Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…
🗣️ Deniz Zeyrek: "Koskoca, 21 yıllık iktidarsınız. Yazıklar olsun size
200 bin tane troll besleyeceğinize, 200 bin tane sığır besleseydiniz; memleketin et sorununu da çözerdiniz, süt sorununu da çözerdiniz.”
Tanıştıralım: Sinem Dedetaş...
2019'dan önce Haliç Tersanesi'nin AVM yapılmasına karşı çıktığı için AKP'li İBB yönetimi tarafından tesise girişi yasaklanan bir gemi mühendisiydi.
2019'da Ekrem İmamoğlu tarafından Haliç Tersanesi'nin bağlı olduğu Şehir Hatları'na Genel Müdür olarak atandı, giremediği tersanenin amiri oldu.
Haliç Tersanesi'nin cirosunu 1 milyon TL'den 130 milyon TL'ye çıkardı.
Şimdi ise 7 puan farkla Üsküdar Belediye Başkanı seçildi.
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran insanlar basit maceracılar, küskünler veya kendine yer arayanlar değildir. Her birinin imparatorlukta komutan olarak, bürokrat olarak, münevver olarak seçkin bir yeri zaten var idi. Örneğin Halide Edip Hanım sıradan bir entelektüel değildir. İstanbul’da kalsa da kendisine iltifat edilirdi. Okunurdu. 1930’larda İngiltere’de basılan kitaplarıyla sadece Türkiye’yi anlatmamıştır; Hindistan davasına bile mihenk olmuş insanlardan biridir. Yani bugünkü Müslüman Pakistan’ın doğuşu onun fikirlerindendir. Eşi Dr. Adnan Bey’in öğrencileri ünlü Türkologlar olmuşlardır: Bernard Lewis’ten İrene Melikoff’a kadar uzanan bir liste ve hepsi de hocalarına hayrandılar. Onun için “Doğu’yu da Batı’yı da bilen adam” diyorlar.
Peki, bu insanlar neden Anadolu’ya geçtiler? Mustafa Kemal’in kendisi Birinci Dünya Savaşı’nda ismini duyurmuş, saygın komutanlardan biriydi. Bilgili, kültürlü… Saray bile ona karşı saygılı davranıyordu. Makamı, mevkii ve itibarı vardı. O halde tekrar soralım: Neden Anadolu’ya geçti? Tarihî bir macera mı arıyordu? Ya Kazım Karabekir neden geçti? Aynı şekilde Doktor Refik Saydam�� Keza Ali Fuat Paşa, neden gidiyor?
Hepsinin yerleri, mevkileri var; Osmanlı’da kariyerleri söz konusu. Ama onlar büyük bir kavga için gidiyorlar. Dünyada birçok idareci var. Birinci Dünya Savaşı’nı yürüten büyük liderler, komutanlar içinde çok azı kalıcı olabilmiştir. Hepsi kariyerleri itibariyle sonradan tartışılmıştır. Bazıları ise ters işler yapmış, Birinci Dünya Savaşı’ndaki kariyerlerine kendileri çamur sıçratmışlardır. Bütün bu kalabalığın içinden sivrilen, temiz bir şekilde ortada kalanlar Türkiye’deki cumhuriyeti kuran insanlardır. Böyle bir yakın tarihe malik olduğumuz için onlara şükran duymalıyız.
Biz, paraları az olsa da onurlu babaların çocuklarıyız. Gösterdikleri yollarla bize iyi kapılar açtılar. Açtıkları yoldan gidemiyorsak bu kendi kabahatimizdir.
#ilberortaylı
#cumhuriyetindoğuşu kitabından alıntı.
20 yıldır bu ülkenin insanları Atatürk’ü sevmesin diye bayağı bir yetkili üzerine düşeni yaptı. Eğitim sistemini ve müfredatı değiştirmeler. Adını olan yerlerden alıp, yapılan yerlere vermekten imtina etmeler. Anma günlerine hastalanıp katılmamalar. 100. Yıl Cumhuriyet kutlamalarını Gazze yüzünden iptal edip yerine başka miting koymalar. Ama olmuyor işte. Olmuyor da olmuyor. Hiçbir zaman da olmayacak. Bu milleti Osmanlı saltanatının ikiyüz yıl sürmüş cehaletinden ve sefaletinden kurtarıp, halkına insanca yaşama fırsatı veren Atatürk’tür.
