“Vergi Veren Enayi Mi?”
Parasını Türkiye'de nasıl kazandığı belli olmayıp Mann Adasına taşıyanlara da gün doğmuş olabilir mi?
“Türkiye’de üret, Türkiye’de kazan, sonra parayı dışarı taş��…
Ardından ‘yabancı yatırımcı’ gibi geri dön, 20 yıl vergi avantajı al…”
Olur mu bu?
Milletin aklına gelen soru tam da bu.
Bu ülkede yıllardır vergi veren esnaf var.
Maaşından otomatik vergi kesilen çalışan var.
Elektrik faturasında bile çeşitli vergiler ödeyen halk var.
Şimdi ne oluyor?
Bazıları şirketini Dubai’ye, Malta’ya, Man Adası’na taşıyıp sonra “uluslararası yatırımcı” kimliğiyle geri mi dönecek?
Ama Türkiye’de kazanılan para kâğıt üzerinde dışarı kaçırılıp sonra vergisiz şekilde geri dönüyorsa, burada büyük bir adaletsizlik doğar.
Asıl soru şu:
Vergisini düzenli ödeyen vatandaş mı cezalandırılacak, yoksa sistemi dolaşmayı bilen büyük sermaye mi ödüllendirilecek?
Türkiye'deki bazı büyük sermaye grupları;
Paralarını dışarı çıkarır.
Faaliyetlerini dışarıdaki şirketler üzerinden yapılandırır.
Sonra "uluslararası yatırımcı" görünümüyle geri gelir.
Daha düşük vergi yüküyle çalışır.
Düşünsene:
Türkiye'de 20 yıldır vergi veren bir esnaf %25 kurumlar vergisi ödüyor.
Türkiye'de çalışan bir mühendis gelir vergisi ödüyor.
Türkiye'de fabrika kuran bir sanayici vergi ödüyor.
Ama dışarıdan gelen bir sermaye sahibi bazı gelirlerinde çok daha avantajlı hale geliyor.
🚨 ŞOK BELGE!
ABD Patent Ofisi'nde kayıtlı belge: "Monitörlerden Gelen Elektromanyetik Alanlarla Sinir Sisteminin Manipülasyonu"
Patent No: US 6,506,148 B2
Tarih: 14 Ocak 2003
▪️ Televizyon ve bilgisayar ekranlarına belirli frekanslar gömülebilir
.▪️ Bu frekanslar insan sinir sistemi üzerinde fizyolojik etkiler oluşturabilir.
▪️ Kişi, bu sinyallerin farkında bile olmayabilir.
▪️ Patentte, ekran görüntülerine "subliminal yoğunlukta" sinyaller eklenmesinden bahsediliyor.
Yıllarca Matrix ve They Live film sanıyorlardı
Sonra ABD Patent Ofisi'nin 2003 tarihli bu patenti çıktı karşıyor
"Monitörlerden Gelen Elektromanyetik Alanlarla Sinir Sisteminin Manipülasyonu"
Patent No: US 6,506,148 B2
Komplo teorileri bazen yalandan değil, gerçeğin erken söylenmesinden doğar.
Belki de asıl soru şu:
Bize ne gösterildiği değil,bize ne hissettirildiği...
IRLARIN SIRRI 7
“Kendine Gönderdiğin Mesajları Keşfet!”
Bazı rüyalar neden gerçek çıkıyor?
Vicdan dediğimiz şey toplumsal ahlakın parçası mı…
Yoksa yüksek şuurun sana gönderdiği işaretler mi?
Peki ya zaman çizgisel değilse?
Ya gelecekteki sen…
şimdiki sana mesaj gönderiyorsa?
Abonelere özel bu serinin 7. bölümünde:
Jung’un kolektif bilinç teorisini,
rüyaların gizemini,
özbenlik kavramını,
kader ve zaman ilişkisini,
vicdanın gerçek doğasını,
Kur’an’daki “nefis” sırrını,
işaretler ve senkronizasyon meselesini
tek bir omurgada birleştirdim.
📣 TARİHE BİR KEZ DAHA NOT DÜŞELİM!
2030'a giderken neler olacak?
• Nakit para tarihe karışacak, tüm harcamalar dijital sistemde izlenecek.
