Nerede okuduğu belli olmayan , nasıl öğretmen ve nasıl müdür olduğu şüpheli olan, uyguladığı mobbing, baskı, hatta tokat atmaya kadar varan eylemleriyle densizleşen sözde okul müdürünün, babası intihar eden kızın ailesine söylediği söze bakın:
"Kızınıza sahip çıksaydınız!"
Arkadaşlar, bu kadını sürekli ifşa edelim, gündemden düşürmeyelim!
Deniz Gezmiş’in kardeşi Hamdi Gezmiş, annesinin Deniz’in idamını öğrendiğinde duyduğu büyük acıyı şöyle anlatmıştı:
“5 Mayıs Cuma günü yine okula gitmişti annem… Sabahçıydı. Sıkıyönetim vardı. İzin almak kolay değildi. Okulda müdürü, "Siz gidin hocam” demiş; izin vermişler. 5'ini 6'sına bağlayan gece evde baş başaydık. Oturduk radyonun başına bekledik sabaha kadar…
Belki TRT vermez diye bir yandan Moskova Radyosu'nun Türkçe yayınını dinliyordum. Yok. Haber yok. Uzanmıştık, arada dalıyorduk; sonradan söyledi annem, infazın yapıldığı saatlerde, gece 2 civarında sıçrayarak uyanmış. ‘Bir an içimden bir şeyler koptu’ diye anlattı. Sabah oldu. 7 ajansında ilk haber olarak verdi: 'Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan bu sabaha karşı idam edildiler.’ Annem arka odadaydı. 'Anne bak, haberlerde bir şey diyor’ dedim. Duydu, feryadı kopardı. Yere attı kendini, bağırmaya başladı. 'Gitti oğlum, Deniz'im’ diye ağlıyordu.
Korkunç bir üzüntüydü. Teselli etmeye çalıştım, ama ben de ağlıyordum. Ağlaştık ana oğul… Sonra akrabalar yetişti. Acıyı paylaştı. O zamanlar cumartesileri yarım gün olurdu. Annem o haldeyken Nural Yengemi okula yolladı; o gün gelemeyeceğini bildirdi. Akşam babamla Bora abim otobüsle geldiler. Kalabalık dağılınca aile baş başa kaldık.Bir müddet konuşmadık, sadece ağladık.
Sonra gece, sakinleşince anlattılar. Annem, 'Gördün mü çocuğumu’ diye sordu. 'Gördüm, sarıldım’ dedi babam… 'Nasıldı?’ 'Boynunda bir morarmışlık vardı.
İp izi…’ Günlerce ağladı annem, günlerce ağladı.“
YAZIK OLDU...
Onun adı Halil İbrahim..
Harran/ Urfalı Doktor ,
Anadolu lisesini bitirdikten sonra, üniversite sınavında derece yaparak Cerrahpaşa Tıp Fakültesine girdi.. Okudu.. Çalıştı.. Tıp Fakültesini birincilikle bitirdi.. Doktor oldu.. Sırada uzmanlık sınavı vardı.. Okudu.. Çalıştı.. Tıpta Uzmanlık Sınavında Türkiye üçüncüsü oldu.. Bugün bir videosunu izledim, birinci olamadığı için sevenlerinden özür diliyordu.. Çapa Tıp Fakültesine girmeye hak kazandı.. Okudu.. Çalıştı.. Radyoloji asistanıyken evlendi.. Biri henüz bir kaç aylık olan iki çocuk sahibi oldu.. Sonrasında uzmanlık sınavını da başarıyla verdi.. O artık bir radyologtu.. Her yeni uzman hekim gibi devlet hizmet yükümlülüğünü yapmak üzere atamasını bekliyordu.. Ta ki savcılığın onu aradığını öğrenene kadar..
"Benim ismim yaygın bir isim, muhtemelen bir yanlışlık vardır" dedi.. Adı Halil İbrahim idi.. Babasını da yanına alıp, mesai bitiminde savcılığa gitti.. "Beni arıyormuşsunuz" dedi..
Sonrası.. Sonrası.. Sonrası..
Hakkında ihbar varmış.. FETÖ üyesi olmakla suçlanmış.. Kendi ayağıyla gittiği savcılıktan, tutuklanarak çıkmış.. Silivri cezaevine konmuş..
Sonrası.. Sonrası.. Sonrası..
Sonrası ne biliyor musunuz? Cuma günü boynunda bir iple bulunmuş Halil İbrahim.. Boynuna ipi dolayıp canına kıymış.. İki gün boyunca Haseki'de yoğun bakımda kalmış.. Bugün öğrendim ki.. Dayanamamış.. Belki de ilk defa başaramamış.. Hakk'ın rahmetine kavuşmuş.. Onun öyküsü buraya kadarmış...
Onun adı Halil İbrahim.. Tıp fakültesi birincisi.. Uzmanlık sınavı üçüncüsü.. Urfalı.. Harranlı.. İki çocuk babası, gencecik bir eşin kocası.. Bir ihbar, bir tutuklanma, bir kıyım, bin yıkım..
