📌Faik Tunay (@FaikTUNAY): Fatma Betül Sayan Kaya, dinliyor musun dinlemiyor musun bilmiyorum... Ben 5 kuşaktır toprak sahibi bir ailenin çocuğuyum. Benim borsaya koyacak 170 milyon değil 70 milyonum yok. Yalan konuşma, daha fazla tepki toplama.
Serhan Başbahçıvan ile Eksen...
Dün gece.
Eş zamanlı olarak şu paylaşım yapıldı sosyal medya hesaplarında:
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, fon kazancını gönüllülük esasına göre TMSF’ye iade ediyor.
Hiçbirinde yatırılan miktara dair bilgi yoktu.
İlginçtir, kimse de sormamış.
Bugün Hürriyet’te Musa Kesler imzalı haberde gördük o detayı.
Kaya çiftinin iade tutarı, 1 milyar 860 milyon liraymış.
Bu rakam ana para ve mevduat faizi düşürülerek hesaplanmış.
Ana paranın 163 milyon lira olduğu dikkate alınırsa eklenen mevduat faizi 147 milyon lira.
Faiz haram değil mi?
Bu bir inanç meselesi, inanmıyorsanız hadi bunu geçtik.
Asıl soru şu:
İade edilen para suç geliriyse iade kararı sizi kurtarır mı?
Fon krizinin arkasında ABD varmış, İsrail varmış.
Hükümete darbe planıymış.
Hanımefendinin 2.17 milyar liralık işlemden haberi yokmuş.
Falan filan.
Bunları geçin, milletin aklıyla dalga geçmeyin.
Birileri finansal iktidarları için AK Parti ve devleti zehirledi.
Cumhurbaşkanımız @RTErdogan partiyi ve devleti bu öldürücü zehirden temizlemeye, tedaviye çalışıyor.
Aksi, örtbas etmektir.
Meselenin kısa özeti budur.
🔴SAYIN CUMHURBAŞKANIM, ÇOK DİKKATLİ OLUN!
ELİNİZİ ÇABUK TUTUN..
Bir buçuk yıldır yazıyorum,bağırıyorum, çağırıyorum, uyarıyorum:
Size ve Türkiye’ye ekonomik bir operasyon yapılıyor!
Vatandaşın, esnafın, garibanın üzerine gidildi,ama büyük paraları yönetenlerin, fonların ve güçlü sermaye çevrelerinin üzerine hiç gidilmedi.
Şimdi fonlar patladı.
Kirli ilişkiler ortaya çıkıyor. Sıranın kendilerine geleceğini görenler ise güçlerini birleştiriyorlar.
Paralarını birleştiriyorlar.
Medya güçlerini birleştiriyorlar.
Bürokrasideki ve siyasetteki bağlantılarını harekete geçiriyorlar.
Siz onları deşifre edip düzenlerini bitirmeye çalışırken, onlar da sizi hedef alan yeni bir operasyon yürütüyorlar!
Dahası, yanınızda duran bakanları, bürokratları ve partilileri itibarsızlaştırarak etrafınızdaki direnci kırmaya çalışıyorlar.
SAYIN CUMHURBAŞKANIM, BU OYUNU HAFİFE ALMAYIN!
15 Temmuz’da milletin iradesini silahla teslim alamadılar.
Bugün para, medya, bürokrasi ve siyaset üzerinden milletin iradesini kuşatmaya çalışanlara fırsat verilmemelidir.
Bu sadece fon meselesi değildir!
Bu sadece para meselesi değildir!
Bu, devletin iradesine kimin hükmedeceği meselesidir!
Bu tam bağımsızlık meselesidir.
Bu Ülkenin namus meselesidir.
Kim olduklarını ortaya çıkarın.
Para trafiğini ortaya çıkarın.
Medyadaki, siyasetteki ve bürokrasideki bağlantılarını deşifre edin.
Suçu delilleriyle ortaya çıkan kim olursa olsun, makamına ve servetine bakılmadan yargının karşısına çıkarılsın.
