Güvenlik kameraları hastayı haklı çıkardı.
Haklarında beyaz kod verildi. Savcı da hasta ve eşini haklı buldu.
Karşı dava açan hastanın kocası Burak U. Şehir Hastanesindeki doktorların kurduğu düzenin iç yüzünü ifşa etti:
“Raziye N. isimli doktordan özellikle kadın olduğu için randevu aldık. Eskiden erkek doktorlarla ilgili bir problemimiz yoktu. Ancak son zamanlarda çıkan bazı sapkınlık haberleri, Balcalı Hastanesi'nde tüp bebek tedavisi sırasında bir doktorun spermini yüzlerce kadın hastaya enjekte etmesi iddiası ve erkek asistanların haberlerde yer alan WhatsApp yazışmaları bizde ciddi bir güvensizlik oluşturdu.
Bu nedenle Adana Şehir Hastanesi'nde kadın hastalıkları bölümünde Raziye Hanım'a randevu aldık. Ancak hastaneye gittiğimizde, her zaman olduğu gibi doktorların odalarında olmadığını gördük. Kadın doktordan randevu almamıza rağmen içeride erkek asistanlar vardı.
Bunun üzerine Hasta Hakları birimine çıktık. Hassasiyetimizi tekrar dile getirerek yasal hakkımızı kullanmak istediğimizi söyledik. Bize Raziye Hanım'ın işi olduğu, muayeneyi asistanı Sibel Hanım'ın yapacağı söylendi. Kadın olduğu için ve sonuçların her şekilde Raziye Hanım'a gideceği belirtilince, kadın doktor olması ve mahremiyet şartıyla bunu kabul ettik.
Daha sonra aşağı indik. Randevu saatinde eşim içeri çağrıldı. Ancak içeri girdiğinde kim olduğunu bilmediğimiz erkeklerin de içeride olduğunu gördü.
Jinekolojik muayenenin doğası gereği mahremiyet hakkı olduğunu düşünüyoruz. Doktorlar bunu ne kadar inkâr etse de kanunen hastanın mahremiyet hakkı var.
Eşim bu durumdan rahatsız olduğunu ve kadın doktor tarafından muayene edilmek istediğini söyledi. İçeride bulunan erkek doktorlar ise laubali bir şekilde, 'Sadece tedavi amacıyla buradayız' şeklinde konuştu.
Bunun üzerine ben de devreye girerek eşimin mahremiyet hakkını kullandığını, erkeklerin dışarı çıkmasını istediğimi söyledim.
Bizim iddiamız şu: Doktorlar hastanede kendi kurallarını oluşturarak kanunun dışında hareket ediyor. Biz de yaşananları ispat ettik.
Muayenenin ardından hakkımızda Beyaz Kod verildi ve tehdit ve hakaret suçlamalarıyla karakola götürüldük. Ancak kamera kayıtları çok uzun süre incelendi. Savcı bizi doğrudan serbest bıraktı.
Biz de bunun üzerine karşı dava açtık.
Sonrasında, kanunen hakkımız olduğunu düşündüğümüz şekilde Raziye Hanım'ın gelmesi gerekti ve kadın asistanla birlikte muayene gerçekleştirildi. Ancak yine Beyaz Kod verilerek tehdit ve hakaret iddiasında bulunuldu.
Fakat hastanenin kamera kayıtları olayın en başından sonuna kadar vardı. Görüntüler incelendiğinde bizim hakkımızdaki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.”
Aksa Tufanı’nın 2. Yılına Özel Açıklama
7 Ekim 2023’te Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas’ın başlatmış olduğu Aksa Tufanı bugün 2. yılını doldurdu. Bu konuda öncelikle bilinmesi gereken nokta şudur ki: Hiçbir şey 7 Ekim 2023’te başlamadı… Her şey 1. Dünya Savaşının sonunda, 1917’de İngiltere’nin Filistin’i işgali ile başladı. 1947’ye kadar İngiltere ve Yahudilerin ortak zulmü ve katliamları ile binlerce şehit verildi. 1947’de Birleşmiş Milletler, Filistin topraklarının %50’sini Yahudilere vererek zulmü katladı. Filistinli Müslümanlar, 1917’den beri zulme uğramakta ve zulme karşı ölümüne mücadele etmektedirler. Yani 7 Ekim 2023 aslında 108 yıllık zulme tepkidir. Asırlık zulmü ve yüzbinlerce şehidi görmeyip Hamas’ın 7 Ekim saldırısını görenler adaletsiz kimselerdir.
