karşımda bir grup isveçli genç var. boy ortalamaları 1,80'e yakın. fiziksel görüntülerinde, hareketlerinde, ruh hallerinde uzun soluklu bir refahın yansımaları görülüyor. bu adamlar dünyanın kendilerini kıskandığını düşünmüyor, fetih rüyaları görmüyor, hayatın tadını çıkarıyor. iç anadolu bozkırında geçinemediği aşağı dudullu'daki gecekondudan bozma eve taşınan, elma yiyince dişleri kanayan, vitaminsizlikten 40'ını devirmeden cildi buruşan adam, bütün dünyanın kendi ülkesini kıskandığını düşünüyor ve ömrünü öfke ve nefret içinde tüketiyor. çok garip...