İl Emniyet Müdürlerinin, Valilerin makamında ağırladığı, birçoğundan derneğe bağış aldığı, suçlanıp cezaevine atılmama rağmen mahkeme kararıyla aklanarak beraat ettiğim,meslekten ihracıma sebep gösterilen işlemlerin neredeyse tamamı iptal edilen,üstelik İçişleri Bakanlığının izniyle kolluk kuvvetlerinin hak ve menfaatleri için kurulmuş bir STK’nın başkanı olmama rağmen tüm bunları göremeyen, yersiz korkuların esiri olan, bundan dolayı attığım bir tweeti beğenmekten dahi çekinen, yersiz korkularının esiri olmuş ve bundan dolayı hedefimize gitmekte bizi geciktiren meslektaşlarıma kırgınım ve sitemim var…
Ama vazgeçmek yok… Çünkü ben biliyorum ki,bir cesurun duasını almak, bin korkağın susmasından daha değerlidir…
Öyle günler gelecek ki, yersiz yere benden ve derneğimizden korktuğunuz için belki yüzüme dahi bakamayacak utanacaksınız...
Emekli olan abilerinize, meslekte son yıllarını yaşayanlara sorun bakalım, KOLLUK-DER’in yaptıklarının benzerini daha önce görmüşler mi?
Biz, teşkilat içinde hayal dahi edilemeyen şeyleri hayata geçiriyoruz ve bu daha başlangıç…
Yarın bir gün başınız derde girdiğinde, haksızlığa uğradığınızda, mobbingle, baskıyla, hukuksuzlukla karşılaştığınızda dönüp arkanıza baktığınızda arkanızda kimin durduğunu ve KOLLUK-DER’İN ne kadar önemlli bir STK olduğunu maalesef o zaman göreceksiniz...
Bizden korkmanıza gerek yok, o devirler geçti artık...
Bu olayın üzeri kapanmamalı. Bu ülkede Polis Memuru dövülerek öldürüldü. Sebep olan kim varsa hesabı sorulmalı. Teşkilat kendi içinde bu kadar yalnız bırakılmamalı. Tüvtürk denen organize şebekeye artık biri dur demeli...
#AnkaradaPoliseAdalet
Dün bu fotoğrafı ben çektim❗
Bir kadının kocası, bir çocuğun babası yatıyor burda.Yıllarca kavgaları ayırmak için sayısız anonsa gitti, bir tartışma sonunda kendisi elini bile kaldırmamış olmasına rağmen onlarca başıboş katil sürüsü tarafından katledildi..
#AnkaradaPoliseAdalet
Polise bunu yapanlar vatandaşlarımıza neler yapar.
Görüntüler ihbar kabul edilip, saldırıyı gerçekleştiren herkes adalet önünde hesap vermelidir.
#AnkaradaPoliseAdalet
TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı. #AnkaradaPoliseAdalet
Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"
Kaynak: Aykırı
@ahmetunluysafak Tamamen yalan anca açıklama yaparlar. Keçiören de yazdan beri su yok. Bide açıklama yayınlamış önce kurumun telefonlara baksın her gün kesinti haberi yayınlosunuz siteden. Belediyeyi kaybederseniz sudan sebep olacak haberin olsun başkan
Keçiören de su kesintisi artık illallah ettirdi. Belli bi kaç kesim var sürekli o sokak cadde üzerinde bulunanların suları kesiliyo diğer yerler güllük gülistanlık. Madem tasarruf bütün ankara yı komple gün aşırı kesin olsun bitsin. Kombi susuzluktan arıza da su yok çalışmıyor.
@trthaber Susuzluktan kombi arızaya geçiyor su da basabiliyor. Kışın ortasında ne su var ne ısınacak yer ya komple kesin gün aşırı verin ya da düzeltin şu işi artık. Şikayet etmediğimiz yer kalmadı aynı tas aynı hamam tasarruf yapan Ankaranın yüzde 5 i geri kalanı bir saat bile kesilmedi