TAKSİCİ ARKADAŞLARA SON CEVABIM
Günlerdir paylaşımlarımın altında aynı şeyleri okuyorum. Hakaretler, küfürler, hırsız diyenler... İnsanların yaşadığı olayları anlatması bile bazılarını rahatsız ediyor.
Biraz da geçmişte yaşananları hatırlayalım.
2023 yılında İstanbul'daki Şampiyonlar Ligi finali öncesinde UEFA'nın taraftarlara İstanbul'da sarı taksileri kullanmamaları yönünde uyarıda bulunduğu haber olmuştu. Düşünün, uluslararası bir futbol organizasyonunda İstanbul'un taksileri gündeme geliyor.
Daha bir hafta önce de bir taksicinin kendi aracında mastürbasyon yaptığı iddiası haberlerdeydi. Böyle bir olayın haber olması bile insanı utandırıyor.
2025 yılında İstanbul'da bir taksicinin turistin kredi kartından iki işlemde tam 400 bin TL çektiği tespit edildi. Başka bir taksici de turistten 36 bin TL çekmiş. İkisinin de çalışma ruhsatı iptal edildi.
2026 yılında yaklaşık 5 kilometrelik yolculukta turistten 7.300 TL alan taksici dolandırıcılık suçlamasıyla tutuklandı.
Bunları da mı TAG sürücüleri yaptı?
Bir de yıllardır yaşadığımız yolcu seçme meselesi var. Esenler Otogar'da, Eminönü'nde, Şişli'de, Mecidiyeköy'de kısa mesafe diye yolcu almayanları, turist seçenleri hiç mi görmediniz?
Şimdi size bizzat kendi başımdan geçen bir olayı anlatayım.
Babam ameliyat olurken hastaneye yetişmeye çalışıyordum. Yolda 3-4 tane taksi durdurdum. Hepsine gideceğim yeri söyledim. Biri güzergahı beğenmedi, diğeri trafik var dedi. Gitmeyiz deyip çekip gittiler.
Ya benim babam ameliyatta, ben hastaneye yetişmeye çalışıyorum. O an yaşadığım çaresizliği, siniri bir ben bilirim.
Size soruyorum, benim suçum neydi? Babamın ameliyat olması mı? Yoksa sizin gitmek istemediğiniz bir güzergahta hastane olması mı?
İnsan böyle bir günde bile taksiye binemeyecekse ne zaman binecek? Sizin keyfinize göre mi hastaneye gideceğiz?
İşte ben bunları yaşadım. O yüzden kimse bana İstanbul'da taksi sorunu yokmuş gibi davranmasın.
Bakın ben burada kimseyi savunmuyorum. Yanlış yapan TAG sürücüsü varsa o da cezasını çeksin. Kanun herkes için geçerli olsun.
Ama siz her paylaşımımın altına gelip bütün TAG sürücülerine hırsız diye hakaret ederken kendi mesleğinizde yaşanan bu olayları neden konuşmuyorsunuz?
Benim burada anlattığım şeyler İstanbul sokaklarında yaşadığım yolculuklar. Bazen komik bazen üzücü bazen de insanı şaşırtan olaylar.
Kimsenin ekmeğinde gözüm yok, kimsenin plakasında da gözüm yok.
Son olarak işini hakkıyla yapan taksicilere tek bir lafım yok. Onlara her zaman saygım var.
Bundan sonra ne sosyal medyada ne de sahada taksicilerle tartışmaya girmeyeceğim, kimseye cevap vermeyeceğim.
Ben yaşadığım olayları anlatmaya devam edeceğim.
Siz benimle uğraşmaya devam edin, ben işime bakacağım.
