Türkiye’de binlerce Sma hastası bebek/çocuk var. Ve ilaçlarına ulaşamazlarsa melek olacaklar.
Bir diğer bakış açısı ile cinayet
Şimdi twitter arama kısmına “@sma”yazarak profilleri çıkan yavrularımıza teker teker destek olabilirsiniz.
Onların bizim 10 tl’mize bile ihtiyacı var
Fenerbahçe taraftarı olarak az önce Gs ın verilmeyen kırmızı kart ve karşıya verilen penaltı pozisyonunu izledim.
Yazık. Gerçekten yazık. Yani gslılar genelde çirkefler falan ama o pozisyonlara yazık. Hakemler de forma giysin bundan sonra. Türk takımları da 11 karşı 12 oynasın
Tabelalar değişiyor diye tweetler gördüm. Bakın bu işi fiile döküyorlar. Aksiyon almaya başladılar. Pkklılar serbest kalıyor tabelalar değişiyor. Bizi de uyutuyorlar ! UYANIN ULAN
@TC_icisleri@EmniyetGM@adalet_bakanlik
Bu ne kepazelik!!!! Benim memleketim de bu ne hainlik! Bunun hesabı derhal sorulmalı! Soramıyorsanız kalkın o makamlardan ve soracak kişilere devredin!
Bu tabelaya kim izin verdi? Anayasamızın 3. Maddesinde ifade edilen," Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı "İstiklal Marşı"dır. Başkenti Ankara'dır." hükmüne aykırıdır. Anayasaya karşı her fiil suçtur.
Bakan “köprülerin bakımı pahalı” diyor.
Yani bakımı yapamıyoruz 30 yıl özelleştiriyoruz diyor.
Tamam.
Anladık.
O zaman
Somali’ye, Suriye’ye, Afrika ülkelerine Türk halkının parasını niye gönderip köprülerinin bakımına harcamıyorsun? Niye kamuda tasarruf yapıp halkın malına, maaşına harcamıyorsun?
IKBY’de Bozkurt İşaretinin Yasaklanması İçin Başvuru
Erbil’de bir araya gelen Kürt sivil toplum çevrelerinden bir grup, Bozkurt sembolünün ve “Bozkurtlar” olarak nitelendirdikleri hareketin Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ndeki faaliyetlerinin yasaklanması talebiyle Başsavcılığa başvurdu.
Grup adına açıklama yapan gazeteci Hiva Said Selim, Erbil’de Bozkurt işaretinin kullanılmasını “provokasyon” olarak nitelendirdi. Selim ayrıca Erbil’in Türkmen şehri olduğu yönündeki söylemlere ve “Kerkük Türkmenlerin başkentidir” ifadelerine tepki gösterdi.
Başsavcılığın başvuruyu kabul ederek konuyu incelemeye aldığı belirtildi.
Kerkük’ün köklü Türkmen kimliğini ve Türk tarihindeki yerini yok saymaya yönelik her türlü yaklaşımı reddediyoruz.
@umitozdag
Mardin’e Merdin, Şanlıurfa’ya Riha, Diyarbakır’a Amed, Tunceli’ye Dersim denmesini kabul eden, İzmire Smyrna, İstanbula Kostantinapol denilmesini de kabul etmiştir. NOKTA…
📌İhanet sürecinin başından beri Korucular DEM PARTİ'nin hedefindeydi.
Silah bıraksınlar çobanlık yapsınlar vb. En son devletin kurucuların silahlarını toplamasını istediler.
Şimdi dağdan inenler korucuları avlamaya başlamış. Haberin altındaki yorum da Bakış açısını gösteriyor.
Dağda pusuda başa çıkamadıkları kahraman korucularımızı şehirlerde ilçelerde kahpece katledecekler...
#HainsizTürkiye #Salı
E hani ne oldu, iftiraydı?
E hani ne oldu, “BND kumpas kurdu” deniliyordu?
E hani ne oldu?
Ahmet Gökçek ve Hülya Gökçek’in mahkemeye sevk gerekçesinde şu tespitlere yer verildi:
“Şüphelilerin Almanya merkezli HAMAG GmbH şirketi üzerinden yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, yurt dışında taşınmaz edindikleri, banka hesaplarında kaynağına ilişkin açıklama gerektiren fiziki nakit yatırımlarının yer aldığı; banka hesap hareketleri, taşınmaz varlıkları ve şirket faaliyetleri birlikte değerlendirildiğinde ekonomik durumları ile yatırım ve para hareketleri arasında uyumsuzluk bulunduğu…”
Günlerdir sorduğumuz soru aynı:
Bu paraların kaynağı ne?
