Kimsenin hayatı güzelleşmedi, kimsenin derdi borcu bitmedi. Dünden bugüne hiçbir şey değişmedi. Sor bakayım insanlara aynı sabaha mı kalkmışlar. Yaşa var ol şanlı @Fenerbahce
meslek etiği tuzu kuru bunak avukatların aklına sadece şortlu ya da mini etekli bir avukat görünce geliyor nedense. asgari ücretle sigortasız avukat çalıştırmak, haftada 60 saat çalıştırıp fazla mesai ücreti vermemek falan aşırı uygun meslek etiğine
Attığınız her adım sizin hanenize kâr yazıyor.
Para desen sizde, prim desen sizde, hediyeler, sponsorluklar sizde. Ömür boyu keyif çatarak yaşayacak sizsiniz.
Ne bu sürekli sizin gönlünüzü hoş tutacaz biz amk? Kimsiniz Allah aşkına?
Ya başarırsın göklere çıkarırırız ya da başarısız olursun yerin dibine sokarız.
Size ne “iyi niyet” gösterme borcumuz var? Siz gidersiniz başka adam gelir oynar milli takımda, sizin özelliğiniz nedir?
Adam anasının vize parasını ödeyemiyor, ona rağmen çıkıp geliyor g*tünü yırtıyor aslan gibi top oynuyor.
Öteki savaştan çıkıp geliyor, it gibi koşuyor, formasını, bayrağını yere düşürmüyor.
Diğeri ülkesine yapılan haksızlıkların karşılığını rakibine sahayı dar ederek veriyor.
Sizin keyfiniz yerinde.
Yorumcusundan siyasetçisine herkes sizin değerli olduğunuzu, el üstünde tutulmanız gerektiğini savunuyor.
1 taneniz bile şu memlekette asgari ücretle çalışıp evine ekmek götürme derdine düşen adamdan değerli değilsiniz.
Şovlara bak ya. Sanki bana Messi, Ronaldo amk.
Topunu oyna, twitter’da ne işin var madem bu kadar kırılgansın?
Balkonda sigara içerken yakalanırlar, eleştiren suçlu.
Şımarıklıklarından 2 top yapamazlar, eleştiren suçlu.
Hata yaparlar, amatörlükten ayakta duramazlar eleştiren suçlu.
Habire “bizim çocuklar, aman gönüllerini hoş tutalım, vay onlar bizim değerlerimiz üstlerine gitmeyelim”.
Hayırdır arkadaş? Vatanı mı kurtarıyorsunuz?
Hayırdır oğlum? Evde evladınızı, ana-babanızı bırakıp cepheye mi gittiniz? Hudutta nöbette misiniz? Sürekli sizin moralinizi iyi tutmak zorundayız, eleştirirken sizin istediğiniz seviyede eleştirmeliyiz, üzmemeliyiz. Bodrum’da villa, milyon lira prim alırken bize mi soruyorsunuz?
@BasarBuyukkol ASELSAN milli takıma sponsor olurken Fenerbahçeli sarı çizmeli Mehmet ağaya elektronik harp sistemi satmak için mi sponsor oluyor? Bu nasıl bir izahat?
Bir toplumun ruh halini anlamak için bazen anketlere, bazen istatistiklere değil, kalabalıkların nereye aktığına bakmak yeterlidir.
Son günlerde Tarkan konserlerine gösterilen yoğun ilgi, tam da böyle bir sosyolojik göstergeye işaret ediyor.
Bu ilgi, bir sanatçıya duyulan sevgiden öte, bir toplumun kendiyle kurmaya çalıştığı ilişkiyi ele veriyor.
Tarkan sahneye çıktığında kalabalık yalnızca şarkı dinlemiyor. İnsanlar, geçmişlerine tutunuyor.
90’ların görece sade, daha az gürültülü, daha az yorgun zamanlarına kısa bir yolculuk yapıyor.
Nostalji burada basit bir eskiyi sevme hali değil, bugünün karmaşası karşısında güvenli bir hatıraya sığınma ihtiyacıdır.
Toplum, hafızası olan bir sese yaslanıyor.
Konser alanları aynı zamanda büyük bir duygusal boşalma mekanına dönüşüyor.
Günlük hayatta bastırılan öfke, hüzün, kaygı ve yorgunluk,binlerce insanın aynı anda aynı şarkıyı söylemesiyle eriyor.
Bu, bireysel değil kolektif bir arınma.
Modern şehir hayatında yan yana ama yalnız yaşayan insanlar, o an için yalnız olmadıklarını hissediyor.
Bu yüzden kalabalıklar artıyor, bu yüzden o alanlar dolup taşıyor.
Bu tablo bize şunu söylüyor!
Toplum eğlenmekten çok nefes almak istiyor.
Gülmekten çok, iyi hissetmeyi hatırlamak istiyor.
Sürekli krizlerle, tartışmalarla, sert dillerle yorulmuş bir kalabalık, sahnede sürekliliği olan bir figüre bakarak her şey tamamen dağılmadı demek istiyor.
Tarkan bu anlamda yalnızca bir pop yıldızı değil,modern zamanların seküler ritüellerinden birinin merkezinde duran figürdür.
Konserler, dağınık bir toplumun kısa süreli de olsa aynı duyguda buluşabildiği nadir anlar üretir.
İnsanlar belki aynı şeyi düşünmüyor ama aynı şarkıyı söyleyebiliyor.
Bugünün Türkiye’sinde bu, küçümsenecek bir şey değil.
Asıl mesele şu!
Bu kalabalıklar bize Tarkan’ı değil, toplumun hala birlikte olma arzusunu anlatıyor.
Aynı şarkıyı söyleyebilen bir toplum, henüz tamamen kaybolmuş sayılmaz.
Belki de bu yüzden insanlar konserlere koşuyor.
Müzikten çok, birbirlerine iyi gelmek için.
Vesselam…
Hakim katili, çocuk ezip kaçan, kadını arabayla ezen, asala ve k*rdistan destekçisi vatan haininin adını kültür merkezine vermişler. Bunlar hiç akıllanmıyor.
'Yenidoğan Çetesi' soruşturması ile gündeme gelen Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin:
"Yılmaz Güney isimli şahıs, hakim katilidir. Terörist zihniyete sahip bir Devlet düşmanıdır. Vatansızdır. Çocuklarınıza izletmeyin"
Yer: Silopi, Türkiye...
Hayatta kaç zevkin var deseler 3 tane sayabilecek, yıllarca siyasetin, terörün gölgesinde yaşamış insanlar bir geceliğine Fenerbahçeleri ile mutlu olup eğlenmiş ve muhtemelen yurt dışında yaşayan bir hain bundan rahatsız olmuş. Sözde mücadelesini verdiği halkının mutlu olmasından nefret ediyor çünkü.