Mustafa Kemal Atatürk’ün okuma dünyasına ışık tutan eserler 📚🇹🇷
📖 Beyaz Zambaklar Ülkesinde — Grigory Petrov
📖 Toplum Sözleşmesi — Jean-Jacques Rousseau 📖 Çalıkuşu — Reşat Nuri Güntekin 📖 Türkçülüğün Esasları — Ziya Gökalp
Mustafa Kemal Atatürk, okumaya, araştırmaya ve akla dayalı düşünceye büyük önem veriyordu. Okuduğu tespit edilen kitapların sayısının yaklaşık 4.000’e ulaşması, onun bilgiye ve öğrenmeye verdiği önemi gösteren dikkat çekici bir veridir.
📚 Atatürk’ün okuma mirasını daha yakından tanımak isteyenler, Anıtkabir Derneği tarafından hazırlanan 24 ciltlik Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar adlı kapsamlı çalışmayı inceleyebilir. Bu eserde, Atatürk’ün okuduğu tespit edilen 3.997 kitaba ilişkin kayıtların yanı sıra altını çizdiği satırlar ve aldığı notlar da yer almaktadır.
Bu eserler; toplum, eğitim, edebiyat ve millî düşünce üzerine fikir edinmek isteyen gençler için değerli bir okuma listesi oluşturabilir. Ancak bu kitapların tamamını doğrudan Atatürk’ün gençlere tavsiye ettiği eserler olarak nitelendirmek yerine, onun okuma dünyasıyla ilişkilendirilen eserler olarak değerlendirmek tarihî açıdan daha doğrudur.
Çünkü geleceği yalnızca hayal edenler değil; okuyan, düşünen, sorgulayan ve üretenler şekillendirir.
Ne mutlu okuyan, araştıran ve düşünen Türk gençliğine! 🇹🇷🇹🇲🇦🇿🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇭🇺🏹
#MustafaKemalAtatürk #Atatürk #AtatürkünOkuduğuKitaplar #KitapÖnerisi #TürkGençliği #TürkDünyası #TürkDüşünceTarihi #MilliKültür #OkuDüşünSorgula #KitapOkumaKültürü
Filoloji ve Dilbilimi:
Birbirini tamamlayan iki bilim dalı📚
Filoloji (Philology); dili, tarihî metinleri, edebiyatı ve kültürü tarihsel bağlamında inceler.
Eski Yunanca philología sözcüğünden gelir: phílos (sevgi, ilgi) + lógos (söz, söylem). Söze, edebiyata ve öğrenmeye duyulan ilgiyi ifade eder.
Dilbilimi (Linguistics) ise insan dilinin yapısını, seslerini, sözcüklerini, cümlelerini, anlamını ve kullanımını bilimsel yöntemlerle araştırır.
📖 Temel fark: Filoloji, metinleri tarihî ve kültürel bağlamıyla anlamaya; dilbilimi, dilin nasıl işlediğini açıklamaya odaklanır. İki alan da dillerin tarihini ve gelişimini araştırabilir.
Kaynaklar: • Oxford Academic — [https://t.co/bNEk43vqEb](https://t.co/bATUhRzDwr) • Oxford Learner’s Dictionaries — [https://t.co/V5yUVEZmlO](https://t.co/PYzc9f8ZWx) • Online Etymology Dictionary — [https://t.co/QLrHgjXal7](https://t.co/066VM7XJr1)
Benim eğitim aldığım bölüm oldukça kapsamlıydı; bize hem Filoloji hem de Linguistics (Dilbilimi) öğretildi. Şu anda bu alanda çalışmıyor olsam da gelecekte, ileri seviyede bildiğim iki Türk dili/ bir dilin 2 lehçesi ve üç Avrupa dili üzerine kapsamlı araştırmalar yaparak Türkolojiye katkıda bulunmayı, Türk dünyasının bilimsel ve kültürel gelişimine destek olmayı isterim.
Saygılarımla, bir Oğuz Türkü, Türkmenistanlı filolog, dilbilimci ve eğitimci; aynı zamanda sıradan bir vatandaş.
#Filoloji #Dilbilimi #Philology #Linguistics #Türkoloji #TürkDünyası #OğuzTürkleri #Türkmenistan #Etimoloji #TürkDilleri #Bilim #Edebiyat
ÖĞRETMENLİK ASLİ GÖREVİNE DÖNMELİ!
