse ödeyemez. @adalet_bakanlik
Sayın Muharrem Özkaya, paylaşımınız çok kıymetli. Teşekkür ederiz.
Dosyamızda birden çok sahte evrak ve sahte imza mevcut. Mahkemelerin dikkate aldığı UKB raporundaki çelişkileri aşağıya bırakıyorum. Lütfen inceleyin.
Dayım Salim Güran’ın aracı olmamasına rağmen, UKB’nin hazırladığı raporda Salim Güran’ın aracı ile Nevzat Bahtiyar’ın aracının buluştuğu iddia ediliyor. Oysa farklı açıdan kayıt alan kameraları incelememiz neticesinde, raporda bahsedilen kırmızı araç ile beyaz aracın aslında mavi traktör olduğu görülüyor.
Ve bu sahte evraklar mahkemeler tarafından dikkate alındı…
Narin Güran dosyasında Ailenın hatta köyün HDP li olmayıp Hızbullah/HÜDAPAR lı oldugu soylemi, özellıkle Diyarbakır Barosu'nun kadın/çocuk cinayetı hassasıyetını aşan tutumu ( 40 Yıldır kaçırılan ve PKK katılımı sağlanan çocuklara ve Diyarbakır Annelerine olan ılgısızlıklerı), Bassavcilık, Adlı Kolluk ve tabi medyanın oluşturdugu kamuoyu yönlendirmesi ile jet bir yargılama yapılarak karar verildi. Arkasından Yargıtay Cumhuriyet Bassavciligı ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi de aynı hızla yaptığı inceleme sonrası Güran Ailesıne mensup sanıklar yönunden kesinleşen karar toplumun bir kısmına "acaba" dedirtti.
Dosyaya uzman görüşü yazan sayın @tuncaybesikci zaman zaman bir kısım bilgileri bizlerle hatta açık yayınlarlar ile paylastı.
Dosyanın Avukatı olmayan bır uzman gorusu sahıbinin "hukuki bir cınayet işleniyor" dıyerek ısrarını "ben artık HSYK Uyesı ya da yargının bır mensubu degil bilakis Avukatım" vekaletimin olmadığı dosya hakkında bır şeyler söylemem bu aşamada gerekmez dıye cevapladım.
HDP/DEM Mahallesinden Selahattin Demirtaş'ın bu çıkışı, Diyarbakır Barosuna ve oradaki Avukatların gundemıne de "acaba" sorusunu daha guçlu bir şekilde sokacaktır.
Narin Güran davasını salt "Dar Baza" indirgemenin oldukça hatalı bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.
Zira bu dosyada EN BÜYÜK SORUN “olay yeri” kabul edilen evde zaten maktul Narin'in olmaması.
8 yaşındaki Narin'de telefon dolayısıyla ‘baz sinyali’ olmadığından, Narin'in evde olduğunun kabulü darbazdan ziyade bir VARSAYIMDAN ibaret.
Bu nedenle ÖNCELİKLİ TARTIŞILMASI GEREKEN HUSUS; tepedeki bir KARARTIYA (piksel kaymasına) ‘Narin olabilir’ diye görüş bildiren UKB Raporunun hükme esas alınmasıdır!
Halbuki dosyadaki somut verilere göre olası olay yeri maktulün kamerada son görüldüğü yer olan “patikanın başıdır”
*AYM Dar Bazın doğru olduğunu kabul etse DAHİ, bu bize şüphelilerin ev ve civarında olduğunu gösterir sadece. ESAS SORUN İSE MAKTULÜN OLAY YERİ KABUL EDİLEN EVDE OLMAMASI, PATİKADAN EVİNE HİÇ VARAMAMIŞ OLMASIDIR..
Aile bu durumda kimseden taraf olmazken, herkesin aileden beklentisi “benim tarafımı tut” şeklinde abuk sabuk dayatmalara dönüşüyor. Bu dayatmalara yeltenenlerin zerre kadar samimiyetine inanmıyorum.
Madem tek bir derdimiz, tek bir davamız var; o zaman şahsi tartışmalarda neden aileye imalı ya da doğrudan “konuya dahil ol” baskısı yapılıyor?
o zaman kişisel kırgınlıklarımızı ailenin omzuna yüklemeye gerçekten gerek var mı?
Koyun can derdinde misali, aile herkesi kucaklıyor, eşit mesafede duruyor, her birimizin emeğine saygı ve değer veriyor. Kimseyi kırmak, kimseyi kaybetmek istemiyor.
Aile seslerini duyurmak için kapı kapı dolaşıp herkesin kapısına mı gitsin? İçerideki masum üç canla mı, toprak altında vahşice katledilen canla mı, yoksa bizlerin egosuyla mı uğraşsın?
Ne istiyoruz bu aileden?
Faydadan çok zarar veriyor, umuttan çok üzüyoruz.
