@DoodleScr Benim kız kız tarafı hiç bir şey istemedi herşey istediğim gibiydi. Bir anda abimin nişanını attılar ortaya ne düğün yaptılar nede bize bişi yaptılar kız aklını kaybetti bende ve ayrılık şuan buna engel olamad��ğım için kız hrpimizden nefret ediyor ve malesef yrıldık boşluktayız
Bu ülkede eğitim politikası yapılmıyor.
Bu ülkede rastgele karar alınıyor.
Geçen yıl AGS adı altında Eğitim Bilimleri’ni sildiniz. ÖABT’de alan eğitimini yok saydınız. Tek bir bilimsel rapor yoktu, tek bir pilot uygulama yoktu, tek bir akademik kurul kararı yoktu. Sadece bir imza, bir duyuru, bir “böyle uygun gördük”.
Sonra ne oldu?
Bir yıl sonra, üstelik sınava 6 ay kala, “geri getirdik” dediniz.
Bu ne tutarsızlık?
Bu ne plansızlık?
Bu ne ciddiyetsizlik?
Dün gereksiz dediğinizi bugün zorunlu ilan ediyorsanız, ortada akılcı bir sistem değil, kontrolsüz bir yönetim refleksi vardır. Eğitim Bilimleri bir hata değilse neden kaldırıldı? Hataysa neden geri getirildi? Bu soruların hiçbirine cevap yok.
Çünkü cevap yok. Çünkü düşünülmedi. Çünkü hesap yapılmadı.
Bu yaklaşımın adı reform değil, kaostur.
Bu yaklaşımın adı dönüşüm değil, savurganlıktır.
Bu yaklaşımın adı yönetim değil, sorumsuzluktur.
Binlerce öğretmen adayı, sizin bu kararsızlığınız yüzünden planlarını yaktı, kaynaklarını çöpe attı, aylarca yanlış yönlendirildi. Kim özür diledi? Kim sorumluluk aldı? Kim bedel ödedi?
Hiç kimse.
Çünkü bu sistemde bedel ödeyenler karar verenler değil, susmak zorunda bırakılan adaylar.
Eğitim gibi hayati bir alanda, “olmadı geri alırız” diyebilecek bir rahatlık varsa, burada devlet ciddiyetinden söz edilemez. İnsanların yılları, emeği, psikolojisi bu kadar ucuz olamaz.
Bu bir sınav krizi değil.
Bu bir yönetim krizi değil.
Bu zihniyet krizidir.
Ve bu kriz, her yıl başka bir ad altında öğretmen adaylarının hayatına çarpmaya devam ediyor.
#YusufTekinİSTİFA
Bizler hayatımızın her anında en ufak meselelerde bile en doğru kararları alabilmek için istişare yaparken, “Ben yaptım oldu.” anlayışının eğitim camiasına ve özellikle meslektaşlarıma yapılan bu kötülüğün izahı dahi olamaz…
“Dün kaldır,bugün getir.” anlayışı ile MEB ve ÖSYM sınıfta kalmıştır.Sınava 6 ay kala ders sayılarında ve soru dağılımında artış ve azalma yapılması ve bazı branşlara Alan Sınavı getirilmesi kabul edilemez.
Bu serzenişimin Tarih branş sorularının azaltılması ile yakından uzaktan ilgisi yoktur ki bana göre 6 sorunun kapsamı tüm müfredatı kapsayacaksa Tarih ve Coğrafya derslerinin sınavdan tamamen kaldırılması ve soru sorulmaması meslektaşlarım için daha iyi olacaktır. En azından buraya harcayacakları zaman ve enerjiyi başka derslere vermeleri bilgi eksikliklerini kapatmaları açısından önemli hale gelecektir.
Ancak müfredatta tarih sorularını azaltsanızda bu gelişmeler karşısında bilim dünyası başta olmak üzere, eğitim paydaşlarının sessiz kalması, statülerini koruma güdülerine karşı haksızlıklara ses çıkarmayıp sinmelerini de ilerde okutulacak tarih kitaplarında yerini alacaktır.