• Dijital kimlik olmadan hizmetlere erişim olmayacak
• Karbon ayak izi bahanesiyle tüketim alışkanlıkları puanlanacak.
• Özel araç kullanımı daha pahalı ve daha kısıtlı hale gelecek.
• Yapay zekâ milyonlarca mesleği dönüştürecek, bazılarını tamamen ortadan kaldıracak.
• Gıda üretimi merkezileşecek, laboratuvar ürünleri yaygınlaşacak.
• Şehirler daha fazla kamera ve sensörle izlenecek.
• Sosyal medya hesapları dijital kimliğe bağlanacak.
• Veri, petrolün önüne geçecek; en değerli şey sizin davranışlarınız olacak.
• "Güvenlik", "iklim" ve "sağlık" gerekçeleriyle yeni kurallar hayatın her alanına girecek.
• Veri paylaşmayan bireylerin hizmetlere erişimi zorlaşacak
• Geleneksel çiftçilik yerini büyük ölçekli kontrollü üretim tesislerine bırakacak.
• Yapay et ve laboratuvarda üretilen gıdalar "çevreci çözüm" olarak pazarlanacak.
• Hayvansal ürün tüketimi çeşitli vergiler ve karbon politikalarıyla sınırlandırılmaya çalışılacak.
• Böcek proteini ve alternatif proteinler daha fazla teşvik edilecek.
• Tarım ve tohum sektörü birkaç küresel şirketin kontrolünde daha da yoğunlaşacak.
• Enerji tüketimi akıllı sayaçlar üzerinden anlık takip edilecek.
• Kişisel veriler yeni çağın en değerli para birimi haline gelecek.
Bugün "komplo" denilen birçok şey,yarın "zorunlu uygulama" olarak karşımıza çıkacak.
Kılıçdaroğlu, "Osmanlı coğrafyasına gitmek zorundayız" demiş. Yani Federatif bir Türkiye'yi derin devlet projesi olarak kabul etmiş. İyi güzel.
Benden hatırlatması;
Bu ekonomiyle,
Çetelerle,
Cengiz Holdinglerle,
Öcalanla,
Yozlaşmış hukukla
O coğrafyada çok kalamazsınız.
Öcalan:"TBMM'Yi 'tarihi sorumluluk' bilinciyle hareket etmeye çağırıyorum."
Bahçeli: "CHP üzerine düşen 'tarihi sorumluğu' yerine getirsin.
Kılıçdaroğlu:"Benim 'tarihi sorumluluğum' var!"
Nedir bu tarihi sorumluluk?
Bir oğlu bedelli olmuş, diğer oğlu çürük raporu almış bir başkomutanın sevk ve idaresinde savaş savaş diye milli damara dokunularak siyaset yapılmasını Şırnak'ta askerlik yapmış ve arkadaşlarını şehit vermiş bir Türk evladı ve HAK BİRLİĞİ HAREKETİ GENEL BAŞKANI olarak samimi ve ahkaki bulmuyorum.
Kendisinin de ifade ettiği üzere askerlik yan gelip yatma yeri değilse, kimin için değil?
Askerlikten kaçmadığımız ortada.
Yalnız jeostrateji ve hinterland denilerek BOP planları çerçevesinde "GEVŞEK BİR FEDERASYON" modelinin Türk dış politikasının tamamen küresel emeller için ZİNVCİRE VURULMASI anlamına gelebileceğini de hatırlatırım.
Bölünme tehdidi federasyonla, birlikle ortadan kalkmayacak, daha da artabilecektir.
Bunun da sebepleri açıktır!
Tom Barrack'ların federasyon modelleri, Türkiye'ye giydirilmeye çalışılan Jandarma elbsesinden öteye geçmez.
Elbette millet olarak Balkankardan Yakın Şark'a etkin ve yetkin olup, kendimize has bir "Pax Türkiye" çerçevesi oluşturmayı hepimiz murad ederiz.
Yalnız bu, ülkenin aceleye, dolduruşa getirilmiş bir ABD planı çerçevesinde gerçekleşirse, daha büyük sorun ve çatışmaları beraberinde getirecektir.
Türkiye henüz kendi insan kaynağını iyi kullanamamaktadır.
Türkiye henüz müesseselerindeki liyakatsızlığı giderecek bir sistemi oturtamamıştır.