#MartıTAG #TAG #Taksi #İstanbul #Taksiciler #Gündem
Taksiciler bile TAG motora biniyor biz ne yapalım
Bugün hastaneden bir yolcu aldım, daha biner binmez abi biraz hızlı gidebilir miyiz taksi değişim saatim geldi yetişmem lazım dedi
Yolda konuşurken öğrendim ki kendisi taksiciymiş
Konu ister istemez Martı TAG'a geldi
Motorla yapılmasına bir şey demiyorum ben de kullanıyorum dedi. Arabayla yapılan TAG'a ise karşı olduğunu söyledi
İstanbul'da trafik çok motorlar lazım dedi
İşin komik tarafı adam kendi taksisine yetişmek için TAG motor çağırmış
Valla İstanbul öyle bir hale geldi ki taksiciyi bile taksisine motorla yetiştiriyoruz
Bir de her paylaşımın altına gelip bize laf eden taksiciler var
Abi sizin meslektaşınız bile ihtiyaç duyunca bizi çağırıyor siz hala neyin kavgasını veriyorsunuz anlamıyorum
#MartıTAG #Taksici #İstanbul
Bugün TAG yaparken başıma gelen olayı anlatayım gerçekten bu işte insanın başına ne geleceği hiç belli olmuyor
Güngören'den bir yolcu aldım İSTOÇ'a götürdüm. Yolculuk gayet normal geçti, adamla İSTOÇ'a geldik
Ücret 500 TL tuttu
Adam cebinden 300 TL çıkardı bana verdi. Sonra abi yanımda bu kadar nakit var kalan 200 TL yerine dükkandan sana oyuncak vereyim mi dedi
İlk başta ne diyeceğimi bilemedim
Dedim abi ben oyuncakçı değilim motorla yolcu taşıyorum
Sonra düşündüm adamın yanında para yok ne yapacağız şimdi. Neyse dedim ver bakalım ne vereceksin
Adam dükkandan istediğin bir oyuncağı seç dedi
Ben de oyuncaklara bakarken Labubu gördüm. Dedim bari bunu alayım küçük kız yeğenime götürürüm, en azından çocuk sevinir
Labubu'yu seçtim, 300 TL nakit aldım kalan 200 TL yerine de oyuncakla anlaştık
Adamla vedalaştım çalışmaya devam ettim
Kendi kendime de gülüyorum ulan sabah evden para kazanmaya çıktık oyuncakçıdan çıktık. Böyle giderse motorun arkasına bir de oyuncak reyonu açacağız
Ama olay burada bitmedi
Bir süre sonra başka bir bayan yolcu aldım
Yolda interkomdan sohbet ediyoruz, konu bir şekilde Labubu'ya geldi
Ben de Labubu ne alaka dedim
Kadına İSTOÇ'ta yaşadığım olayı anlattım. Dedim bugün bir yolcu 500 TL'lik yolculuğun 300 TL'sini verdi kalan 200 TL yerine dükkandan oyuncak seçmemi söyledi ben de yeğenime götürmek için Labubu aldım
Kadın da bana ver dedi
Ben de ne yapacaksın oyuncağı dedim
Çok seviyorum ben Labubu'yu bana ver dedi
Ben de dedim iyi madem bu kadar seviyorsun al senin olsun
Oyuncağı kadına verdim ama sonradan kendi kendime gülmeye başladım
Ulan sabah evden para kazanmaya çıktım Güngören'den İSTOÇ'a 500 TL'lik yolculuk yaptım, 300 TL para aldım kalan 200 TL yerine oyuncak seçtim
Onu da küçük kız yeğenime götürüp sevindirecektim ama daha eve gitmeden başka bir yolcuya nasip oldu
Kime niyet kime kısmet
Bizim Labubu da yeğenime kavuşamadan başka yolcuya gitti
Yakında takasla müşteri götüreceğiz herhalde 😀
Biri 200 TL yerine oyuncak verir öbürü iki kilo patates verir, bir başkası da abi nakit yok ama evde kullanılmamış tost makinesi var derse hiç şaşırmayacağım
Bu gidişle akşam eve para değil pazar arabasıyla döneceğiz
Vallahi bu TAG işinde yarın ne yaşayacağımız belli değil
#MartıTAG #İstanbul #Pazartesi
Ey kul, nedir bu telaşın?
Cebinde paran yok diye, altında araban yok diye, yanında kimsen kalmadı diye kendini nasipsiz mi sanıyorsun?
Seni yaratan, narın tanelerini tek tek dizen, inciri ve zeytini vaktinde olgunlaştıran değil mi?
Unutma, her şeyin bir vakti var
Bugün seni yokluğunda yalnız bırakanlar olabilir ama yarın nasibin kapını çaldığında kimse önünde duramaz
Sabret ey gönül… Rabbim hiçbir şeyi vaktinden önce, hiçbir şeyi de vaktinden sonra vermez
Sen yeter ki umudunu kaybetme, baharın da gelecek… 🤲
#Allah #Nasip #Sabır #Tevekkül #Hayırlısı
Dün Martı TAG'de çalışırken başıma gelen bir olayı anlatayım
Aksaray'dan Gaziosmanpaşa'ya yolcu bıraktım. Sonra uygulamadan Gaziosmanpaşa Bahçelievler tarafına bir çağrı geldi. Adamın yanına gittim.
