Meslektaşım Reha Muhtar'ı maalesef kaybettik.
Dün Bursa'daki "Gırgıriye Müzikali" ne giderken Bodrum'da tedavi gördüğü hastanenin yetkilileriyle görüştüm.
Yoğun bakımda yattığını, kalp yetmezliği çektiğini, bacaklarında ödem ve yaralar bulunduğunu, akciğerinde enfeksiyon olduğunu ve durumunun kritik seyrettiğini söylediler.
Oysa değerli Özler Aykan Hocamla yaklaşık 2 yıl önce geçirdiği beyin kanamasından sonra sağlığına kavuşabilmesi için ne çok uğraşmıştık.
İlaçlarına ilaveten müzik terapisiyle yürütmeyi başarmış, sağlığına kavuşturup evine uğurlamıştık.
Ancak daha sonraki süreçte evlatlarını (özellikle oğlu Poyraz'ı) görememenin, bu uğurda verdiği mücadeleyi kaybetmenin ruhsal yıkıntısına uğradı. Ve içine kapandı. Zaten yapayalnızdı.
Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.
Bazı insanları birkaç kelimeyle anlatmak zordur.
Reha Muhtar...
Reha abi böyle biriydi.
Onunla çalışırken her şey büyük yaşanırdı.
Büyük gurur ve sevinçlere...
Her zaman büyük kırgınlıklar ve üzüntüler eşlik ederdi.
Bir yanınız onu çok severken bir yanınız da kaçıp uzaklaşmak isterdi.
Beklentiler büyüktü.
Onunla çalışmak demek 15 saatleri aşan mesailer....
Haber sonu yenen fırçalar...
Sabaha karşı biten toplantılar demekti.
İmkansızı isterdi.
Bilenler bilir onun için 'imkansız" bir çalışma standartıydı.
"Başardılar çünkü başarılamayacağını bilmiyorlardı" der...
Ve hep başarı isterdi.
Zor zamanlar başka türlü düşünmeyi ve davranmayı getirir.
Basınç altında gazın sıvılaşması gibi..
Başka biri olursunuz.
O dönemin Show Haber'i çalışanlar için hayatta kalınması gereken bir savaş alanıydı.
Birçok dostluk gibi...
Düşmanlığın da temeli atıldı.
"Reha Muhtar haberciliği" tıpkı Reha abi gibi aşırı uçlar arasında gidip geldi.
Bugün yapılması bile düşünülemeyecek çok büyük haberler...
Rating uğruna yaratılan şovların gölgesinde kaldı.
Canlı yayında rüşvet operasyonlarından en sıcak çatışmalara...
Çok konuşulan röportajlardan çok çarpıcı görüntülere...
Hepsi "Reha Muhtar haberciliği" başlığı altında değersizleştirildi.
Ve belki de bu kaçınılmazdı.
İleride habercilik tarihinin vereceği hükmü bilemem.
Ama kalemini satmadığına...
Hiçbir baskıya boyun eğmediğine şahidim.
İki Reha Muhtar vardı.
Sevenler ve sevmeyenler hangi yüzünü gördüğüne bağlı olarak kararını verdi.
Reha abiye Allah'tan rahmet diliyorum.
Ruhu şad olsun.
Merkez medya olmayınca oluşan kutupların nelere yol açtığı bir görülebilse sorun kalmayacak. Ama bu sistem bilerek yaratıldı ve kimseye (bu sistemden beslenenler hariç) faydası yok.
Bir gazetecinin tarafı demokrasidir, haktır, adalettir.
Siyasiler ve sermaye gelip geçicidir.
Herkes kendi mahallesinin slogan atanına, karşı mahallenin ılımlısına aşık.
Üstelik gazetecilerden de slogan atması, kavga etmesi isteniyor.
Tarafsız gazetecilik herkese lazım, memlekete lazım.
Zaten şu işi hakkıyla yapan 2-3 kişi ya kalmış ya kalmamış. Onları da bir rahat bırakın.
Gerisi kanal kanal gezip partililerden çok konuşuyor, kavga ediyor zaten.
Bugün görünen aslında dünün kararları ve hazırlığıdır.
Bakalım İran'da yaşanan (daha doğrusu yaşanmayan Kürt kalkışması) bize nasıl dönecek?
Tahmin etmek zor olmasa gerek.
Gözler Pkk'dan gelecek açıklamanın ayrıntılarında. Pkk gerçekten kendini feshedip silahlarını teslim edecek mi? Yoksa isim değiştirip bundan sonra İran'la mı savaşacak? Asıl mesele bu.
