🔴 Gazeteci Murat Ağırel’den kritik açıklamalar:
“Alışveriş merkezlerinde çalışan Türkler, en lüks mağazalardan Hülya hanımın (Melih Gölçek’in gelini) en lüks mağazalardan aldığı çantaların resimlerini gönderdiler bana.
Ahmet Gökçek���in yaptığı harcamaların resimlerini gönderdiler bana.
Oradaki Türklerin hepsi biliyor yaşadıkları hayatı.
Onların gün içinde harcadığı parayı, bu ülkede 1 yılda kazanan insanlar var.
Evde şirket kurmuş eski bakanın kızı, Melih Gökçek’in komşusu, 20 küsür tane ihale almış Anka Park’tan.
Bu Melih Gökçek yargılanmadığı sürece adaletin yüzde yüz eşit davranıldığı konusunda kimse hemfikir olmayacak.”
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Bir iyi haber, bir kötü haberim var.
İyi haber: Tahliye oldum.
Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.
Murat Ağırel bu kez Gökçek ailesinin yurt dışındaki izini sürdü.
Milyonlarca dolarlık yatırımlar…
Peki bu paranın kaynağı ne?
Bu servet nasıl oluştu, Türkiye’den yurt dışına nasıl taşındı?
Belgeleriyle Murat Ağırel açıklıyor.
Bu akşam 21’de Dosya’da.
Kulübümüzden Açıklama
Corendon Alanyaspor’la oynadığımız maçta hakemlerin sergilemiş olduğu yönetim, Türk hakemliği için bir utanç vesikası olarak tarihteki yerini almıştır.
Geçtiğimiz yıl Ziraat Türkiye Kupası yarı finalindeki skandal kararları hafızalardaki tazeliğini koruyan Merkez Hakem Kurulu başkanının prensi Adnan Deniz Kayatepe, adeta “Nerede kalmıştık” diyerek rezil yönetimlerine bir yenisini eklemiştir.
Rakip oyuncu, dünyanın gözü önünde Trossard’a tokat attı. Hakem Adnan Deniz Kayatepe pozisyonu göremedi. VAR’daki Bülent Birincioğlu ise sessiz kaldı.
Oh, karşılıklı mücadele içinde olduğu rakibinden sıyrılıp gol attı. Rakip oyuncu kendini süslü şekilde yere bıraktı diye Adnan Deniz Kayatepe golümüzü iptal etti.
Vlahovic ceza sahasına girmek isterken yaka paça düşürüldü. Hakem Kayatepe yine yaşananları görmezden geldi.
Adnan Deniz Kayatepe ve Bülent Birincioğlu gibi art niyetli hakemleri bir daha maçlarımızda görmek istemiyoruz.
Ne avantaj ne imtiyaz istiyoruz. Sadece adil ve eşit yönetim istiyoruz. Bu adaletsiz düzen değişene dek haklı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Beşiktaş JK
🔴 #SONDAKİKA | BirGün muhabiri Ebru Çelik, kendisine gelen bir mesaj üzerine figüran olarak kayıt yaptırıp Kemal Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine katıldığını aktardı.
Çelik’in haberine göre, Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’da katıldığı CHP üye katılım törenine, üç farklı cast ajansı aracılığıyla kişi başı 950 TL karşılığında yüzlerce figüran getirilmiş.
Haberde, figüranların sabah Trump AVM önünde toplanarak yaklaşık 20 servisle Rauf Denktaş Kültür Merkezi’ne götürüldüğü, aralarında işsizler, emekliler, atanamayan öğretmenler ile İran, Özbekistan ve Mısır uyruklu kişilerin de bulunduğu iddia edildi.
Ayrıca etkinlik öncesinde figüranlara hangi sloganları atacakları ve ne zaman alkışlayacakları konusunda prova yaptırıldığı, bazı kişilere CHP Gençlik Kolları yelekleri giydirildiği ve konuşmalar sırasında alkış ile sloganların cast direktörleri tarafından yönlendirildiği öne sürüldü.
Haberde, bazı figüranların siyasi amaçla değil ücret karşılığında geldiklerini söylediği, etkinlik boyunca salondan çıkışlara izin verilmediği ve konuşmaların ardından figüranların ücretlerini almak üzere ajans ofisine götürüldüğü iddia edildi.
Gazze’de 74 bin insanı İsrail ile birlikte katleden, Gazzeli çocukları açlıktan öldüren emperyalist ABD’nin kuruluş yıldönümünü Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü ABD bayrak renklerinde ışıklandırarak kutlamışlar. Yazıklar olsun.
