🚨 PAYLAŞ, PAYLAŞTIR!
Korkak TGRT Haber bu videoyu sildi. Paylaşmak, dağıtmakta bize düşer. Herkes bu videoyu yaysın. Gs uşağı TGRT'nin kaypaklığını tüm Türkiye görsün!
MHK Başkanı Yusuf Namoğlu, devre arasında Fatih Terim’in göreve getirilişi, Şenol Güneşli Beşiktaş’ın özellikle iç sahada önünün açılması, Göksel Gümüşdağ faktörü… Bunların üzerine bir de seçim atmosferi, Fenerbahçe’nin iç siyaseti, “maçlara gitmeyin” diyen futbolcu eskileri, tribünde kendi takımını ıslıklayanlar ve şampiyonluk maçında “Ali Koç başkan” tezahüratları, mevcut yönetimin seçim kaygısını öncelemesi…
Bütün bunların ortasında Fenerbahçe bayrağını yere düşürmemek için tek başına savaşan “Kocaman” yürekli bir adam ve cesur bir oyuncu grubu…
Bugün geriye dönüp baktığımda, 2017-18 sezonunda verilen mücadelenin değerini daha iyi anlıyorum. O takım, Fenerbahçe’nin bütün içsel ve dışsal yükünü sırtında taşıdı. Bir taraftar olarak hakkım sonuna kadar helaldir.
2017-18 sezonu benim için her zaman bir ukde kalacak. Fenerbahçe’nin sonraki yıllarını anlamak için dönüp bakılması gereken asıl kırılma noktasıdır. Nitekim dönemin başkanı Ali Koç da yaptığı hatayı bizzat itiraf etti.
Aykut Kocaman’a ve o cesur oyuncu grubuna; emeğiniz, direnciniz ve Fenerbahçe’ye sadakatiniz için minnettarım.
KAMUOYUNA DUYURU
YAYINCI KURULUŞUN ÇİFTE STANDARDINA VE AÇIKLAMA MASALLARINA YANITIMDIR
Yayıncı kuruluşun ve söz konusu muhabirin “sadece kamuoyunu bilgilendirdik, taraf tutmadık” şeklindeki savunması, yıllardır milyonlarca Fenerbahçe taraftarının gözü önünde sergilenen çifte standardı örtlemeye yetmez.
Açıklamada iddia edildiği gibi bu durum basit bir "habercilik refleksi" veya "durum bilgilendirmesi" değildir. Yıllardır Fenerbahçe’nin hakkının yendiği, teknik direktörlerimizin ve futbolcularımızın haksız kararlarla katledildiği, tribünlerimizin emeğinin görmezden gelindiği sayısız pozisyonda aynı "hassasiyeti" göstermeyenler; bugün rakip takım teknik direktörünün sitemlerini ekrana taşıma yarışına giriyorsa, burada habercilikten değil açık bir taraf gütme anlayışından bahsedilir.
Sahada ve kulübede yaşanan her olayı eşit aktarmakla yükümlü olanlar; konu Fenerbahçe olunca sesi kısmayı, açıyı değiştirmeyi, pozisyonu kapatmayı iyi bilirken, rakip camialara gelince bir anda "kamuoyunu bilgilendirme görevini" hatırlamaktadır.
Saha içindeki ve tribündeki her bir taraftarımızın hakkını korumak bizim asli görevimizdir. Kimse bu camiayı ve taraftarımızı "objektiflik" kılıfı altına sığınarak kandırmaya kalkışmasın. Bu adaletsiz, taraflı ve saygısız yayıncılık anlayışı düzelene, sahada ve ekranda eşit standartlar sağlanana kadar duruşumuzdan bir adım dahi geri atmayacağız.
Fenerbahçe taraftarının gür sesi ve sahada dökülen her damla terin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
🚨 SKANDAL!
Sözde "tarafsız" olduklarını söyleyen A Spor'un, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi maç günlerinde attığı haber başlıklara bakın!
Turkuvaz Medya yine şaşırtmıyor…
Şöyle biri çıktı ⬇️⬇️⬇️⬇️
TV 📺 ekranından koskoca Fenerbahçe Spor Kulübüne elinde ne idiğü belirsiz bir kağıt parçasıyla kendince ithamlarda bulundu;
Bir nevi itibar suikastı yapmaya çalıştı;
Elindeki belge patladı…❗️
Ama ne o,ne de program yapımcısı ne de o programın olduğu TV kanalı;❗️
Ne sözlü ne de yazılı bir özür metni yayınlamadılar;⁉️
Ne güzel değil mi❓
@ertemsener@beyazfutbol
Hayatlarına hiçbir şey olmamış gibi devam ediyorlar…❗️
İşin onlar adına trajik tarafı ise bunun 100 katı tartışmalı veya açık seçik hile olan hiç bir pozisyonda gs'a laf edememeleri. yapı 3-5 senede 1 parmak bal çalacak diye koskoca camiayı gs piyonu yaptılar.
