Ülkemizde 22 yıl aradan sonra ikinci, başkentimizde ise ilk defa tertiplediğimiz NATO Zirvemizi başarıyla tamamladık.
Avrupa-Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde ev sahipliği yaptığımız bu tarihî zirve, ortak geleceğimize yön verecek nitelikte icra edilmiştir. #NATOsummit
On yıl gibi kısa sürede Millî Savunma Üniversitemiz, küresel ölçekte yıldızı parlayan en seçkin eğitim kurumlarımızdan biri haline gelmiştir.
Vatanına, milletine, devletine aşkla bağlı; donanımlı, vicdanlı, öz güven ve sorumluluk sahibi subay ve astsubayların yetiştiği bu ocak, milletimizin iftihar kaynağıdır.
Savunma, güvenlik ve strateji gibi alanlarda yürüttüğü araştırmalarla…
Ulusal ve uluslararası yayın, rapor ve danışmanlık faaliyetleriyle…
Askerî harekât ortamı ve askerî kültürün gelişimine yönelik doktriner çözümleriyle Üniversitemiz, hayati bir misyonu yerine getirmektedir.
Millî Savunma Üniversitemiz; bünyesindeki yedi enstitü, üç harp okulu, dört astsubay meslek yüksekokulu ve yabancı diller yüksekokulu ile bir yandan millî iradeyi hareket noktası olarak belirleyen vatan ve millet sevdalısı genç yürekleri ülkemize kazandırırken diğer yandan askerî bilimler müktesebatımızın daha da derinleşmesinde başrolü üstleniyor.
Hükûmet olarak kurulduğu günden beri Üniversitemizin yanında olduk.
Bundan sonra da Millî Savunma Üniversitemizin daha da güçlenmesi için ne gerekiyorsa yapacağız.
Biz sadece Kara Kuvvetlerinin tarihi 2 bin 235 yılı geçen, tarihini şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokumuş büyük bir milletiz.
NATO’da kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. #NATOsummit
Siyasi rakiplerimiz gece gündüz koltuk kavgası verirken biz iktidar ve ittifak olarak Türkiye’yi geleceğe hazırlamanın mücadelesini veriyoruz.
Biz işimize bakıyor, asli gündemimize odaklanıyor, milletin çizdiği rotada ilerlemeye devam ediyoruz.
“Bu Sevdanın Adı: Ankara” programında AK Parti Ankara İl Teşkilatımızın kıymetli mensuplarıyla, değerli yol ve dava arkadaşlarımla beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duydum.
Ankara’mızın 25 ilçesindeki, 1.427 mahallesindeki vatandaşlarıma selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.
İktidarlarımız döneminde ülkemizin pek çok sorununu çözdük lakin muhalefetin kronikleşmiş vizyon sorununu bir türlü çözemedik.
Rahata alışmış muhalefet aktörlerine çalışmayı, proje geliştirmeyi, hizmet etmeyi maalesef öğretemedik.
Dış politika, savunma, vesayete ve teröre karşı mücadele gibi konularda yerli ve millî duruş sergilemeyi öğretemedik.
Şunu da ifade etmek isterim ki Türkiye’nin muhalefet açığı, kapanmak bir yana, giderek daha fazla büyüyor.
Siyaset kurumunun koltuk ve kariyer sevdalılarının elinde düşürüldüğü içler acısı hali gördükçe inanın ülkemiz adına biz üzülüyoruz.
Rakibimiz de olsa muhalefet de olsa Türkiye’nin ikinci büyük partisinin kavgayla, gerilimle anılmasını biz doğru bulmuyoruz.
Biz karşımızda iç karışıklıkla malul bir muhalefet değil; hizmette, vizyonda, eserde, fikirde yarışacağımız bir muhalefet görmek istiyoruz.
Kalitemize ve kalibremize uygun bir muhalefet arayışımız, dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir.
Bu yıl AK Parti’mizin kuruluşunun 25’inci yılını idrak ediyoruz.
Ağustos ortasında inşallah bize, hareketimize ve mücadelemize yakışır bir programla 25’inci yaşımızı büyük bir coşkuyla kutlayacağız.
Partimizi kurarken hemen hiç kimse ülkemizin bu kadar kısa sürede büyük mesafeler alacağını düşünmüyordu; Türkiye’nin eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, ekonomi, dış politika, turizm gibi alanlarda bu kadar kısa sürede büyük hamleler yapabileceğine ihtimal vermiyordu.
Ankara’nın lokomotifliğini üstlendiği savunma sanayisinde ülkemizin başarı hikâyesi yazabileceğine çok az kimse inanıyordu.
