koç'un serveti cengiz holding'in servetinden daha az kirli değil. cengiz'in talihsizliği, ilk sermaye birikim ve servet transferi aşamasına tanık olmamız.... yüz yıl beklersek cengiz'in de ömer koç gibi sanatperver aristokrat veliahtları olacak...
Devletin koca üç bakanlığı garantörüm deyip işçileri kandırdı. Talancı ve hırsız bir patrona laf geçiremeyen devletin bakanlıkları , arsız bir patron devletin ve ülkenin kaynaklarına ��öktüğü gibi işçilerin haklarına da çöksün diye uğraşıyor.
Patronun arsızlığına, hırsızlığına göz yumanlar, işçiler Ankara’ya gelmesin, anayasal haklarını kullanmasın, patronu rahatsız etmesin diye uğraşıyor.
Bilgi Üniversitesi tekrar açıldığına göre bize de anı olarak koskoca ülkenin Erdoğan’ın elinde oyuncak haline geldiği, tek bir imzayla her şeyin bir anda değişebileceği gerçeğiyle bir kez daha yüzleşmiş olmak kaldı.
ankaralı turgut’un 80 öncesi devyolcu olduğunu, 2014’te erdoğan’a şarkı yazdığını ve 2017’de kk ile adalet yürüyüşüne katıldığını öğrendim. bugün daha fazla internete girmeyeceğim. o hazneyi doldurduk.
İstanbul Valiliği, yasak açıklamasında sosyalistleri kriminalize etmek için Anayasa Mahkemesi’nin 2020’de iptal ettiği ‘sanal devriye’ uygulamasına başvurduğunu da söylüyor.
1 Mayıs tarihinden üzerinde çok az durulan iki tezat kare!
1 Mayıs 1976: AKM'ye asılan kadın ve erkek işçi figürü
1 Mayıs 1977: AKM'ye asılan meşhur erkek işçi figürü!
1 Mayıs 1976'da kadın var, 1977'de yok.
Çok tuhaf bir değişim!
Bu hakemlere rağmen 1-0 öndeyiz. Ne yaptığınızı, planlarınızı, içinizdeki kötülüğü görüyoruz. Bu düzen böyle gitmeyecek. Buradayız, susmayacağız! Sonunda yine iyiler kazanacak!
Solun içine ordu düşmanlığını PKK ekti. Oysa ki ordu da bizimdir, halka aittir. Her sosyalist, ordunun NATO'culardan ve tarikatlardan kurtarılıp halkın ordusu olması hayalini kurmuyorsa, o sosyalist değil liboştur.
Türkiye’nin fındık başkenti Giresun’da ilin %85’inin maden sahası ilan edilmesi ve 8 ayrı alanın altın-gümüş madenciliğine açılması sonrası çevre dernekleri “Acil Çağrı” yayımladı.
BASINA VE KAMUOYUNA;
Herkese Merhabalar
Ben Dr Larin Kayataş.Türkiyenin ilk açık kimlikli trans kadın doktoruyum. Sağlık Bakanlığı tarafından “mahkeme kararına” rağmen 2.defa devlet memuriyetinden men edilip,kamudaki doktorluk görevime son verildi.Bununla da yetinilmedi,hemen ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hakkımda suç duyurusunda bulunuldu,adıma ceza davası açıldı ve bugün hapis istemiyle yargılanıyorum.
Yalnızca doktorluk mesleğim değil;özgürlüğüm,geleceğim,varlığım kısaca hayatımın bütünü hedef alındı.
4 yıl Vehbi Dinçerler Fen Lisesi, 6 yıl Çapa Tıp Fakültesi olmak üzere en az 10 yıllık çok ciddi bir emekle elde ettiğim doktorluğumun kamudaki görevine tek taraflı ve hukuksuz biçimde son verildi.
Ben bir trans kadın,bir doktor ve bir insan olarak bütün bunlar karşısında çok öfkeliyim! Çünkü burada yalnızca bir idari işlemden söz etmiyoruz.Burada çalışma hakkının gaspı,sistematik dışlama,kurumsal cezalandırma ve insanlık onurunu zedeleyen çok ağır bir süreç söz konusu. Bunun adı açıkça zulüm!
Üstelik yaşadığım süreç yalnızca idari yaptırımlarla sınırlı kalmadı,Sağlık Bakanlığı tarafından atanan bir müfettiş ile hakkımda 10 ay boyunca eklerle birlikte 924 sayfa rapor hazırlandı. Kişisel verilerime erişilmeye çalışıldı.Çalıştığım kurumda çok sayıda sağlık personeliyle benim hakkımda görüşmeler yapıldı.Etek boyuma dair ifadeler rapora geçirildi.Özel hayatım ciddi bir mesai harcanarak incelendi ve bütün bunların ardından ceza süreci başlatıldı.Bana yönelik bu yaklaşım:sistematik,ısrarlı ve ağır sonuçlar doğuran bir dışlama,yıldırma pratiğine dönüşmüş durumda.
Sağlık Bakanlığının görevi bir doktorun özel hayatını ciddi bir mesai harcayarak incelemek değil,bu ülkenin sağlık politikalarını geliştirmektir.
Bu mesele yalnızca beni ilgilendirmiyor,bu mesele başta translar olmak üzere tüm Lgbti+ları,bu ülkenin doktorlarını,kadınlarını ve hak ihlaline uğrayan herkesi ilgilendiriyor.
Bu açıklamayı yalnızca yaşadıklarımı anlatmak için değil,gerçeği görünür kılmak için yapıyorum. Kamuoyunun bu hukuksuzluğu bilmesini,buna sessiz kalmamasını ve dayanışmayı büyütmesini istiyorum.Çünkü bana yapılanların normalleşmesini kabul etmiyorum.Çünkü bu ülkede bir hekimin,bir trans kadının ve bir insanın hayatı bu kadar kolay hedef alınmamalıdır.Önümüzdeki günlerde bu süreç nedeniyle uğradığım hak kayıpları ve işsiz bırakılmam karşısında maddi desteği de içeren bir dayanışma kampanyası başlatacağım.Bu hukuksuzluk karşısında sesini,dayanışmasını ve imkanı olanlar için maddi desteğini esirgemeyen herkese şimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla
Dr Larin Kayataş
#drlarinkayataş #standwithdrlarinkayatas
Gardaşının emanetine gözü gibi baktı. O karmaşanın içinde bulunduğu liderler de Adolf, Stalin, Churchill gibi adamlar ha. Churchill’e “İnönü çok zeki ama son derece inatçı bir devlet adamıdır.” dedirtecek kadar da illallah ettirmiş adamdır paşam…
Yoo, adamlar dümdüz sol sosyal demokrat ve bu onlara belirli bir dünya görüşü veriyor.
21. yüzyıla girdik, kabile gibi yaşıyorsunuz hala, her şeyi dinin kerameti sanıyorsunuz.