🇹🇷 Cihat Yaycı:
Fondaj medya görev başında!
Gazetecilik kisvesi altında yine aynı senaryo sahneleniyor.
PKK’nın elebaşlarına mikrofon uzatılıyor, terör örgütünün söylemleri “haber” adı altında dolaşıma sokuluyor. Ardından da Suriye’de PKK/YPG için kurgulanan sözde “entegrasyon modeli”, Türkiye için de kaçınılmaz ve meşru bir çözüm gibi topluma pazarlanıyor.
Bu gazetecilik değildir.
Gazetecilik; terör örgütüne propaganda zemini hazırlamak değil, Türk Milleti adına hesap sormaktır.
Suriye’deki sözde “entegrasyon modeli”, PKK/YPG’yi tasfiye etmek değil; silahı, kadrosu ve ideolojisiyle devlet yapısına yerleştirmektir.
Bunun adı entegrasyon değil, teröre statü kazandırmaktır.
Türkiye Cumhuriyeti terör örgütüyle bütünleşmez; onu tasfiye eder.
Türk Milleti, gazetecilik ile algı operasyonunu; haber ile terör propagandasını birbirinden ayıracak ferasete sahiptir.
https://t.co/nBVyjTjPyR
Onlar Bizim İçin Eksildiler…
Güven Park’ta seslerini duyurmaya çalışan er gazilerimizi ve ailelerini ziyaret ettim.
Kiminin bacağı, bacakları yok…
Kiminin kolu, kolları yok…
Kiminin gözü, gözleri yok…
Kiminin ise kolları, bacakları ve gözleri… Birkaçı, hatta hepsi birden yok.
Bir an kendinizi onların yerine koyun.
Verir miydiniz?
Onlar verdi.
Sizin için… Vatan için, devlet için, gelecek için, askerlik onuru ve milletin namusu için canlarını ortaya koyup bedenlerinden parçalar verdiler.
Ve giden o kollar, o bacaklar, o gözler bir daha hiç geri dönmedi; dönmeyecek de.
Hayatlarının baharında kaybettikleri uzuvlar, kalan ömürlerine de damgasını vurdu.
Devlet için çıktıkları görevden; kolsuz, bacaksız, gözsüz ya da ağır yaralı olarak döndüler.
Kaybettikleri uzuvlarla birlikte hayatın yükünü ve ekmek kavgasını omuzlamak zorunda kaldılar.
Şimdi ise haklarını arıyorlar.
Seslerini sağır kulaklara duyurmaya çalışıyorlar.
İstedikleri şeyler aslında çok açık ve çok basit:
* Rütbe ayrımı yapılmaksızın emsal statü verilmesi.
* Özlük haklarındaki farklılıkların giderilmesi ve sosyal haklarda eşitliğin sağlanması.
* Maaş, sosyal yardım ve istihdam haklarının güçlendirilmesi; insanca yaşayabilecekleri bir gelir düzeyine ulaşılması.
* Ortez ve protez hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması, bürokrasinin azaltılması ve bu hizmetlerin yalnızca Ankara ile sınırlı kalmaması. İçlerinde, zaten kısıtlı olan maaşlarının yarısını, dörtte üçünü tedavi ve ilaç masraflarına harcadıklarını söyleyenler var.
* Haklarının, “Terörsüz Türkiye” süreciyle ilişkilendirilmesini de reddediyorlar. “Teröristler için yasa çıkarılmaya kalkılmışken bize de bir şey vermeye kalkmasınlar. Biz onurlu insanlarız. Gerekirse açlıktan ölmeye razıyız.” diyorlar.
* “Kimileri işlerine geldiğinde bizi hatırlıyor, fotoğraf çektiriyorlar; ama haklarımız söz konusu olduğunda yıllardır bizi oyalıyorlar.” diyorlar.
Bu insanlar, hayatlarının baharında yükümlü er olarak dağa çıktılar.
Vatan, millet, devlet ve askerlik onuru için canlarını ortaya koydular.
Bugün taşıdıkları eksiklikler, bu millet için ödedikleri bedelin nişanesidir.
Onlar bizim onurumuzdur.
Devletin onurudur.
Milletin onurudur.
Ve bize Hakk’ın emanetidir.
Gaziler, bu milletin yaşayan vicdanıdır.