Abi dedi seninle bir anlaşma yapalım. Önce Bahçelievler'e gidelim, sonra benim Gaziosmanpaşa'daki dükkana uğrayalım, oradan Bomonti'ye geçelim, sonra tekrar beni Gaziosmanpaşa'ya bırak. Sana 2500 TL vereceğim dedi.
Ben de abi sen ne iş yapıyorsun diye sordum. Doğru düzgün cevap vermedi. Sonra para taşıyorum falan dedi.
Ben de abi ne parası, ne taşıyorsun, göster bakalım dedim. Ortada gösterdiği bir şey de yoktu.
Kusura bakma abi, ne olduğunu bilmediğim bir işe girmem dedim. Anlaşamadık tabii.
Bu sefer siz de ekmek beğenmiyorsunuz diye hakaret etmeye başladı.
Ben yolcu taşımak için çalışıyorum. Ne olduğu belli olmayan bir işe sırf 2500 TL verecek diye girmem.
Sonra iki üç tane indi bindi yaptım, işimi bitirip eve geldim.
Cumartesi günü İstanbul'da her şey beklenir.
Herkese hayırlı işler, kazasız belasız sürüşler
#pazar #FBvGÖZ #MartıTAG #MartıMotor
Hukuk devletinden bahsetmişsiniz, biz de zaten hukuk devleti olduğumuz için herkesin hakkının korunmasını istiyoruz
Taksi kamu hizmeti niteliğinde bir ulaşım hizmetidir, peki bu kamu hizmetinin asıl sahibi kimdir? Vatandaş değil mi?
Vatandaş taksi bulamıyorsa, kısa mesafe diye aracına alınmıyorsa, yağmurda saatlerce taksi bekliyorsa, gideceği yere ulaşmak için taksi taksi dolaşıyorsa burada kamu hizmetinin ne kadar sağlıklı yürütüldüğünü de sorgulamak gerekir
Kamu hizmeti demek yalnızca taksicinin hakkını korumak değildir. Vatandaşın da güvenli, erişilebilir ve kaliteli ulaşım hizmeti alma hakkı vardır
Devlet elbette düzenleme yapar, kuralları koyar. Bizim de talebimiz bu zaten. Herkes için eşit, adil ve hukuka uygun bir düzenleme yapılsın
Bir tarafta yıllardır bu sektörde çalışan esnaf, diğer tarafta ailesinin geçimini sağlamaya çalışan insanlar var. İki tarafı birbirine düşman etmek yerine vatandaşın neden alternatif ulaşım aradığını sorgulamak gerekiyor
Kamu hizmetinin amacı esnafın çıkarını değil, vatandaşın ihtiyacını karşılamaktır. Esnafın hakkı korunsun ama vatandaşın tercihi de yok sayılmasın.
Hukuk herkese lazımdır, adalet de herkese eşit olmalıdır.
MARTI TAG MI KAZANACAK, TAKSİCİLER Mİ?
Peki böyle devam edilirse kim kazanacak?
Esenler Otogarı'nda yolcu seçenler mi?
Eminönü'nde turist seçenler mi?
Şişli ve Mecidiyeköy'de müşterinin giyimine kuşamına bakıp yolcu kabul edenler mi?
Kredi kartıyla ödeme yapmak isteyince yüzde 10 komisyon isteyenler mi?
Yoksa müşterisine nereden olursa olsun aynı hizmeti sunanlar mı?
Şunu da açıkça söyleyeyim, Martı TAG tarafında da dört dörtlük insanlar yok. Orada da kötü niyetli, işini düzgün yapmayan sürücüler var. Her toplulukta olduğu gibi TAG'de de çürük elmalar var. Bunları görmezden gelmek doğru değil.
Ama birkaç kişinin hatası yüzünden herkesi aynı kefeye koymak da doğru değil.
Martı TAG'ın hukuki durumu ayrı bir konu, buna hukuk karar versin.
Asıl mesele hizmet kalitesi, müşteri memnuniyeti ve insanların birbirine saygı duyması.
