Yıllardır söylüyoruz: "Nebi" ile "resul" kavramları; anlamları, görevleri ve yetkileri bakımından birbirinden ayrılmalıdır. Aksi hâlde bazıları, Muhammed'in Allah'a ortak olup din adına hüküm koyduğuna inanmaya devam edecektir.
Seninle birlikte hicret eden amcanın kızları, halalarının kızları, dayının kızları, teyzelerinin kızları ve kendisini Nebi'ye hibe edip de Nebi'nin de evlenmeyi uygun gördüğü Mü'min kadını -ki bu yalnızca sana özgüdür- sana helal kıldık.
Ahzab/50
Şimdi ayette şu kelimeler geçiyor;
Ammi-ke - Senin amcan (Tekil)
Ammatik-e - Senin halaların (Çoğul)
Hali-ke - Senin dayın (Tekil)
Halati-ke - Senin teyzelerin (Çoğul)
Nebinin bilinen en az 11-12 amcası, en az 2 dayısı var. Madem konu biyolojik kuzenler, hala ve teyze "çoğul" gelirken, amca ve dayı neden "tekil" geliyor?
Haşa, Allah sayı saymayı mı unuttu yoksa hatamı yaptı.
Güya ayet bunların kızları ile evlenmek sana helal diyor.
Amcanın kızları ile evlenmekten bahsediyorsa hangi amcası sorusu gelir akla değil mi?
Niye Tekil geliyor?
ÇÜNKÜ KONU KUZENLERLE EVLİLİK DEĞİL👌🏻
Ahzab 50 bir evlilik kataloğu değildir.
Eğer konu biyolojik bir "nikah" listesi olsaydı; seninle hicret eden amca kızı "helal", etmeyen "haram" olurdu. Allah bir insanın helalliğini "yolculuk biletine" mi bağlar?
Ayetin, Nebinin kuzenleriyle evlenmesi ile uzaktan yakından alakası yok.
Konu tamamen bir Sistem Entegrasyonu ayetidir.
Detay vereyim;
Buradaki amca, dayı, hala, teyze kavramları, o günkü toplumun sosyal katmanlarını, otorite birimlerini ve şefkat damarlarını temsil eden SIFATLARDIR.
Allah şunu söylüyor:
"Ey Nebi! Senin getirdiğin o devrimci sisteme (Salat) dahil olan, konfor alanını terk edip seninle beraber hicret eden (arınan) o toplumsal sınıfların her birini bu sisteme dahil et (helal kıl). Onlarla birleş, onlarla güçlen, onlarla bütünleş (Nikah/Birleşme). Seninle gelenler sisteme dahildir (helaldir), gelmeyenler değil! Çünkü onlar seni davanın en zor anında yalnız bırakanlardır."
Kur’an biyolojik bir akraba defteri değil, toplumsal bir inşa kılavuzudur. Siz evrensel bir SİSTEM ayetini, Nebinin evlilik kataloğuna çevirdiniz.
Not: Bu sûrede, 4, 5, 28, 30, 32, 37, 50, 53, 59 gibi ayetler hep hatalı çünkü cinsiyet üzerinden çeviri var.
Kur'an anlatımlarını cinsiyet üzerinden değil Nitelikler üzerinden yapar. Eğer ki şuan yaptıkları gibi cinsiyet üzerinden çeviriler olursa bu kitap erkeğe hitap eden, onlara evlilikler, huriler, tomurcuk memeler vaad eden bir kitap haline gelir. Bu bütük hatadır.
Kur'an'ı Kur'an'la anlamak dileğiyle...
De ki: "Rabb'im bana haktan yana olmayı emretti." Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun ve dini yalnızca O'na has kılarak dua edin. Sizi ilk yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.
Araf/29
İNANMAM ÇÜNKÜ İMAN ETTİM!
Tarikatçı olamam çünkü tevhit dini İslam'a iman ettim.
Mezhepçi olamam çünkü "sadece Müslümanlardanım" dememi emreden bir dine iman ettim.
Aklımın hilafına davranamam çünkü aklını kullanmayanların pislik içinde kalacağını söyleyen bir dine iman ettim.
Çağdışı yaşamayı emreden bir dine inanamam çünkü tüm çağlara inmiş bir dine iman ettim.
Çöl koşullarını kutsayan bir dine inanamam çünkü her koşula uygun bir dine iman ettim.
Bilimi reddeden bir dine inanamam çünkü bilimsel araştırmayı emreden bir dine iman ettim.
Aklı putlaştıran bir dine inanamam çünkü aklın sınırlı olduğunu söyleyen bir dine iman ettim.
Aklı dışlayan bir dine inanamam çünkü sadece aklı olanları muhatap alan bir dine iman ettim.
Kisveyi; takkeyi, cübbeyi, sarığı, kalpağı, mintanı, fistanı, çaputu, boncuğu emreden bir dine inanamam çünkü yahudilikten, hristiyanlıktan, budistlikten, hinduluktan beri olan bir dine iman ettim.
