1 Temmuz'dan itibaren üzerinde doğa logosu olan tüm ürünler 1 TL'ye otomat makinalarında iade alınacak. A101 Bim gibi yerlerde kurmaya başladılar.
1 TL diyip geçmeyin günde 275 pet yada cam şişe yılda 100 bin TL demek. Hem para kazanın hemde doğaya katkınız olsun. Bereketli olsun bol kazançlar. 😄
Koskoca konyaaltı sahil hattında bir düzgün maç izleyemedik. Denizin üstüne bir platform koymak herkesin izlemesini sağlamak bu kadar zor mu? rezil @ANTALYABB@konyaaltibld ota çiçeğe harcıyacağınız parayı biraz da buralara harcayın.
Hiçbir feministin köylere gidip şu kadınlara yardım ettiğini, örgütlediğini, kadın emeğine doğru düzgün eğildiğini göremezsiniz. İşleri güçleri erkeklerle sidik yarıştırmak; daha iyi bir toplumsal sistem kurmak değil burjuva manada tuttuğunu kopartmaya çalışma.
onlyfansçısı niğde'den ev alır, kaçak yayıncısı köye ev yaptırırken yakalanır, dünyaca ünlü dj köyünden çıkmaz... toprağına aşık bu milletin evlatlarına avrupaya göç etme hayali kurduranlar utansın
Anneme anlattım, gözleri doldu. “Ama bize hiç yansıtmadı ki, hep çok iyi olduğunu söyledi” dedi. Tabii ki söylemeyecekti.
Çünkü hiç kimse ona “Sen nasılsın?” diye sormadı. Herkes sadece “Almanya’da hayat nasıl, euro ne kadar oldu?” kısmıyla ilgilendi.
Ve asıl can yakan, insanı Kendisiyle yüzleştiren nokta tam olarak burası:
Biz bir insanı gerçekten kendisi olduğu için mi seviyoruz, yoksa sadece bizim için sırtlandığı yükler ve bize sağladığı konfor sürece mi ona değer veriyoruz?
Dünyaca ünlü haber ajansı @Reuters'ın @KarsanTR ile ilgili haberi, genç gazeteciler ve iletişim fakültesi öğrencileri açısından mutlaka incelenmesi gereken çarpıcı bir örnek.
Başlığa bakıldığında, İsveç’te hizmete başlayan Karsan üretimi otonom otobüsün ilk gününde kaza yaptığı izlenimi oluşuyor. Okuyucunun zihninde oluşan ilk algı oldukça net: “Türk yapımı otonom otobüs daha ilk gün kaza yaptı.”
Oysa haberin detayına baktığınızda olayın bambaşka olduğu anlaşılıyor. Otobüsün kendi kendine bir kazaya sebep olmadığı, arkadan gelen bir tramvayın otobüse çarptığı yazıyor. Yani haberin en kritik bilgisi başlıkta yer almıyor.
Bu fark basit bir başlık tercihi ya da hatası olarak kabul edilemez ve Karsan'ın ticari itibarına yönelik olduğu için hukuki yollara başvurmak gerekir.
Gazetecilikte başlık, okurun haberle kurduğu ilk temas noktasıdır. Çoğu zaman haberin tamamı okunmadan zihinde oluşan yargıyı belirler. Bu nedenle hangi bilginin başlığa taşındığı, hangi bilginin haberin içine bırakıldığı son derece önemlidir.
Reuters’ın haberindeki başlıkta “Karsan”, “otonom otobüs” ve “hizmetinin ilk günü” ifadeleri öne çıkarılırken, “otobüse arkadan tramvayın çarptığı” bilgisi geri planda kalıyor. Bu da okurun olayı Karsan markası ve otonom araç teknolojisi aleyhine yorumlamasına yol açıyor.
Daha doğru ve daha etik bir başlık şöyle kurulabilirdi:
“İsveç’te Karsan’ın otonom otobüsüne hizmetinin ilk gününde tramvay arkadan çarptı.”
Bu örnekte net olarak gördüğümüz gibi manipülasyon her zaman açıkça bir yalanla yapılmıyor. Bazen doğru bilgiler arasından bazıları öne çıkarılabiliyor, bazıları geri plana itilebiliyor. Bazen olayın faili yerine mağduru başlığa taşınabiliyor.
Medya okuryazarlığı işte bu yüzden çok önemli.