Böyle devam edilirse bence uzun vadede taksiciler de daha fazla zarar görecek.
Siz ne düşünüyorsunuz?
#MartıTAG #Taksi #İstanbul #Ulaşım #MüşteriMemnuniyeti #MartıSürücüleri
Önce biraz geçmişe bakalım. İstanbul'daki taksi plakalarının bir kısmı geçmişte bedelsiz tahsis edildi. Yani bugün milyonlarca lira değer biçilen bu plakaların tamamı sahipleri tarafından satın alınarak elde edilmedi
Kendi aralarında birbirlerini kandırarak fiyatları buralara çıkardıkları taksi baronları kusura bakma kimsenin ekmeğinde gözümüz yok ama milleti kandırmanında anlamı yok beda alınan plakalar milyonlar ediyor
9 milyar TL gelirden bahsediyoruz ve bunun tamamı TAG sürücülerinden elde ediliyor. Benim tahminim bunun yaklaşık 4 milyar TL'si de cezalara gidiyor.
Düşünsenize, taksicilerin yıllık ödediği vergilerle kıyaslandığında TAG üzerinden devletin elde ettiği gelir bambaşka bir boyuta ulaşabilir.
Sizce devlet bu kadar büyük bir ekonomik hareketlilik varken neden bu işi tamamen kapatsın?
İsteseler tek tuşla kapatabilirler ama bence siz boşuna uğraşıyorsunuz. Olayın biraz da ekonomik tarafına bakmak gerekiyor.
Bugün İstanbul'da yağmur hiç peşimizi bırakmadı
Sabah yola çıktığımda hava zaten kötüydü ama çalışmaya devam ettim. Birçok motorcu yağmurdan dolayı kontak kapatmış, yollarda motorcu sayısı iyice azalmıştı
İşin ilginç tarafı müşteriler de artmıştı. Normalde beklediğimiz işleri bugün peş peşe aldık. Ücretler de biraz daha iyiydi
Bir yolculuğumda yolcu arkaya binerken motorun üzerindeki suyu görünce
"Bugün sizin işiniz gerçekten zor" dedi
Ben de "Abi bugün ekmek parası biraz daha zor kazanılıyor" dedim
Yol boyunca yağmur yemeye devam ettik. Gün sonunda cebimize biraz daha fazla para girdi ama eve geldiğimde monttan pantolona kadar her yerim ıslanmıştı
Bazen kazanç artıyor ama o kazancın da bir bedeli oluyor
Bu havada direksiyon başında, motorun üstünde çalışan herkese kolay gelsin.
#MartıTAG #İstanbul #MartıMotor #Motokurye #Yağmur #Emek #Trafik #Bağcılar
Yorumları okudum yeni çalışıyordum ancak şimdi cevap verebiliyorum
Kimi kurgu demiş kimi yapay zeka demiş kimi de yalan söylüyorsun demiş
Ben bu soğukta motorun üzerinde ekmeğimin peşinde olan bir insanım ama bu işi yaparken sadece para kazanmadım insan hikâyeleri de biriktirdim
Daha önce eşi hamile olan Hamit abiyi Eminönü'nden Kayabaşı'na götürdüm trafik yüzünden saatler sürecek yolu 15 20 dakikada tamamladık
Hastanede yakını olan kaç insan taşıdım sayısını ben bile bilmiyorum kimi annesinin yanına yetişmeye çalışıyordu kimi çocuğunun kimi eşinin
Bazen yol boyunca dertlerini dinledim bazen hiç konuşmadan sadece gidecekleri yere yetiştirmeye çalıştım
Şimdi bir yolcunun derdini dinleyip elimden geldiğince yardımcı oldum diye bu kadar tartışma çıkmasını gerçekten anlamıyorum
Taksicisi de motorcusu da sonuçta ekmeğinin peşinde kimsenin kimseyle derdi olmamalı
İnanmayan inanmasın buna saygım var ama insanın yaptığı iyiliği bile sorgulamak neden bu kadar zorunuza gidiyor
Bana hırsız diyenler olmuş. Sabahın köründe bu soğukta motorun üzerinde çalışan, alın teriyle evine ekmek götürmeye çalışan birine hırsız demek ne kadar kolay. Yaptığım işi beğenmeyebilirsin ama bu sana hakaret etme hakkı vermez.