Siz onların düzenini bitirmeye çalışıyorsunuz,onlar sizi hedef alıyorlar!
Çünkü kuzu postuna bürünmüş bu aç çakallar,makamlarını, koltuklarını ve paralarını sizden de ülkemizden de daha çok seviyorlar!
Sayın Cumhurbaşkanım,
Bu defa geç kalmayalım.
Bu defa sesimizi duyun.
Bu defa çemberi onlar daraltmadan siz dağıtın!
15 TEMMUZ’DA SİLAHLA YAPAMADIKLARINI, ŞİMDİ PARAYLA YAPMALARINA İZİN VERMEYİN!
Şamil Tayyar:
"Fon vurgunu, AK Parti’ye bir seçim operasyonu muydu?
Plan erken mi bozuldu?
Birkaç gündür bu tarz yorumlara veya sorulara rastlıyorum.
Bir defa, her başa gelen nusubeti komplo teorisiyle izah etme kolaycılığından vazgeçmek gerekir.
Her şey gözümüzün önünde oldu, vurgun mahallindekiler bizim çocuklardı.
Sözümona finans dehasıydılar, yerli ve milliydiler.
Yağma coşkusuyla kendi finansal iktidarlarını kuruyorlardı.
Yozlaşa yozlaşa, göz göre göre, zehirli sarmaşık gibi mahalleyi kuşattılar."
Ben; bu hanımefendinin adını, bir daha gündeme getirmeyeceğime dâir kendime söz vermiştim, lâkin Fatma Betül Sayan ve Fon rezaletinden sonra Reis'e bir kez daha seslenmek istiyorum:
Sayın cumhurbaşkanım, ekranlar karşısında, LGBT propagandası yapan bir filmi çok sevdiğini ve iki kez izlediğini belirterek, bilerek ya da bilmeyerek, LGBT'yi meşrulaştırma çalışmalarına katkı veren birini tekrar aday yapmayın!
Bu milletin dînî, alâkî ve millî değerlerini koruyup kollama, özgürce yaşayıp, yaşatma politikasını şiar edinmiş partimiz, milletin değerleriyle savaşan LGBT'li bireyler, dernekler, siyasi partiler ve STK'lar ile her türlü hukukî yolla mücadele ederken, LGBT propagandası yapan bir filmi çok severek iki kez izleyen birine, bir daha bizi oy vermek zilletine düşürmeyin. Bu ve benzeri siyasetçileri sordukları zaman cevap veremiyoruz, kızılcık şerbeti içtik diye, yalan mı söyleyelim? Vazo kırıldıktan sonra, dünyanın en maharetli ustası da yapıştırma, eski güzelliğine kavuşamıyor, kırılan vazolar yetmedi mi🤔⁉️
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın tüm malvarlığı donduruldu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine alınan bu karar, Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi kimsenin gözyaşına bakılmayacağını gösteriyor.
İsabetli ve yerinde bir karar.
Karı-koca fondan sağladıkları toplam 2.17 milyar liralık haksız kazanç izaha muhtaç.
Adli makamlarca ifadesi alınarak soruşturmanın derinleştirilmesinde fayda var.
Bugün cumhurbaşkanımızı üzülerek izledim.
Mağdur vatandaşlarımızı da.
Üzeni, üzmeli.
Haksız kazancın hesabı mutlaka sorulmalı.
Cumhurbaşkanımız @RTErdogan yakın tarihin en duygusal konuşmasını yaptı.
Uzunca süredir konuşurken böylesine duygusallaştığını, sesinin çatallaştığını hatırlamıyorum.
Belli ki içeride AK Parti’nin hukukuna halel getirenlere çok içerlemişti.
“Sizlerle samimi bir muhasebe yapacağım” diyerek başladığı konuşmasındaki ilk mesajı, kurucu değerleri hatırlatmaktı.
“Kimsesizlerin kimsesi olmak için yola çıktık” dedi.
AK Partinin garibin, fakirin, itilmişlerin, gözyaşlarıyla seccadesini ıslatanların partisini olduğunu söyledi.