Baş üstünde taşınması gereken değerlerdir.
Eğer bu insanlar haklarını aramak için günlerdir bir parkta geceleyip gündüzleri seslerini duyurmaya çalışıyorsa, ortada gerçekten bir sorun var demektir.
Üstelik bu sadece idari ya da mali bir sorun değil… kavramsal, vicdani ve vefa ile ilgili bir sorundur.
//
Bir de gazi oldukları hâlde “uzuv kaybetmedikleri gerekçesiyle” gazi sayılmayan gazilerimiz var.
Gazilik, özünde yalnızca devletin verdiği bir unvan değildir.
Hakk’a aittir.
Yaradan’ın insana emaneti olan vatan, devlet, yaşam, onur ve namus uğruna verilen mücadelenin; dökülen kanın, alınan yaranın ve çekilen çilenin karşılığıdır, nişanıdır.
Hakk’ın verdiği unvan hak edenden esirgenir mi hiç?
Doğru olan; hak edilmiş bu unvanı tartışmaya açmak değil; onu hak ettiği değere yükseltmek, sahibine teslim etmektir.
//
Bu vesileyle bir önerim de var.
Mücadele alanlarından geçmiş yaralı ya da yarasız, ama canını ortaya koymuş, ter dökmüş, çile çekmiş milyonlarca askerimiz, polisimiz, istihbaratçımız ve korucumuz var.
Devletimiz bu vatan evlatlarına “Cumhurbaşkanı, Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı imzalı” birer “Şeref Belgesi” verse…
İnsanlar o belgeyi evlerinin en güzel köşesine assa…
Çocukları, torunları, torunlarının torunları; “Benim atam bu vatan için mücadele etti.” diyerek gurur duysa, aidiyetini hissetse…
İnanıyorum ki sırf bu belge bile gelecek kuşakların vatana ve devlete sahip çıkmasında güçlü bir ruh, derin bir aidiyet ve kalıcı bir referans olur.
//
Devletimizin, gazilerimizle ilgili bu sorunları en kısa zamanda çözeceğine inanıyorum.
Çünkü bunlar sadece gazilerin meselesi değildir…
Devletin devletliği, milletin vefası meselesidir.
Saygılarımla
Abdullah Ağar
22 Temmuz 2026
Giritin nüfusunun yarıdan fazlası Türk idi. Bugün hiç Türk yok adada.
Aynısını Kıbrıs Türklerine de yapmak istediler. Olmayınca kudurdular.
Kıbrıs'tan biri gidecekse o Türkler değil Rumlar olacak.
Ünlü tarihçi Justin McCarthy anlatıyor:
"Dünyada en büyük soykırım Osmanlı Türklerine karşı yapıldı. 1821'den 1922'ye kadar 5.5 milyon Osmanlı türkü balkanlardan sürüldü. 5 milyondan fazlası ise öldürüldü. Bunları kimse bilmez. Tarih kitapları yazmaz"
ASLA UNUTMA!
İsrail askerlerinin doktor kılığına girerek Filistin hastanesine girip insanları öldürdüğünü asla unutmayın.
Bu terörizm ve savaş suçudur.
Onurlu Türk milleti iktidar ve muhalefet kanallarındaki yayınlardaki Atlantik yalakası söylemlere çıldıradursun
“gelen kıymetli misafirler” (işgalci güçler) ; Kurtuluş yıllarında olduğu gibi “hindiden tüy koparma” derdinde olmadık gazlar verirken, gazetecimsi yaratıklar hangi liderin en çok hangi yemeğimizi sevdiğinden dem vuruyor!
Ben söyleyeyim yemeyi istedikleri petrol ve gaz havzalarımız , içmek istedikleri fırat diclenin suyu, yüzmek istedikleri kara ve ak deniz!
🚨عاجـــــــــــــــل
البرتغال تعترف رسمياً بدولة فلسطين.
البرتغال تعلن أنه سيتم اعتقال نتنياهو إذا دخل البلاد.
الكراهية تجاه الصهيونية تنتشر في جميع أنحاء العالم.
“Ben Türk’üm diye etnik bir vurgu yapıyorsam bu benim hakkımdır!”
Anadolu kolay mı vatan oldu sanıyorsunuz. Tartışmaya kapalı
Türkiye Türklerindir Nokta!
