⚫️ İstanbul’da yabancı küçük bir kız, sokağa atılan kanser hastası yaşlı bir vatandaşın yanına giderek onun sesini duyurmaya çalıştı. (dilara14istanbul)
Mutlu musunuz Tüm Sorumlular?
“Ekmek vermeyin” dediklerinde öyle üzülmüştü ki…
Ahırda saman yerken buldular onu…
Vicdanlı insanlar koştu, kliniğe kaldırıldı…
Ama o kadar aç bırakılmıştı ki artık dayanamadı…
Bu bir ölüm değil… bu bir cinayet.
Sorumlu kim?
Aç bırakanlar mı?
Hayvan düşmanı politikalar mı?
Yoksa sessiz kalan koca bir toplum mu?
Balıkesir'in Erdek ilçesinde geçen yıl denize girdikleri için şikayet edilince kümese kapatılan, ardından sahibine yapılan tebliğle denize girmemeleri ve sokağa çıkmamaları şartıyla salıverilen kazlar, yazın gelmesiyle yeniden tatilcilerin arasına karıştı.
Sahilde gezinip denize giren kaz sürüsü, anne ve babası olmayan bir ördek yavrusunu da sahiplendi.
🔴 Hasta Köpek İhbarına Gitti, Öldüresiye Darp Edildi
İzmir’in Selçuk ilçesinde sokak hayvanları için yaptığı çalışmalarla tanınan eczacı Beray Yürek saldırıya uğradı.
İddiaya göre hasta bir köpek ihbarına giden Yürek, darbedildi ve kemerle boğulmaya çalışıldı. Yaralı kurtulan Yürek, “Hayatta kalmam şans eseri” dedi.
Gözaltına alınan şüpheli tutuklanırken, belediyede çalışan saldırganın işine de son verildi.
“Aksaray'daki "Eşeğe yazık değil mi, onu da Allah yaratmadı mı? Seni Allah yarattı da bunu Allah yaratmadı mı?" diyen bu ÇOCUĞUN sesini iyi dinlemesi ve ders alması gerekenler bu videoyu defalarca izlemeliler....
UNUTMAYALIM, ZULME ORTAK OLAN HERKES VEBAL ALTINDADIR:
🔹 Bu "üreme ve katliam" içeren, çözüm getirmeyen kanunu çıkaran politikacılar,
🔹 Kanundaki "toplanan hayvanlara işkence ve zulmü önleyen 20. maddeyi" dahi "Uygulamayın!" diyen İçişleri ile Tarım ve Orman Bakanlığı bürokratları (başta bakan danışmanı Veteriner Hekim A. Karaca olmak üzere),
🔹 "Kanunu çıkaran biz değiliz; 'Topla.' diyorlar, toplarız." deyip suçu kanunu çıkaranlara atan ama kendileri de bu kanunu en vahşi, en zulümkar biçimde uygulayan, cehennem yaşam alanları kuran ve gönüllülere savaş açan belediyeler,
🔹 2004 yılında "ana hükmü belediyelerin kısırlaştırma yapması" olarak çıkan 5199 sayılı kanunu 20 yıl boyunca uygulamayarak sorunun büyüyerek bugünlere gelmesine sebep olan AK Parti, CHP, MHP ve diğer partilerin bütün belediyeleri,
🔹 Üretim çiftlikleri ve her türlü merdiven altı üretim devam ederken; kırsalda yaşayan milyonlarca vatandaşımızın tarlasını, davarını koruyan yüz binlerce çoban köpeğinin sahiplerince sokağa atılan yavrularının asıl kaynak olduğunu görmeden, bu toplamalarla sokakların 6-7 aya kalmadan tekrar dolacağını göremeyen herkes,
🔹 Ve bir yavrulu anne köpek için koca ordusunun yolunu değiştiren İslam'ın yüce peygamberi Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ümmeti olduğunu unutarak, kendi iradeleri dışında bu vahşi dünyaya gelen zavallı köpeklere ölüm, vahşet ve işkence çığlıkları atan, Allah korkusunu unutmuş olan herkes...
HEPSİ VEBAL ALTINDADIR!
O büyük hesap günü olan Mahkeme-i Kübrâ'da, bu zavallı hayvanlara bu vahşetleri reva görenler nasıl hesap verecekler, merak ediyorum.
