Paylaşımlarımda kaynak belirtilen metinler alıntıdır; isim belirtilmeyen şiir, hikâye ve cümleler bana aittir.
"Beyazın Körlüğü" kitabımızı temin etmek için
Kıymetli dostlar, herkese merhaba. İlk kitabım “Beyazın Körlüğü” @Landokitap etiketiyle sizlerle buluştu. 15 öyküden oluşan bu kitabı, edebiyat yolculuğumun ilk adımı olarak siz değerli okurlara emanet ediyorum. Kitap temini için bağlantıdaki linkten sipariş verebilirsiniz.
Çünkü insan, karşısındakini anlatırken bile farkında olmadan kendinden söz eder.
Kısacası, Yunus Emre’nin deyimiyle:
“İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir.
Sen kendini bilmezsen,
Ya nice okumaktır?”
Yani kendini bilen, başkasını anlamaya çalışırken; kendini bilmeyen ise herkesi yanlış anlamaya muktedirdir.
Temiz bir kalp ise dünyayı başka türlü okur.
Birinin suskunluğunda kibir değil mahcubiyet,
bir gecikmesinde umursamazlık değil bir mazeret,
bir hatasında kötülük değil insanlık payı arar.
Ne var ki insan, herkesi kendi terazisinde tarttığı için başkasının ağırlığını değil, kendi terazisinin ayarını gösterir.
Belki de bu yüzden bazı insanlar, dünyada kötülükten başka bir şey göremez; bazıları ise bütün kırılmışlıklara rağmen iyiliğe inanmayı sürdürür.
"İnsan Başkasında Neyi Arar?"
İnsan, başkasını çoğu zaman olduğu hâliyle değil, kendi içinden geçtiği hâliyle görür.
Kalbinde kuşku taşıyan, en masum sözü bile şüpheye yorar.
Menfaatle yaşamaya alışmış olan, karşılıksız iyiliğe inanmakta zorlanır.
Kendi sözünde durmayan, başkasının vaadinde bile bir açık arar.
İçinde kötülüğe yer açmış olan, başkasının iyiliğini dahi bir hesabın başlangıcı sanır.
Çünkü insanın bakışı, yalnızca gözlerinden değil, kalbinden de süzülür.
Sonra ekledi, içinden, bir itiraf gibi:
“Konuşsam ne değişecek? İnsanlar, kendilerine söylediği yalanlarını başkasına anlatınca adına sohbet diyorlar hepsi bu.”
#beyazınkörlüğü@Landokitap
Bir kuş ölür içimizin tenha yerinde
kanadından kar taneleri dökülür,
ve biz buna yalnızlık deriz.
Oysa yalnızlık,
annesi ölmüş bir saatin
duvarda hâlâ tik tak etmesidir biraz.
Ey görünmeyen el,
ateşi serinleten,
kuyuyu aydınlatan,
denizi yarıp yolu açan...
aynı nefes değil miydin sen?
Niçin şimdi,
en çok kalplerimize
geç kalıyorsun?
Ne kadar bildiğin, kazandığın ya da başarılı olduğun bir yere kadar önemlidir. Asıl mesele, bütün bunlara sahipken insanlara nasıl davrandığındır. Çünkü bilgi karakteri, para merhameti, makam ise saygıyı satın alamaz. İnsanın gerçek karakteri, kendisinden hiçbir şey beklemeyenlere davranışında ortaya çıkar. Zira insanı sahip oldukları değil, sahip olduklarının onu nasıl birine dönüştürdüğü anlatır.
Günümüz insanlarıyla aşırı derecede içli dışlı olmak manevi yönden tam bir iflastır. Eskiler buna "İstinâs-ı nâs, alâmet-i iflâs" demişler. Yani fazla münasebet iflas alâmetidir. Onun için çevremizi daraltmak ve az ama öz insanlarla görüşmek hepimiz için daha hayırlı
Öyleyse yaklaş.
Saçlarına sürülmüş ayazı getir,
ellerindeki ürperen toprağı getir.
Yaklaş ki
şu paslı çağın boğazına
bir çift serçe bırakalım.
Yaklaş ki
göğsümüzde biriken taş ocaklarını
aşkla dolduralım.
Çünkü başka türlü dinmiyor;
kanıma durmadan
çakıl taşı
karıştıran bu dünya.
📢 İlk baskıya özel duyuru
📚 "Beyazın Körlüğü'nü kargo ve online sipariş süreçleriyle uğraşmadan, üstelik yazar imzalı ve daha indirimli almak istiyorum." diyorsanız;
Detaylı bilgi almak ve sipariş oluşturmak için @omerdamar ve @kitapgncsi1 hesaplarına DM üzerinden ulaşabilirsiniz.
İlginiz ve desteğiniz için teşekkür ederim. 🤍
Günümüz insanlarıyla aşırı derecede içli dışlı olmak manevi yönden tam bir iflastır. Eskiler buna "İstinâs-ı nâs, alâmet-i iflâs" demişler. Yani fazla münasebet iflas alâmetidir. Onun için çevremizi daraltmak ve az ama öz insanlarla görüşmek hepimiz için daha hayırlı.
Günümüz insanlarıyla aşırı derecede içli dışlı olmak manevi yönden tam bir iflastır. Eskiler buna "İstinâs-ı nâs, alâmet-i iflâs" demişler. Yani fazla münasebet iflas alâmetidir. Onun için çevremizi daraltmak ve az ama öz insanlarla görüşmek hepimiz için daha hayırlı.
Ne kadar bildiğin, kazandığın ya da başarılı olduğun bir yere kadar önemlidir. Asıl mesele, bütün bunlara sahipken insanlara nasıl davrandığındır. Çünkü bilgi karakteri, para merhameti, makam ise saygıyı satın alamaz. İnsanın gerçek karakteri, kendisinden hiçbir şey beklemeyenlere davranışında ortaya çıkar. Zira insanı sahip oldukları değil, sahip olduklarının onu nasıl birine dönüştürdüğü anlatır.
Siverek’ten Oscara uzanan yolculuk
Sabah öldürmeye gittiği kişiyle akşam düğünde bir araya gelerek halay çekmenin öyküsü!
Hemme’nin Öldüğü Günlerden Birgün
📢 İlk baskıya özel duyuru
📚 "Beyazın Körlüğü'nü kargo ve online sipariş süreçleriyle uğraşmadan, üstelik yazar imzalı ve daha indirimli almak istiyorum." diyorsanız;
Detaylı bilgi almak ve sipariş oluşturmak için @omerdamar ve @kitapgncsi1 hesaplarına DM üzerinden ulaşabilirsiniz.
İlginiz ve desteğiniz için teşekkür ederim. 🤍