Anksiyete Bozukluğu olan hasta, üç aydan uzun süre, devamlı kaygı, kas gerginliği, sinirlilik ve baş ağrısı yaşıyor. Çoğu fiziksel semptomları için başka doktorlara gidiyor, örneğin: çarpıntı, boğulma hissi vb. için kardiyologa gidiyorlar.
Anksiyete Bozukluğu olan hasta, üç aydan uzun süre, devamlı kaygı, kas gerginliği, sinirlilik ve baş ağrısı yaşıyor. Çoğu fiziksel semptomları için başka doktorlara gidiyor, örneğin: çarpıntı, boğulma hissi vb. için kardiyologa gidiyorlar.
Ebeveynlere mesaj: Kimsenin çocuklarının depresyon, anksiyete veya herhangi bir akıl hastalığından muzdarip olduğunu görmek istemediğini anlıyorum, ancak onları
görmezden gelmek veya onları suçlamak onların rahatsızlıklarını ortadan kaldırmıyor,
Antidepresanlar gereklidir, bağımlılık YAPMAZLAR, doktorunuza güvenin. Ama psikoterapi daha da iyi ve daha da önemli, beni üzen şeyin, beni endişelendiren şeyin köküne inmek ve oradan, o toksisiteden, huzur içinde yaşamama izin vermeyen şeyden çıkmak için kararlar vermek.
İnsanların, psikiyatriste veya psikoloğa gitme tabusunun geride bırakılması gerektiğini, akıl sağlığının en önemli şey olduğunu, hayatın karşılıksız acı çekmek için kısa olduğunu anlamasını sağlamalıyız.
Psikoloğa ya da psikiyatriste gitmekte sorun yok, ruh sağlığımıza dikkat ediyoruz. Bazı şeyler "dans etmekle", "başka bir şey düşünmekle" ya da "iradeyle" çözülmüyor.
Terapi ve ilaçları damgalamayı bırakalım.
İyileşmemiş travma bazen size duygusal istismara karşı yüksek bir tolerans eşiği verebilir. Bununla başa çıkabiliyor olmanız, buna katlanmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez.
İyileşmemiş travma şu şekilde görünebilir;
DEPRESYONLU kişiler artık aynı olmadıklarını, ruh hallerinde, hayata bakış açılarında, zevk alma yeteneklerinde ve canlılıklarında bir şeyler olduğunun farkına varırlar. Durum kronikleştiğinde bazen "En son ne zaman iyi olduğumu hatırlamıyorum" derler.
Hayatta başarılı olmak çok fazla maddi şeye sahip olmak ya da ünlü konumlara ulaşmak değildir. Gerçekten başarılı olmak, kendiniz hakkında iyi hissetmek, tutarlı ve dürüst davranmaktır Hayatta başarılı olmak kendi içinize bakmak ve huzuru neşeyi, esenliği ve uyumu hissetmektir.
Depresyon' da yaygın olan bir şey, kişinin çoğunlukla hayatının yalnızca olumsuzluklarını hatırlamasıdır, yaşadığı iyi veya olumlu şeylere odaklanmakta güçlük çeker. "Üzgün olmayı seviyor" değil beynin istemsiz bir işlemi, buna Affektif Hipermnezi denir.
Erteleme bir zaman yönetimi sorunu değil, duygusal yönetim sorunudur. Zamanlama sorunları nedeniyle değil, korku, stres veya rahatsızlık nedeniyle görevlerden kaçınırız.
"Başkalarının senden daha kötü sorunları var"
Bunu DEPRESYON yaşayan birine anlatmanız yardımcı olmayacak, tam tersine rahatsızlığı daha da kötüleştirecek ve DAHA FAZLA SUÇLULUK duygusu yaratacaktır.
"Başkalarının senden daha kötü sorunları var"
Bunu DEPRESYON yaşayan birine anlatmanız yardımcı olmayacak, tam tersine rahatsızlığı daha da kötüleştirecek ve DAHA FAZLA SUÇLULUK duygusu yaratacaktır.
Erteleme bir zaman yönetimi sorunu değil, duygusal yönetim sorunudur. Zamanlama sorunları nedeniyle değil, korku, stres veya rahatsızlık nedeniyle görevlerden kaçınırız.
Bu nedenle depresyondan muzdarip bir kişiye "bunları düşünme", " bu konuyu kapat" gibi söylemler. O kişi için çok karmaşık olacağından yardımcı olamyacaktır. Çünkü yapmak istediğinde, zihninde istemsizce beliren ruh halini giderek daha fazla bulandıran anılardır.
Depresyon' da yaygın olan bir şey, kişinin çoğunlukla hayatının yalnızca olumsuzluklarını hatırlamasıdır, yaşadığı iyi veya olumlu şeylere odaklanmakta güçlük çeker. "Üzgün olmayı seviyor" değil beynin istemsiz bir işlemi, buna Affektif Hipermnezi denir.
Sağlıklı ilişkilerdeki çiftler de tartışır, farklı görüşlere sahiptir, hüsrana uğramış ve güvensiz hissederler. Sağlıklı, mükemmel anlamına gelmez. Bir ilişkiyi sağlıklı yapan şey, bu sorunları birlikte nasıl çözdüğünüzdür. İkisi sorunlara karşı, biri diğerine karşı değil.
Çoğu zaman, "ben böyleyim" diye düşünerek bu patolojik durumları normalleştirmek için çok fazla zaman harcıyoruz. Tanımladığım şey Yaygın Anksiyete Bozukluğuyla uyumlu patolojik bir durumdur.
Bir Psikolog olarak size birkaç şeyi hatırlatmam gerekiyor:
- "Zihnin bir dakika bile düşünmeyi bırakmadığını" hissetmek normal değil
- Sürekli endişelenip en kötüsünü beklemek normal değil
- Uyuyamamak normal değil
- Her zaman hızlanmış hissetmek normal değildir
Yukarıda bahsettiğim şey hayatınızın neredeyse her günü günün büyük bir bölümünde başınıza geliyorsa ve ruh halinizde, iş performansınızda akademik performansınızda, aile ve kişisel ilişkilerinizde, hatta "hayatın anlamını" bulmanızda sorunlara neden oluyorsa. Yardım almalısınız!