허리 때문에 밤마다 뒤척이던 나… 일본 척추 전문의가 알려준 방법 하나로 끝남.
침대에 베개 하나 놓고 5분만 누워있으면 됨.
그게 다임.
특정 자세 잡고 숨을 길게 내쉬는 것뿐인데 이게 척추신경 눌린 거 풀어주는 원리라고 ��.
운동도 아니고 그냥 숨쉬기라 부담도 1도 없음.
밤마다 허리 통증으로 잠 설치는 사람이면 오늘부터 자기 전 루틴으로 하나 만들어보길.
31 yıl olmuş
Bu psikopat şarkı çıkalı!
O zaman doğanlar çoluk çocuğa karıştı
Bu şarkı hala ateş etmeye
Can yakmaya
İflah sikmeye devam ediyor
Sahibi Yıldız Tilbe bile 1 kere okumadı
Biri artık coverlasın şunu😍
Hay quien dice que la amistad entre hombres y mujeres no existe y este video lo demuestra: se hizo un experimento viral de "besar de repente a tu mejor amigo", mira lo que pasó. 😍.
Torba Yasa Telifi bugün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülerek kabul edildi.
Tek değişiklik, komisyon görüşmeleri sırasında verilen ve kabul edilen bir önergeyle yapıldı.
Söz konusu önerge ile, sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranının yüzde 12,5 olarak uygulanması öngörüldü.
Komisyonda kabul edilen bu Teklifin önümüzdeki hafta Salı günü Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmesi bekleniyor.
Öğretmeni CİMER’e şikayet eden öğrenci, iftiradan dolayı 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırılıp, 45 bin TL mahkeme masraflarını da ödemeye mahkum edildi.
ÇOCUKLARDA NELERİ YOK ETTİK?
1- Çocukların istedikleri her şeyi alarak sevinçlerini yok ettik.
2- Üzülmelerine hiç fırsat vermeyerek empati duygularını yok ettik.
3- Sıkılmalarına izin vermeyerek hayal güçlerini yok ettik.
4- Her sendelediklerinde hemen kollarına girerek problem çözme becerilerini yok ettik.
5- Her işi onların adına kendimiz yapmaya çalışarak öz güvenlerini yok ettik.
6- Okul başarısını hayatın tam merkezine yerleştirip, ahlaklı insan yetiştirme kaygısını yok ettik.
7- Çocuğun yanında sürekli okulu ve öğretmenleri çekiştirerek, öğretmene saygılarını yok ettik.
8- Daha okula başlamadan ellerine tablet ve akıllı telefon vererek akran iletişimini yok ettik.
9- Çocukları okuldan kulübe, kulüpten etüde, etütten özel derse koşturarak aile hayatını yok ettik.
10- Çocuğumuzun her anını sosyal medyada paylaşarak mahremiyet duygusunu yok ettik.
Sonuç? Galiba biz çocuk eğitiminde işleri bayağı bir yok ettik.
Geçen ay bir makale okudum ve hayatımı değiştirdi.
Eskiden soğuk havalarda sürekli üşür, nezle grip olur, hasta yatağına düşerdim.
Her kış aynı döngü: burun akıntısı, boğaz ağrısı, halsizlik...
Artık soğuk günlerde hafif giysilerle dışarı çıkabiliyorum, çok fazla üşümüyorum.
İnsanlar şaşırıyor, "Nasıl oluyor?" diye soruyorlar.
Anlatayım.
O makaleyi kaydetmediğim icin o kadar arasam da bulamıyorum bı türlü ama bilgileri hatırlıyorum internetten de araştırınca epey şey öğrendim.
Makalede soğuk iklimlerde yaşayan hayvanlardan bahsediyordu: kutup ayısı, penguen, fok gibi.
Bunların derisinin altında kalın bir yağ tabakası var, adına blubber diyorlar. Türkçede "balina yağı" ya da "fok yağı" olarak geçiyor, koyu renkli, yoğun ve damarlı bir yapı.
Bazen 30 cm'ye kadar kalınlaşıyormuş.
Bu tabaka inanılmaz bir ısı yalıtımı sağlıyor; soğuk suda veya buz gibi havada vücut ısısını koruyor, ısıyı çok yavaş kaybediyor.
Aynı zamanda enerji deposu, açlıkta yakılıyor ve bazı hayvanlarda yüzerlik bile veriyor. Beyaz yağdan farklı; daha lifli, damarlı ve koyu tonlarda çünkü yoğun lipid ve damar içeriyor.
Bu sayede bu hayvanlar soğukta hayatta kalıyor, titremeden durabiliyor.
İnsanlarda böyle kalın bir blubber yok tabii. Biz evrimsel olarak sıcak iklimlere daha uygun bir türüz; soğukta giysi giyiyor, barınak yapıyor, titreyerek ısı üretiyoruz.
Ama makalede asıl çarpıcı kısım şuydu: Bizde de benzer bir şey var, kahverengi yağ dokusu (brown adipose tissue - BAT).