Bu ülkenin geleceği ve umutları Atatürk’ün yolunda yürüyenler sayesinde Orta Doğu çukurunda heba olmayacak.
Siyasal islamcıların Cumhuriyet ile sorunu ne hilafetin kaldırılmasıdır, ne latin harfleridir, ne de başka bir şey.
Bunların Cumhuriyet ile temel derdi III. Selim ile II. Mahmut ile neyse odur. Kendilerinin egemen olduğu, başka insanları ezip, menfaat sağladıkları düzenin bozulmasıdır.
Esas sorunları kendilerinin, tarikatların, tekkelerin, zaviyelerin ayrıcalıklı olduğu, medrese talebelerinin askere bile gitmediği, esnafın bunlara para verip beslediği kulluk sisteminin bozulmasıdır.
Bunlar FETÖ gibi, Menzil gibi Şeyh - mürşid ilişkisine dayanan, başka insanların hayatını büsbütün ezebildikleri, bir cendere kuramamaktan rahatsızlar.
Bunların sorunu insanların kul değil vatandaş olmasıdır. Cinsiyet, dini veya felsefi inanç gözetmeksizin herkesin eşit haklara sahip olduğu sistemdir. Özgürlüktür, adalettir, insan haklarıdır, hukuk devletidir.
O yüzden bunlara başka insanları ezme hakkı versinler mandayı da kabul ederler, İngiliz Kralı’nı da, Yunan hakimiyetini de kabul ederler. Nitekim işte Ortadoğu’da ettiler. Rusya’da ettiler.
Geri kalanı kendilerinin de yalan olduğunu bildikleri halde hatta tam da bu yüzden söyledikleri, milli mücadeleye katılmış, bu zaferin parçası olmuş halkı siyasi saflarına çekmek için uydurdukları propagandadır.
Almanya’ya kaçan Mısırlıoğlu’nun, gözyaşı döküp milleti iğfal eden Fethullah Gülen’in, çocukları istismar eden Ticanilerin bu yolla para, itibar, insan gücü ve kişisel çıkar temin etmek için hala uyguladığı bir siyasi taktiktir.
Bunlar özgür, adil bir rejimde herkes gibi kimseyi istismar etmeden, insanlığa hayırlı işler yapmak, emek vermek, herkesle eşit olarak çalışmak, yorulmak, üretmek gerektiği için karşılar.
Bunlar Cumhuriyet’e kar��ılar çünkü Cumhuriyet bunlara başka insanları sömürme, istismar etme hakkı vermiyor.
Takiyye ile şunla, bunla buraya kadar geldiler.
Cumhuriyetin ikinci yüzyılının mücadele alanı Cumhuriyetin hayalini gerçekleştirmek, eksiksiz bir demokrasiye kavuşmaktır.
O günler de gelecek. Bugün yaşanan o kibirle örülmüş parantez bitecek.
Alışacaksınız!
Evet, tayt giyiyorlar.
Hatta içine ped koyuyorlar.
İnanır mısınız, her kadın gibi onlar da regl oluyorlar.
Erkek arkadaşları var, kız arkadaşları var.
Her genç gibi ara ara içki içiyorlar, eğleniyorlar.
Bunların hiçbiri utanılacak bir şey değil.
Hepsinin anası var, babası var. Kendi hür iradesi var.
Bunun konusu da, tartışması da size bize düşmez.
Alışacaksınız!
Öyle ya da böyle…
Alışacaksınız!
Hastaların bizim vergilerimizle buradasınız demesi kadar saçma bir şey yok. Her ay asgari ücretten daha fazla vergi benim maaşımdan kesiliyor zaten asıl sen benim vergimle maaş alıyorsun densiz
kusura bakmayın ben "ohh olsun, şimd siz düşünün😎" diyemiyorum. biraz götümü doğrultup "belki hallederim" dediğim ne varsa en az %50 zam gelmiş. sürekli çalışıp hiçbir şeye ulaşamıyor olmanın yükü boğazıma oturdu yine sabah sabah. her kuruşu zıkkım olsun.