Siyonist işgal rejimi, 1948’den bu yana Filistin topraklarında yüzbinlerce Müslümanı şehit etti, milyonlarcasını yurtlarından sürdü. Kudüs’ü, Mescid-i Aksa’yı, Gazze’yi kan gölüne çevirdi. Bütün bunlar olurken “medeniyet” ve “insan hakları” nutukları atan Batı dünyası, her defasında zalimin safında yer aldı. Bu davranışlarıyla gerçekte hiçbir insanî ve ahlakî değere sahip olmadıklarını tüm dünyaya göstermiş oldular. Son aylarda Batı dünyasından ehl-i vicdan olanlarda İsrail’e karşı tepki gösterenlerin çoğalmış olması gelecek adına ümit vadetmektedir. Artık tüm dünya İsrail’in gerçek yüzünü görmüştür.
78 yıldır süren işgal, katliam, sürgün ve baskı politikaları, 7 Ekim’in asıl sebebidir. 7 Ekim sadece bu zulme verilen haklı bir karşılıktır, sabrın tükendiği, direnişin meşru bir tepki olarak yükseldiği gündür. 7 Ekim 2023 operasyonunun müzik festivalinde eğlenen gençlere karşı yapılmış bir terör eylemi olmadığı, askeri hedeflere yapılan bir kurtuluş mücadelesi olduğu ortaya çıkmıştır. Hamas’ın mücadelesi bir halkın topraklarını, halkını ve mukaddes değerlerini koruma mücadelesidir. Vatanını, Müslümanların kutsal beldesi Mescid-i Aksa’yı ve Kudüs’ü savunan bir hareketin verdiği bu mücadele, onurlu ve şerefli bir mücadeledir.
78 yıldır Filistin’de yüzbinlerce Müslümanı katleden zalim ve katil İsrail, Aksa Tufanı’nı bahane ederek iki yıldır Gazze’de eşi benzeri görülmemiş bir katliam yürütmektedir. Kadın, çocuk, yaşlı demeden 100.000 civarında masumu öldürmüş; açlık, susuzluk ve hastalıkla geri kalanları da ölüme mahkûm etmiştir. Tüm dünya artık bilmektedir ki, İsrail insanlık tarihinin kara lekesidir, suç makinesi olan bir terör devletidir! Felçli Ahmet Yasin’i bile terör saldırısı ile şehit eden, çocukları diri diri yakan, hastaneleri bombalayan, gıda konvoylarını engelleyen işgal rejimi elbette ki gerçek teröristtir!
Bu süreçte şehit düşen şerefli Hamas liderlerinden Salih Aruri’ye, İsmail Heniye’ye, Yahya Sinvar’a ve komutanlarından Muhammed Deif’e; bombardıman ve açlık sonucu hayatını kaybeden şerefli Gazze halkına Allah’tan rahmet diliyorum. Rabbim onlardan razı olsun. Daha önce ifade ettiğim gibi onların direnişi, ümmete sabrı, cihadı, izzeti ve Allah’a teslimiyeti öğretmiştir. Filistinli mücahitler, yalnızca vatanlarını değil, ümmetin onurunu da savunmaktadır.
Ne yazık ki bu iki yıl boyunca Yemen dışında hiçbir İslam ülkesi Filistin’i askerî olarak destekleme cesaretini gösterememiştir. Türkiye dâhil birçok ülke, İsrail ile ilişkilerini sürdürmüş, ticaretini kesmemiş, sözle destek verip fiilen sessiz kalmıştır. Bu durum ümmet adına büyük bir utançtır. Filistin davası sadece bir toprak parçasının değil, bütün ümmetin kutsal bir davasıdır. Kudüs, her Müslümanın ortak sorumluluğudur. Ümmetin bu suskunluğu, zalimlerin cesaretini artırmakta, mazlumun acısını derinleştirmektedir.
Şüphe yok ki bu mücadele devam edecektir. Kudüs ve Mescid-i Aksa özgürlüğüne kavuşana kadar… Filistin bütünüyle asıl sahiplerinin eline geçinceye kadar… Peygamberimizin 14 asır önceden haber verdiği gibi Hz. İsa (as) gelinceye ve Filistin’deki Yahudi varlığı bitirilinceye kadar... İnsanlık aleminin kanserli uru olan Yahudiler, insanlık bünyesinden koparılıp atılıncaya kadar…
Allah her şeyi görmektedir ve elbette her şeye kâdirdir. Unutulmamalıdır ki Allah, mühlet verir ama ihmal etmez. Sonunda Allah’ın adaleti ve azabı gelecek ve yeryüzünde İslam Medeniyeti kurulacaktır.
