🌿 *Allah Yolunda Bir Ömür*
Kıymetli Kardeşlerimiz,
M. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin ruhunun ufkuna yürümesinin 1. yıl dönümü hatırasına kardeş medya kuruluşlarımız iş birliğiyle bir *vefa ve dua programı* tertip edildi.
*Tüm dostlarımızı bu anlamlı yayına davet ediyoruz!*
📅 *20 Ekim Pazartesi – Canlı Yayın*
🕙 *Yayın Saatleri:*
• Los Angeles – 10:00
• New York – 13:00
• Londra – 18:00
• Berlin – 19:00
• İstanbul – 20:00
• Dubai – 21:00
• Tokyo – 02:00 (ertesi gün)
• Sydney – 04:00 (ertesi gün)
📺 *Yayın Kanallarımız:*
• Herkul Youtube:
https://t.co/ggaYXwX9ut
• https://t.co/IeTqMCZSFv
• Raindrops TV
#FethullahGülen #Hocaefendi #AllahYolundaBirÖmür #VefaProgramı
Sayın Fethullah Gülen Hocaefendi ruhunun ufkuna yürümüştür.Kendisi hayatını farklı din, inanç ve kültürler arası diyalog ve barışa inanan nesiller yetiştirmeye adamıştır. Farklı kültür,inanç ve düşünce sahibi insanların,barış içinde yaşamasına gönül veren herkesin başı sağolsun.
WASHİNGTON POST: DEMOKRASİ VE DİYALOĞUN SADIK SAVUNUCUSU SÜRGÜNDE HAYATINI KAYBETTİ
Washington Post (@washingtonpost) , Gülen'in vefatını, "İslam’ın mistik bir biçimi olan Sufizmi, demokrasi, eğitim, bilim ve dinler arası diyaloğun sadık savunuculuğuyla harmanlayan bir felsefeyi benimsedi." ifadeleriyle verdi.
https://t.co/AdDyPPgyIb
Fethullah Gülen’in vefatını haberleştiren Amerikan Washington Post gazetesi, ‘Kendi memleketi Türkiye’de 2016’daki başarısız darbeyi planladığı suçlamalarıyla karşı karşıya kalan, küresel bir toplumsal harekete ilham veren, ABD’de yaşayan münzevi İslami din adamı Fethullah Gülen hayatını kaybetti.’ başlığıyla verdi.
Haberde şu ifadeler dikkat çekti: ‘’Gülen, hayatının son yıllarını Pennsylvania’da güvenlikli bir yerleşim yerinde, milyonlarca takipçisi üzerinde etkili olarak kendi sürgününde geçirdi. İslam’ın mistik bir biçimi olan Sufizmi, demokrasi, eğitim, bilim ve dinler arası diyaloğun sadık savunuculuğuyla harmanlayan bir felsefeyi benimsedi.
‘ABD’DE HİÇBİR SUÇLA İTHAM EDİLMEDİ’
Gülen ve destekçileri, darbe girişimine karıştıkları iddiasını ve suçlamaları gülünç ve siyasi amaçlı olduğu gerekçesiyle sert bir şekilde reddetti. Türkiye, Gülen’i en çok arananlar listesine koydu ve iadesini talep etti ancak ABD, daha fazla delile ihtiyacı olduğunu söyleyerek Gülen’i geri göndermeye pek yanaşmadı. Gülen, ABD’de hiçbir zaman bir suçla itham edilmedi ve sürekli olarak terörü ve darbecileri kınadı.’’
RTÜK’TEN ‘ÖVEMEZSİNİZ’ UYARISI
Washington Post haberinde, RTÜK’ün ‘hiçbir yayıncı bir ‘’teröristi’’ onurlandıramaz’ uyarsını yaptığını belirterek, ‘Gülen’i öven içeriklere karşı uyarıda bulundu. Bursa’da bir televizyoncuya terör propagandası iddiasıyla soruşturma başlattı’ denildi.
‘HOŞGÖRÜ VE DİYALOĞU VAAZ ETTİ’
Washington Post haberinde Gülen için şu ifadeler dikkati çekti: ‘İnançlar arasında hoşgörü ve diyalogu vaaz ediyordu ve din ile bilimin el ele gidebileceğine inanıyordu. İslam’ı Batılı değerlerle ve Türk milliyetçiliğiyle birleştirmeye olan inancı, Türklerin ilgisini çekti ve ona milyonlarca takipçi kazandırdı. Gülen uzun süre herhangi bir siyasi partiyi açıkça desteklemekten kaçınmıştı, ancak ordu destekli laiklerden oluşan eski kadrolara karşı Erdoğan’la fiili bir ittifak kurdu. Gülenciler iktidar partisinin birden fazla seçim kazanmasına yardımcı oldu. Ancak Erdoğan-Gülen ittifakı, hareketin hükümet politikasını eleştirmesi ve Erdoğan’ın yakın çevresindeki yolsuzluk iddialarını ortaya çıkarması sonrasında çöktü.’
