Gürültüden sıyrılıp kendi içine dönmeyi seçenler için. Psikoloji, dijital kültür ve var olmanın sancıları üzerine notlar. Burası, sessiz bir buluşma noktası.
Modern yaşamın dijital labirentlerinde kaybolmamak için yazdığım notlar ve analizler. Medium’da uzun soluklu düşünsel yolculuklar, burada ise günlük gözlemler paylaşıyorum.
Yazılarıma göz atmak istersen:
https://t.co/qiO5c73x3h
@ZamHaberAjans Bu tarz paylaşımlar, ilişkileri "birbirini mutlu eden iki insan" olmaktan çıkarıp, izleyicilere "bakın biz ne kadar şanslıyız" diyen birer "reklam kampanyasına" dönüştürüyor
@onedio "Kız baskını" diyerek sevimli göstermeye çalışsanız da yeni evli bir çiftin evine davetsiz gitmeyi "marifet" gibi videoya alıp paylaşmak, o çiftin özel alanını, takipçilerin beğenisine sunulan bir "içerik malzemesi" yapmaktır
Kelimeler o kadar ucuzladı ki, artık bir anlam ifade etmekten çok, boşluğu doldurmak için kullanılıyorlar. Bazen bir insanın yanında sessizce oturmak, en uzun ve en derin sohbetten daha çok şey anlatır. Sessizliği paylaşamayan, birbirini de anlayamaz
Başkalarının beklentileriyle örülü bir hayatı yaşamak, başkasının üzerine giydiği bir kıyafeti kendi bedenine zorla oldurmaya çalışmak gibidir. Hayatın en büyük sorumluluğu, başkalarına iyi görünmek değil, kendinize dürüst kalmaktır.
Her şeyin bu kadar hızlı yaşandığı, tükendiği/değiştiği bir çağda, yavaşlamak, beklemek ve sadece 'olmak' bir tür isyan. Koşuşturmanın içinde kendimizi kaybettiğimizde, asıl hedefimiz kendimizi yeniden bulmak olmalı. Hız, bizi bir yere götürmüyor, sadece bizi bizden uzaklaştırıyo
Daha yeni bir model telefon, daha popüler bir mekan, daha trend bir kıyâfet... İstediğimiz her şeye 'sahip olduğumuzda' mutlu olacağımıza dair o büyük yalan, içimizdeki boşluğu gidermek yerine sadece biraz daha sessizleştiriyor. Mutluluk, biriktirdiğimiz eşyaların toplamı mı?
Sosyal medyada herkes en mutlu, en başarılı ve en 'ideal' versiyonunu sergiliyor. Peki, ışıklar kapandığında, kendi iç dünyamızın o karanlık ve 'eksik' tarafıyla barışmaya ne kadar yakınız?
@aykiri Evdeki o kirliliği "derin temizlik" ile giderebilirsiniz büyük ihtimalle ama o evde yaşayanların zihnindeki "kirliliği" nasıl ve kim temizleyecek
@jurnalhabertr Maaş beklentisinin 2 milyon TL'ye kadar çıktığı bir yerde, artık bir "hayat arkadaşı" değil de bir "yatırım fonu yöneticisi" aramak daha mantıklı sanki
Yıllar geçip geriye baktığımızda, kendimizden başka her şeyin içinde olduğumuzu görmek ne acı bir bilanço. Bu kez, sahip olduğumuz en büyük sermayeyi, dikkate dair gözlemlerimi yazdım.
Bu konudaki yeni yazım:
https://t.co/Gj3G8vLGa4
@aykiri Sosyal medyada artık "doğal bir tepki" ile "kurgulanmış bir isyan" arasındaki çizgi o kadar belirsizleşti ki, bir vatandaşın çöp dolu parkı çekmesi artık haber değil, bir "performans" mı emin olamıyoruz
@telqraft Kölelik düzeni apartmanlardan daha çok, iş yerlerinde ve dijital ekranlara bağımlı olduğumuz o "sonsuz performans" döngüsünde değil mi? Apartman, sadece eve döndüğünde sahip olduğun "yegane özel alan" olarak daha hafif kalıyor diğer köleliklerin yanında
@jurnalhabertr İlişki, özel bir alan olmaktan çıkıp, takipçilerin "doğruluğunu onayladığı" bir anket alanına evrildi artık.
İlişkiyi yaşarken değil, ilişkiyi "pazarlarken" daha çok onay alıyoruz.
@TCVUKUAT Bir erkeğin kazancına "tavan-taban" fiyatı çekenlerin, kendi "değerlerini" hangi borsa endeksine göre belirlediklerini merak ediyorum. İnsanlar, bir ilişkiden "ortak bir gelecek" yerine, kendi şahsi "ekonomik kurtuluşlarını" bekliyorlar sanki.
@ZamHaberAjans Bir evliliğin kalitesini "menü planlama" başarısı üzerinden ölçmek oldukça vizyoner bir yaklaşım! Keşke o "zor" diyen insanların da sadece "menü" sorunu olsaydı
@ajansmuhbir1923 Sosyal medyada sadece "iyi olanı" görmeye alıştık. Ancak hayat, filtrelenmiş bir videodan çok daha tehlikeli. Bu kadının anlattıkları, aslında estetik sektörünün "pazarlayamadığı" tek şey: Risk ve hata payı