Ayrıca yeniden Osmanlı hayalleri kuran bir liderin, Osmanlı'nın yıkılış tarihini iyi irdeleyip, dersler çıkarması da gerekiyor.
Kendisine 1877-1878 Osmanlı Rus harbinde (93 Hrbi) Gazi Müşir Ahmet Muhtar Paşa'nın özel katibi Mehmet Arif Bey'in anılarını içeren
"BAŞIMIZA GELENLER" kitabını okumasını tavsiye ediyorum.
Yanındaki asker kurmaylara da bunu öneririm.
Sosyoekonomik şartlar, Duyun-u Umumiye idaresine benzer ve daha önce bizzat Erdoğan tarafından dolandırıcılıklaa itham edilen Şimşek'in politikaları,
Ülkeyi banka faizinin en yüksek olduğu dünyanın ikinci ülkesi haline getirmiş,
Adalet kurumu ağır zedelenmiş,
Çeteleşme ve mafyalaşma sokağın güvenliğini hiç etmiş,
Anadolu ve Trakya coğrafyasındaki et ve diğer gıda fiyatları tarihte emsali görülmemiş bir enflasyona gark olmuştur.
Eğitim yerlerde sürünüyorken,
Devletin bekası ÖCALAN'ın KURUCU LİDERLİĞİ'ne bağlanmış,
Ve içeride etnik temelli projeleri canlandırmış bir hava estirilirken
Türk milletine Fetih hayallerini kurduranların, henüz
Zehirli gıdaları denetimden,
Küresrl lobilerin dijital para ve zorla sıvılama emirlerini HAYIR demekten yoksun oldukları aşikardır.
İsrail kökenli şşrketler ülkede FİNK atmakta,
Ulusal denilen Taşıt Tanıma Sistemi'nin araçlarımıza takımı bile İsrailli ORPAKTAN olma TURPAK'a ihale edilmektedir.
İsrail'le laf dalaşı dışında Gazze soykırımının en alevli günlerinde en azından ekonomik ölçekli ciddi somut adımlar atılamaması bir yana, yapılan ticaretin inkârı vaziyeti apaçık ortaya çıkarmaktadır.
Erdoğan yönetimi 25 senelik iktidarının bu devresinde ortaya çıkan ekonomik ve sosyolojik yıkımı,
Anadolu ve Trakya coğrafyasındaki nüfus kırılması ve dönüşümünü
Üstlenmek yerine,
Muhalefeti de dizayn ederek,
Türk milletinin tarihsel gururunu da hesaba koyarak diziler ve eksik anlatılarla, yeniden büyüyoruz diyerek tüm bu korkunç yıkım tablosunun üstünü örtmektedir.
Bununla birlikte 2027'de çıkarılacağı konuşulan yeni anayasanın halktan kaçırılması ve referanduma getirilmemesi için yoğun mesai harcandığı da aşikardır.
Bu anketi bilerek yapmıştım. Şimdi "Mansur ortak aday olsun" denmeye başlandı bile. Çünkü bunların akılları başka çalışıyor. KK ve ÖÖ "MANSUR YAVAŞ"ta uzlaşacak gibi. Lakin KK ile UZLAŞILAN HİÇ BİR ADAY KAZANAMAYACAK. Mansur o treni 2023'te kaçırdı. Zamanın ruhunu okuyamadı.
Tam da Küreselciler eti yasaklamak ve sınırlandırmak isterken yardımlarına koşan bir kurd. Alarm sebebi ile ABD'de 20 km lik bir karantina alanı oluşturuldu.
Böyle bir yasak mı olur? Yurt dışında yaşıyorsun ihtiyacı olan birine bir tane tekerlekli sandalye getireceksin o da ikinci el, bütün Avrupa'yı dolanıyorsun gümrüğe takılmıyorsun Türkiye'de gümrükte yasak kardeşim!
Ticaretini yapmıyorsun. 15 tane getirmiyorsun. NEDEN YASAK?
Yunanistanı gezme hakkı sadece bakanlara, turizm bakanına, hükümet taraftarı gazetecilere haktır. Siz gezerseniz vatan hainisiniz. Onlar gezerse, onlara laf eden vatan hainidir. BU ZİHNİYETTEKİLERİN TÜRK HALKINA REVA GÖRDÜKLERİ MUAMELE BU.