Allah onları affetmesin.”
HayKonFed Başkanı @nesrincitirik
Traş edilip sokağa terkedilen kedinin, ev kedisine hüzünle bakması… Kim bilir neler geçiyor aklından…
☎️Yuva ve Koruma için 0505 540 82 22
Bağcılar Demirkapı Mahallesi’nde bu yavruyu bu hale getirmişler…
Tıraş ettirmişler, ne yaşadığını kimse bilmiyor.
Ev kedisi olduğu kesin…
Sahibi bulunamadı ve şu an sokakta.
Dışarıda asla yaşayamaz.
Korkuyor, üşüyor, ne olduğunu anlamaya çalışıyor.
Sokağa terk edilen kedi, ev kedisine uzun uzun baktı…
Gözlerinde hüzün, içinde kim bilir kaç soru dolaşıyor.
Biri sıcak bir yuvada…
Diğeri soğuk bir kaldırımda.
İkisi de kedi…
Aynı masumluk, aynı bakış…
Ama biri seviliyor,
Diğeri unutuluyor.
Adalet bu mu?
Ne olur…
Bu çocuğa kalıcı ya da geçici bir yuva verin.
Allah rızası için, lütfen.
şu videonun aynısı aydın’ın koçarlı ilçesinde yaşandı. 8 çiftçiye ait 700 incir ve zeytinlik talan edilmiş. olay anı videosu olmadığı için gündem olmadı.
Ece Üner ağlamamak için kendini zor tuttu:
"Bildiğiniz bütün beka sorunlarını unutun, siyasi hesaplaşmalarınızı unutun, herşeyi bırakın okullara bakın... "
Önce Urfa, sonra Maraş, sırada ise Gaziantep ve Adana olabilir...4 Ekim 2024 tarihinde yaşanan İkbal ve Ayşenur cinayetlerinin ardından, bu olaylarla bağlantılı Discord gruplarını ifşa etmiştim. Hemen sonrasında ise bir gencin elinde bıçakla camilere saldırdığına şahit olduk. Devletimiz, gerekli tüm önlemleri alsa da bu durumun tamamen önüne geçilebilmesi için var gücüyle hareket etmek zorundadır. Bu çocuklar, oynadıkları oyunlar ve bizlerin bile adını duymadığı sosyal mecralarda örgütlenerek, kendi çarpık kafa yapılarına uygun arkadaş çevreleri kuruyor, bir araya geliyor ve adeta kartelleşiyorlar. Hiç kimseden korkuları yok, tamamen sanal bir dünyanın içinde yaşıyorlar. Hepsi birbirine özenen bu bilinçsiz gençleri, "abi" dedikleri karanlık figürler kendi işleri için birer ayakçı gibi kullanıyor.
İfşa ettiğim Discord grubundan sonra savcılığa ifade vermeye gittiğimde, oradaki gençlerin halini yakından gördüm. Hiçbiri kolay kolay toparlanacak durumda değildi. Aralarında ailesi doktor olan, eğitimli ve aklı başında görünen profiller de vardı ancak diğerleri gerçekten vahim durumdaydı. Bizler, özgürlük, rahatlık ve marjinallik adına her şeyi normalleştirerek aslında değerlerimizi yok ettik.
Hemen hemen her şehirde benzer vakalar mevcut. Bu çocuklar geçimlerini uyuşturucu ticaretiyle veya "mafya" diye tabir edilen sözde abilerinin yanında ayakçılık yaparak sağlıyorlar. Yaşları 12, 14, 16 ve 18 aralığında değişiyor, hayatta ciddiye aldıkları hiçbir değer yok. İfşa ettiğim grupta bir çocuğun, "Dışarıda kimi görürsem kafasını kesmek istiyorum," şeklindeki yazışması dosyaya girmişti. Savcı, "Bunu sen mi yazdın?" diye sorduğunda, hiçbir korku emaresi göstermeden "Evet," diyebiliyor. Çünkü ne hukuktan ne de devletten çekiniyorlar.
"Ben fakirim, ben garibanım, ben bir çobanım. Bizim günahımız ne? Hiç olmazsa kızımı çıkarsınlar, bir mezarı olsun, bir fatiha okuyayım"
Türkiye'nin çözülemeyen vakası...
Gülistan Doku'ya ne oldu?