Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️
@memetsimsek Sayın bakan keşke devlet dairelerinde yatarak hakkımızı yiyen memurlarınız içinde bir çalışma yapsanız. Madem tasarruf için her şeyi yapıyorsunuz. Gereksiz devlet memurlarını işten çıkarmayla başlayabilirsiniz.
Vergi Dairesinde sıra gelmemesine öfkelenen vatandaş tepki gösterdi:
“Burası Kayseri vergi dairesi, 13 tane vezne var 3 tanesi çalışıyor, 10 tanesi yatıyor. Bu kadar vatandaşta bekliyor burada.”
TRT’nin bizden eşek yüküyle vergi almasına rağmen, bizim vergilerimizle kurduğu platform (Tabi) için bizden abonelik ücreti istemesi bir tek bana mı saçma geliyor?
Galatasaray-Sivasspor
Kritik
***
Gürültü komşudan geliyorsa –ezeli rakiplerin, iliştirilmiş gazeteciler, kontörlü fenomenler- bir uyarırsın, iki uyarırsın olmadı karakolluk olursun da, aile içi gürültü bak o işte fena…
Galatasaray aile içinde “Öte yandan Pazar akşamı Sivas maçı var” gürültüsüyle geçirdi haftayı. Seçim, listeler ve “8 yabancı kalacaksa, kimler acaba” totosu…
Okan Buruk çıkıp da “Beyler çocuk uyuyor” diye bağırsa yeriydi ama dün gördük ki o çocukluğunu geçirdiği Florya’yı ses geçirmeyen duvarlarla kaplamış, ekibi ve takımı futbolun içinde kalmış, Erden Timur da onları önceki gece bol proteinli akşamda Beyti’de ağırlamış...
Trabzon ve Beşiktaş’ı devirmiş, Fenerbahçe ile berabere kalmış Sivasspor’un Rams Park’a hocasının bol raconlu geldiği bir 90 dakikada yapılması gereken atılacak erken bir golle “Kes” demekti. İlk 10 dakika ısınma ve ardından sol kanatı delen Barış Alper Yılmaz’ın iki asisti ve stoperleri beraberinde götüren Icardi’nin topsuz oyun resitali...
Galatasaray’ın Sivas’ta beklerde Ali Turap-Kazımcan, en uçta ise “Bezgin” Halil”ile oynadığını ve Barış’ın cezalı olduğunu, Buruk’un kazanmadığı maçlarda sol beklerinin Dubois, iki maç Kazımcan bir maçta Barış olduğunu hatırlayıp dün akşama döndüğümüzde, taşlar yerine oturduğunda iş ustaların sanatına kalacaktı.
Ziyech’in ikinci golü, Mertens’in müthiş döndürdüğü bileğiyle attığı paslar, İcardi’nin bitiriciliği, Torreira’nın zafer isteyen coşkusu, Nelsson’un güç gösterisi…
Al bütün bunları çerçevelet, Louvre ya da Prado Müzesi’nde sergile… Sıkıldık arkadaş Da Vinci’den, Caravaggio’dan, Picasso’dan…
#tarkm Tarkim Bitki Koruma Şirket Tanıtımı:
Şirket, bitki koruma ürünleri imalatı, satışı ve pazarlaması konusunda faaliyet göstermektedir. Tesis 7800 m2 alanı kapalı olmak üzere toplam 20.020 m2 arazi üzerine kurulmuştur. Kapalı alanlarda üretim tesisleri, herbisit, intektisit, fungisit, bitki gelişim düzenleyicisi ve sıvı ilaçlar ünitesi, toz ilaçlar, depolar, idari ve sosyal binalar ile birlikte laboratuvarlar bulunmaktadır. İşletmenin üretim kapasitesi yıllık 12.080 tondur.
Türkiye’nin ekolojik yapısı ve bitkisel üretim çeşitliliğine uygun 157 adet zirai ilaç ruhsatı bulunmaktadır. Kısa bir süre içerisinde ürün portföyünü arttırarak tarım sektörüne girdi sağlamayı amaçlamaktadır.
