FON / BORSA/FİNANS kendime notlar. Burda yazdığım bilgi, yorum ve tavsiyeler, kişisel görüşlerim olup,kendime notlardir Yatırım danışmanlığı kapsamında değildir
Özgür Özel soruyor:
“Tera Fonda,işlemler kapalı iken işlem yapanlar kim?
Borsa İstanbul da küçük yatırımcıyı zarara uğratanlar kim?”
“7 milyon küçük yatırımcının vebali kimde?
Herkes hesabını verecek.”
@eczozgurozel@yenipartiyiz
20 Milyar Dolarlık Hortumun Arkasındaki ‘SPK-Bakanlık’ İlişkisi!
Vurguna Anında Tepki Göstermeyen Kurul Üyelerinden Biri Adalet Bakanının Eşi Çıktı!
Muhalefetin Meclis’e sunduğu resmi soru önergesinde, “Manipülasyonu bildiğiniz halde önlem almak için neden 10 ay beklediniz, kim elinizi tuttu?” sorusu yöneltilirken; 17 Eylül 2026 tarihli ve 2026/60 sayılı resmi SPK Bülteni suçu ve muhataplarını resmen tescillemiştir. Teminat oranları can havliyle %35'ten %20'ye düşürülürken; Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy'e ait 130 fon TEFAS'ta işleme kapatılarak tasfiye sürecine alınmıştır.
Muhalefet temsilcilerinin kamuoyuna yansıyan denetim raporlarındaki iddialara göre; 353 bin vatandaşı vuran bu 20 milyar dolarlık fon mekanizmasında yasal denetim yükümlülüğü bulunan kurumların başında gelen Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) mevcut yönetim kurulunda oturan üyelerden biri de, 11 Kasım 2024 tarihli ve 32719 sayılı Resmî Gazete'deki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bu göreve atanan ve aynı zamanda bu sabah "İsrail operasyonu" açıklamasıyla gündemde yer alan Adalet Bakanı Akın Gürlek’in eşi Elif Gülşah Gürlek’tir!
Uluslararası piyasalar "Turkey getting Leopolded" (Türkiye sömürgeleştiriliyor) diye feryat ederken, resmi devlet belgeleriyle tescillenen bu tablonun kurumsal ve hukuki boyutları laboratuvarımızın büyüteci altındadır:
Kamusal Bilgi Edinme Hakkı ve Perdeleme İddiası:Adalet Bakanlığı'nın bu sabah kamuoyuna duyurduğu "İsrail bağlantılı çete" operasyonu zamanlama açısından dikkat çekicidir. Medya kulislerinde bu hamle, öz eşinin de yönetiminde yer aldığı kurumun idaresindeki 21.4 milyar dolarlık devasa tasfiye skandalını halkın gözünden kaçırmak için tasarlanmış yapay bir algı perdesi olarak yorumlanmaktadır.
Resmi Belgelerin Gücü: Ortada hiçbir öznel iddia yoktur. 11 Kasım 2024 tarihli Resmî Gazete atama kararı ile 17 Eylül 2026 tarihli SPK bülteni yan yana geldiğinde, en risksiz denilen para piyasası fonlarının bile temerrüde düşürülüp batırıldığı dönemde kurumun yönetim şemasının kimlerden oluştuğu resmi bir devlet verisidir. 10 ay boyunca borsa manipülasyonlarını seyreden SPK ve BDDK bürokrasisi, 1.3 trilyon liranın bir günde buharlaşmasının kurumsal olarak doğrudan sorumlusudur.
Kaçınılmaz Ekonomik Sonuç: Doların 49,65 ile tarihi çöküş rekorunu kırması ve halkın panikle 1 milyar dolar nakit çekerek sistemi kilitlemesi, bu kurumsal denetim zafiyetinin sokağa yıkılan acı faturasıdır.
Resmî Gazete ve SPK Bülteni vesikaları, anayasal basın özgürlüğü ve kamusal denetim hakkı sınırları içinde kalarak, 20 milyar dolarlık bu büyük kurumsal sorumluluğun üzerini kapatmaya çalışan o "algı tiyatrosunu" resmi belgelerle kayıt altına almıştır!
Biri bana anlatsın.
Adalet Bakanının eşi SPK üyeliği görevine devam edebiliyorsa soruşturmanın selameti dediğimiz kavram nasıl mümkün olacak?
SPK Başkanı ve tüm kurul üyeleri hemen görevden el çektirilmelidir.
O paranın kimin cebinde olduğunu SPK sadece 1 saat içinde tespit edemezse ben de bir şey bilmiyorum.
O hisseler hisse senedi yoğun fon tarafında %80 hisse zorunluluğu olduğu için alındı ve hepsi zaten kendi grup hisselerini aldılar. Son 15 günde 100.000 yatırımcı tarafından fona giren o paranın bist30 hisseleri hariç potföy yöneticisi tarafından hangi kurumlardan alındığını tespit edin para orada. SPK getirmek istesin yeter ki o parayı 1 hafta da o para geri gelir. Dün de aynı şeyi yazdım SPK'nın bu iradeyi göstermesi önemli burada.
Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan,
Borsada yaşananlar birkaç fonun veya yatırımcının zararı değil; bir Türkiye meselesidir.
Türkiye dışarıda Suriye’den İran–ABD gerilimine kadar ağır dosyalarla uğraşırken, içeride sermaye piyasalarına duyulan güvenin aşınması küçük bir mesele değil.