Okulların temel görevi eğitim ve öğretimdir. Ancak her geçen gün artan programlar, kutlamalar ve etkinlikler, öğretmenlerin ve öğrencilerin asıl çalışmalarına ayıracakları zamanı daraltıyor.
Hava günü, su günü, kedi günü, kuş günü, anneler günü, babalar günü derken liste uzayıp gidiyor. Üstelik bu günlere sürekli yenileri ekleniyor. Her biri için ayrı bir etkinlik hazırlamak, öğretmenlerin iş yükünü artırırken okulları da neredeyse sürekli program yapılan birer etkinlik alanına dönüştürüyor.
Elbette bazı günlerin toplumsal ve millî açıdan büyük önemi var. Cumhuriyetimizin kuruluşu ve ülkemizin kurtuluşu gibi anlamı yüksek günler özenle yaşatılmalı. Ancak bunların dışındaki günler için okullarda sürekli program ve etkinlik düzenlenmesine son verilmeli.
Öğretmenlerimiz zamanlarını tören ve organizasyon hazırlıklarına değil, öğrencilerine ve derslerine ayırabilmeli.
OKULLAR YENİDEN EĞİTİM VE ÖĞRETİMİN MERKEZİ OLMALI!
Kültürel DNA örneği olarak Saha-Sakha'dan Tunceli’ye, Çanakkale’ye gelen kaz ayağı damgası.
Bir halk geleneksel olarak yaptıklarıyla tarih anlatırken aynı zamanda tarihe not düşer. Aydınlar ise genellikle okuduğu kitapların, aldığı eğitimin ve içinde bulunduğu siyasi ortam etkisiyle yazarlar ve konuşurlar.
Halklar tarihi ve kültürel zihniyetleri ile atalarından öğrendiklerinden hareketle bir şeyler yaparlar. Bu nedenle kültür araştırmalarında geleneksel kültür unsurlarını ve onların anlattığı tarihi gerçekliği anlamayanlar, yaşadıkları sosyal ve kültürel ortamı anlayamazlar.
Fotoğrafları farklı tarihlerde Saha-Sakha (Yakutistan), Barnaul, Tunceli, Çanakkale ve Mersin'de çekmiştim.
Saha-Sakha'dan olan ağız kopuzu, Barnaul'dan olan telli kopuz, Tunceli, Çanakkale ve Mersin’de olanlar ise mezar taşları.
İnsan ölse bile yaptığı iyilik yaşar.
Dîvânu Lugâti't-Türk'ten bir Türk Atasözü:
Yalŋuk oglı yōkaḍur eḍgü atı kalır.
“İnsan ölür, yaptığı iyilik ölmez.
İyi olanın adı onunla (iyiliği ile) yaşar ”
TÜRK BİLGELİĞİ
🔵Aynı Anne-Babadan Üç Kardeş: Türkiye, Azerbaycan ve Türkmenistan.
Prof.Dr.Erhan Afyoncu:
"#Türk tarihinde farklı boylar değişik zamanlarda ve farklı coğrafyalarda etkin olmuş ve kendi devletlerini kurmuşlardır. Türk tarihinin en büyük devletlerinden Selçuklu, Osmanlı, Safevi, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Avşar ve Kaçar devletleri ile Anadolu, Azerbaycan, Irak ve Suriye’de birçok beylik kuran Oğuzlar, aynı babanın oğulları olarak bugün Türkiye Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti ve Türkmenistan’da hüküm sürüyorlar. 250 milyonluk Türk dünyasının yaklaşık yarısı da Oğuz Türkü’dür."
@eafyoncu
https://t.co/O2TLoPe3zb
Çok güzel bir 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlaması.
Tüylerim diken diken oldu, gözlerim buğulandı.
Düşüneni, hayata geçireni, samatçıları ve emeği geçen herkesi kutlarım
🇹🇲 Garaşsyzlygymyzyň 35 ýyly gutly bolsun!
27 Ekim 1991, Türkmenistan’ın bağımsızlığını ilan ettiği tarihtir. Ancak 2017’de yapılan yasal değişiklikle, 2018’den itibaren resmî kutlama tarihi 27 Eylül olarak belirlendi.
🇹🇲 Türkmenistan’ın bağımsızlığı ve egemenliği daim olsun!
Kuruluş 1924 yani 102 yılı,
Bağımsızlığın 1991 yani 35 yılı kutlu olsun🇹🇲🏹🐺!
