Trabzonspor’un tesis konusu kulübün 100. yıl vizyonuna uygun olarak planlanmalıdır. Eğer tesisler stadyum önüne yapılacak ise durum günü kurtarmaktan başka bir anlam taşımaz. Yani uzun vadeli planlama yapmak zorundasın.
Avrupa’da bu konuda sayısız örnekler var. San��yorum Ajax dışında stadyum çevresinde A Takım Tesisi olan kulüp yok.
Bu durumun ortak noktası şu aslında! Büyük kulüpler, A Takım tesislerini yoğun insan trafiğinin ya da stadyumun olduğu alanlara kurmuyor.
Futbolda başarı sahada olduğu kadar çalışma ortamıyla da doğrudan bağlantılıdır. Teknik heyetin rahat çalışabilmesi, oyuncuların antrenmanlarını baskı hissetmeden yapabilmesi ve takımın günlük yaşamını sağlıklı sürdürebilmesi için tesislerin belirli ölçüde hem izole hem de mahremiyet içerinde olması gerekiyor.
Bu nedenle Papara Park’ın çevresi taraftar deneyimi ve organizasyonlar açısından değerli olsa da A Takım kampüsü için doğru adres değildir. Siz siyasilerin görevi Trabzonspor’a yer göstermekten ziyade kulübün ihtiyaçlarına en uygun alanı belirlemektir.
Akyazı’nın sırtlarında kulübe tahsis edilen yaklaşık 170 dönümlük alan bu açıdan önemli bir alternatiftir. Yıldızlı bölgesi de sahip olduğu konum nedeniyle değerlendirilebilir. Ancak hangi seçenek üzerinde karar kılınırsa kılınsın süreç futbolun içinden gelenler, şehir plancıları ve futbol operasyonları konusunda uzman isimlerin hazırlayacağı raporlarla desteklenmelidir.
Trabzonspor, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nden ayrılırken karşılığında Avrupa standartlarında yeni bir futbol kampüsüne kavuşmalıdır. Tesisleri binalardan ya da çim sahalardan ibaret sayanlar büyük bir yanılgı içerisindedir.
TOKİ standartlarında yapılan Papara Park’ın çok ciddi sorunları varken… Avni Aker taraftarın elinden alınarak yıkılmışken siz, dünyanın en büyük şehir takımını bu kadar sorunlarla boğuşulan bir stadyumun çevresine hapsedemezsiniz. Bu konuda herkesin kulübün gelecek vizyonuna göre hareket etmesi ve gündelik çözümlerden uzak durması gerekiyor. Naçizane…
Yıllarca her seçim miting alanlarını bu görsel süsledi…
Şimdi gelinen noktada, stadımızın hemen yanında bir şehir hastanesi, diğer yanına da Trabzonspor’un tesislerinin yer alacağı haberlerini duyuyoruz.
Bu şehri yönetenlere, siyasilerimize, şehrimizin ortak aklına, vicdanına sesleniyoruz;
Böylesi büyük projeler yapılırken 10 yıl sonrasının hesaplanmamış olmanızın vebalini Trabzonspor’a ödetmeyin.
Şehir hastanesi yapılacak; Trabzonspor’u Avni Aker’den böyle modern bir alana taşıyacağız, Trabzonspor’un geleceğini kurtaracağız diye yapılan Akyazı’nın yarısı kaybediliyor;
Havaalanı büyütülecek, Trabzonspor tesislerinden oluyor…
Trabzonspor bu alanda gelir getirici bir proje yapmak isterken kıyı kenar kanunu ve birçok bahaneyi ortaya atıp üzerine konuşmaya değmez diyen siyaset bugün tesislerinizi buraya yapalım diyor.
Bu konu oldu bittiye getirilmeden, geçmiş açıklamalarından anlaşılacağı üzere kulübümüzün bu konuya gönlü razı değilken, her görüşten siyasetinden sivil toplum kuruluşlarına kadar herkes bu konuda elini taşın altına koymalıdır.
Eğer Trabzonspor tesislerini Akyazı’ya taşıyacaksınız, bu şehre yıllarca billboardlara astığınız o projeden başka her şeye benzeyecek yeni duruma karşı bize Avni Aker’i geri verin! Eski yerinde, gerekli kamulaştırmaları da yaparak Avni Aker Stadı’nı yeniden inşa edin.