🚨 PAYLAŞ, PAYLAŞTIR!
🗣 İtirafçı FETÖ mahrem imamı Özgür Kaya, FETÖ'nün Fenerbahçe'ye kurduğu şike kumpasını anlatıyor:
"Bu operasyonun olacağını bizzat Fetullah Gülen'in kendi ağzından duydum.
"KORSAN HUTBE!"
Aziz cemaat,
Sakın ola ki evlatlarınızı tarikat ve cemaat okullarına, yurtlarına, kurslarına teslim etmeyin!
Çocuklarınızın iradelerini ipotek altına alıp, mümin olmalarının önüne mürit olmayı geçirerek kendilerine kul köle edeceklerini unutmayın.
“Bir karıncayı dahi incitmeyecek çocuklar yetiştiriyoruz” iddiasındaki FETÖ’nün yüzlerce insanımızı şehit ettiğini, ülkeyi kana buladığını unutmayın.
“Bir lokma bir hırka!” diyerek yola çıkanların holdingler, fabrikalar, oteller, televizyon kanalları kurduklarını; babaları ölünce mal kavgasına, post kavgasına tutuştuklarını, kardeş kardeşe düşüp birbirlerini tekfir ettiklerini unutmayın.
Değerli insanlar,
Şu günlerde Süleymancıların tepesindekilerin neler yaptığını, nasıl servet yığdığını, hangi sahtekârlıklarla kendilerine dünya cenneti inşa ettiğini görüyorsunuz.
Din satıcılığı, din tüccarlığı budur!
Sizin evlatlarınızı önce kendilerine köle yaparlar. Emeklerini, gençliklerini, zihinlerini, iradelerini sömürerek o kalabalıklardan ekonomik, siyasi ve toplumsal bir güç devşirirler. Sonra da vatana, millete, dine, imana, adalete ve insanlığa zarar verdikleri halde “Allah adamı” pozu keserler.
Sizin çocuklarınız o hale gelir ki, liderlerinin en alçak sahtekârlığını bile “keramet” olarak görür. Gözleri kör, kulakları sağır, akılları zincirlenmiş birer zombiye dönüşürler.
Süleymancıların şimdiki lideri Alihan Kuriş için “İki peygamberin (Muhammed ve İsa aleyhimesselâm) yetkisine sahip” diyorlardı.
Emin olun: Böyle inandırdıkları insanlar, bunca yalan, bunca dolap, bunca mal-mülk soygunu ortaya dökülse bile aynı şekilde inanmaya devam ediyorlar. Çünkü müritlik, aklı felç eden bir hipnozdur.
Nasıl mı?
FETÖ onca insanı katlettiği, ülkeye hainlik ettiği, Müslümanların bugününe ve yarına zehir ektiği, apaçık bir şeytan olduğu halde;
Amerika’da yaşayıp, Amerika’da ölüp, Amerika toprağına gömüldüğü halde…
Onun okullarında, yurtlarında, sohbetlerinde yetişen şakirtleri hâlâ Fethullah Gülen’i “mehdi”, “resul”, “Allah’ın dostu”, “kurtarıcı” olarak görüyorsa…
Cübbeli Ahmet’in onca yalanı, onca çelişkisi, onca riyakârlığı ortaya serildiği halde sürüleri hâlâ onu “evliya” diye yutuyorsa…
Menzil şeyhinin oğulları birbirlerine “hırsız”, “yol kesen”, “post kavgası eden” diye hakaret ettikleri halde, üç oğula da aynı anda mürit olup “şefaatçimiz” diye tutundukları halde…
İsmailağa’dan Nurculara, Adnan Oktar’dan daha nicelerine… Hepsi aynı oyun!
…O zaman Alihan Efendi’nin sahtekârlıkları da ortaya dökülse bile müritleri onu yüceltmeye devam edecektir.
Çünkü müritlik, insanı Allah’tan uzaklaştıran, iradesini gasp eden, aklını uyuşturan bir bağımlılıktır.
Mürit, şeyhini Allah’ın yerine koyar.
Şeyhin her sözü vahiy, her hareketi keramet, her hatası “hikmet” olur.
Gözünün önünde yalan söylense “imtihan”, mal çalınsa “bereket”, ahlak bozulsa “sır” diye yutar.
Korku, sevgi, aidiyet ve cehennem tehdidiyle beyni yıkanır.
Sorgulamaya kalktığında “şeytan vesvesesi”, eleştirmeye kalktığında “kalbi kararır”, ayrılmaya kalktığında “dünya ve ahiret mahvolur” diye korkutulur.
Sonunda insan, kendi aklıyla düşünemez, kendi vicdanıyla hissetmez, sadece sürüye uyum sağlayan etkisiz bir kuklaya dönüşür.
