Çevre diye bir şey uydurulmuş ve bu çevre doğrular çizmiş, gerçekler belirlemiş, standartlar koymuş, tabular yaratmış, sınırlar çekmiş ve ruhumuzu ön yargılardan oluşan parmaklıklarla hapsetmiş çıkmak isteyince de adımıza özgür değil "değişik" sıfatı eklenmiş; öyleyse değişiğiz…
kimse sen sancılarından çıkacaksın diye kanat takmıyor omuzlarına. Boğulmaya ramak kala kurtulduğunda toplanmaya başlıyor insanlar etrafına, alkışlarını yükselterek. Sen de gözlerine insanların tebriklerini değil denizin umudunu katıp yola devam ediyorsun..
Öyle bir yüzy��l ki; insanlar enkaz, duygular mahkum,
kalite uzak, sağduyu gelişmemiş, nezaketin zerresi kalmamış, güven artık yalnızca eskide kalmış zor anımsanan bir manzara, anlaşılmak imkansız, anlamaya çalışan yüzeysel, her şey sanki koskocaman bir boşluk; alabildiğine…