Bizim Türkçülerin öyle ya da böyle anlayacağı/anlaması gereken acı gerçek:
Devlet aklı diye bir şey yoktur. Tarihte de hiç var olmadı. Hatta devletin bir kutsallığı da yoktur. Devlet, ulusun gönenci için yalnızca bir araçtır. Asıl önemli olan Türk ulusunun ve bireyinin bizzat kendisidir.
No sir we are not turkish ı am kurdish deyip sakso çekmesine rağmen anasına küfür yemesi baya keyiflendirdi. Hamamböceği orospu cocugu ya
fucks turks dedikten sonra ermeniden motherfucker yemesi rahatlattırdı
Sultan Vahdettin Milli Mücadele sırasında ya da hemen sonrasında ölmedi.
1926’ya kadar yaşadı.
Gayet sağlıklıydı. Yazışmalarını, görüşmelerini, mülakatlarını sürdürdü.
Ölümüne kadar tek bir gün Milli Mücadele’ye destek verdiğini iddia etmedi.
Tek bir gün “ben aslında Anadolu’da bir Kurtuluş Mücadelesi örgütlemek istedim ama bunu gizli yaptım. Mustafa Kemal’e gizli görev verdim vs” demedi.
Adamın görüşü şuydu:
“Devletin kurtuluşunun yolu İngilizler ile iş birliği yapmaktan geçiyor. Savaşarak değil uzlaşıp anlaşarak devleti ayakta tutabiliriz”
Nitekim bu görüş o yıllarda Osmanlı entelijansiyasının görüşüydü. Marjinal bir görüş değildi.
Sadece Vahdettin değil İstanbul’da tüm Saray çevresi, hürriyet ve itilaf partisi, aydınlar grubu böyle düşünüyorlardı.
Marjinal olan Milli Mücadelecilerdi.
Hal böyleyken, Vahdettin bile Kurtuluş Savaşı’nı (zaferden sonra bile) sahiplenmezken günümüzde ortaya çıkıp boş boş konuşanlar iddialarını neye dayandırıyorlar?
Vahdettin silikti, inançsızdı, liyakatsızdı, zayıftı, ümitsizdi, kötümserdi, teslimiyetçiydi ama hiç değilse yalancı değildi.
Bugün onu “kahraman” diye sunanlar bir de üstüne yalancı!
“Solun Namusu” diye bir kitap çıkmış. Adamın biri kitapçıya girip sormuş:
— Solun Namusu var mı?
Tezgahtar kız, “Yok,” demiş. Kitapçı kıza kızmış:
— Bir daha “yok” deme, “kalmadı” de… diye tembihlemiş.
Yine bir müşteri gelip sormuş:
— Solun Namusu var mı?
— Kalmadı, demiş tezgahtar.
Kitapçı bakmış, kitap çok soruluyor. Kitaptan bir miktar getirtip vitrine koymuş. Hemen bir müşteri gelip sormuş:
— Solun Namusu’nu kaça satıyorsunuz?😎
Not: Rauf Tamer’e rahmetle.
Eskişehir’de trafik ışıklarının önünde 1.5 dakika konuşan bir trafik polisi 139 CHP milletvekilinden daha fazla halkta karşılık buldu. CHP’nin İYİP’in kontrollü muhafet olduğunu artık beyninize sokun. Ellerinde mv var büyükşehir belediyeleri var delegeler var trilyonlarca lira paraları var kendi sermayeleri var ama TAŞŞAK YOK TAŞŞAK.
zeynepin bütün öğretmenleri o*** çocuğu. zeynepin okulundaki hademe bile o**** çocuğu. sessiz kalıp aksiyon almayan herkes o**** çocuğu. a. kodumun devlet memurları