(https://t.co/ajI3o2D9uk)
(KAYNAK: @velevnews)
Prof. Dr. Halil Nahvî, Fethullah Gülen Hocaefendi'yi anlatıyor
Bu hareketin aslı hikmet, meyvesi ise hizmettir
“Hizmet” dediğimiz hareket, ilim ile amel arasında kurulan bir bağdır aslında. Öyle bir bağ kuruluyor ki; ilim fikirlere, düşüncelere, edebiyata ve en önemlisi aksiyona dönüşüyor. Böylece insanlığa faydalı oluyor.
Fethullah Gülen Hocaefendi, Resulullah’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) mirasından ilhamla büyük dersler sunuyor bizlere. Kendisi bugün en fazla ihtiyaç duyduğumuz “cihat” kavramına bambaşka bir boyut kazandırıyor. “Tatlı sözle cihat”, “Kur’an-ı Kerim’le cihat”, “Allah’ı anlatma ve tebliğ etme ile cihad”… Nitekim Cenâb-ı Hak buyuruyor ki: “Ona dayanarak olanca gücünle onlarla mücadele et”; burada zamir edatı, kılıca değil, Kur’an’a işaret etmektedir, zikre işaret etmektedir. Bence Fethullah Gülen Hocaefendi Kur’an’dan ilham alarak büyük bir cihat sergiliyor. Daha önce de söylemiştim, şimdi de ifade etmek isterim ki Fethullah Gülen Hocaefendi, kalplere giden yolda, kalpleri kazanmak için nöbet tutan büyük bir âlimdir. Bakıldığında, Peygamber Efendimiz, zannedildiği üzere ülkeleri kılıçla fethetmemiş, Zira O, kalıplara değil kalp ve ruhlara talipti. Kalpleri fethettiğinde ise kalıplar O’nunla şekillendi.
Mekke’nin fethi sırasında bazı sahabiler, “Bugün destan günüdür” deyince Efendimiz: “Hayır bugün merhamet günüdür” demiştir. İşte kalplerin fethi budur. O, kalpleri kalıplardan önce fethetmiş, ruhlara bedenlerden önce girmeyi başarmıştır.
Öyle görülüyor ki, Fethullah Gülen Hocaefendi’nin yaptığı tüm hizmetler, peygamberî bir kandilin nurundan ilham almaktadır. Bu ilhamla kalpler fethedilmiş, vicdanlar aydınlatılmış ve -kitaplarında ifade ettiği gibi- ruhun heykellerinin yeniden ikame edilmesi yolunda büyük mesafeler kat edilmiştir. Bence gerçekleştirilen bütün hizmetler, yapılan bütün bu çalışmalar, günümüzde ihtiyaç duyduğumuz cihadın ta kendisidir.
İşte Fethullah Gülen, bu doğrultuda bir metot izledi ve bu çizgide bir ekol ortaya koydu. Bunu da Müslümanların dünya muvazenesindeki yerlerini geri kazanmaları, önce topluma sonra da bütün insanlığa hizmet etmeleri için yapmış, yeni bir yaklaşımla yeni tecrübeler ortaya koymuştur. Hizmet tecrübesini ve Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’yi araştıran ilim adamlarının da ifade ettiği gibi bu hareketin aslı “hikmet”tir. Meyvesi ise “hizmet”tir. Açık bir şekilde belirtmem gerekir ki bu Hizmet Hareketi, İslam dünyasının ihtiyaç duyduğu fetihlerden önemli bir fethi oluşturmaktadır.
Artık fazla konuşmaya, değerlendirmeler yapmaya gerek yok. Bugün bizim ihtiyaç duyduğumuz, uygulamaya geçen fikirlerdir. Sadece konuşmalar değil. Buradan bakıldığında Fethullah Gülen Hocaefendi’nin sözlerindeki özellik, pratiğe ve uygulamaya dönüşmesi, fiillerde vücut bulmasıdır. Dolayısıyla tekrar ifade etmem gerekir ki; ben Hocaefendi’yi insanlığa sunduğu yeni ve mütekâmil metoduyla, ilmi ve ameli meczeden ve insanı yeniden inşa eden Hizmet Hareketi’yle, Peygamber vârislerinden biri olarak görüyorum.
Prof. Dr. Halil Nahvî, İslam Kültürü Arap Meclisi Başkanı / Moritanya
Prof. Dr. Muhammad Shafiq, Fethullah Gülen Hocaefendi'yi anlatıyor
Tevhid merkezli bir hareket
Amerika’nın New York eyaleti, Rochester şehrinde bulunan Rochester Nazareth College’ta İslamî ve dinî çalışmalar profesörüyüm.