Ne Mutlu Türk'üm Diyene🇹🇷
🚨🇦🇱 BREAKING: Day 34 of mass protests in Tirana, Albania
✊️For 34 days the brave people of Albania have stood unbroken in the streets, demanding the immediate resignation of autocrat Edi Rama.
✊️They are fighting against massive corruption, a mafia-captured state, and the shameless sale of Albanian lands, islands, and protected areas to oligarchs and foreign billionaires like Jared Kushner.
⚡️Edi Rama has ruled for over a decade. The people have now ruled the streets for 34 days.
✊️Their persistence has become a direct threat to his power. Every day they return, they prove that the Albanian people will no longer be betrayed or sold.
🇦🇱✊️NEW ALBANIA is rising, and Rama’s time is running out.
#Albania #FlamingoRevolution #FreeAlbania
Bir cami imamı, Halil Konakçı'nın 'Hatay Arap toprağıdır' söylemine cevap verdi:
Tarihi, 'keşke Yunan galip gelseydi' diyenlerden öğrenirse işte böyle olur.
Bizim tavrımız nettir. Hatay Türk toprağıdır.
Gazeteci Murat İde: (12 vatandaşımızı yakarak öldüren terörist Çetin Arkaş’ın ‘Pişman değiliz’ sözleri hakkında)
“Mesele bir teröristin pişman olup olmaması değil;
O laflardan sonra, devletin onu doğduğuna pişman etmemesidir!”
VE, NİHAYET ZAFER!
ŞEHİT KANI İLE SULANAN YAVUZ ÇIKARMA PLAJI NİHAYET ORDUMUZA DEVREDİLİYOR
BUGÜN EN MUTLU GÜNÜM. BİRÇOK VATANDAŞ, SABAHTAN BERİ TELEFON AÇARAK, MESAJ YAZARAK, 30 YILDIR KESİNTİSİZ SÜREN MÜCADELEMİN BAŞARIYA ULAŞMASI NEDENİYLE TEBRİK ETTİ.
VAKIFLAR İDARESİ, YAVUZ ÇIKARMA PLAJI'NI NİHAYET, GÜVENLİK KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI'NA DEVRETME KARARINI ALDI.
PLAJA TARİHİ ÖNEMİNE VE ANLAMINA UYGUN OLARAK ÇANAKKALE BENZERİ BİR AÇIK HAVA MÜZESİ YAPILACAK. MÜZEDEN, KTBKK VE GKK SORUMLU OLACAK.
PLAJ, HALKA KAPATILMAYACAK, HALK PLAJI OLARAK ÖZGÜRCE KULLANMAYA DEVAM EDECEK
TOP ŞİMDİ BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL'DE. VAKIFLAR İDARESİ'NİN ALDIĞI KARARI BAKANLAR KURULU'NUN ONAYLAMASI GEREKİYOR. ALTINBAŞ'IN ŞEKERLEMELERİNE(!) BAYILDIĞI İÇİN YILLARDIR BU KARARI ENGELLEMEK AMACIYLA ELİNDEN GELEN HERŞEYİ YAPAN ÜNAL ÜSTEL VE ŞEKERLEMECİSİ(!) ALTINBAŞ, KÖŞEYE SIKIŞTI.
+++
Zunuzi'den Khiyabani'ye:
“Traktör'ün taraftarı Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'tan daha fazladır. Türkiye'de birçok kişi önce Traktör'ü, sonra kendi takımını tutar.”
İran’da buna inanmayan çok kişi var.
Türkiye'deki futbolseverler, siz ne düşünüyorsunuz? Katılıyor musunuz?
Prof Dr Yusuf Halaçoğlu:
Abdullah Öcalanın köyü Ermeni köyüdür.
Saidi Nursinin köyü de Ermeni köyüdür, Fetullah Gülenin köyü de Ermeni köyüdür.
Bakın konuşmayı yaptığı yer de Adana Kozan'da ermenilerin Türkleri cayır cayır yaktığı Fırının önü!
Türkiye'yi Türkler yönetmeli 🇹🇷
ABD şimdi de NATO hedeflerini gerekçe göstererek, Türkiye’nin savunma sanayisine el koymaya çalışıyor. NATO, burada ASELSAN için gelen görücü rolü oynuyor. Kaan motorlarının verilmesi ise kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek demektir.
https://t.co/WkQHkVAHbc