Tarikat ve cemaatin eline düşmüş bir insana bırakın mümin olma hakkı, insan olma hakkı bile verilmez.
Bu acı tecrübeyi defalarca yaşadık. Hâlâ da aynı tuzaklarla gençlerimizi avlıyorlar.
Ondandır ki çocuklarımız ya din satıcılarının ya da din düşmanlarının eline çok kolay düşüyor.
Bir yanda hipnotize edilmiş sürü, diğer yanda “din afyondur” diyen inkâr…
Ortada ise Allah’ın istediği gibi düşünen, sorgulayan, sadece O’na kul olan gerçek mümin kalmıyor.
Çocuklarınıza kıymayın!
Onları din satıcılarının potansiyel müşterisi, müridi, kölesi yapmaktan koruyun.
Onların mümin olma haklarını gaspetmeyin.
Onları, iradelerinin çalınacağı, zihinlerinin kilitleneceği, birer zombiye dönüştürüleceği kişi ve yapılara teslim etmeyin.
Onların insan olmalarına,
akletmelerine,
sorgulamalarına,
sadece ve sadece Allah’a kul olmalarına izin verin.
Onları dinciliğin karanlık yoluna ya da inkârın soğuk koynuna sürüklemeyin.
Çünkü gerçek mümin, sürü değildir.
Gerçek mümin, Allah’tan başka hiçbir otoriteye boyun eğmeyen hür insandır.
Şunu da unutmayın ki; Allah, “ben sadece Müslümanım” dememizi, sadece Kendisine kul olmamızı emrediyor. Araya hiçbir şeyhin, şıhın, pirin, liderin, putun girmesini istemiyor. Ve Allah bizleri sürü halinde değil, tek tek hesaba çekeceğini apaçık beyan ediyor.
Hayırlı cumalar!!
Ramazan Yaman
Fenerbahçe'nin başına ne geldiyse 2016 sonrası adaylığa soyunup sosyal medya ile Fenerbahçelileri Aziz Yıldırım ve Aykut Kocaman'a düşman eden Ali Koç yüzünden geldi. Bu hesapların zehirkediği saf Fenerbahçeliler de bu nefreti körükledi. Analiz yeteneğiniz iyiyse ve Fenerbahçe'yi kişisel menfaat için kullanmayan gerçek taraftar profillerine bakarsanız çoğunluğu Aziz Yıldırım ve Aykut Kocaman'ı sever, sayar 👍
kirada oturan belediye başkanları “yolsuzlukla mücadele” adı altında şafak operasyonlarıyla evinden toplanırken 30 milyon TL’lik forma alacağını söyleyen bu beyefendiye en ufak bir rahatsızlık verilecek mi acaba göreceğiz.
Bir belediye başkanı düşünün 9 yıllık maaşını 30.000.000 TLyi tek seferde,bir oyuncu geldiği için forma alarak harcıyor..
Sayın bakan bu konu hakkında herhangi bir soruşturma başlatmayı düşünüyor musunuz ? @abakingurlek@adalet_bakanlik
Bir bu eksikti
120'den fazla ilahiyat fakültesinde zaten siyer kürsüsü var
Yetmedi mi
Siyer dersi açtınız ne oldu?
Bir yerlerden toprak getirip bina dikmekle Peygamber anlaşılmaz
Cami ne kadar büyük olsa da imam bildiğini okur
Önce zihniyet inşa edilmeli
Hamaset karın doyurmaz
Şampiyonluk keyfini bozmak istemedim;
Şimdi yazalım
TRT sipikeri, insaf
“İlkin Galatasaray ın oyuncusu”söyledin.
“Hande, Vargas, Gizem, jack Kısal, Saliha ; Fenerbahçe nin oyusudur” diyemedin.
Ana Cristina sahanın ikinci skoreriydi.
Onun da hangi takımda oynadığını söyleyemedin
🔴Manchester City Teknik Direktörü Pep Guardiola:
▪️Dünya, Filistin’i yapayalnız bıraktı. Hiçbir şey yapmıyoruz.
▪️Orada doğdukları için suçlu değiller ama biz, İsrail’in insanları paramparça etmesine göz yumduk.
▪️Gazze’deki katliamı savunabilecek bir insan olmasını aklım almıyor.
▪️O çocuklar bizim çocuklarımız da olabilirdi.
🚨 Kolombiya Devlet Başkanı Petro:
▪Soykırımı kabul etmeyen ülkelerden oluşan güçlü bir orduya ihtiyacımız var.
▪Dünya milletlerini, Filistin'i savunmak için silah ve ordularını bir araya getirmeye davet ediyorum.
▪Gazze'de diplomasi denendi, durumu çözemedi.
▪Yeterince söz söyledik, bugünün sloganı "Özgürlük ya da ölüm."