Bağlılıkta aptallığa ulaşıyordum, özgürlükte yalnızlığa! En büyük facia, zor ve zorbalığın takva ve kutsallık elbisesini giydiği zamandır. Ali Şeraiti- ENGİNEER
Bu ülkenin nereden nereye geldiğini görmek için, 40 yıl önce Metin Akpınar, Zeki Alasya’nın Devekuşu Kabare oyunlarını izleyiniz.
Bilhassa Deli İbrahim skeçini…
80’lerde, 90’larda daha huzurlu, daha çok gülümseyen bir toplumduk.
Sonrasını zaten biliyorsunuz..
Bu adam benim “değerli dostum” değil…
Bölgede kimin değerli dostuysa, o bir telefon açıp, sağduyu çağrısı yapsın!!
Adam bir medeniyeti geri dönmemek üzere yok edeceğini söylüyor!!!
Suriye’de Beşar Esad olsaydı,
ABD ve İsrail, İran’a saldıramazdı.
Esad’ın yıkılışı, İran’a saldırının en önemli safhasıydı.
Türkiye-İsrail-ABD ortaklığıyla Suriye’yi -13 yıllık bir iç-dış savaş sonunda- yıktılar.
Ama İran, boğazlarına takıldı.
Aralarında Azerbaycan ve Türkiye’nin de bulunduğu 12 İslam ülkesi Ramazan Bayramı arefesinde İran’ı kınamışlar. Allah’tan korkmuyorsanız bari İspanya’dan utanın!
@GelirPusulasi Yanlış mantık tek tek ayıramazsınız çatı akıyor diyelim sizi ilgilendirmez o saman alt katı su bastı üsttekileri ilgilendirmez diyemezsiniz. Kanun ve kurallara göre hareket etmelisiniz. Bunu herkes bilir aslında yoksa kaos olur apartmanın değeri de düşer
Ali Şeriati'nin Kölelere Mektubu.
Kardeşim!
Sen efendini tanıyordun. Sana vurulan kırbacın acısını hissediyordun. Köle olduğunu biliyordun. Seni kimin köleleştirdiğini biliyordun.
Ama biz bugün senin kadar şanslı değiliz.
Biz de köleyiz. Fakat kimin kölesi olduğumuzu bilmiyoruz. Köleleştirildiğimizden bile habersiz yaşıyoruz.
Malımızın ve emeğimizin nasıl yağmalandığını anlamıyoruz. Bizi yöneten sistemleri özgürlük sanıyoruz.
Bugün dünya büyük bir kölelik düzeni haline gelmiştir. İnsanlar üretir ama başkaları kazanır. İnsanlar çalışır ama başkaları yaşar.
Senin zamanında efendi açıktı, köle açıktı.
Bugün ise kölelik daha gizlidir. Daha süslü, daha modern, daha aldatıcıdır.
Sen kırbaç altında çalışıyordun.
Biz ise özgür olduğumuzu sanarak çalışıyoruz.
Sen zincirlerini görüyordun.
Biz zincirlerimizi bile görmüyoruz.
İşte kardeşim, beş bin yıl sonra dünyanın durumu budur.
ABD saldırıları daha önce Irak, Afganistan, Libya ve Suriye'ye de yöneldi. Şimdi de İran'a yükleniyorlar, 22 Ülkenin rejimini değiştireceğiz diye yıllar önce söylemişlerdi. BOP aslında Büyük İsrail ülküsü.
İslam dünyasını birbirine düşürmek İsrail'in milli dış politikası.
-Dünya nüfusunun %25'ini oluşturan 57 Müslüman ülkenin üye olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), İspanya Başbakanı'nın yaptığı açıklamanın uzağından bile geçmedi. Toplanmadı bile...
Hiç olmazsa İİT olarak ona bir teşekkür borcunuz yok mu?
-İspanya Başbakanı bakın ne diyor:
"İspanya bu felakete ve savaşa karşıdır. Çünkü biz hükümetlerin insanların yaşamlarını iyileştirmek, sorunlara çözüm üretmek için var olduklarına inanıyoruz. İnsanların yaşamlarını daha da kötüleştirmek için değil. Ve bu görevi yerine getiremeyen liderlerin başarısızlıklarını savaş dumanıyla örtbas etmeleri ve bu süreçte birkaç kişinin cebini doldurmaları kesinlikle kabul edilemez. İspanya bu savaşa karşıdır ve konumunu kimse değiştiremeyecektir..."
ABD, Venezuella'yı bombalayıp Venezüella Başkanı Maduro ve eşini esir aldı.
Bir devletin, başka bir devlete bu şekilde müdahale edip başkanını ve eşini evinden alıp götürmesi, "bunları biz yargılayacağız" demesi, devletler hukukuyla açıklanabilir bir durum değil.
Bu haydutluktur.
Ve bu haydutluğa karşı BM, Nato, Batı.. hepsi sessiz...
Maduro'ya gelince;
"Maduro'nun demokrasiyi, hukuku, insan haklarını yok saydığı, özgürlükleri yok ettiği, bir “tek adam rejimi” kurduğu ve kelimenin tam anlamıyla bir soygun düzeni yarattığı, mafyanın, kaçakçılığın ve uyuşturucu kartellerinin ülkede cirit attığı, dünyanın en zengin petrol ve altın rezervlerine sahip Venezuella'da halkın derin bir yoksulluk ve sefalet içinde yaşadığı ve son 10 yıl içinde
9 milyon Venezuela vatandaşının ülkesini terk ettiği" belirtiliyor.