Herkes herkesi sevmek zorunda değil, kimse kimsenin odasına gitmek zorunda değil. İsmi,itikadi,konumu,ünvanı,ideolojisi herne olursa olsun Hedef göstermeye gerek yok. İmalı tweetler atmak “anlayan anladı” basitlerin işidir.
Yeter artık.
Elini vicdanına koyup diyelim: Aile yeterince dış kaosu yaşadı.
Aile dışarıda yeterince ağır yük taşıdı.
Artık biraz nefes almaya ihtiyacı var.
Hiçbir gaflet ve rehavete kapılmayalım. Bu dava yeniden görülecek ve hak mutlaka yerini bulacaktır.
Hepimiz aynı gemideyiz. Bu gemi su alırsa hepimiz batarız; hedefimize ulaşamayız.
Güçlü olmak, merhametsiz olmak demek değildir. Merhamet, güçten çok daha büyük bir kuvvettir.
Tahammül ise insanın içindeki fırtınayı susturup kalbinde sükûneti yeşerten sessiz bir kahramanlıktır.
Saygılarımla.
#narinveailesiiçinadalet
@BaranGuran90415@GuranSerif@MesutMehmetolu9@bargrn3@ibrahimgurann
@BERATBEG2121
@omerguran2147@borabeg2121@Turan2145
@rojdaaltintas Selahattin Demirtaș: Nevzat katildir. Narin'i gömen kişi, katilin kendisidir.
Artık ben sizin hem başkanınızım, hem kardeşinizim hem de avukatınızım.
#narinveailesiiçinadalet
Ankara’daki eylem için misafirim olan acılı aile üyelerinden @BERATBEG2121 bir an eline kalemi aldı ve bu cümleleri yazdı. Ne uzun uzun düşündü ne de kelimeleri seçmeye çalıştı. Acısı, kalemle birlikte kâğıda aktı. Çünkü bazı acılar öyle derindir ki insan onları içinde tutamaz; bir yolunu bulur ve dışarı taşar. Bazen bir cümlede, bazen bir kelimede, bazen de hiç beklenmeyen bir anda…
O cümlede sadece kelimeler yoktu. Yıllardır dinmeyen, eksilmeyen bir sızı ve her gün yeniden yaşanan bir acı vardı.
Sıradan bir yere yazılmış olsa da taşıdığı anlam hiç sıradan değildi. O yazı; özlemin, bekleyişin ve yeri hiçbir zaman dolmayacak bir kaybın sessiz bir yansımasıydı.
Bazı acılar zamanla geçmez; sadece insan onlarla yaşamayı öğrenir…
#Narinveailesiicinadalet
Elinden geleni ardına koyma. Koyarsan namertsin. Sende şeref, namus ve terbiye olsa, bir annenin namusuna dil uzatmazsın. Sen git, kendi ananın namusunu sorgula. Utanmaz insan! Sen seviyesizsin, ne seviyesinden bahsediyorsun, benimle kıyas bile yapamazsın. Alçak insan! Sen git şikâyetçi ol, ben de şikâyetçi olacağım. Sen de gider ifadeni verirsin.
Ablalarım, abilerim, kardeşlerim; yazacağım yorum için şimdiden kusura bakmayın, hak ediyor bu orospu çocuğu.
Ulan Abdullah, senin o ananı, avradını, bacını sikeyim. Sen kendi ailen içerisinde çok mevzu görmüşsün; deneyimlerini bizim ailemiz üzerine yapıştırma. Senin anan amcanla her gün yatıyor, sen de sessiz kalıyorsun, kahpenin evladı. Namusunu, ecdadını siktiğimin piçi, adi oğlu adi! Senin o karını da sikeyim. Sende namus, şeref var mı?
Mahkemeye girdiysen, mahkemenin senin bahsettiğin şeyi, Nevzat’ın gerçeği gizlemek için yalan attığını ve bunun mahkemece kabul edilmediğini de gördün. Senin anan çok mu namuslu? Anasını, bacısını siktiğim. Yüksel yengem namusunun zekâtını senin anana verse, senin anan namusa boğulur, kahpenin evladı.
Oku bunu, oku! Allah büyük Bize abdullaaaaah. Anasını, bacısını siktiğim…
Açıklama yapmalısınız!!! @av_nahiteren
Narin Güran’ın ağabeyi Baran, katıldığı bir canlı yayında ailesine yapılan işkenceleri anlattı. “90’lı yılları aratmayacak işkenceler yapıldı aileme.” dedi.
“8 saat Baro Başkanı @av_nahiteren’e ifade verdim ama kendisi televizyonlara ‘Aile konuşmuyor.’ diye açıklama yaptı.” dedi.
@BaranGuran90415, kız kardeşi katledildiğinde 20 yaşında bir gençti. “Nereden bilebilirdim ki devletin karakollarında işkenceye maruz kalıp, Tahir Elçi’nin mirası @Diyarbakirbaro’nun da buna sessiz kalacağını.” diyor.