Hickey Dinlerarası Çalışmalar ve Diyalog Merkezi’nin yöneticisiyim. Aynı zamanda, Nazareth College’ta kurulan ve Uluslararası İslamî Düşünce Enstitüsü – Dinlerarası Merkezi adını taşıyan kürsünün de başkanlığını yapıyorum.
Sayın Fethullah Gülen’in hareketi diğer İslamî hareketlerden daha farklı bir hareket. Ondaki güç ve maneviyat İslam’da var olan tasavvufî yaklaşımdan ileri geliyor.
Sevginin ana tema olarak işlendiğini ve sevgiyi merhamet ile birleştirdiğini görürsünüz. Said Nursi’ye bakarsanız, o merhamet ve şefkat üzerinde durmuştur. Gülen, bunun da ötesine geçmiştir.
Demiştir ki; ilk olarak sevgi gelmelidir. Kalbinde başkalarına karşı bir sevgi olmalı... Tabii ki ilk olarak kendini sevmekle başlamalısın ve bu sevgi yoluyla diğerlerini de seveceksin çünkü nasıl ki biz insanlık olarak bir bütünüz, işte oradan da bir merhamet akacaktır. Onun da ortaya koymuş olduğu düşünce budur.
21. yy’da Müslümanlardan metodolojimizi değiştirmemizi istiyor, insanlığı bir araya getirmemizi, birleştirmemizi, yaralarını sarmamızı istiyor. Dünyada bir sürü problem var, bunlar için ne yapabiliriz, diye soruyor.
Hizmet Hareketi’nin derin bir anlamı var... Üç şeyi içinde barındırıyor; eğitim, maneviyat ve insanlığa hizmet... Hepsi bir arada.
Hizmet Hareketi’nde bunların hepsinin iç içe olduğunu, ayrı oluşumlar olmadığını görüyorsunuz.
Dolayısıyla, nerede Hizmet Hareketi varsa, orada eğitimi, zekât vermeyi ve canlı bir maneviyat göreceksiniz... Her üçüne birden vurgu olduğunu göreceksiniz.
Çünkü eğer alınan eğitim, insanlığı ve eğitim kurumlarından mezun olan gençleri insanlığa hizmete sevk etmeyecekse, dünyanın yaraları nasıl sarılacak?
Başkalarının acısını nasıl fark edebileceğiz? Bu nedenle, eğittiğimiz genç nesil halkın içine girip onlara hizmet etmeli, insanların çektikleri acıları görmeli, onlara nasıl yardım edebileceğini düşünmelidir.
Bu hareket büyük önem taşıyor. Bana öyle geliyor ki, Sayın Gülen geleceğin nasıl olacağını ve nerede olması gerektiğini önceden sezmişti.
Hizmet Hareketi’nin hedef ve idealleri eğitim, maneviyat ve insanlığa hizmet esaslarının nasıl bir arada toplanabileceği üzerinedir. Bu da, nihaî olarak dünyanın iyiliğine olacaktır.
Bu da şu anlama geliyor; İslamî öğretiler ve Hizmet Hareketi, bu üç kaidenin şahısların ve aynı zamanda bütün bir toplumun ıslahı için birer esas olduğunu anlatıyor.
Tevhid hakikati Allah’ın Bir ve Tek olması anlamına gelir. Aynı zamanda, insanlığın da tekliğini anlatır. Dolayısıyla, Tevhid hakikatini bölemeyiz; Tek olan Allah’a ibadet edip insanlığın ıslahını düşünmemek olamaz.
Hizmet Hareketi’nde Tevhid hakikatinin insanlığın tekliği anlayışına göre benimsendiğini görüyoruz. Bunun getirdiği güzellik de, Müslümanlara hizmet edilirken, Hizmet Hareketi işi orada bırakmıyor, geri kalan herkese de hizmet ediyor.
Ve Hizmet Hareketi inanan ve inanmayan arasında, Müslüman, Hıristiyan, Musevî, ateist ya da herhangi başka biri arasında, insanlığa hizmet bakımından, ayrım yapmıyor.
Prof. Dr. Hasan Mekkî, Fethullah Gülen Hocaefendi'yi anlatıyor
Ümmetin derdiyle dertlenen bir şahsiyet
Fethullah Gülen Hocaefendi, ismiyle müsemma bir şahsiyettir. Cenâb-ı Hak bazen en önemli sırrını en zayıf fıtrata sahip insana yerleştirmiştir.
Diğer yandan İmam Zemahşerî, Enfâl Sûresi’nin 17. ayeti olan ‘Attığın zaman sen atmadın, Allah attı’ ayetini tefsir ederken, fiilin insan eliyle yapıldığına ancak etkileme ve gerçekleştirmenin Allah’ın takdiri olduğuna işaret etmektedir.