Yaygın bir satış ve dağıtım ağına sahip olan Tarkim 7 coğrafi bölgede 1615 adet Tarım Kredi Kooperatifi olmak üzere zirai ilaç bayilerine hizmet vermektedir. Türkiye, Mısır, Kıbrıs, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Suriye, Azerbeycan, Gürcistan’a ihracat yapmaktadır. Tarım Kredi Kooperatifleri bağlı ortağıdır. Sektör yurt içi ve yurt dışında sürdürülebilir tarımsal faaliyetler için gereklidir.
Tarkim, biyolojik ürünlere yönelmeyi teşvik etmektedir. Bitki koruma pazarının büyüklüğü 650 milyon dolardır. İnsan sağlığına ve çevreye zararlı olmayan, toprağın kalitesini arttıran ürünlerin satışı %25’i bulmaktadır.
Ortaklık yapısına bakacak olursak:
Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri %60
Gübre Fabrikaları %40
Toplamda 10.000.000 TL sermaye ile Manisa’da kurulmuştur.
Grup çatısı altında 1615 Kooperatif, 17 Bölge Birliği, 195 Hizmet Bürosu bulunmaktadır. Merkez Birliklerinde gübre, sera örtüsü, damlama, hayvancılık, tohumculuk, gıda üretimi, yem, bitki koruma, tarım teknolojileri, marketçilik, depoculuk, lojistik, madencilik, süt ürünleri, petro kimya, et, yağ, sigortacılık alanında hizmet verilmektedir.
Şirketin hasılatı 2022 yılında bir önceki yıla göre %182 artış göstermiştir. 2021 yılında ise hasılat 2020 yılına göre %102 artmıştır. Şirketin satışları ağırlıklı olarak Tarım Kredi Kooperatiflerinde satılmaktadır. Emtialarda ki artış şirketin stoklu çalışmasına yol açmış ve şirketin kârlarını arttırmıştır. Üretimde kullanılan hammaddelerin büyük bir çoğunluğu dolar bazlı yurtdışından ithal edilmektedir. Bu bakımdan kur riski ile karşı karşıyadır.
2020 yılından itibaren FAVÖK kar marjı artmaktadır. 2021’de %13, 2022’de %24, 2022’de %42 kâr marjı bırakmıştır. 2021 yılında maddi duran varlıklar %240, 2022 yılında %447 artmıştır. Şirketin temettü taahhütü yoktur fakat dağıtmayacağı anlamına gelmemektedir.
Şirket halka arz geliri ile:
Turgutlu Organiza Sanayi’de fabrka yapımında %50
%25 kısa vadeli borçların ödenmesi
%25 ile de işletme sermayesinde kullanacaktır.
Şirketin 12.000 ton olan üretim kapasitesinin 28.000 tona çıkarılması için devam eden yeni üretim tesisi yatırımı bulunmaktadır. Makina ve ekipmanların büyük bir kısmının siparişleri verilmiş olup, inşaat işlerinden sonra teslim edilecektir. 2024 2. çeyrek içerisinde üretime başlanacaktır. Yatırımın toplam değeri 22.2 milyon €’dur. %3-5 pazar payı fabrika bitiminden sonra %10 seviyesine çıkması planlanmaktadır.
Tarkim, 1 yıl boyunca bedelli sermaye arttırımı yapmayacağını, bir süre yeni halka arz yapmayacağını taahhüt etmiştir. Gübre Fabrikaları’da 1 yıl boyunca Tarkim’de pay satamayacaktır.
Finansal tabloya bakarsak:
Şirketin toplam varlığı 452 milyondan 1 milyara çıkmıştır. Özkaynakları 5 kat artarak 100 milyondan 500 milyona çıkmıştır. Net kârı 2020’de 6 milyon, 2021’de 27 milyon, 2022’de 350 milyona çıkmıştır. Net kârda 13 kat artış yaşanmıştır.