Ancak Maduro'nun ve ülkesinin durumu bu ABD saldırısını meşrulaştırmaz.
ABD Başkanı Trump'un, Venezuella halkını düşündüğü için, uyuşturucu ile mücadele ettiği için veya diktatörlere karşı demokrasi mücadelesi verdiği için değil PETROL için, ABD çıkarları için, kendi siyasal geleceği için bu operasyonu yaptığını herkes biliyor.
Evinden alınan Maduro örneğinin gösterdiği gerçeklerle de yüzleşmek gerekir:
1. Hukukun, adaletin ve demokrasinin ayaklar altına alındığı bir ülke eninde sonunda zayıf düzer.
2. İdeolojik körlük, içi boşaltılan kamu kurumları ve liyakatsiz sorumluluk sahipleri devleti çürütür.
3. Ordunun ve milli savunma örgütünün zayıflığı, devletin caydırıcılığını zayıflatır.
4. Rüşvet, yolsuzluk, kara para, mafya, kaçakçılık, uyuşturucu kartelleri, toplumu çürütür.
5. Yolsuzluklarla yeterince mücadele edilmemesi ve kamu kaynaklarının etkin ve doğru biçimde kullanılmaması sonunda ekonominin zayıflaması devleti zayıflatır.
6. Petrol ve altın rezerverlerine rağmen gelir dağılımındaki adaletsizlik, devleti kontrol edenlerin refah ve zenginlik içinde yaşarken, halkın sefalet içinde yaşaması halkın devlete olan aidiyet duygusunu azaltır.
Sokak röportajında hicivli bir röportaj veren vatandaş tutuklanalı tam 22 gün oldu. O zaman esip gürleyip “unutturmayacağız” diyen herkes şimdi sus pus. Hatta onunla da kalmadı, ona mikrofon tutan Kendine Muhabir Hasan Köksoy da tutuklandı. Anlattıklarında hiçbir yalan bulunmayan bu 2 insan yoktan yere tutuklu! 3 çocuğu babasız büyüyor!
Lütfen üşenmeyip paylaşalım. Kendine Muhabir Hasan Köksoy ve vatandaşımız derhal serbest bırakılmalı!
Kocaeli Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu ‘mevlid’ tepkilerine yanıt verdi:
“Bu ülkeyi bize emanet eden herkese her zaman dua ederiz. O yüzden Mustafa Kemal Atatürk’e de ederiz!”
Aldığın maaşın her kuruşu helal olsun! 👏🏻
@asayisberkemal0 Bu açıkça yağma (gasp) suçudur!
TCK 148. maddeye göre cezası 6 ile 10 yıl hapis.
Sokak ortasında yapılan bu eylem aynı zamanda kamu güvenliğine tehdit!
Devletin caydırıcı gücü derhal gösterilmeli.
Vatandaşın canı da, cüzdanı da Türkiye Cumhuriyeti devletinin güvencesindedir
Ufuk Bey…
Tiyatro sanatını bu anlamıyla cümle içinde kullanmaya en çok tiyatro sanatçıları kırılırlar ama madem bu yolu açtınız, sizin kullandığınız anlamayla sorayım:
Sizden ala tiyatrocu mu var?
Siz de her dönem “başrolde kim varsa onun yanındayım” yaklaşımıyla figüranlar odasında kulis yapanlardan değil misiniz?
Bir dönem solculuğun sesi, bir dönem liberallerle selfie, sonra “yetmez ama evet”, daha sonra “evet ama keşke yetmeseydi”, en son “ben yokum ama akıl veririm” dönemine geçiş…
Attığınız siyasi taklaları hatırlayanlar hala bel fıtığı ağrısından muzdarip… Size bir şey olmadı ama buna da şükür🙏
Sahne hep değişti, siz hep oradaydınız. Replik değişti, kostüm değişti ama figüran hep aynıydı. Oyunculuğunuz hep gözleri kanattı, sorgulattı… Her sahnede rolünüzü elinize tutuşturan başka bir yönetmen var gibiydi…
Hava üssüne arazi bakmaya gidenler diyorsunuz ya…
Siz de yıllarca tuhaf bir inatla memleket aydınlarının akıl sağlığına arazi bakmadımız mı? Neyseki arazinin hisseli olduğu anlaşıldı da niyet fark edildi.
Ezcümle…
Tiyatro mu, değil mi zaman gösterecek… Sizi apaçık gösterdiği gibi… Fakat şunu bilin ki millet artık belgesel izlemek istiyor; yani gerçek neyse onu!
Ümit Özdağ:
🔸Atatürk "Ben öleceğim ama Cumhuriyet payidar kalacak." diyor. Erdoğan "Ben ölürsem devlet yıkılır" diyor. Sen kimsin ya!
🔸Bu devleti kuran Mareşal savaş meydanlarından geliyor, sen ise kantinden geliyorsun kardeşim.
🔸Sen ABD'nin BOP'unun uygulanması için geldin.