Toki kura çekilişlerinde yapılan yazılım hatası yüzünden yüzbinlerce insan çekilişe dahil edilmedi. Parayı ödediler, hak kazandılar, listede isimleri vardı, beklediler, fakat çekilişe katılamadılar.
Şöyle ki; muhtemelen kura yazılımı sadece 6 haneli rakamlar arasından çekilecek şekilde ayarlanmış. Fakat başvuran ve hak kazanan 1milyondan fazla kişi vardı (7 haneli rakam).
Resmi sonuçlara göre kura sıra numarası 1milyon üstü olan (7 haneli olan) hiç kimse çekilişte çıkmadı. Bunun olma olasılığı %SIFIR. Hatta çekilişe katılamadılar bile. İspatı aşağıdadır.👇
Biri beni bu zannımın aksine inandırsın lütfen? @Toki_Kurumsal
Aslan Burcu kişilerin konumları güzel çalışıyorsa ve Aslan Burcu kişisine karşı tutumlarınız: İstemsizlik, duvar koyma, görmeme, reddetme, geriye itme ve sürekli ondan şikayetçi olmanız yönündeyse..
Sizi, kendilerinin '' yokluğu '' ile cezalandırırlar ve Aslan kişisi sizin adım atmanızı bekler, o adımı olumlu veya olumsuz şekilde değerlendirirler. Bu, en iyi tarafları ve size değer veriyorlarsa uyguladıkları ceza yöntemidir. Hahahaha ne var bunda ya diye gülüp geçmeyin bence.. Aslan Burcu kişileri kendi yokluğunu çok güzel hissettirir size. Yanınızda bile olsalar, orada yokturlar gibi gibi :)
Aile terbiyesiyle nazik davranıyorsun, seni zayıf zannediyorlar. Herkes kendini överken ihtiyacın olmadığı için susuyorsun, kimseyi tanımıyor zannediyorlar. Tazmanya canavarı olmadan yaşamak mümkün değil mi?
Neden şükretmeye odaklanmak daha iyidir?
Yeni araştırmalar, sürekli şikayet etmenin sadece çevrenizdekileri rahatsız etmekle kalmadığını, aynı zamanda beyninizi de zayıflatabileceğini ortaya koyuyor.
Herhangi bir soruna odaklandığınızda, vücudunuz kortizol gibi stres hormonları salgılar; bu hormonlar sinir fonksiyonlarını bozarak beynin uyum sağlama ve öğrenme yeteneğini azaltır.
Etkisi sadece zihinsel değil. Yüksek kortizol seviyeleri hafızayı, karar verme yeteneğini ve problem çözme becerilerini de bozabilir.
Zamanla, olumsuzluk alışkanlığı beyninizi daha az dirençli hale getirebilir, duygusal düzenlemeyi ve genel bilişsel performansı etkileyebilir. Esasen, ne kadar çok şikayet ederseniz, beyninizin zorluklarla etkili bir şekilde başa çıkması o kadar zorlaşır.
Odak noktanızı sorunlardan çözümlere kaydırmak sadece iyi bir tavsiye değil, aynı zamanda bilimsel olarak da destekleniyor.
Şükran duyma, olumlu düşünme ve yapıcı problem çözme pratiği, stres hormonlarını düşürebilir, sinir yollarını güçlendirebilir ve beyninizin yaşam boyunca çevik ve uyarlanabilir kalmasına yardımcı olabilir.
Bu adam çizmeyip ne yapacaktı ki? Resmen atölyesini yaşayan bir tablo gibi dizayn ettirip Givernyde kendine apayrı bir dünya kurmuş. Bugün kaç kişi bir şeye bu kadar tutku ile bağlanabilir ve bu imkânlara erişse bile bu şekilde değerlendirebilir merak ediyorum.
İngilizler starling demiş.. kanatlarının ucundaki beneklerin yıldız gibi parlamasından esinlenerek muhtemelen. Biz ne demişiz. SIĞIRCIK. aşamıyorum bunu
Uzun uzun düşündüm haberi okuyunca. Çevremde böyle insanlar hep oldu çok şükür ama başka bir şey hissettim. Sıradan gibi görünen bu şey kim bilir kaç insana kaç farklı duyguyla ve mutlulukla geçmiştir. Bazıları dua etmiştir, bazıları sadece gülümsemiştir. Yaşamak bu işte.
Herkesi kendin gibi bilip; dostlarını, yakınlarını kendileriyle yüzleşmeye, hatalarını, eksiklerini, art niyetlerini idrak ve itiraf etmeye itiyorsun. Bu refleksin gayet anlaşılabilir; hem sere serpe kendin gibi olmak, hem de gerçek bağlar kurabilmek istiyorsun. Ama olmuyor. Çünkü çoğu zaman yorgan kısa. Ve bazen de ayağın uzun. Kaldıramayacağı bir gerçeği birinin kucağına bırakmak da bazen yarardan çok zarar getiriyor. Güçsüzlüğü gözetebilmeyi öğrenmek, hem zor, hem de acı. Ama gerekli.
"Ben ulusun vicdanında ve geleceğinde sezdiğim büyük gelişme yeteneğini, bir ulusal sır gibi vicdanımda taşıyarak, yavaş yavaş bütün toplumumuza uygulatmak zorundaydım."
Mustafa Kemal Atatürk