Bu akşam saat 21.00’de Onlar TV’de programını kaçırmayın.
https://t.co/L3MpWLPs5p
📌İznik Yakınları 1921...
Yunan askerleri katlettikleri Türk köylülerini bir mağaraya doldurmuş, ceset kokusundan burunlarını kapıyorlar.
Bazıları ise bugün utanmadan "Milli Mücadele olmadı, Yunanlar kendiliğinden geri çekildi" diyorlar. Utanmaz ahlaksızlar... #tarih
Türkmenleri yok sayanlar Türk milletinin kardeşi olamaz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 4 Şubat 2025'te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Ahmed Şara'yı ağırlarken “Aziz kardeşim Ahmed Şara” diyerek kendisini tebrik etmiş, Türkiye'nin yeni dönemde de Suriye'nin ve Suriye halkının yanında olacağını açıkça ifade etmişti. Aradan yaklaşık bir yıl geçti. Bu kez “aziz kardeşim” diye ağırlanan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın imzasıyla 16 Ocak 2026 tarihinde 13 Sayılı Kararname yayımlandı.
Kararnamenin ilk üç maddesi son derece önemlidir:
1. Madde: Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının temel ve asli bir parçası kabul edilmiştir. Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliği, çok yönlü ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak tanınmıştır.
2. Madde: Devlet, kültürel ve dilsel çeşitliliği korumayı taahhüt etmiş; Kürt vatandaşların miraslarını ve sanatlarını yaşatma, ana dillerini geliştirme hakkını güvence altına almıştır.
3. Madde: Kürtçe “ulusal dil” olarak kabul edilmiş; Kürt nüfusunun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde devlet ve özel okullar��nda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin verilmiştir. Ardından Suriye Eğitim Bakanlığı, Kürtçenin okullardaki kullanımını daha da genişletmiştir.
Türkmenler kararname kapsamı dışında bırakılmış ve bilinçli bir şekilde yok sayılmıştır.
Türkiye, Suriye krizinin başladığı 2011’den itibaren ekonomik, toplumsal, demografik ve askerî açıdan büyük riskler ve ağır yükler üstlenerek Suriye halkının yanında durmuş; milyonlarca Suriyeliyi ülkemize kabul etmiş, sosyal yardımlardan barınma ve konuta, sağlık ve eğitim hizmetlerinden oturma ve çalışma izinlerine, vatandaşlık verilmesine kadar çok geniş imkânlar sağlamıştır. Bu ölçekteki göç, Türkiye’nin toplumsal ve demografik yapısı üzerinde de ciddi etkiler yaratmıştır. Türkiye ayrıca siyasi destekten güvenlik ve askerî faaliyetlere kadar uzanan süreçte milyarlarca dolarlık ekonomik yük üstlenmiştir.
Erdoğan’ın “aziz kardeşim Ahmed Şara” diye hitap ettiği Suriye Cumhurbaşkanı’ndan, aynı kardeşliği Suriye Türkmenlerine de göstermesini beklerdik. Ancak 13 Sayılı Kararname’de Kürt kimliği ve dili özel güvencelere kavuşturulurken, Türkmenler için eşdeğer bir düzenleme yapılmadı; Türkmen kimliği aynı açıklıkla tanınmadı, Türkçeye de aynı hukuki ve eğitimsel güvence sağlanmadı.
Türkiye yıllarca kardeşliğin ağır yükünü üstlendi. Şam’dan bunun karşılığında ayrıcalık değil, Türkmenlere eşitlik, adalet ve vefa beklerdik.
Dil Kürt için kimlikse Türkmen için de kimliktir; Kürt çocuğunun ana dilini öğrenmesi haksa, Türkmen çocuğunun Türkçe öğrenmesi de haktır. Türkçenin eğitim müfredatında yer alması, Suriye Türkmenlerinin en doğal ve vazgeçilmez hakkıdır.
Türkmenler ayrıcalık değil eşitlik, imtiyaz değil adalet istiyor.
Türkmenleri yok sayanlar Türk milletinin kardeşi olamaz.
@umitozdag