#dohol#dohol ile ilgili anketimizi google formsta açtık, katılımınız önemlidir.
https://t.co/gtc1S6M1XL
Kısaltılmış link ise
https://t.co/EdZwcjJf91
Saygılar.
TP2 Ağustos Sonu Raporu
Net Varlık Değeri (TL) 204.468.208.007,36
Fon Portföy Değeri (TL) 204.684.528.779,34
Burada 16 Eylül 2026 günü TEFAS'ta açıklanan son varlık değeri 224.391.910.213 ₺'dir. Eylül ayında takribi 20 milyar ₺ para girişi olmuş. Aşağıdaki tablolarda bu takribi 20 milyarlık işlem yoktur.
1-Borçlanma Senetleri
ESKİ BAKAN YARDIMCISI, BTK ÜYESİNİN EŞİ FON ŞİRKETİ ORTAĞI OLUNCA, HABERLERE DE OTOMATİK ENGEL KALKANI GELİYOR!
Bulls Yatırım ve bağlı olduğu şirket Lydia Yatırım’ın iki gerçek kişi ortağından biri, Kültür ve Turizm eski Bakan Yardımcısı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Kurul Üyesi Batuhan Mumcu’nun eşi Neslihan Mumcu’dur.
Bulls Yatırım, bünyesinde 28 fon barındırıyor. Bu fonların toplam büyüklüğü ise 14 milyar 600 milyon TL.
Bu paranın nasıl yönetildiği, hangi işlemlerin yapıldığı, kimlerin karar aldığı ve paranın nereye gittiği bütün yönleriyle araştırılmalıdır!
Bulls Yatırım’ın yönettiği ve TEFAS’ta işlem gören fonların, olaylar ortaya çıkmadan önceki portföylerine bakıldığında, paranın önemli bir bölümünün özel şirketlerin borçlanma araçlarına yönlendirildiği görülüyor.
Fonda 100 lira para varsa, bazı fonlarda yaklaşık 240 liralık pozisyon alınmış. Yani birçok fonda, fonun kendi büyüklüğünün yaklaşık yüzde 240’ı kadar pozisyon bulunduğu görülüyor.
Bu nasıl mümkün oluyor?
Yatırımcıların, vatandaşların parası neden fon büyüklüğünün çok üzerinde pozisyon alınarak riske atılıyor?
Ortaya çıkan tablo, fonun sahip olduğu paranın üzerinde işlem yapıldığını ve borçlanma/kaldıraç kullanıldığını gösteriyor.
Yatırımcıların parasının emanet edildiği bir fonda, fon büyüklüğünün 2,4 katına ulaşan pozisyon neden alınır?
Kimler tarafından alınmış? Kimlere satılmış?
Fon büyüklüğünün üzerinde pozisyon alınmasını sağlayan mekanizma ne?
Bulls Yatırım ve Lydia Yatırım üzerinden başka şirketlere doğrudan veya dolaylı para transferleri yapılmış mı?
Hissedarlara para aktarılmış mı?
Örtülü kazanç sağlanmış mı?
Bunların tamamının ortaya çıkarılması gerekiyor.
Bir başka önemli soru da şu:
Batuhan Mumcu, eşi Neslihan Mumcu’nun ortak olduğu Bulls ve Lydia ile ilgili önemli karar toplantılarına katılmış mıdır?
Katıldıysa hangi toplantılara katılmıştır?
Bu toplantılarda hangi kararlar alınmıştır?
Bu şirketlerden başka şirketlere doğrudan veya dolaylı olarak transferler olmuş mudur?
Bütün bu ilişkiler ve para hareketleri araştırılmış mıdır?
Ayrıca,kamuoyunun cevap beklediği çok önemli bir soru var:
BTK’daki gücünüzü kullanarak bu haberler hakkında erişim engelleri getiriliyor ve haberler silinmeye mi çalışılıyor? Korktuğunuz bir şey mi var?
Bütün bu tablo içerisinde Kemal Akkaya ve Enver Çevik’in rolü nedir?
Fonlardaki bu işlemlerden ve şirketler arasındaki para hareketlerinden haberdarlar mıydı? Karar mekanizmasının neresindeydiler?
Bütün bunların cevabı verilmelidir.
Bu andan itibaren 1 dakika dahi Batuhan Mumcu’nun BTK Kurul Üyeliğinde kalmaması gerekir!
Bu ülkede ayakta kalmak istiyorsak ahlak budalası olmamak lazım!
Bence artık nasıl hayatta kalınır bunu öğretin çocuklarınıza. Nasıl doğru insan olunur değil.