Değerli Trabzonsporlular ve Sevgili BordoMaviNet Ailesi,
Camiamızın gündemindeki "Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nin geleceği" tartışmasını yakından takip ediyoruz. Mayıs ayındaki 60. Olağan Divan Kurulu Toplantısı'nda Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın A. Metin Genç, Yıldızlı'daki eski askerî tesislerin Trabzonspor'a tahsis edileceğini belirtmişti. Aradan geçen iki buçuk ayda önce Araklı'nın, ardından dalga geçer gibi Akyazı'nın gündeme gelmesi, konunun gereken ciddiyetten uzak yürütüldüğünün açık kanıtıdır. Trabzonsporumuz bu belirsizliği hak etmemektedir.
Rakamlar da aynı özensizliği taşımaktadır. 2017 Şubat'ında kulübümüz, tesislerin olası istimlak bedelini Kartal Projesi gelirinin üç katı olarak öngörmüştü. Başkanımız Sayın Ertuğrul Doğan'ın 2024 yılındaki açıklamasına göre Kartal Projesi'nden 4 Milyar TL girdi beklenmektedir; kaba bir hesapla tesislerin malî ederi 12 Milyar TL olmalıdır. Buna rağmen aynı Başkanımız, güncel programlarda devir karşılığında yaklaşık 3-4 Milyar TL'lik vergi borcunun silinmesi beklentisinden söz etmektedir. Trabzonsporumuz bu hesap hatalarını da hak etmemektedir. Dağ, fare mi doğurmaktadır?
Mesele yalnızca rakam değil, akıl ve şehircilik meselesidir. Gelişmiş ülkelerde statlar şehrin içinde, tesisler şehirden izoledir. Bizde tam tersi yapılmıştır: şehrin g��beğindeki tarihî stadımız elimizden alınmış, yerine şehrin dışı sayılabilecek bir stat yapılmış; şimdi de doğal konumu ile herkesin gıpta ettiği, şehirden gerçek anlamda izole olan, işlevi tam da bunu gerektiren tesisimiz alınıp karşılığında aynı stadın bitişiğinde, yol kenarında ve hiçbir mahremiyeti olmayan bir alan gösterilmek istenmektedir. Başka kulüpler futbol dışı branşları için milyar dolarlarla ifade edilen alanlar edinirken, Trabzonspor'un elindeki tesis alınmakta, karşılığında adeta dalga geçilmektedir.
Bu vesileyle açıkça belirtmek isteriz: Trabzonspor'u adım adım Trabzon şehrinin bağrından kopartacak her türlü adımın, bedeli ne olursa olsun karşısındayız. Bu kentin onlarca yıl içerisinde oluşturduğu ve Trabzonspor ile vücut bulan; yaşamı, sporu, coğrafyası ve hayatın kendisini var eden tüm etkenlerden müteşekkil kültür satılık değildir.
Trabzonspor'un geleceğine yön çizecek böylesine hassas bir konunun acele edilmeden, şeffaf ve detaylı biçimde analiz edilmesini; sadece Trabzonsporumuzun değil, şehrimizin ve kimliğimizin de plansız yapılan stadyumlara, hastane binalarına mahkûm edilmemesini, konu Trabzonspor'un menfaatleri olduğunda ortada göremediğimiz bütün yetkililerden rica ederiz.
Saygılarımızla
Bu bir turizm faaliyeti. Toprak satışı yok,demografik işgal yok. Alaçatı’da üstsüz barzoların direk dansı yaptığı görüntülerden daha normal. Trabzon halkına karşı negatif bir algı yaymak için aynı yöntemlerin kullanılması artık baydı.
Uğurcan a giderken camiasız kalırsın derken aslında tam olarak bunu kastetmiştik. Bizi şampiyonluktan etsen bile rakip takımın hocası olarak Trabzonspor camiasından böyle bir muamele göremezsin.
Galatasaray yönetiminin Trabzonspor yönetimini özellikle “Şinanay” şarkısı eşliğinde taraftarın küfür etmesi ile ilgili eleştirmesine hak verebilirim ancak kendileri şampiyonluk kutlamasında üstelik teknik direktörü ve futbolcularının eşlik ettiği “şinanay şinanay ana…. s…in Galatasaray” diye tempo tutması bundan daha iğrençti..
İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırmak lazım!