Bazen aynı görüş iki farklı insan tarafından zuhur eder. Biri kalabalıklar tarafından teveccüh görür ama hatalıdır. Diğeri ise tam tersidir ama isabetlidir. Hangisinin isabetli, hangisinin etkili ve tesirli olacağını da Allah nasip eder. Fethullah Gülen Hocaefendi -Allah ömrünü uzun eylesin- ayetin tabiriyle okunu attı. Bu ok, Allah’ın izniyle hedefini buldu, kalplere ferahlık ve genişlik getirdi. Hocaefendi’nin yazdıklarından ve kitaplarından şunu anladım ki; Muhammedî nur onu sarıp sarmalamıştır. Bu nur benliğini sarınca onu, dünyadan alıkoydu ve tek derdi, î’lây-ı kelimetullah ve ümmetin derdi oldu.
Nur-u Muhammedî, O’nu dünyadan ve dünyevi lezzetlerden uzaklaştırdı. Kendisini hizmete adayarak bütün ömrünü Kur’an’a ve Efendimiz’in yoluna vakfetti. Evlenmedi, ticaretle ve dünyevi işlerle ilgilenmeyi hiç düşünmedi. Bütün bunların neticesinde zannediyorum Türkiye’de ve İslam âleminde manevi hayata dair değişimlere ve gelişmelere vesile oldu. Dünyanın her tarafında, halkın teveccühünü kazanan okulların açılmasına, basın yayın kuruluşlarının tesis edilmesine vesile oldu.
Diğer yandan Hizmet Hareketi, farklı kültür seviyelerinde insanlara hitap etmeyi başarmış bir projedir. Ötekileştirmeden, dışlamadan, insanları hak ve hakikatin çatısı altında, kolektif şuur etrafında birleştirmeyi başarmıştır. Dolayısıyla diyebilirim ki Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi aklıyla ve kalbiyle herkesi kucaklamış büyük bir şahsiyettir.
Yaşadığımız çağda manevi hayatımızı kirleten birçok etken vardır. Kitle iletişim araçlarından tutun birçok etken var. Din âlimleri de bunun farkındadır. Ancak Fethullah Gülen Hocaefendi, insanlar ne kadar yanlış yola saparlarsa sapsınlar özlerinde taşıdıkları Muhammedî nurla doğru yolu bulacaklarına samimiyetle inanmıştır. Dolayısıyla Hocaefendi hüsn-ü zan üzerine bina edilen ince bir anlayışla, hoşgörülü ve birleştirici bir üslupla, kendisine has bir tarzla, müminleri bu nurun etrafında kenetlenmeye davet etmektedir.
Buradan hareketle diyebilirim ki Hocaefendi, talebeleriyle birlikte bu dinin mirasına sahip çıkmıştır. İslam medeniyetinin rengârenk çiçeklerle bezeli bahçesinden kaynağını almıştır. O, düşünce dünyasını, Fahreddin er-Razi’yle, İbn-i Kesir’le, Abdülkadir Geylani’yle, Mevlânâ Celâleddîn Rumi’yle, İmam Malik’le, İmam Şafi’yle ve daha nice büyük âlimlerle örgülemiştir. Böylesine bir iman bahçesinde dolaşmıştır.
Prof. Dr. Hasan Mekkî, Uluslararası Afrika Üniversitesi Rektörü / Sudan
Değerli Dostlarımız,
Hocamız 20 Ekim 2024’te bir suredir tedavi gördüğü hastanede akşam saat 21.20’de ruhunun ufkuna yürümüştür.
Doktorları ilerleyen saatlerde hastane süreci ile ilgili açıklama yapacaktır.
"Zalimlere ufak bir meyil dahi göstermeyin, yoksa ateş size de dokunur..." (Hud 11/113)
"Zulme rıza, zulümdür."
Allah, zulme meyil, rıza veya kaygısızlığın da hesabını er veya geç soracaktır:
Sûre-i İhlâsı Arefe gününde yüzer defa tekrar edip okuyordum.
Gördüm ki... bir kısım letâif, pek geç usanıyor; devam eder, daha manaya ve tetkikata hiç ihtiyaç bırakmıyor. Gaflet, kuvve-i müfekkireye zarar verdiği gibi ona zarar vermiyor.
https://t.co/HS7OAVSfb8
- Ba's ü ba'de'l-mevt hadisesine kendini adarsan ve o iş için koşarsan, sen de hep canlı kalırsın. Fakat canlandırmayı bırakırsan hiç farkına varmadan sen de bir mezar-ı müteharrik bedbaht haline gelirsin!..
- Vesâyetten sıyrılıp kendimiz olmamız lâzım!