Sakalı farz kılan bir dine inanamam çünkü utanan bir yüzü emreden bir dine iman ettim.
Sürüleşmeyi emreden bir dine inanamam çünkü şahsiyeti farz kılan bir dine iman ettim.
İradeyi atıl kılan bir dine iman edemem çünkü iradeli varlıklara yani insana inmiş bir dine iman ettim.
Ezberi dikte eden bir dine inanamam çünkü okumayı emreden bir dine iman ettim.
Şeriatçiliği emreden bir dine inanamam çünkü şeriati yani hukuku, adaleti, insana adil hükmetmeyi emreden, insanlara istişareyi emreden, seçip ayırmayı emreden, "Müslüman bir devlet" değil, Müslüman toplumlar isteyen, adil bireyler isteyen, işi ehline vermeyi emreden, gayri müslimlerle iyi geçinmemizi söyleyen, onlar bize saldırmadıkça saldırmayı haram kılan bir dine iman ettim.
Ruhbanlarının bir türlü ölemediği, dirilere mezarlarından tahakküm ettiği, tarikat verdiği, din öğrettiği bir dine inanamam çünkü ölülerin öldüğünü söyleyen, ölülerin asla işitemeyeceğini söyleyen, dinin muhatabının ölüler değil diriler olduğunu söyleyen bir dine; ölülerin ölebildiği, dirilerin yaşabildiği bir dine iman ettim.
Düşünceyi lanetleyen, aklı şeytanlaştıran, iradeyi katleden, insanları bir hizbin içine, bir tarikatın içine, bir partinin içine, bir kavmin içine doldurup şahsiyetlerini iğdiş eden, silikleştiren, köleleştiren bir dine inanamam çünkü düşünmeyenleri yaban eşekleri diye tasvir eden, aklını kullanmayanları necasetle eşitleyen, iradesini kullanmayanları "körler sağırlar" olarak niteleyen, hizip hizip bölünenlerin dünya şeytanları karşısında aciz kalacaklarını söyleyen, kavmini putlaştıranların, çoklukla övünenlerin, güçle üstün olmaya çalışanların ahmaklar olduğunu söyleyen, şahsiyetini yitirenlerin, kula kul olanların, ruhbanlarına bağlananların, din büyüklerini ilah/aracı/rab edinenlerin müşrik olduklarını söyleyen bir dine iman ettim.
Ben, varlığını diğer varlıklara hayır kılmak için çalışan, varlık nedeninin iyilik ve hayır olduğunu kavrayan, düşünceyi, akletmeyi, üretmeyi, çalışmayı, adil olmayı, yetimlerin, mazlumların, mağdurların ve zayıfların yanında durmayı, kazancından yoksulun bir hakkı olduğunu bilen, hiç bir hizbe, hiç bir kliğe, hiç bir partiye, hiç bir kavme sorgusuz olarak bağlanmayı reddeden, İslam'ı kurumsal yapılara, devletlere, hiziplere, kavimlere, bölgelere, çağlara değil, iradesi olan tüm bireylere inmiş olduğuna inanan ve bireysel olarak kendisine, milletine, insanlığa, diğer canlı cansız varlıklara hayır olmak için çalışan, düşünen, hayatın içinde nesne değil, özne olmak için kapasitesi kadar var olmayı emreden birer insan olmayı ve bir araya gelerek hayırlı bir ümmet olmayı önceleyen bir dine iman ettim.
Ben sizleri bir oluşuma, bir bir hizbe çağırmıyorum; herkesi kendine çağırıyorum.
"Ben doğruyu buldum" demiyorum; herkesi doğruyu ve hakikati bulması için, Allah'ın her birey için açtığı yola çağırıyorum. Din üzerinden yolunu bulanlara aldanmayın ve kendi yolunuzu bulun. Yoksa bizi sürülerinde birer baş, cehennem kalelerinde birer taş etmeye devam edecekler. Vesselam.
https://t.co/tgwPdepO3I ‘a desteklerinizi beklerim.
Ben kulum ve istemekle mükellefim. 0 Rahman ve Halık'tır.
Vermezse imtihandır, verirse şanındandır..
0 ki; bana merhamet eden ve benim için iyi olan ne varsa onu yaratandır..
#ELHAMDÜLİLLAH 🤲
#Hayırlı#Akşamlar .
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Ve insanlardan öyleleri de var ki Allah’ın rızasını kazanmak için canını, malını, Allah yolunda feda eder.
Bakara Sûresi, 207. Âyet
İnsan iki kez doğar: İlki iradesiz, ikincisi kendi tercihiyle.
Hedefini ve yolunu sen belirlersin; başkalarının geleceğini çizmesine izin verme.
Rabbinin Kitabına sarıl; onda hem dünyadaki özgürlüğün hem de ahiretteki mutluluğun saklıdır.
(Bkz. En'âm 6/122)