Şirket bitki korumanın yanında yakın bir gelecekte halk sağlığı ve ilaçları imalatı, satışı ve pazarlaması faaliyetleri konusunda planlar yapmaktadır. 157 adet zirai ilaç portföyünü arttırmayı hedeflemektedir. İhracat oranı %22’den %43’e çıkmıştır.
Ar-Ge ve araştırma çalışmaları yeni ürün geliştirmek için devam etmektedir.
Gübre Fabrikaları iştirakı Tarkim Bitki Koruma halka arzı, şirkete ve tüm yatırımcılarına hayırlı olsun.
...:::ÇEKİLİŞ:::...
Bu görseli RT yapan, beğenen ve hesabımızı takip eden 4 kişiye Düşünbil sayı 107 hediye. 1 kişiye ise Jack London'ın "Adem'den Önce" adlı kitabı ile Düşünbil sayı 107 hediye.
Son tarih 2 Ağustos!
1990’dan beri sektördeyim.
Tatlıcı olsaydım, bugün dükkanının tabelasına “tarihi tatlıcı” yazdırabilirdim.
Tabi sakallı resmimle beraber!
Neylersin ki, tatlıcı değil filmciyiz!
Hiçbir filmin, dizinin telif hakları bana ait değil.
Biri hariç!
2016 yılında, bütün maddi birikimimi ortaya koydum!
Yaşamak Güzel Şey filmini çektim.
Ve battım!
Çünkü biz filmin gösterime gireceği günü belirledikten sonra
ülkede aynı gün “başkanlık referandumu”yapılmasına karar verildi!
O gün tüm sinemalar kapandı!
Filmin hafta sonu gişe rakamları iyi gelmedi tabi!
Bunu bahane eden sinema işletmecileri filmi hızla gösterimden kaldırdılar!
Fena battım!
O günlerde tanıştığımız Ferdi Eğilmez;
“Ne oldu senin film?” Diye sordu!
“Sorma, film battı Abi!” Dedim.
“Film batmaz oğlum, Yapımcı batar” dedi:
“Sen battınsa yine çıkarsın; Aslan gibi Filmin orda duruyor!
Evet ben batmıştım ama filmim aslan gibi duruyordu!
Venedik-Altın Aslan gibi büyük festivallere gönderemedim ama bazı ödüller aldım!
Yunanistan Symi Adası Festivalinde Jüri Onur Ödülü aldım!
Törene davet etmeye bile gerek duymadılar.
Ödülü postayla gönderdiler!
Ödülü postacının elinden aldım!
Rusya’da bir festivale kabul edilip davet edildim!
Masraflarımı da festival komitesi karşılayacaktı.
Rusya bana vize vermedi!
O günlerde Rusya İle aramız bozuktu!
Şu “uçak düşürme” mevzusu yüzünden!
Sanki uçağa ben sapan taşı attım!
Neyse…
Hollywood’da kabul görmedim ama Bollywood’da kabul gördüm!
Hindistan’da bir festivale davet edildim.
Uçak bileti almaya param kalmadığı için,
Ben gidemedim,
filmim gitti!
Büyük övgüler aldı!
Eleştirmenler övgü dolu videolar çekti!
Daha daha da iyisi oldu;
Bir yapımcı filmi Hindistan’da tekrar çekmek istedi!
Daha önce yurt dışında dizilerimiz tekrar çekilmişti.
Ancak sanırım ilk defa bir sinema filmimiz yurtdışında tekrar çekilecekti!
Heyecanlandım.
İyi de bir para teklif ettiler.
Daha çok heyecanlandım!
İngilizce hukuki sözleşme öyle zart diye hazırlanmıyor!
Zaman aldı ama oldu!
İş imzaya kaldı!
İmzayı atacağız! Parayı alacağız! Hindistan’da filmimiz çekilecek!
Daha çekeceklerimiz bitmemiş.
Küt! Pendemi patladı!
Sözleşme elimizde patladı!
Sokağa çıkma yasaklarıydı falandı filandı!
