“Kötü erkek seçtiyseniz bu sizin sorununuz” diye kadını suçlarlar ama erkeklerin ilk başta maske takıp bambaşka biri gibi davrandıklarından, yalanlardan hiç bahsetmezler. Onun yerine, adama inandığı için bir daha kadını suçlarlar. Adamlar ishal olsalar onda da kadını suçluyorlar.
İnsanların en büyük hatalarından biri, güler yüzlü, sevecen ve açık kalpli insanları cepte ve garanti görmeleridir. Oysa bu kişiler size besledikleri samimi duyguların karşılığını görmezlerse, onları geri çekmeyi bilirler. Sizi çıkardıkları tahttan indirmek, onlar için sanattır.
Yan yana olmak bir mesafe birimidir, yakın olmak ise bir gönül meselesi. Bazen kilometrelerce uzaktaki bir insan, hemen yanı başındaki sessizlikten daha çok sarılır ruhuna.
Gönül bir kez soğudu mu, dünyanın en sıcak baharını da getirsen kar etmez. Artık ne duymak istediğin o tatlı sözün bir anlamı kalır ne de hatayı telafi etmek için kurulan o upuzun, yalvaran cümlelerin...
Öğrendiğim en büyük hayat dersi, her zaman yalnız kalmaya hazır olmak.
İnsanlar saniyeler içinde değişebilir.
Bugün onlar için dünyanın en
değerlisiyken, yarın hiçbir şeyi olursunuz.
Bazı insanlar ne sevmeyi ne de sevilmeyi hak ediyor.
Onlar sadece yarı da bırakıp kırdıkları kalplerin mutluluğunu bir kenardan izlemeyi hak ediyor.
Biraz cesaretleri olsaydı aynı mutluluğu kırdıkları insanla yaşarlardı.
“İnsanın parası gitse çalışır yerine koyar, eşyası kırılsa yenisini alır. Ama o bir hiç uğruna harcanan uykusuz gecelerin, sırf ‘iyi olsun’ diye yutkunulan haksızlıkların, ince ince işlenen o emeklerin dünyada telafisi yok. Boşa giden emeğimin arkasından kimseye beddua etmiyorum ama helalleşmiyorum da; çünkü onlar benden sadece zamanımı değil, insanlara olan o tertemiz inancımı da çaldılar.”
dürüst olmak gerekirse, bir kadının yapabileceği en güçlü şeylerden birinin en çok istediği erkeği terk etmek olduğunu düşünüyorum. onu sevmeyi bıraktığı için değil, onu sevmenin sonunda onu mahvedeceğini bildiği için