İnsan borsasına güvenmezse tasarrufunu dövize, altına, gayrimenkule yönlendirir. Oysa derin ve güvenilir bir sermaye piyasası, tasarrufun şirketlere ve yatırıma dönüşmesinin en önemli yollarından biridir; döviz ve altına yönelimi azaltabilir, şirketlerin özkaynakla finansmanına kapı açabilir.
Üstelik bu yeni bir sorun değil: SPK, bazı fonların fiili dolaşımı düşük hisselerde ekonomik gerçeklikle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunu 2025’in son çeyreğinden itibaren gözlemlediğini açıkladı.
Bu artık ilgili kurumların kendi içinde çözeceği bir dosya değil. Kim olursa olsun, hangi çevreyle ilişkisi bulunursa bulunsun; ortaklıklar, finansman ilişkileri ve yapılan işlemler hiçbir soru işareti bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılmalı.
Mesele birkaç kişinin hesabı değil. Mesele, vatandaşın tasarrufunu dövize ve altına yöneltmek yerine kendi ülkesinin şirketlerine ve sermaye piyasalarına güvenle yönlendirebilmesidir.
Bu bir Türkiye meselesidir.
@ohizirbey 17.09.2026 saat 10-11 arası teb tly,thf,doh emirler iptal
17.09.2026 saat 10-11 arası teramobil tly,thf emirler iptal
Midas emir girişi bile yaptırmadı..
KÜÇÜK YATIRIMCIYI ÇARPAN FON SKANDALINDA SON DAKİKA: EMRE TEZMEN VE ALKİN KARDEŞLER DE GÖZALTINDA!
Borsa ve fon skandalında birikimlerini kaybeden yüz binlerce küçük yatırımcının gözünün çevrildiği adli süreçte çok kritik bir gelişme yaşandı. Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) suç duyuruları, yurt dışına çıkış yasakları ve mal varlıklarına konulan tedbir kararlarının ardından piyasanın tepe isimlerine yönelik dev gözaltı operasyonu başlatıldı.
Sözcü TV Ana Haber'de son dakika olarak geçilen operasyona ilişkin öne çıkan detaylar şöyle:
▪ Sabah saatlerinde Katılım Ev ve Pusula Portföy'ün tepe yöneticisi, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan gözaltına alındı. Öğlen saatlerinde ise operasyon derinleşerek Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile şirket yöneticisi Alper Öztürk de gözaltına alınan isimler arasına katıldı.
▪ Kamuoyunun yakından tanıdığı, Tera yönetiminde görev yaparken 3 gün önce görevlerinden istifa ettiklerini açıklayan iktisatçı kardeşler Prof. Dr. Emre Alkin ve Prof. Dr. Kerem Alkin hakkında da gözaltı kararı uygulandı. Her iki isim de yürütülen fon soruşturması kapsamında gözaltına alındı.
▪ Döviz ve faiz yerine borsayı tercih eden ancak fon tasfiyeleriyle mağdur olan yatırımcıların tepkileri üzerine harekete geçen adli makamlar, SPK bildirimlerinin ardından şüphelilerin mal varlıklarına tedbir koymuştu. Gözaltına alınan isimlerin emniyetteki sorgularının devam ettiği bildirildi.
Fon krizi biraz hafife alınıyor ve sanki "Ne satarsak veririz. Kaybeden de riskini biliyordu" mantığıyla yürütülüyor.
Bu haliyle bu krizin daha da derinleşmesi mümkündür. Bu tedbirlerle sistem de, yatırımcılar gibi izliyor. İşi doğalına bırakıp serbest düşüşe izin veriliyor. Halk yeniden dolara ve altına yönelir. Bankalar da bu kriz altında ezilir. Sarmal her yere yayılacağı için sırf enflasyon düşsün diye kimse bir şey almaz veya alamaz hale gelir.
BES, Emeklilik Fonları vb. etkilenirse ki etkilenir o zaman önünde durulması mümkün olmaz.
Reisten hala ses yok.
CHP kurultayında telefon hediye edildi diye diline dolayan Reis atadığı kurumların gözetiminde 20 milyar dolarlık Asrın Fon Vurgunu hakkında tek bir kelam etmiyor.
Neden haber vermiyorsunuz kardeşim?
Reisimizi Abdülhamit'in yalnızlığına terk etmeyiz!
Terra Fon nedir ya!
Sayın Özgür Özel, Ya danışmanınızı değiştirin, yada gündemi kendiniz takip edin.
#teraportföy fonları diye cümle kursanız yada #tera söyleminde bulunsanız daha şık olurdu.
Yatırımcının gündemi #borsa#bist operasyon iken, şirket isminden Uzak oluşunuz hayal kırıklığı oldu.
@barakbennet@SezginBaran_ Aç gözlülük ? 500bin insan mı?
Lisanslı aracı kurum, spk denetimli, satıcı banka saklayıcı kurum takas bank!
Coin, veya çiftlik bank değil bu..
Bakan ağzıyla söyledi 1 yıldır biliyorduk diye neden bu kadar geciktiler ? Denetlemediler küçükken çözmediler??? Siyasi ayağı yok mu??
Sonuç …….
Bu kriz bir likidite kazası değil, bir değerleme ve yönetişim kazasıdır. Yatırımcıya iade edilecek tutar, portföyün ne yazdığıyla değil, piyasanın ne ödeyeceğiyle belirlenecek. Aradaki farkın yatırımcının sırtında kalmaması için tek yol, kaybı sadece borsa satışlarına havale etmek yerine, bu farkı üretenlerin malvarlığına rücu eden ikinci bir tahsilat kanalının şimdi, gecikmeden kurulmasıdır.