Sevgili dostlar, öncelikle herkese bol ve bereketli kazançlar diliyorum. Çalışmama kısa bir ara vererek yazıyorum. Moraliniz yüksek olsun; para sizden daha kıymetli değil. Çalışır, tekrar kazanırsınız. Elbet bu günler de geçecektir.
Ve sayın yetkililer; PPF’de kilitli kalan para, bire 30 kat artan hisselerden kazanılmadı. Bu para; alın teriyle, emekle, ülkesine projeler üreterek, katma değer sağlayarak, sağlık, mühendislik ve savunma gibi alanlarda çalışarak kazanılan helal paradır.
Benim takılı kalan param belki birkaç aylık maaşıma denk geliyor. Ancak PPF’yi likit olduğu için tercih edip tüm birikimini ve geleceğini buraya park eden insanlar var. Artık daha fazla uzatılmadan, bu insanların mağduriyetinin giderilmesi öncelikli göreviniz olmalıdır.
PPF’deki para insanların alın teridir.
#PPF #PRY #PNU #TP2 #TLV #BPZ #PPT #FONMAĞDURLARI
Yaşama sevinci bitmiş insanlar, şatafatlı bir görgüsüzlük, kutsanan dipsiz cehalet, bitmeyen bir öfke, kadercilik, doymak bilmeyen egolar, alaya alınan nahiflik ve bilgelik, varolamayan sıkışmış güzel insanlar..
..bana "ülkeni tarif et" deseler işte bunları söylerdim.
🗣️DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen:
''İlk atılacak adım İMKB, SPK ve BDDK yönetimlerinin görevden alınmasıdır. Sayın Cumhurbaşkanı problemin kaynağı, belki de sorumlusu ve belki de suçlusu,sanığı olan kişilerle toplantı yapıyor''
@emin_ekmen
DDK Başkanının sorusturmanın selahiyeti için Borsa İstanbul'daki görevinden ayrılması mantıklı ve etik değil.
Bu devlet gelenegimize aykırı. Ayrıca sorusturmanın selahiyetine de halel getirir.
Borsadaki görevine devam edebilir ancak kendisiyle ilgili ihmal var mı yok mu bunu ortaya çıkaracak kurumun başında kendisi kalamaz.
@_cevdetyilmaz@memetsimsek
Ülkenin psikoloji hiç iyi değil. Deli ettiler milleti. Ne fakir mutlu ne zengin. Fon alan mutsuz parası içerde, almayan da mutsuz alakası yok malının ederi piyasada baskı yiyiyor. Sermayesi olmayanda mutsuz elde avuçta bişey yok diye. Nasıl becerdiniz bu işi.
📢We keep hearing it from European politicians:
‘Ukraine is defending freedom and democracy.’
‘Ukraine is standing up for our European values.’
‘Ukraine’s war is our war.’
Now look closely at these images of forced mobilization in Ukraine.
Take a good look at what “democracy,” “freedom,” and “European values” are supposed to look like in practice.
Every day, men 23-60 are hunted down in the streets as if they were dangerous strays.
They are grabbed, forced into vehicles, and sent toward the front against their will — to kill other human beings, to be killed themselves, or to come home maimed for life.
Women who try to protect the men they love are beaten. Then they are threatened with prison and branded traitors for committing the apparently unforgivable offense of trying to keep their husbands out of the meat grinder.
Brussels may have agreed to call all this “democracy.” Repeating the word often enough, however, does not magically turn coercion into freedom.
A government that strips its own citizens of choice, liberty and, ultimately, their lives does not become less oppressive simply because European officials supply it with a more flattering vocabulary.
Nor does coercion become a “European value” merely because it arrives wrapped in the right flag and accompanied by the right slogans.
That is the bitterest irony of all: people are deprived of their freedom in the name of freedom, denied a choice in the name of democracy, and sent to die in the name of European values.
All, naturally, under the stirring refrain: "Slava Ukraini!"
Dahi fon yöneticisi rolünü o kadar iyi oynadım ki, fonlarım temerrüte düştükten sonra hiç bir şey yaşanmamış gibi fon yönetimine ilişkin risk parametrelerinden bahsettiğim tüm twitlerimi sildim ve konunun benle hiç alakası yokmuş gibi tek twit bile atmadım...
Bu Soyan ailesinin bütün ünvanları ve diplomaları sahte değilse hiçbir şey bilmiyorum. En başta zat-ı muhteremin ablasının. Çocukları sınavda birinci olsun diye soru kitapçığını ve cevap anahtarını almadıklarını düşünen saftır.
⚡️Президент Казахстана Токаев на пресс-конференции с канцлером Мерцем в Берлине поставил в неловкое положение всю европейскую элиту :
«Считаю Путина выдающимся деятелем! Он наиболее приемлемая политическая фигура и для Центральной Азии, и для Европы, и для всего мира!»