26 Ekim 1991’de yapılan referandumun ardından Türkmenistan SSC Yüksek Sovyeti, 27 Ekim 1991’de Türkmenistan’ı bağımsız, demokratik ve hukuk devleti olarak ilan etti.
#Türkmenistan
🇹🇲 Türkmenistan’da da öğrenciler okullarını kendileri temizler! Üstelik bu disiplin ve okul kültürü hâlâ devam ediyor.
Türkmenistan’da 1. sınıftan 12. sınıfa kadar eğitimin aynı okul binasında sürdüğü okullar bulunur. Öğrenciler dönüşümlü olarak nöbet tutar, sınıfın ve tahtanın temiz bırakılmasına dikkat eder. Gün sonunda sınıfın zemini silinir, paspas yapılır ve sınıf öğretmene temiz şekilde teslim edilir.
Türkmenistan’da eğitim ücretsiz ve zorunludur. Eğitim devlet okullarında verilir; köyde veya şehirde yaşamanız fark etmeksizin çocukların eğitim alma imkânı vardır. Benim bildiğim okul sisteminde özel okul kavramı bulunmuyordu.
Okul disiplini oldukça katıdır. Öğrencilerin kıyafetleri, saçları ve dış görünüşleri belirli kurallara tabidir. Erkek öğrenciler siyah takım elbise, kız öğrenciler ise yakası işlemeli uzun yeşil elbiseler giyer. Geleneksel başlıklar da okul kıyafet kültürünün bir parçasıdır. Dövme, saç boyama, makyaj veya piercing söz konusu bile olamaz.
Kendi öğrencilik yıllarımdan hatırlıyorum: Biz de bu kurallarla yetiştik. O zamanlar bazen okul disiplinini fazla katı bulur, kurallardan hoşlanmazdık. Ancak yıllar geçtikçe disiplinin, sorumluluğun, düzenin ve emeğe saygının insana neler kazandırdığını daha iyi anladım.
Japonya’da olduğu gibi Türkmenistan’da da okul, yalnızca ders öğrenilen bir yer değil; hayata hazırlanılan bir kurumdur.
Bugün geriye dönüp baktığımda, o zamanlar katı bulduğum sistemin bize çok şey kazandırdığını düşünüyorum. Disiplin, sorumluluk ve emeğe saygı, insanın hayatı boyunca yanında taşıdığı değerlerdir. 🇹🇲
Not: Fotoğraf, internetten alınmış, Türkmenistan’daki gerçek bir okulda öğrencileri ve geleneksel okul kıyafetlerini gösteren bir görüntüdür.
Saygılarımla...
Saparmurat Niyazov (1940–2006) — Bağımsız Türkmenistan'ın ilk cumhurbaşkanı
Saparmurat Atayeviç Niyazov, 19 Şubat 1940'ta Aşkabat'ta doğdu. Sovyet döneminde Türkmenistan Komünist Partisi'nin liderliğine yükseldi; 1990'da cumhurbaşkanı oldu ve 27 Ekim 1991'de Türkmenistan'ın bağımsızlığını ilan ettiği dönemde ülkenin devlet başkanıydı.
Niyazov döneminde Türkmenistan bağımsız bir devlet olarak uluslararası alanda tanındı, 1995'te Birleşmiş Milletler tarafından ülkenin daimi tarafsızlık statüsü tanındı.
Başlıca tarihî mirası, Türkmenistan'ın bağımsızlığını pekiştirmesi ve 12 Aralık 1995'te Birleşmiş Milletler tarafından tanınan daimî tarafsızlık statüsünün kabul edilmesidir.
🇹🇲 Jan Watan Türkmenistanym, garaşsyzlyk baýramymyz gutly bolsun!
🇹🇷 Can vatanım Türkmenistan'ım, bağımsızlık bayramımız kutlu olsun!
27 Ekim: Türkmenistan tarihinde iki dönüm noktası
Türkmenistan tarihinde 27 Ekim, iki önemli olayla anılır: 1924'te Türkmenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinin başlatılması ve 1991'de bağımsız Türkmenistan devletinin ilan edilmesi. Bu iki tarihî olayı doğru bağlamlarıyla hatırlamak, tarihimize karşı sorumluluğumuzdur.
📜 27 Ekim 1924 — Türkmenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin kuruluş süreci
27 Ekim 1924'te Sovyetler Birliği Merkezî İcra Komitesi, Orta Asya'daki millî ve idarî sınırlandırma kararlarını onayladı. Bu süreçte Türkmenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin temelleri atıldı. Cumhuriyetin kuruluşu, 20 Şubat 1925'te Aşkabat'ta düzenlenen Birinci Tüm Türkmen Sovyetler Kongresi'nde resmen ilan edildi.