Bebeklerde bolca bulunuyor, boyun, sırt, omuzlarda; titremeden ısı üretiyor (non-shivering thermogenesis). Yetişkinlerde giderek azalıyor, sınırlı kalıyor ama koyu renkli çünkü mitokondri dolu; ısı üretmek için kalori yakıyor.
Soğukta aktifleşiyor, obezite araştırmalarında bile ilgi çekiyor.
Okuduğumda şunu düşündüm:
Eğer hayvanlardaki blubber gibi bir izolasyonumuz yoksa, neden BAT'ı artıramayalım?
Kaslı olmak soğukta pek bi işe yaramıyor; kas titreyerek ısı üretir ama çabuk yorar.
BAT ise titremesiz, verimli ısı üretiyor. Ve en önemlisi: Bu genetik değil, öğrenilmiş bir şey!
Düzenli soğuk maruziyetiyle BAT miktarı ve aktivitesi artıyor.
Bilimsel çalışmalar da bunu doğruluyor; hafif soğukta (15-19°C) birkaç hafta maruziyetle BAT hacmi %40-45 artabiliyor, oksidatif kapasitesi iki katına çıkabiliyor. Günlük ekstra 100-200 kalori yakıyorsun, insülin duyarlılığı iyileşiyor, metabolizma hızlanıyor.
Ben de hemen uygulamaya geçtim. Soğuk ya da buz banyosu değil, güvenli ve kademeli: Günde toplamda bir saat kadar balkonda ya da dışarda kısa sürelerle kontrollü soğuğa maruz kaldım.
Zamanla duşun son 10 saniyesi soğuk suyla, sonra dışarıda hafif giyinerek yürümek, evde 15-18°C odada oturmak. Titreme başlamadan hemen çıkıyordum. Zamanla alıştım; vücut "titreme eşiğini" yükseltti, soğuk artık rahatsız etmiyor.
Wim Hof tarzı nefes egzersizlerini de ekledim arada – epinefrin seviyesi yükseliyor, anti-enflamatuar etki yaratıyor.
Sonuç?
Bir aydan çoktur nezle grip olmuyorum. Bağışıklık sistemim güçlendi; soğuk maruziyeti inflamasyonu azaltıyor, sitokin dengesini düzeltiyor, beyaz kan hücrelerini ve T hücrelerini daha etkin hale getiriyor.
Eskiden her soğuk algınlığı haftalar sürerdi, şimdilik yok şükür. Enerjim yükseldi, odaklanmam arttı, genel dayanıklılığım değişti. Soğuk artık düşman değil, müttefikim oldu.
Bu adaptasyon evrimsel bir "hack" gibi geliyor bana.
Blubber'ı taklit etmeden, kendi içimizdeki kahverengi yağı maksimize ederek kutup hayvanları gibi direnç kazanıyoruz.
Tabii herkes için aynı olmayabilir; kalp sorunu, dolaşım problemi varsa hatta yoksa bile doktora mutlaka danışmak lazım.
Ama sağlıklı biriyseniz, riske girmeden kademeli yaparsanız inanılmaz fark yaratıyor.
Benim için bu bir devrim oldu.
Bir makaleden yola çıkıp denedim ve sonuç aldım.
Siz de doktorunuza danışarak deneyin derim ; soğuk korkulacak değil, vücut adapte edilip eğitilecek bir şey. VESSELAM
🚨SKANDAL!
Di Marzio: "Burası Rams Park değil hoparlör cehennemi hoparlörler cehennemine hoşgeldiniz."
Türkiye'yi dünyaya rezil ettiler. Utanıyoruz!
https://t.co/57QdWulIeM
Sinüzitli arkadaşlar, buyurun size denemesi bedava bir yöntem.
Vaka raporu (n=1): Günde 1 saat güçlü 'hımlama' (humming) ile kronik sinüzit belirtileri 4 günde ortadan kalkmış.
Hipotez: Güçlü ve uzun süreli hımlama, burundaki nitrik oksit (NO) üretimini 15-20 kat artırıyor → bu da antifungal (mantar karşıtı) etkiyle sinüsleri temizlemeye yardımcı oluyor.
Kamu misafirhaneleri memur, memur emeklisi ve yakınları için hizmet veriyor. Ancak, konaklama hizmeti alabilmeleri neredeyse imkansız. Nereyi arasalar, her ne hikmetse dolu cevabını alıyorlar. Boş yer olduğu halde yok diyen yerler var.
Odaların boş kalmasının kime ne yararı var anlayamıyoruz.
Bu konuda mutlaka bir denetim mekanizması olmalı.
Rezervasyonların e-devlet üzerinden yapılması bir çözüm olabilir.
#kamumisafirhenleri
@RTErdogan@_cevdetyilmaz@memetsimsek@MehmetNuriErsoy@murat_kurum@AliYerlikaya
Bilinçaltı eğitmeni Eliz Emrah Oktay, 2026 yılında zengin olmak isteyenlerin 31 Aralık gecesinde yapacağı ritüeli anlattı:
"Siz kovalamasanız bile para sizi bulur."