İhracatımızı 36 milyar dolardan 275 milyar dolar seviyesine…
Turizm gelirimizi 12,4 milyar dolardan 65 milyar dolar seviyesine…
Savunma ihracatımızı 248 milyon dolardan 11 milyar dolar seviyesine…
Millî gelirimizi 236 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara çıkaracağız desek hayal tacirliği yapmakla itham edilirdik.
Türkiye’yi önce bölgesel bir güç, sonra da küresel siyasetin oyun kurucusu yapacağımızı söylesek hayalperest olmakla suçlanırdık.
Ama biz bundan 25 sene önce tahayyül dahi edilemeyen, tasavvur dahi edilemeyen büyük bir kalkınma hamlesine imza attık.
Hayalleri hedeflere, hedefleri de tek tek gerçeklere dönüştürdük.
Köklü reformlarımızla, sessiz devrimlerimizle, merhum Özal’ın o meşhur ifadesiyle “Türkiye’ye çağ atlattık.”
Kırsal kalkınmada yeni bir hamle yapıyoruz.
Çiftçilerimizin pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemi devreye alıyoruz.
Dünya Bankası tarafından sağlanacak kaynakla uygulanacak Türkiye Tarım ve Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi’ni bu yıl içinde başlatıyoruz.
Projeyle tarım ve gıda alanına yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız.
Proje kapsamında Kredi Garanti Fonu’nun da dâhil olacağı mekanizmayla krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız.
Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabileceği yeni kanallar oluşturacak, 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkânı getireceğiz.
Türkiye Tarım ve Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi’nin çiftçilerimize, üreticilerimize ve Türk tarımına hayırlı olmasını diliyorum.
Savunmada tam bağımsız Türkiye yolunda çok önemli bir eşiği daha geride bıraktık.
TAYFUN, SİPER, ATMACA, HİSAR-A, HİSAR-O ve SUNGUR sistemlerimiz ile ÇAKIR, SOM, SİHA’larımızın keskin pençesi MAM-T ve MAM-L gibi birçok silah grubunu kahraman ordumuza teslim ettik.
Lalahan Füze Entegrasyon Tesislerimizin temellerini attık.
Kırıkkale Yakıt Üretim Tesislerimizin, Lalahan Harp Başlığı Tesisimizin, İleri Teknolojiler AR-GE ve Mühendislik Merkezimizin açılışını yaptık.
Şehirler, medeniyetimizin yaşayan hafızası; kitaplar ise bu hafızayı geleceğe taşıyan en güçlü köprülerdir. Her biri; insanı düşündüren, derinleştiren ve kendi kökleriyle yeniden buluşturan birer rehberdir.
Bugün; kitaplarla beslenen, şehirleriyle bağ kuran ve kültürüne sahip çıkan bir nesil için çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki okuyan, anlayan ve hisseden bir toplum, geleceğini de sağlam temeller üzerine inşa eder.
📍 Kültürle güçlenen, değerleriyle yükselen bir Türkiye için…
#KültürünYüzyılı
Bugün alnımız ak, başımız dik bir şekilde Hatay’dayız. Sözlerimizi tutmanın onuru, kıvancı ve elbette sonsuz bahtiyarlığıyla depremzede kardeşlerimizin ve aziz milletimizin huzurundayız.
Bunun için Cenab-ı Allah’a binlerce kez hamdediyorum…
Işığın hiç sönmesin Hatay. ✨
Dünyanın ilk aydınlatılan caddesi Kurtuluş, Sayın Cumhurbaşkanımızın düğmeye basmasıyla yeniden ışıl ışıl oldu.
#TürkiyeninBaşarısı
Bugün dünyada hemen hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı büyük bir başarıya Hatay’ımızda bizzat tanıklık ettik.
Depremin vurduğu 11 ilimizde yapımı tamamlanan 455 bininci afet konutumuzu hak sahibi kardeşlerimize teslim etmenin gururunu yaşadık.
Yıl sonuna kadar 453 bin bağımsız bölümün anahtarını depremzede kardeşlerimize teslim edeceğimizi söylemiştik.
Bugün itibarıyla bu sayının da üzerine çıkarak hamdolsun tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamlamış bulunuyoruz.
Bu yuvalarda yepyeni bir hayatın sayfasını açacak tüm vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olsun diyor; hanesine kavuşan her bir kardeşime sağlıklı, mutlu, bereketli ömürler diliyorum.
@salihademirer Anlasınlar ki; kadını sınırlamaya, şekillendirmeye veya başörtüsünü değersizleştirmeye çalışan zihniyetlere karşı duruşumuzdan asla geri adım atmayacak, her alanda var olmayı sürdüreceğiz.