Altını çizerek “Dün neysek bugün oyuz” dedi.
Konuşmanın kırılma anı şu cümle oldu:
“Yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşırız, güçlenerek yolumuza devam ederiz.”
İl başkanları, bakanlar, yöneticiler, gençler dakikalarca ayakta alkışladı.
Ve fonda Kayahan’ın şarkısı yükseldi:
“Hiç üzülme ağlama
Sen gülümse daima”
Bu konuda son cümlesi, AK Partiyi istismar edenlereydi:
“Devletin malına el uzatanlarla işimiz olmaz.”
Bir de çağrısı vardı:
“Yorulan, yüksünen varsa kenara çekilsin.”
Etkili bir konuşmaydı.
Çağrıya uyan olur mu, bence olmaz.
Fırlatıp atmak lazım.
KARABAĞ'DAN SONRA AZERİ KARDEŞLERİMİZ KURTULMAYI BEKLİYORLAR.
Bir vatandaşımız diyor ki:
Azerbaycan'lı bir arkadaşım vardı. Türkiye ile ilgili söyler yazardı. Dedim kendi ülkendeki meselelere neden girmiyorsun? Dedi "Yaşamak istiyorum"
Azerbaycan'daki çete vatansever Elçibey'i saf dışı eden komünist politbüro üyesi baba Aliyev'in saltanatının devamıdır.
Ya-u-di bir aileden türemiş bu çete İt-ra*,l işbirlikçisi zorba bir politika uyguluyor.
Has gardaşımız olan Müslüman Azeriler bu yönetimden kurtulmak zorundadırlar.
Yaptığımız uyarılar ve eleştiriler bu kardeşlerimize değil başlarındaki zorba yöneticileredir.
Karabağ'dan sonra Azerbaycanlı Müslüman kardeşlerimizin de kurtulmalarını diliyorum.
“Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak.”
@RTErdogan
Ağıralioğlu’nun fon krizini hangi sebeple olursa olsun “başörtüsü” üzerinden eleştirmesini kesinlikle doğru bulmam.
Fakat.
Siyasi polemiğe malzemeyi verdiğimiz için iğneyi bir de kendimize batırsak nasıl olur?
Saçının tek bir telini dahi gizleyecek kadar takva sahibi bir kadın yöneticinin sadece kendini değil inancını da temsil ettiğini bilmesi gerekir.
Toplumun başörtülü bir kadına, sakallı bir hacı amcaya bakışı genel olarak daha pozitiftir, daha güven verici bulur.
Sebebi, inancına sadık olduğunu düşünmesidir.
O sebeple onların hatası daha büyük hayal kırıklığı oluşturur.
Sadece kendine değil dine de zarar verir.
Sorumlulukları daha fazladır.
Ona uygun davranmalıdır.
Mehmed Zahid Kotku Efendi Hazretleri ks;
-Kimseden bir yardım bekleme.
-Katiyen sert konuşma ve çok da konuşma.
-Masum ve fukaraya karşı gayet mülayim ol.
-Mümkün oldukça devlet kapılarından uzak dur.
-Günah yerlerinden de kaç. Çocuklarını da koru.
-Dünya için zinhar dinini zayi etme.
-Ölümü unutma, gözünün önünden de ayırma
-Bidatlardan sakın, nefsi hava ve arzularına uyma.
-Katiyen kimsede kusur, kabahat görme.
-Çocuklarına da hediyeler vermekten geri kalma ve kusurlarını daima örtmeye çalış.
-Kimsesiz ve yardıma muhtaçları ara bul. Hizmetlerde de kusur etme.
-Boş vakitlerinde her an Kur'an-ı Kerim'i oku ve zikrullah ile meşgul ol.
-Hakk'ı unutma, Hak'tan zerre kadar ayrılma.
-Dünya ziynet ve süslerine de iltifat etme.
-Haramlardan milyonlar kazanacağını bilsen bile tenezzül etme.
(Yer işaretlerine ekleyelim bi zahmet)