Halil İbrahim artık yok.. Yarın Urfa'da kaldırılacak cenazesi.. Çocukları onsuz büyüyecek, eşi onsuz yaşayacak, babası oğlunun birinciliklerle dolu öyküsünü kim bilir nasıl hatırlayacak.. Onlar için bundan daha büyük bir acı yok.. Olamaz.. Ama insanlık için daha acı olan ne biliyor musunuz? Herkes, hiç bir şey söylemeden sadece susacak..
O'nun adı Halil İbrahim..
Uzm. Dr. Halil İbrahim.."
Yılmaz Özdil: “Abdülhamit’in en önemli miraslarından biri bu topraklardaki ilk genelevi açtırmasıydı.
İstanbul Karaköy’deki Zürefa sokağı açtırdı. Bugün hayvan zannedip zürafa, sokak falan diyorlar. Aslında Zürefa, Osmanlıca’da lezbiyen anlamına gelir.
Kendini muhafazakar zanneden arkadaşlar inanmakta güçlük çekecek ama bu topraklar genelev kültürünün kurumsallaşmasını Abdülhamit’e borçludur.
Atatürk’e ‘camileri kerhane yaptı’ diyen akademisyen aç da iki satır tarih oku!”
Savcılar, AKP Genel Merkezi’ne doğru hareket etti mi ?
Casus, ajan, dışgüç mü dediniz ?
Birinci ağızdan itiraf dinliyoruz !
MKYK üyesi Abdurrahman Kurt "Askeri vesayeti bitirmek için AKP olarak Fetö ve ABD ile ortak çalıştık."
Şuanda destek olmayacağız da ne zaman olacağız sosyal medyanın gücünü hafife almayın
Lütfen Özgür Çeliğe destek olan herkes gerekeni yapsın ...! Halkın İçinden Özgür Çelik. ‘Zorlama Yok Seven Kalp Bıraksın’👈❤️
İlk kalp benden💙💙💙💙❤️🩷🩷❤️💙💙💙💙💙💙💙💙💙💙
Tokat’ta 5 çocuk, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kendi aralarında düzenledikleri törenle kutluyorlar.
Bugünkü en anlamlı tablo bence. Gözlerinizden öptüm çocuklar.❤️🇹🇷
Camiler yeterli, fabrikalar kurun.
İmamhatipler fazla, Fen Lisesi açın.
Sarayları boşaltıp, Üniversite yapın.
Yandaşı bırakıp, çiftçiye destek verin.
TÜRKIYE ANCAK BÖYLE DÜZELIR.
- UĞUR YÜCEL
Siyasal İslamcılar zayıfken özgürlük ister, güçlenince itaat! Önce mağdur rolüne bürünür, sonra cellat kesilir. Yoksullukla teslim alır, cehaletle yönetir, korkuyla diz çöktürür…
Kıbrıs Bağımsızlık yolu genel sekreteri Umut Ersoy da tam da bu konuya parmak basmış!
Fatih Altaylı;
“Gurbetçiler Türkiye’de oy kullanmak istiyorsa yıllık vergi vermeli.
Vergi vermezsin, çifte vatandaşsın, euro kazanıyorsun, senede 10 gün bir Alman kadar vakit geçiriyorsun sonra gelip Türkiye’nin kaderiyle ilgili karar veriyorsun.
Ne haddin var lan senin?”
Doğruya doğru.
"Ulan Madem TÜRK değilsiniz
Ne işiniz var Milletin
Meclisinde !
Kimin adına Anayasa yapıyor, Kimin adına Çözüm Arıyorsunuz?!"
KAMER GENÇ
Ruhu Şad Olsun 🇹🇷
Önemli bir tweet!
Bugünlerde gazeteci @DemirFerit'e Narin cinayeti konusunda yalan haber yaptığı iftirası atılıp linç edilmeye çalışılıyor. Ferit Demir'i şahsen tanımam. Ama iyi bir medya okur-yazarı olarak uzun zamandır kendisini takip ederim.
Ahlaksız Güran ailesinin fonladığına yüzde yüz inandığım bir takım sosyal medya hesapları ve bazı sözde ünlü kişiler(!) bu lince aracılık ediyorlar diye düşünüyorum.
Eğer siz de Ferit Demir'in adam gibi dürüst bir gazeteci olduğunu düşünüyorsanız lütfen bu tweeti RT ediniz ve yorumlarımızla Ferit Demir'e hep birlikte sahip çıkalım🙏
...
#FeritDemirDürüstGazetecidir
Rusya işgalinde Erzincan şehir merkezi,1916.
Rus arşivinden çıkan görüntülerde Dersim'de iş birliği yapan Şeyh Sait'in Rus ordusu Kafkas Cephesi komutanı Grandük Nikolay'dan madalya aldıktan sonra Şeyh Sait ve Seyit Rıza Rus askerlerini selamlıyor.
Orman işçimize reva görülen bu mu?
Saadet Partili Mustafa Yılmaz, olması gereken ekipmanları böyle göstermiş:
“Gaz maskesi var. Yanmayan kefen değil, yanmayan kumaş var. Nabız ölçen alen, navigasyon cihazı, oksijen cihazı var.
İtibar, yangında bu imkanları sağlamakla ölçülür.”
Konuşan hanımefendi kim bilmiyorum ama öyle yalın ,öyle yerinde tespitler de bulunmuş ki, tebrik ederim.
Madenlerle ilgili mükemmel bir konuşma yapmış.