O kadar yalnızım ki. Rabbim dışında beni mesud edecek hiç bir şey yok. Şu an çocuklarım dahil boğuyor sanki beni. Öyle bir dönemden geçiyorum. Sen koru beni Rabbim. Sen elimden tut.
"öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim..."
İsmet ÖZEL
🔴 Zülfü Livaneli:
Abdülhamid kitabını yazdığımda ona çok hücum etmemi istediler. Oysa II. Abdülhamid, 34 yıllık imparatorluk döneminde sadece 11 idam kararı imzalamış; onların da biri hariç hepsi adi suçlardan.
Aynı dönemde Belçika Kralı Leopold, kauçuk işçisi çocukların kollarını kestirip saraya getiriyor ki tatmin olsun diye. Bir milyondan fazla insanın kolu kesiliyor.
Ama biri ‘Kızıl Sultan’, diğeri ise gelişmiş, uygar bir Batılı…
Batılı tarihçileri okudukça hayal kırıklığına uğruyorum. Tarihi nasıl çarpıttıklarını gördükçe şaşırıyorum. ‘Avrupa değerleri’ dedikleri şeyler… İnsan hakları, evrensel bildirgeler falan. Avrupa’nın bunlarla uzaktan yakından ilgisi yok. Gazze’de yaptıklarını görmüyor musunuz? Tarihleri baştan sona soykırımlarla dolu.
Ben Batı’yı okudukça ve anladıkça Batı’dan hoşlanmamaya başladım.
Eşini düzeltemeyebilirsin.
Anneni değiştiremeyebilirsin.
Babana hükmedemeyebilirsin.
Evladını ıslah edemeyebilirsin.
Arkadaşını dönüştüremeyebilirsin.
Ama kendini daha iyi bir insan haline getirmek senin elinde.
Kim nasıl olursa olsun sen kendine bak!
Allah seni görüyor ve biliyor, bu sana yeter!
Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz hidayet üzere iseniz yanlış yolda olanlar size zarar veremez. (Mâide, 105)
Elbette bu ayet, insanlara doğruyu anlatmayı ve onları kötülükten sakındırmayı engellemez.
Çünkü bizler, Allah'ın emirlerini yerine getirdikçe ve hatırlattıkça hidayet üzere oluruz. Günahları engelleyemesek bile kalbimizle huzursuz olarak doğru yolda olmaya çalışırız.
Böylece başkaların��n kötülüğü, sapkınlığı bize zarar veremez Allah'ın izniyle.
o kadar çok duygularımı bastırdığımı fark ettim ki artık bilgi tutamıyorum, hafızam bana ihanet ediyor, konsantre olmakta zorlanıyorum ve konuşurken kelimeleri unutuyorum.
“Mutsuzum diyemem, nankörlük olur. Hamdolsun, sağlamım. Bazı yollarda düşerim, bazı yerlerde üzülürüm; hayat işte, olması gerekendir. Ama Allah o kadar güzel ki beni düştüğüm yerden defalarca kaldırdı, dağıldığım yerden defalarca topladı. Kaç endişemi huzura çevirdi… Birkaç yerden diken battı diye isyan etmek ne haddime!”