Yapımcılarla irtibatımız koptu.
Öldüler mi kaldılar mı bilmiyorum!
Neyse ki filmin Tv Ratingleri kanalın yüzünü güldürdü.
Beni de güldürdü ama Mona Lisa kadar. Yarım.
Çünkü filmi çekebilmek için, filmin Tv gösterim ücretini önceden almıştım.
Ve onu da çoktan batırmıştım!
En çok bilinen filmim Mandıra Filozofu.
En Çok IMDB puanı olan filmim Yaşamak Güzel Şey! 7.6!
Bunla övünmüyorum, avunuyorum!
Şimdi yeni bir denemeye başlıyorum!
Yaşamak Güzel Şey’in on dakikasına yapay zeka ile İngilizce dublaj yaptırdım!
Şimdi?
İngilizce konuşan, arkadaşlarınız ve takipçileriniz varsa, duyursanız sevinirim.
Tabi filmi izleyip sevdiyseniz.
Aşağıda paylaşmayı kolaylaştırmak için bir gönderi paylaşacağım.
Her şey bir yana, yapay zeka ile dublaj yapılan bir filmimizin ( belki de ilk filmimizin) bu deneyimine şahit olmak, deneyimin bir parçası olmak da ilgi çekici.
Beckett’in dediği gibi.
Hep denedim, hep yenildim.
Yine deneyeceğim, belki, yine yenileceğim.
Ama daha güzel yenileceğim!
Pes etmek konformistlerin işidir!
Bizim gibiler için lüxtür.
Bizim gibiler için,
Denemek ve direnmek mecburiyettir!
Desteklemeyen de sağolsun; destekleyen bin yaşasın!
Eyvallah.
Yaşar Kemal’in “İnce Memed” adlı romanı, Türk edebiyatının önemli eserlerinden biridir. Roman, güçlünün zayıfı ezdiği bir toplumda yaşayan İnce Memed adlı karakterin hikayesini anlatır.
Yaşar Kemal, “İnce Memed” romanında, ezilmiş ve adaletsizliğe maruz kalan insanların mücadelesini ve direnişini vurgular. İnce Memed, haksızlığa karşı başkaldırı ve adalet arayışında bir kahramandır. Roman, onun zorlu yaşam koşullarında nasıl bir direniş figürüne dönüştüğünü anlatır.
Yaşar Kemal, “İnce Memed” romanında, doğa ve insan ilişkisini, toplumsal eşitsizlikleri, güç ve adalet kavramlarını derinlemesine işler. Kitap, yerel renklerin ve doğanın canlı tasvirlerinin yanı sıra insanın iç dünyasına ve yaşadığı toplumsal çevreye odaklanır.
İnce Memed karakteri, halkın umudu ve direnişinin simgesi olarak kabul edilir.
https://t.co/PyNcE0PGw1
#yaşarkemal #incememed
Sayın Kılıçdaroğlu; @kilicdarogluk
Sonuçlar açıklanmadan bu mesajı paylaşmak istiyorum.
Bence Cumhurbaşkanı seçileceksiniz bu akşam.
Ama olur da -bu kadar adaletsizlik içinde- seçimi kaybederseniz, ülkeyi barıştırmak için sergilediğiniz müthiş çabayı asla unutmayacağım.
Sağolun.
İnsanlığın en büyük facialarından olan 8 Mart kadın emekçi katliamından bugüne gelene kadar maalesef kadınlar her alanda ezildi. Ben ve benim gibi erkek egemen sistem içindeki geleneksel sistemle baş eden tüm kadınların gününü kutlarım. Yaşasın emekçi kadınlar!
#8march
@SibelAtl Tebrikler hocam, çok sevindim. Alanda sizin gibi akademik bakış açısı kuvvetli olan bir insanın başarıları mutlu etti beni.Daha nice başarılarınız için şimdiden tebrik eder, "next station Profesörlük" diyorum. Yaşar Kemal'in kitaplarında dediği gibi;
Pravo, pravo, pıravo.