Ben kimseye kendimi kanıtlamak zorunda değilim
Bugün ben yardım ederim yarın benim yardıma ihtiyacım olur hayat bu
Biraz birbirimizi anlamaya çalışalım herkesin anlatmadığı bir hikâyesi var
Benim ekmeğimin helalliğini sorgulayanlar önce kendi vicdanına baksın.
#MartıTAG #İyilik #İnsanlık #İstanbul #Motorcu
Bugün TAG yaparken yaşadığım bir olayı anlatayım
Akşam Şişli'den bir müşteri aldım. Konuma gittim, aradım, abi iki dakika dedi. Bekledim, biraz gecikti ama sonunda geldi
Motorun arkasına bindi, daha yola çıkalı bir dakika olmuştu telefonu çaldı
Açtı, karşıdaki adam bayağı sert konuşuyordu
— Kardeşim, ben seni kaç kere aradım? Ev kirası hâlâ göndermedin. Benim de ödemelerim var, ne zaman göndereceksin?
Müşteri bir süre sustu, sonra kısık sesle konuşmaya başladı
— Abi biliyorum, haklısın. Bu ay işler çok kötü gitti. Birkaç güne kadar toparlayıp göndereceğim, senden son bir kez daha süre istiyorum
Karşıdaki adam bir şeyler daha söyledi. Bizim müşteri de sadece tamam abi, anladım deyip telefonu kapattı
Ben hiçbir şey demedim, yoluma devam ettim
Biraz sonra telefonu yine çaldı. Bu sefer açmadı. Ekrana baktı, telefonu cebine koydu. Sonra derin bir nefes aldı
Dayanamadım, sordum
— Kardeşim, bir sıkıntın mı var?
Önce yok abi dedi ama sonra anlatmaya başladı
— Abi, iki aydır kirayı doğru düzgün ödeyemiyorum. İşler kesat, ne iş bulursam yapıyorum. Ev sahibi de haklı, onun da ödemeleri var. Ama benim de elimden gelen bu kadar
Sonra sustu
— Evde hanım var, çocuk var abi. Onlara belli etmemeye çalışıyorum. Bazen eve giderken yüzüm gülüyor gibi yapıyorum ama kafamın içi paramparça
Vallahi o an ne diyeceğimi bilemedim
Az önce kendi kendime müşterinin gecikmesine söyleniyordum. Adamın ne yaşadığını bilmiyordum ki
Bir süre sonra varış noktasına geldik. İndi, parasını uzattı
Tam o sırada aklıma çocuğu geldi
— Kardeşim, bu sefer ücret benden olsun. O parayı al, git çocuğuna bir şey al. Benim de evim barkım var, seni anlıyorum. Bugün de böyle olsun
Adam önce şaşırdı
— Olur mu abi, sen de ekmeğinin peşindesin
— Kardeşim, helal olsun. Bugün benden olsun, yarın belki benim de başım sıkışır, birisi bana destek olur. Sen yeter ki kendini üzme
Adamın gözleri doldu, başını öne eğdi
— Allah razı olsun abi. İnan bunu unutmayacağım
Vallahi o an benim de boğazım düğümlendi
Adam yürüyüp giderken arkasından baktım. Belki verdiğim para benim için büyük bir şey değildi ama belki o akşam çocuğunun yüzünü güldürecekti
Ben de motorla yoluma devam ettim. Bir süre hiçbir şey düşünmeden sürdüm
Ulan dedim kendi kendime, İstanbul'da herkes bir yere yetişmeye çalışıyor ama kimsenin içinde ne yaşadığını bilmiyoruz
Kimi borcunu düşünüyor, kimi kirasını, kimi çocuğunun ihtiyacını… Dışarıdan bakınca herkes normal görünüyor ama kim bilir kim nelerle uğraşıyor
Bazen bir insanın ihtiyacı olan şey para bile değil, iki kelime güzel söz
Allah kimseyi evladına, eşine karşı mahcup etmesin. Herkesin işi rast gitsin, kimse çaresiz kalmasın.
#MartıTAG #İstanbul #MotorcuHayatı
@OguzAlperOktem@OguzAlperOktem Biz sürücüler olarak nasıl gecinecez acaba siz buna istinaden günlük ücretlere zam yapacaksınız ve biz motorlu olarak kışı var bu işin gece calisamiyoruz arbacilarla aynı ücret alınması adil değil