Bu dönemin öne çıkan isimleri arasında şunlar bulunuyordu:
▪️ Nedirbay Aytakov (Nedirbaý Aýtakow): Yeni cumhuriyetin ilk dönemindeki önemli yöneticilerden biri.
▪️ Gaygysyz Atabayev: Türkmenistan'ın ilk Sovyet yönetiminde öne çıkan siyasi isimlerden biri.
▪️ K. S. Atabayev: Cumhuriyet hükûmetinin ilk dönemindeki yöneticilerden biri.
▪️ İ. İ. Mezhlauk: Türkmenistan Komünist Partisi'nin ilk döneminde etkili olan yöneticilerden biri.
Tarihî açıdan önemli bir ayrıntı: 1924'teki kuruluş süreci, bağımsız bir Türkmen devletinin kurulması değil, Sovyetler Birliği bünyesinde bir birlik cumhuriyetinin oluşturulmasıydı. Bu süreç, Moskova'nın öncülüğünde yürütülen Orta Asya'daki millî ve idarî sınırlandırma politikalarının bir parçasıydı.
🇹🇲 27 Ekim 1991 — Bağımsız Türkmenistan Cumhuriyeti
26 Ekim 1991'de gerçekleştirilen referandumda halkın büyük çoğunluğu bağımsızlık lehinde oy kullandı. Ertesi gün, 27 Ekim 1991'de Türkmenistan Yüksek Sovyeti bağımsızlık yasasını kabul etti ve Türkmenistan, Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını ilan etti.
Bu tarihî sürecin öne çıkan unsurları şunlardı:
▪️ Saparmurat Niyazov (1940–2006): Bağımsızlığın ilan edildiği dönemde Türkmenistan'ın devlet başkanı ve sürecin başlıca siyasi lideriydi.
▪️ Türkmenistan Yüksek Sovyeti: Bağımsızlık yasasını kabul ederek devletin bağımsızlığını hukuken ilan etti.
▪️ Türkmenistan halkı: 26 Ekim 1991'deki referandumla bağımsızlığa yönelik iradesini ortaya koydu.
Bağımsızlığa giden yolda bir diğer önemli adım, 22 Ağustos 1990'da egemenlik bildirgesinin kabul edilmesiydi.
1924, Sovyet Türkmenistanı'nın kuruluş sürecini; 1991 ise bağımsız Türkmenistan devletinin doğuşunu temsil eder. Bu iki tarihi birbirinden ayırarak anmak, Türkmen tarihini doğru anlamak ve gelecek nesillere doğru aktarmak açısından önemlidir.
📌 Önemli not: Türkmenistan'ın bağımsızlığını ilan ettiği tarih 27 Ekim 1991'dir. Günümüzde resmî Bağımsızlık Bayramı 27 Eylül'de kutlanmaktadır. Bu tarih değişikliği 2017'de kabul edilmiştir.
📚 Başvurulabilecek tarihî kaynaklar:
• TDV İslâm Ansiklopedisi
• ABD Helsinki Komisyonu (CSCE) raporları
• Oxford Research Encyclopedia of Asian History
• Türkmenistan'ın bağımsızlık yasası ve resmî tarihî belgeleri
🇹🇲 Can vatan Türkmenistan'ım! Tarihini bilen, köklerini unutmayan ve geleceğine sahip çıkan Türkmen halkının bağımsızlığı daim olsun.
Garaşsyzlyk baýramymyz gutly bolsun!
📌 Görseller hakkında not: Kolajda kullanılan fotoğraflar tarihî fotoğraflardır. Fotoğrafların kaynaklarını incelemek isteyenler için ilgili arşiv ve kaynak bağlantıları aşağıda yorumlarda paylaşabilirim.
#Türkmenistan #TürkmenTarihi #TürkmenTürkleri #Bağımsızlık #TürkDünyası #27Ekim #Garaşsyzlyk #OğuzTürkleri
🇰🇿 Gubeydulla Aydarov, Sovyet dönemi ve bağımsız Kazakistan’da Türk dilbilimine yön veren, özellikle Orhun-Yenisey yazıtları üzerine çalışmalarıyla Türkolojiye güçlü katkılar sunmuş saygın bir bilim insanıdır.