Haluk Levent soruşturmasında bir yanda borç verdiği için tutuklanan mağdur Ece Güner var.
Diğer yanda onlarca gayrimenkulu bedelini sonra almak üzere bir şahsın üzerine geçirip mağdur sayılan ve ifadeye bile çağrılmayan holding sahipleri var.
Bir yanda talep üzerine 4 aylık dönem için sadece banka hesap tutarlılığını denetleyen meslek kuruluşunun başkanı Emre Kartaloğlu gözaltında.
Diğer yanda yıllarca kesintisiz detaylı denetim yapması gerektiği halde görevini yapmayan devlet görevlileri hakkında soruşturma bile yok.
Yargı siyasetin emrine girince tüm roller tersine dönüyor.
Deniz Göktaş, Levent Üzümcü, Nasuh Mahruki… Hangi birini sayalım?
Organize kötülüğün yaptıklarını saymaya hafızamız yetmiyor.
CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Açıklaması
Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sayın Sencer Solakoğlu’nun sahibi olduğu işletmeye yönelik siyasal iktidarın hukuka aykırı, kasıtlı, düşmanca saldırılarını yakından izliyoruz.
Kamu otoritesinin denetim yetkisi elbette vardır. Ancak bu yetki hiçbir koşulda siyasi baskı aracına dönüştürülemez. Kötüye kullanılamaz, keyfileştirilemez.
Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Gölge Tarım Bakanımız Sencer Solakoğlu, hem sektörde işini çok iyi yapan örnek bir girişimci, hem de Türkiye tarımının sorunları ve çözümünü cesaretle dile getiren bir isimdir.
Belli ki iktidar O’nun Türkiye’yi adım adım dolaşmasından, çiftçiyle buluşmasından çok rahatsız olmuştur. Tarımı batıran iktidar, tehdit yöntemleriyle çözümün konuşulmasının da önüne geçme çabasındadır.
Bu saldırıların hiçbiri bizi yolumuzdan ayıramaz. Sayın Solakoğlu’nun yanındayız.
Hukuku, adaleti ve üreticinin emeğini savunmaya devam edeceğiz.
CAO Yürütme Kurulu
Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.
Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.
“Yok hükmünde” dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.
Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.
“Türk milleti adına” karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.
Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!
Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.
Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!
Bizim yerimiz, milli iradeye düşmalık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.
Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.
Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.
Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk.
Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.
Büyük milletim!
“Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” diyen Ulu Önder Atatürk’ün takipçileri:
İstikbali, Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.
AYAĞA KALKIN!
Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!
Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.
Aziz milletim!
Korkmayacağız!
Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?
Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.
Siyasi parti liderleri,
Mesele CHP meselesi değildir!
Hattı müdafa değil, sathı müdafa yapmak zorundayız!
Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.
Millet hepimizi çağırıyor ve “artık yapın” diyor!
Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!
Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.
Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!
Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafa etme günüdür.
Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!
Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.
Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!
*BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!*
*YA BUGÜN, YA HİÇ!*
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Biri bana gelip ‘Kızın okulda hırsızlık yapmış’ dese ‘Şimdilik evlatlıktan reddediyorum’ mu diyeceğim? Kabul etmem çünkü yapmayacağını bilirim.
Atatürk’ün koltuğunda oturan bir genel başkana yakışan da şunu söylemektir: Yapmaz bizim evladımız!”
Herkes bilsin ki;
Türkiye bir doğum sancısındadır!
Bugün yaşanan acılar bir matemin işareti değildir.
Bugün yaşananlar, değişimin doğum sancısıdır!
Bana bu yolda kime güveniyorsun diye soruyorlar:
Ben millete güveniyorum!
Genel Başkanımız Özgür Özel:
"Şu işe bakın, Ak Parti’nin ana kademesi pes edecek, kadın kolları başaramayacak, gençlik kollarında umut kalmayacak... Ama yargı kolları üzerinde cübbelerle bize saldıracak, butlan kolları da gelip bu partiyi yönetecek...
Yok öyle yağma!"
Bu darbe CHP’nin meselesi değildir.
