Bir Ahlâk Cinâyeti: Sabah Programları
"Utanma" denen bir duygu vardı eskiden, pamuklara sarılıp saklanması gereken.. İnsanı hayvandan ayıran en temel hususiyetlerden biri olarak anlatılırdı kitaplarımızda...
Haya bir ziynetti. Hatalar gizlenir, edep örtüsüyle sarılır, bir daha tekrarlanmasın diye dua edilirdi.
Şimdilerde ise günah pazarlanıyor adeta. Hatta reyting listelerinde baş köşeye oturtuluyor büsbütün.. Sabah programı diyorlar adına. Lakin sabahı değil, insanın ruhunu karartıyor bu yayınlar.
Öyle ki, her sabah güneşle birlikte milletin bir edep perdesi daha yırtılıyor. Evlerin içine kadar sokulan bu arsız yayınlar, ekran başında mahcup olması gerekenleri meşhur ediyor tam aksine. Ayıbı yaygınlaştırıyor, rezaleti normalize ediyor. Bir zamanlar "şuyu vukuundan beter" derdi ecdâd bu tarz olaylar için. Şimdi bu milletin en büyük vukuusu, işte o şuyûyu kahkahalarla izler hale gelmiş olması...
Kim kiminle kaçmış, kim kimi aldatmış, kim kimi bıçaklamış… Elâlemin namusunu, aile faciasını, ensest rezaletini sokak dedikodusu gibi ekranlara taşıyorlar hiç utanmadan. Ekranlar ekran değil, milletin iffetini kuşatmış bir pazar yeri. Fuhşun, aldatmanın, edepsizliğin meydanı.
Ne hale getirdiler bizi?
Evvelden de günah vardı tabi ki ama günahkâr utanırdı. Şimdi günah var, günahkâr övülüyor neredeyse. Yaptığı ahlaksızlıkla değil, verdiği reytingle ölçülüyor. Dünyaya edep ve ahlak namına çok şeyler katmış bir medeniyetin çocukları, bu tarz yayınlarla nefes alıp veren bir moloz yığını haline getirilirken ellerini ovuşturuyor medya baronları...
Bir milletin haya duygusu çürürken, onlar para sayıyor. Bu yayınlar tesadüf değil, bu yozlaşma bir planın parçası. Bu programlar, ekranlarda ahlaksızlığı sıradanlaştırarak, bir milletin değerlerini lime lime eden operasyonlardır.
Çünkü toplum bir şeyi ne kadar izlerse, bir süre sonra artık yadırgamaz. Bir süre sonra da kabullenir olur o rezaleti. Sonra mı? Özenebilir bile ona..
Bu programlar bir milletin ruhuna sıkılmış kurşun gibidir. Bizse ısrarla susuyoruz bu rezaletlere karşı. Sivil toplum örgütleri tüm güçleriyle bu tarz ahlaksızlık bataklıklarını kurutmaları gerekirken cılız da olsa bir ses bile çıkmıyor onlardan. Böyle giderse topyekûn mesul olacağız tüm bu rezaletlerden Allah katında.
Kardeşlerim! Sabahın aydınlığına değil, ekranın karanlığına gözünü açan bu zihniyetle bir yere varamayız! Farkında mısınız? Çocuklarımız o ekranlara baka baka büyüyor. Bugünün kahkahası, yarının gözyaşı oluyor. Edep gitmiş, haya çekilmiş, rezalet alkışlanıyor!
Buradan sesleniyoruz:
Devlet yetkililerine, aileden sorumlu bakanlara, RTÜK’e, vicdanını henüz kaybetmemiş medya yöneticilerine, sorumluluk mevkiinde olan herkese:
Bir milletin mahremine saldırılıyor. Bir milletin çocuklarına kurulan ahlaksızlık tuzağı var ortada.
Sabah programları adı altında yürütülen bu hayasızlık, artık yalnızca bir yayın politikası değil; bu ülkenin ahlâki geleceğine açık bir tehdittir. Bunu görmüyor musunuz?
Ne zaman dur diyeceksiniz bu hayasızca akına?
Yeter artık! Bu milletin ekranında namus yer alsın, edep konuşulsun, haya meşhur olsun!
Yeter artık bu hayasızlığa bu denli sessiz kalmak!
🚫 Kocası Çin tarafından toplama kamplara gönderlen Uygur Türk"ü Kadın’ın evine kardeş aile adı altında 3 çinli erkek yerleştirildiği İçler acısı Görüntü 👇
📌 Doğu Türkistan tükeniyor, sesini duyun ❗️
#FileninSultanları#Paris2024#ParisOlympics. 🔥
Arkadaşlar, yardımcı olmanızı rica ediyorum, ailemi bir an önce kurtarmam gerekiyor, resmi kanallardan bir daha denedim yine olumsuz cevap geldi, tek çare sizlersiniz..
Gazze’ye yardım etmeyene Allah iki cihanda yardım etmez.
Nitekim hadîs-i şerîflerde belirtildiği üzere: “Bir insan bütün fazîletli amelleri yapsa da Allah için kendisinden yardım isteyen birine süratle yardıma koşmazsa o kişi vaadedilen sevaplardan mahrum olur” buyurulmuştur.
Dolayısıyla farzlardan sonra günümüzde en mühim vazifemiz Gazze’ye elimizden geldiği şekilde yardımcı olmaktır.
#GazaStarving
Bir fetva veriyorum;
Her PKK’lı terörist ölümü tamamen hakkediyor, mehmetçiğimiz gördüğü yerde acımadan gözünü dahi kırpmadan indirsin bu leşleri.
İbreti alem için de bize de gösterirseler içimiz ferah bulur.
Zira devletin demir yumruğu ancak böyle görülerek idrak edilir.
Türk Milleti kimdir?
Kelime-i Tevhid sancağı yere düşmesin diye asırlardır canını veren millettir.
Türkiye Cumhuriyeti nedir?
Kelime-i Tevhid sancağını esir almak isteyenlere karşı imanla verilmi�� bir mücadelenin sonunda, ebedi yurdumuzun üstünde günde beş vakit Kelime-i Tevhid sadaları inlesin diye kurulan devlettir.
Ay yıldızlı al bayrağımız Kelime-i Tevhid'i yükseltmek için şehit olan ecdadımızın kanından rengini alır, ordumuzun adı bu yüzden Peygamber Ocağıdır.
Bakın Anayasa Madde 3 ne diyor?
“Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı “İstiklal Marşı”dır.
Başkenti Ankara’dır.”
Peki İstiklal Marşımızda ne yazıyor?
“…Bu ezanlar ki şehâdetleri dînin temeli,
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli…”
Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinde yatan bu değerleri unutturmak isteyen etki ajanlarına gençlerimizi teslim etmeyeceğiz!
Hem ailesinden 12 kişiyi kaybetti hem de ağır yaralandı. Cep telefonundaki Ali, yatakta yatan Ali'nin aynısı ama Siyonist füze onun vücudunu yaktı.
Ali'nin yurtdışında tedaviye ihtiyacı var. Ali'nin sesi olun bunu paylaşın.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya:
PKK'lı teröristlerinin sakladıkları çeşitli silah, mühimmat ve patlayıcıların yok edilmesine yönelik gerçekleştirilen “KAHRAMANLAR-35” operasyonlarında 10 ilde 58 mağara, sığınak ve depo imha edildi.
Teröristlerin inlerini bir bir başlarına yıkıyoruz, yıkmaya da devam edeceğiz.