Deniz Göktaş Kılıçdaroğlu tarafının yalanladığı “CHP’yi salın” cümlesini söylediğini açıkladı. İşte Göktaş’ın sözleri: “Sabah Kemal Bey'in burada olduğu ve görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim. Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. Madem geldiniz milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti.
( Bu görüşme yaşanırken Twitter'da bahsedildiği gibi ortamın çok kalabalık olmadığını Kılıçdaroğlu hariç birkaç kişi olduğunu hatırladığını belirtti.)
2023'te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026'da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu. Avukatımın söyledikleri doğrudur.”
https://t.co/68aeARcWzz
- Soldaki, IŞİD operasyonunda yakalandı. Elleri cebinde kelepçesiz Emniyet’e götürüldü.
- Sağdaki, stand-up gösterisi yaptı. Hakkındaki kararı duyunca ülkeye döndü, ters kelepçe takıldı.
Koç Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Cem Kozlu:
"Sene 1970, Stanford'da okuyorum. Durumumuz iyi değil, hem çalışıyorum hem okuyorum. Zorlandım, okulu bırakmaya karar verdim.
Babamın bir arkadaşı bana mektup yolladı, içinden 1000 dolarlık çek çıktı."
Muhittin Böcek’in yeni ifadesi yine ortaya çıktı!
Bu kaçıncı ek ifadesi, doğrusu ben de sayısını unuttum. Ancak dikkat çeken bir durum var: İddialar parça parça, ihtiyaç oldukça, taksit taksit ortaya çıkıyor.
Ekrem İmamoğlu’nun kendisinden 15 milyon Euro istediği iddia ediliyor.
Bunun 5 milyon Euro’sunun ise “havala” sistemiyle ödendiği öne sürülüyor.
Peki, 5 milyon Euro gibi olağanüstü büyüklükte bir ödeme ilk ifadelerde neden yok? İnsan böyle bir parayı sonradan mı hatırlar?
İfadede ayrıca şu cümle yer alıyor:
“Muratpaşa Belediye Başkanının Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü, belediye başkan adaylıklarının belirlenmesi konusunda kendisine birtakım güvenceler verdiğini ve bunun karşılığında yüklü miktarda harcama yapacağını ve ödeme gerçekleştireceğini öğrendim.”
Söz konusu Muratpaşa Belediye Başkanı, mutlak butlan kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret eden Ümit Uysal.
Dahası var…
Parayı verdiği söylenen iş insanının kim olduğu belirtilmiyor. Öyle bir iş insanı ki, sadece Muhittin Böcek’in değil, başka kampanyaların da milyonlarca Euro’luk ihtiyaçlarını karşılıyor. Ama ismi yok.
5 milyon Euro’nun hangi tarihte, hangi kaynaktan temin edildiği açıklanmıyor.
Havala işlemini yapan kişi ya da döviz bürosuna ilişkin somut hiçbir bilgi verilmiyor. Sadece üzerinde isim ve telefon numarası bulunan bir kâğıt ile 100 liralık bir banknottan söz ediliyor.
Ben yıllar önce havala sistemini araştırıp kitaplaştırmış bir gazeteciyim. Bu sistemin nasıl işlediğini, hangi izleri bıraktığını, hangi bağlantılarla yürüdüğünü iyi biliyorum.
Böylesine büyük iddiaların; isim, tarih, para hareketi ve somut delillerle desteklenmesi gerekir.
Görünen o ki, Muhittin Böcek anlatmaya devam edecek. Ama ihtiyaç oldukça, taksit taksit…
Bugün bu hayvan benim işletmemde bakanlık personeli tarafından ezilerek ölmesine sebep verildi. Ben CHP nin seçilmiş başkanının ekibinin gölge tarım Bakanıyım. 20 yıla yakındır İşim çiftçilik ve hiç böyle bir olay olmadı. Değil ezilmesine sebep olmak bizim işletmede hayvana bağırmak yasak!
İki gündür bakanlık personeli 14 Kişi ile çiftliğime baskın yaptılar ve tüm hayvanlarından kan alıyorlar. Zaten her yıl yapılan bir şey ama iki personel ve bizim ekip ile.
Tek gayeleri baskı yaparak eleştirilerimden vazgeçmemi sağlamak.
İlk seçimde gelip o bakanlıkta Türkiye’nin gıda egemenliğini yeniden sağlayacağım ve bunu durduramayacaksınız bunu bilin!