DirenGazze ZaferSenindir
#EndlessGenocideGaza
ELAZIĞ KONFERANSIMIZIN DUYURU ÇALIŞMALARININ ENGELLENMESİ HAKKINDA
Furkan Hareketi'nden Kınama Mesajı
10 Ekim 2025 Cuma günü Elazığ’da gerçekleştirilecek olan "Selahaddin Eyyubi ve Kudüs’ün Fethi" konferansının duyuru çalışmalarına yönelik olarak Emniyet ve Zabıta tarafından keyfi bir şekilde müdahalede bulunulmuş, brandalar toplatılmıştır. Konferansımıza katılacak olan kıymetli konuşmacımız Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin sesini duyurmak amacıyla yapılan bu duyuru çalışmalarına yönelik engellemeler, yasal dayanaklardan yoksundur.
Bu haksız müdahaleye karşı hakkını arayan kardeşlerimizden iki kişi gözaltına alınmıştır. Furkan Hareketi olarak, bu tür baskılara ve keyfi müdahalelere karşı duruyor, yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz. İslami faaliyetlerin ve doğru bilgilerin halkla buluşmasına yönelik yapılan engellemeler, toplumumuzun hayrına İslam medeniyetinin esaslarını yaymaya çalışan bizlere yapılan büyük bir haksızlıktır.
İslami konferanslardan neden rahatsız olunuyor?
Parti çalışmalarının ve ahlaka aykırı birçok programın duyuru brandalarına hiçbir müdahale yapılmazken, neden sadece İslami programların duyuruları ile bu kadar uğraşılmaktadır? Bu tavır, toplumu aydınlatma ve doğru bilgi verme amacı taşıyan bu tür çalışmalara karşı keyfi bir engellemeyi temsil etmektedir.
Furkan Hareketi olarak;
Kardeşlerimize yapılan müdahaleyi ve gözaltına alınmalarını şiddetle kınıyoruz.
İslami çalışmalara yönelik yapılan bu tür baskılar karşısında asla geri adım atmayacağımızı ve yolumuzdan sapmayacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.
Tüm kardeşlerimizi aynı kararlılıkla bu hak mücadelesine destek olmaya çağırıyoruz.
- Furkan Hareketi
#ElazığEmniyetiveBelediyesi
KudüsKonferansına GözaltıveEngel
🔴Gazze'li Doktordan Erdoğan'a Mektup:
-Tarih şunu yazacak; Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde Gazze katledildi ve buna engel olunmadı.
-Sözleriniz ve tüm nutuklar boğazlardan öteye geçmedi! Maalesef kandırıldık!
Sabah namazı için mola vererek yolcularına ibadetlerini huzurla eda etme imkânı tanıyan ���Yeni Adana’ firmasını gönülden tebrik ediyorum. Bu incelikli yaklaşım, sadece yolculuk hizmeti değil; aynı zamanda maneviyata verilen değerin de güzel bir göstergesidir.
Temennimiz odur ki, diğer firmalar da bu güzel uygulamayı örnek alarak yolcularına maneviyatı gözeten bir yolculuk imkânı sunsunlar. Zira insan için yol ne kadar önemliyse, yolculuğun bereketini artıran ibadet de o kadar önemlidir.
Atatürkçü Düşünce Derneğinin, cuma hutbesinde, İslam'ın mirasla ilgili hükmünün açıklanması nedeniyle Ali Erbaş ve tespit edilecek diğer şüphelilere suç duyurusunda bulunması hakkında:
Böylesi konular konuşulunca kimin ne olduğu turnusol kâğıdı gibi ortaya çıkıyor. Diyanetin dediği şey Kur’an’a uygundur, İslam’a uygundur. Atatürkçü Düşünce Derneğinin buna karşı gelmesi ise şeriat düşmanlığından kaynaklanmaktadır. Kur’an’ı inkâr ediyorlarsa buyursunlar açık açık söylesinler. Ben zaten buna taraftarım. Saflar ayrılsın. Kim Müslüman, kim değil ortaya çıksın.
Alparslan Hoca🗣️
-Eskiden üstü kapalı yapıyorlardı. Artık açıkça yapıyorlar!
-Bunu AKP'nin düşmanları yapıyor olabilir.
Derneklerimizi Açın
#DiniSohbetSuçDeğildir
Hocamızı hedefe koyanlar arkasında milyonlarca insanın olduğunu unutmamalıdır!
Alparslan Hoca, bu memlekete mal olmuş bir alimdir!
AlparslanHoca Hedefte
#GazzeyeİhanetİkiyüzlüSiyaset
Türkiye idarecileri şunu iyi bilesiniz!
Ne yaptınız yollar hatırlanır, ne yaptığınız köprüler…
#Pazartesi
AlparslanHoca Hedefte
#GazzeyeİhanetİkiyüzlüSiyaset