Suriye Savunma Konseyi ilk toplantısını yaptı. Eski askerlerle yeni sistem arasında köprü olması açısından çok önemli. Suriye ordusu akıllıca yapılandırılırsa bölgede dengeleyici güç olabilir. Tabi daha yolun çok başındalar.
Albay Hüseyin Harmuş'un ardından görevi Riyad Esad almış ve Suriye'de bir suikastte bacağını kaybetmişti. Zor zamanlardı. @riyadhalasaad Suriye Savunma Konseyi'ne danışman olarak atanmış. Kendini tebrik ediyorum.
Albay Hüseyin Harmuş 2011 yılında Suriye ordusundan ayrılan ilk yüksek rütbeli subaydı. Cisr Eş Şuğur'da ilk silahlı eylemi başlatıp Öso'nun temellerini atmıştı. Onu rejime teslim edip ölümüne neden olan Önder Sığırcıklıoğlu, 12 yıl sonra Suriye Lübnan sınırında yakalandı. Anlatacakları bir dönemi aydınlatacak.
Albay Hüseyin Harmuş 2011 yılında Suriye ordusundan ayrılan ilk yüksek rütbeli subaydı. Cisr Eş Şuğur'da ilk silahlı eylemi başlatıp Öso'nun temellerini atmıştı. Onu rejime teslim edip ölümüne neden olan Önder Sığırcıklıoğlu, 12 yıl sonra Suriye Lübnan sınırında yakalandı. Anlatacakları bir dönemi aydınlatacak.
İran'da Çarşanbah Suri kutlamaları için toplanan gruplara güvenlik güçleri müdahale ediyor.
Büyük cesaret. Bakalım ilerleyen saatler bize ne gösterecek?
🚨 SON DAKİKA:
Bağdat’ta kritik suikast iddiası
Başkent Bağdat’ın Jadriya bölgesinde gece saatlerinde bir eve füze saldırısı düzenlendiği öne sürülüyor.
İddialara göre saldırıda üst düzey isimler hedef alındı: ▪️ Haşdi Şabi Bşk. Yrd. “Ebu Fadak” ▪️ Seyyid Şuhada Tugayı Genel Sekreteri Ebu Ala Walai ▪️ İran Devrim Muhafızları’ndan danışman Haj Hamid ▪️ Taleb Mousavi ve bazı üst düzey isimler
⚠️ İlk bilgilere göre çok sayıda ölü var.
❗️ Olayla ilgili resmi doğrulama henüz yok.
Bölgede gerilim tehlikeli şekilde tırman
Videolar saldırı anı ve sonrasındaki panik.
Birleşmiş Milletler'in beyin ölümü gerçekleşti.
NATO can çekişiyor.
ABD küresel güç olma iddiasını kendi elleriyle bitiriyor.
Yeni bir dünya, yeni kurallar, yeni ekonomik düzen...
Silikleşen sınırlar.
Tarihe veda eden ülkeler, sistemler.
Yeni koalisyonlar.
Hayat her sıkışmanın bir büyük savaşla aşıldığını göstermediyse bize başka da söylenecek söz yok.
1914 öncesinin o boğuk yaz ayındayız.
Ya da Orta Çağ'ın arifesinde...
Trump'ın Romulus Augustus'luğa aday olduğu günlerde.
Trump keşke Sun Tzu'nun Savaş Sanatı kitabını okusaydı.
"Dövüş ustası olanlar öfkelenmezler, kazanma ustası olanlar korkmazlar, akıllılar dövüşmeden kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler."
Bu savaşın kazananı ne ABD ne İran...
Çin olacak.
ABD için İran'da ilan edeceği zafer "Pirus zaferi" bile olmaktan çok uzak.
Ormanlar kralının hantal ve hasta halini gören Çin'in Tayvan için harekete geçmesi artık sadece zaman meselesi.
Geleceğe yatırım yapanlar mı?
Geçmişi mükemmelleştirmek için yılda 1 trilyon dolar harcayanlar mı?
Tarih cevabı veriyor aslında.
"İran'da devam eden savaşı vicdanla destekleyemem. İran, ülkemiz için yakın bir tehdit oluşturmadı ve İsrail'in ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle bu savaşı başlattığımız açıktır."
Joe Kent'in çok açık bir dille İsrail'i suçlayıp istifa etmesi ABD içinde ciddi bir kırılmaya işaret ediyor.
After much reflection, I have decided to resign from my position as Director of the National Counterterrorism Center, effective today.
I cannot in good conscience support the ongoing war in Iran. Iran posed no imminent threat to our nation, and it is clear that we started this war due to pressure from Israel and its powerful American lobby.
It has been an honor serving under @POTUS and @DNIGabbard and leading the professionals at NCTC.
May God bless America.