Mesele milletin meselesidir!
Bu akşam, ülkesini seven herkesi direnmeye, tarihi yeniden yazmaya davet ediyorum!
CHP Genel Merkezi | 20.30
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Meydanların gücünü görecek, sessiz çoğunluğun sesini duyacaksınız. Gerekirse hayatı durduracak, gerekirse tüketimden gelen gücümüzü kullanacağız. Ama asla teslim olmayacağız.
Buradan sonra olacak hiçbir şeyin sorumlusu ben değilim, bu darbecilerdir.”
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Gün bugündür. Geleceği beraber kurtaracağımız, ileride çocuklarımıza bırakacağımız en büyük mirası birlikte savunacağımız, ileride övünerek hatırlayacağımız günlerdeyiz.
Meydanlara sahip çıkın. Çünkü onlar bir tek meydanlardan korkarlar.”
Erdoğan zihniyetinin yargı eliyle yürüttüğü siyasi darbelere karşı hep birlikte mücadelede kararlıyız.
Alınan butlan kararı yok hükmündedir. Sadece CHP’ye yapılan bir darbe değildir; Türkiye’ye, demokrasiye, Cumhuriyet’e bir darbedir. Anayasal düzeni yok etmektir.
Mesele ciddidir. Partiler üstüdür. Milletçe Türkiye’ye sahip çıkma zamanıdır. @CAOIletisim1
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Birlikte olmak, güçlü olmak ve dayanışmak zorundayız. İnşallah sonu çok güzel olacak.
Özgür Özel can yoldaşımdır, genel başkanımızdır.
Onu çok seviyorum. @CAOIletisim1
CAO Gençlik ve Spor Politika Kurulu Başkanı Sevgi Kılıç:
“Eğitimde eşit başlangıç, sağlıkta koşulsuz erişim, emekte onur, yaşamda güvence diyerek; Değiştireceğiz. Hayata eksiden değil; eşitlikle, güvenceyle ve umutla başlayacağız. Türkiye'nin dört bir yanındaki gençlerle aynı masada, birlikte hazırladığımız Bütünleşik Gençlik Güvencemizi çok yakında açıklıyoruz."
CAO Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, saha çalışmaları kapsamında Elazığ'da bir dizi temasta bulundu.
Önce Elazığ Koruk Köyü’nde çiftçilerle buluştu. Ardından Şahinkaya Köyü’nde emekçi kadınlarla bir araya geldi. Daha sonra tekstil fabrikalarında çalışan işçileri ziyaret etti. Sonra da Elazığ İl Başkanı Coşkun Çağlar Duran, Elazığ İl Kadın Kolları Başkanı Tülay Çekil ve partililer ile birlikte il başkanlığında basın toplantısı düzenledi.
CAO Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka:
“Kadın işsizliğinde OECD ülkeleri arasında birinciyiz. Çocuk yoksulluğunda Avrupa ülkeleri içerisinde ikinci sırada yer alıyoruz. Her üç çocuğumuzdan biri yoksul ve sağlıklı gıdaya erişemediği için çocuklarımızda bodurluk oranı çok yükseldi. Beş yaş altındaki çocuklarda bodurluk oranı yüzde 10’larda. TÜİK bile itiraf ediyor ki her gün et, tavuk ya da balık yiyebilen çocuk oranı sadece yüzde 12,5. Çocuklarımızın yüzde 63’ü makarna veya ekmekle besleniyor. Dolayısıyla sağlıklı ve çeşitli gıdaya erişemediği için çocuklarımızın geleceği de büyük bir tehlike altında.
Ülkemizde; kadınlar, çocuklar, yaşlılar, yoksullar, emekliler, emekçiler, engelliler, kısacası toplumun tüm dezavantajlı kesimleri büyük bir ızdırap içerisinde yaşıyor. Sadece iktidara yakın küçük bir zümre hayatından memnun. Yoksulun daha yoksul, zenginin daha zengin olduğu bu kara düzen, CHP iktidarında sona erecek.” #Sahadayız