abd maçını da yenilerek (mümkünse rezil olarak) bodrum'daki villa işinin gündeme gelmesi lazım. demokratik kongo misali turnuvaya katıldı diye bu kadar pohpohlanan bir grup olamaz.
villa işi gündeme gelsin belki doğaya bir katkımız olur.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki casusluk davasının görüldüğü İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı Necati Sezer Çümen, Gaziosmanpaşa’ya sürüldü.
Çümen’in atadığı bilirkişi, veri sızıntısının İmamoğlu öncesinde gerçekleştiğini ortaya koymuştu.
siyaseti özgür özelden daha iyi bilmiyorum ama bence bir an önce yeni parti çalışmalarına başlamak lazım. bu herifin hiç gitmemek üzerine geldiği ortada. her geçen gün yeni bir kriz yaşanıyor ve seçmende "iç savaş yaşayan chp mi ülke yönetecek gardaşım" algısı büyüyor.
CANLI AKIŞ|
Kemal Kılıçdaroğlu:
"Tarihin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır.
Bunu söylediğim için eleştiriyorlar. Arınacağız, arınacağız. Kirli siyasetten arınacağız."
https://t.co/00UsGaHovY
🚨 LATEST: Claude maker Anthropic is calling for a global pause in AI development, warning that models are approaching the ability to self-improve without human intervention.
Daha önce AYM yoksulluk nafakasının süresiz olmasının sosyal devletin bir gereği olduğunu belirterek iptal talebini reddetmişti (E. 2011/16 K. 2012/72, 17/05/2012) Bundan 40 sene önce, 1988’de gelen ilerici bir düzenleme de kaybedilmiş oldu
Buradaki “hukuk hızlı işleyecek” ifadesinin anlamı bence AY m. 83/2’de gizli. Zira ağır cezayı gerektiren suçüstü halinde milletvekilleri tutuklanabiliyor. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur, dolayısıyla suç üstü hali bulunduğundan mvler tutuklanabilir tarzında bir hamle mümkün
özgür özel'den kılıçdaroğlu'na:
"türkiye'de ilk kez bir siyasi partinin genel başkanı ikili yarışla değişti. bendeki madalya ne kadar büyükse, o seçimde genel başkanlık görevini bırakan da o görevi bırakmayı bilseydi madalyası daha büyük olacaktı"
ÖZEL | Manifest grubunun sözleşmesinde yer alan bazı maddeler:
🔹 Elde edilen gelirin %30’u Manifest üyelerine verilecek. Kalan %70 ise Tolga Akış’a ait olacak.
🔹 Sahne giderleri kızların %30’luk paylarından düşülecek.
🔹 Sahnede giyilen kıyafetler kızların cebinden ödenecek.
🔹 Grup üyelerinin Tolga Akış’tan izin almadan evden çıkması yasak.
🔹 Tolga Akış’ın izni olmadan erkek arkadaşlarıyla görüşmeleri yasak.
🔹 10 sene boyunca sosyal medya hesaplarına kendi iradeleriyle reklam almaları yasak.
🔹 Gruptan çıkmak isteyenlerin kişi başı 45.800.000 TL ödemesi gerekiyor.
Mutlak butlan operasyonunun mahiyeti, arkasındaki niyet ve aktörlerin motivasyonu hâlâ tam anlaşılmış görünmüyor. Hâlâ Kemal Kılıçdaroğlu üzerinden çözümlemeler yapılıyor. Analitik zekâdan yoksun ya da görev bekleyen kimi çevreler ise olayı CHP içi bir mücadele olarak kodlamaya çalışıyor.
Muhalif çevrelerin en büyük sorunu, rejimin yapısını ve gittiği yönü bir türlü çözememekti. Bu sorun devam ediyor.
Geldiğimiz noktada rejim ittifakı içindeki, “adını koyalımcılar” diyebileceğimiz bir grup, artık çok daha farklı bir faza geçme zamanının geldiğini ve uluslararası ortamın buna müsait olduğunu düşünüyor. “Bugün değilse ne zaman? Bu tarihî fırsatı kaçırmayalım” diyorlar.
Bu faz, seçim kazanmaktan çok daha öte bir şey: yeni rejimi kalıcılaştıran, derinleştiren ve muhalif partileri bu rejimin içinde kendilerine uygun görülen alanlara yerleştiren bir tasarım.
Bunu yaparken bir yandan yeni rejimin düşünsel ve kültürel altyapısını oluşturmaya çalışıyorlar; diğer yandan toplumdaki tepkiyi bastırmanın ya da dağıtmanın yollarını arıyorlar.
Evet, yeni rejim Erdoğan’ın iktidarının devamı üzerine kurulu; ama ondan ibaret değil, onun ötesinde bir şey.
Bu tasarım işler mi? Emin değilim. Bu arkadaşların tasarım kabiliyeti, kurnazlıklarının çok gerisinde. Üstelik rejim içinde herkes bu gidişata ikna olmuş değil. Başka birçok sorun da var. Ama CHP/Özel/İmamoğlu meselesi ortadan kalkarsa yolculuğun çok daha kolaylaşacağını düşünüyorlar.
CHP’nin başına Kılıçdaroğlu’nun atanması projesi, hem CHP’yi bir süre kaosa sürüklemek, sonra belli bir alana tıkamak; hem de Erdoğan’ın gönlünü okşayan bir tür aşağılama işlevi görmek için tasarlanmış gibi. Aynı zamanda Kılıçdaroğlu eliyle Özel ve İmamoğlu’na karşı operasyon başka bir derinlik kazanacak. Özel/İmamoğlu’na karşı yeni ve taze bir cephe açılmış olacak.
Kılıçdaroğlu, Bahçeli gibi zeki ve derinlikli bir siyasetçi değil. Bahçeli de rejimin marifetiyle parti başında kalmıştı; ama ardından rejimin ortağı, hatta bir anlamda ruhani lideri oldu. Bu tasarıma göre Kılıçdaroğlu çok daha aşağı bir pozisyonda konumlandırılacak. Muhtemelen Öcalan’ın da altında, kendisine ayrılmış dar bir alanda.
Rejim Özel’i tasfiye etmeye çalışacak. Mansur Yavaş nötralize edilecek ya da belki onunla başka bir anlaşma zemini aranacak. Bunun çok zor olmadığını düşünüyor olabilirler. Ama hâlâ çözemedikleri mesele, yüzde altmışları aşan birikmiş muhalif halk.
Erdoğan nasıl yeniden seçilecek? Plan muhtemelen şu: güçlü aday çıkmasını engellemek ve muhalif kesimin sandığa gitme motivasyonunu kırmak. Buna rağmen sandığa gidilirse, o zaman top YSK’da. Onun da çok zor olmayacağını düşünüyor olabilirler.
Bu senaryolar Özgür Özel tarafından da zaten görülüyordur. Özel’in işi çok zor. Ama en önemli mesele halkın gönlünü ve desteğini kazanmak, kitlelere güçlü ve gerçekçi bir motivasyon sunabilmek. Özel insani bir mücadele yürütüyor. Aynı zamanda CHP’nin seçilmiş liderliğinin ve tabanının ağrı eşiği de artmış durumda. Bu, enerjiyi CHP içi mücadeleye harcayarak başarılabilecek bir şey değil. CHP içinde kalınsa da onun dışında başka bir mücadele alanı kurulmak zorunda.